www.evrensel.net   | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler   | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Marifetlerini çabuk unuttular
2002’de, Ecevit hükümetini düşürmek için kampanya yürüten gazeteler, dün ona melekler gibi davrandı (!)

‘Aile fotoğrafına’ sığmayan bir portre
Bülent Ecevit’in halk içinde sağcısından solcusuna sevilen bir siyaset adamı olmasının en önemli nedenlerinden biri, dürüstlüğüyle tanınıyor olmasıydı. Tüm devlet erkanının, lüks makam araçlarıyla halkın önüne çıkmakta gayret ettiği siyaset dönemi boyunca O, yerli marka aracıyla halkın önüne çıkarak lüks harcamalardan kaçınan bir görüntü sergiliyordu.

Siyasilerden mesajlar
Eskisinden yenisine, sağından soluna siyasetçiler Türkiye’nin son 50 yılına damgasını vurmuş siyaset adamlarından Bülent Ecevit’in vefatı dolayısıyla mesaj yayınladılar.


Marifetlerini çabuk unuttular
Eski başbakanlardan Bülent Ecevit’in ölümü üzerine üzüntü ifade eden manşetler atan medya organlarının çoğu, bir dönem ona karşı yürütülen kampanyanın başını çekmişlerdi. Medyanın zorlamasıyla 2002 yazında DSP’de yaşanan istifalar ve dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in sağlık durumu ile ilgili medyada yapılan spekülasyonlarda uzun süre tartışılmıştı. Ecevit, kendisiyle ilgili olarak medyada yürütülen kampanyanın dış odaklara kadar uzanan boyutları olduğunu dile getirmişti.
Hürriyet 4 yıl önce 4 yıl sonra
Dün “Bir güvercin uçtu” başlıklı manşetiyle Ecevit’in ölümünü duyuran Hürriyet gazetesi, Ecevit’in Başbakan olduğu dönemde, ona karşı yürütülen kampanyanın başını çeken gazetelerden biriydi. 8 Temmuz 2002 tarihini taşıyan Hürriyet gazetesi, “DSP’de istifa rüzgarı” başlığı ile duyurduğu haberde, “Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, Ecevit ile görüşmesinin ardından hem Başbakan Yardımcılığı görevinden hem de partisinden istifa etti. Ardından Kültür Bakanı İstemihan Talay ile Recep Önal, Meclis Başkanvekili Ali Ilıksoy ile birlikte ardı ardına milletvekilleri de istifaya başladı” diyordu.
Hüsamettin Özkan’ın Ecevit’e en yakın isim olarak , parti içinden başını çektiği kampanya sırasında en çok tartışılan yazılardan birisini de HürriyetYazarı Emin Çölaşan yazmıştı. 2 Temmuz 2002 tarihinde Hürriyet gazetesinde manşetten yayımlanan Çölaşan’ın yazısı, “Ecevit’in Bilinmeyenleri (Acı Gerçekler)” başlığını taşıyordu. Çölaşan yazısında şöyle diyordu: “Hastaneye yattığında bütün derisinde kabarmalar ve lekeler var. Cildiye uzmanları bunları önce bir hastalık zannedip incelemeye alıyor. Sonra görülüyor ki, bunlar iyi yıkanmadığı, iyi temizlenmediği için oluşmuş şeyler. Hastanede her tarafı güzelce yıkanıp paklanıyor, pamuklarla siliniyor. Cildinin temizlik sonrası aldığı renge Rahşan Hanım bile şaşırıyor... “Meğer senin ne güzel tenin varmış Bülent” diyor.”
Ecevit’in iktidarı bırakması için oluşturulan kampanya sırasında yazılan bu yazının, gerçekten onun sağlığını düşünerek yazılan bir yazı olmadığına inanılması nedeniyle Çölaşan çok tepki almış ve sonraki günkü yazısında da kendisini savunmaya çalışmıştı.
10 Temmuz 2002 tarihli Hürriyet gazetesinin manşeti ise “Cem de istifa ediyor” başlığını taşıyordu ve haber şöyle sürüyordu: “Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in Özkan ve Derviş ile görüşmesi sürerken istifa kararı aldığı haberi Ankara’daki kulislerde büyük yankı uyandırdı. CNN Türk’ün verdiği habere göre Cem’in, istifasını önümüzdeki günlerde açıklaması bekleniyor.”
Hastalığı ile ilgili yaratılan spekülasyonlar üzerine Başbakan Bülent Ecevit, doktorlarını ve hastanesini değiştirme kararı almış ve 10 Temmuz 2002 tarihinde Hürriyet gazetesinde bu değişikliğin nedeni şu ifadelerle yer aldı: “Ecevit hastalığı boyunca Başkent Hastanesi’nde doktorları Haberal ve Zileli tarafından kontrol ediliyordu. Edinilen bilgiye göre değiştirmenin nedeni olarak eski Başbakan Yardımcısı Özkan’ın Haberal ile yakın dostluğu gösterildi. Ecevit’in şimdilik hangi hastaneye gideceği belli olmazken GATA’yı tercih edebileceği belirtiliyor.”
Milliyet ve Sabah istifalara sevinmişti
9 Temmuz 2002 tarihli Milliyet gazetesinin manşeti ise, Hüsamettin Özkan’ın Ecevit’e yönelik olarak kullandığı “Allah şifa versin” sözü idi. Alaylı bir ifade ile sunulan haberde, Özkan’ın Ecevit’i “vefasızlık” ile suçladığı yer alıyordu. Bu haberin hemen altında ise, “Yeni parti yolda” başlığı ile şu haber veriliyordu:
“Ecevit’in “Git” dediği Özkan’ın istifasıyla DSP bölündü. Özkan’ın ardından üç bakan ve 18 milletvekili de ayrıldı. Yemekte buluşan istifacılar, yeni parti kuruyor.” Milliyet, dün Ecevit’in ölümünü “Artık güvercinlerin yanında” başlığı ile okurlarına duyurdu.
9 Temmuz 2002 tarihini taşıyan Sabah gazetesi ise, “DSP dağılıyor, hükümet gidici” başlığını taşıyordu. DSP’den yaşanan istifaları diğerleri gibi memnun bir ifade ile veren Sabah gazetesi, dün Ecevit’in haberini “Kaybettik” başlığı ile vererek 4 yıl önce ortağı olduğu kampanyadaki tutumunu unutturmaya çalıştı.
4 yıl önce Başbakan Bülent Ecevit’in başında bulunduğu hükümetin miadını doldurduğunu düşünen içerideki ve dışarıdaki güç odakları için Ortadoğu’da ABD’nin müdahalelerine daha yatkın ve IMF politikalarının uygulanması konusunda ise daha hızlı davranacak bir hükümete ihtiyaç vardı. TÜSİAD sermayesinin kontrolündeki bütün büyük gazetelerin ortak olduğu Ecevit hükümetini bölerek parçalama ve düşürme kampanyası, bugün arşivlerdeki yerini koruyor. Ancak dört yıl önce o kampanyayı yürüten gazetelerin hiçbirisi dünkü yayınlarında özeleştirel tek bir satıra yer vermediler.

Cumartesi günü toprağa verilecek
Eski başbakanlardan Bülent Ecevit’in cenazesinin, 11 Kasım Cumartesi günü toprağa verileceği bildirildi. Eşi Rahşan Ecevit ve DSP kurmaylarının yaptığı değerlendirme sonucunda, eski başbakanlardan Bülent Ecevit’in cenazesinin, şehir dışından gelecekler ve çalışanların da geniş katılımı dikkate alınarak ve bu yöndeki talepler doğrultusunda, 11 Kasım Cumartesi günü toprağa verilmesinin daha uygun olacağına karar verildi. Ecevit’in nereye defnedileceği konusunda ise henüz kesin karar alınmadı.


Başa dön


‘Aile fotoğrafına’ sığmayan bir portre
Bülent Ecevit’in halk içinde sağcısından solcusuna sevilen bir siyaset adamı olmasının en önemli nedenlerinden biri, dürüstlüğüyle tanınıyor olmasıydı. Tüm devlet erkanının, lüks makam araçlarıyla halkın önüne çıkmakta gayret ettiği siyaset dönemi boyunca O, yerli marka aracıyla halkın önüne çıkarak lüks harcamalardan kaçınan bir görüntü sergiliyordu.
Türkiye’deki siyaset kirlenmişliği içinde ‘devletin malı deniz, yemeyen domuz’ anlayışını elinin tersiyle iten dürüstlüğüyle bilinen Bülent Ecevit, siyasetin inişli çıkışlı yollarında kimi zaman yan yana da yürümek zorunda kaldığı sağcı politikacılardan da ayrılıyordu. CHP’de atıldığı siyaset yaşamı boyunca, sosyal demokrat çizgisinden hiç taviz vermeyen Ecevit aynı zamanda, ‘aile efradıyla çektirdiği fotoğrafta’ her ferdinin bir yolsuzluğu çıkan Demirellerin fotoğraf karesine de sığmayan bir portreydi.
1974 ve 1999;
‘ulusalcılık’ vurgusu
Türkiye siyasetine “Ak Güvercin” ve “Mavi Gömlek” fenomenlerini kazandıran Ecevit’in, önce CHP ardından DSP ile geçirdiği siyasi dönüşümde ortak bir nokta olması da dikkatlerden kaçmamıştır.
Ecevit, 20 Temmuz 1974’te ‘Kıbrıs Barış Harekatı’na girişmişti. Bu sayede, Türkiye’nin gündemi de uzun bir süre için Kıbrıs sorununa kilitlenmiş oldu. Milliyetçi-ulusal etmenlerle Ecevit’e olan halk ilgisi artış gösteriyordu. Ancak MSP’nin son gelişmeleri dikkate almadan, hükümet içindeki çatışma noktalarını körüklemesi karşısında Ecevit, 18 Eylül 1974’te hükümetten istifa etmiş ve Kıbrıs Barış Harekatı’nı ‘oya dönüştürmek’ için ‘bunalım politikası’ izlemekle suçlanmıştı. MSP ile ortaklığın sona ermesiyle, erken seçim kampanyası başlatan Ecevit, 1974 Tüzüğü’nün amaçlar bölümünün 2. maddesine ise, kendi deyişiyle “Marksizmden kaynaklanmayan, yerli” bir kavram olan ‘Demokratik Sol’ ilkesini eklemişti.
20 yıl sonra Başbakanlık koltuğuna oturan Ecevit için, 16 Şubat 1999’da Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilmesi de milliyetçi-ulusalcı çizgiye yakınlaşma açısından ikinci hamlesi olarak yorumlanmıştı. Öcalan’ın Türkiye’ye getirilmesi, ‘devletin ve milletin başarısı’ olarak, 28 Şubat sonrası seçimlerinde Ecevit’e milliyetçi yakınlaşmayı körüklemiş ve sözde istikrar isteyen sermayenin de DSP’ye sarılmasına neden olmuştu.


Başa dön


Siyasilerden mesajlar
Eskisinden yenisine, sağından soluna siyasetçiler Türkiye’nin son 50 yılına damgasını vurmuş siyaset adamlarından Bülent Ecevit’in vefatı dolayısıyla mesaj yayınladılar.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ecevit’in vefatı dolayısıyla yayınladığı başsağlığı mesajında, “Uzun yıllar boyunca bir siyasetçi ve devlet adamı olarak ülkemize önemli hizmetlerde bulunan eski başbakanlardan Bülent Ecevit’in vefatını büyük üzüntü ve teessürle öğrenmiş bulunuyorum. Türk siyasi hayatı, önemli bir şahsiyetini kaybetmiştir” ifadelerini kullandı.
TBMM Başkanı Bülent Arınç da, Cezayir’e hareketinden önce yaptığı açıklamada, “1957 yılında parlamentoya girdiği tarihten bu yana 50 yılı aşkın süredir Türk siyasi hayatının önemli bir ismini kaybettik” dedi.
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ise, GATA Hastanesi çıkışında yaptığı açıklamada, “Milletimiz değerli bir evladını kaybetmiştir” dedi.
Fethiye’de bir sempozyumda konuşan KKTC’nin 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş da, Ecevit’in vefatıyla ilgili, “Barış harekatı yapılmamış olsaydı, bugün Kıbrıs’ta tek bir Türk kalmamış olacaktı” diyerek üzüntülü olduğunu dile getirdi.
Sendikalardan sınıf vurgusu
Bülent Ecevit’in vefatı, sendikaların gündeminde de yer aldı. Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Basın Ajansı’ndan “Türkiye işçi sınıfı O’nu unutmayacak” başlığıyla yayınlanan açıklamada, işçi sınıfının hak ve demokratik özgürlükler konusunda sağladığı katkılardan dolayı Ecevit’i şükranla anacağı kaydedildi. Türkiye Tütün Müskirat Gıda ve Yardımcı İşçileri (TEKGIDA-İŞ) Sendikası Yönetim Kurulu da yaptığı yazılı açıklamada, Ecevit’in, işçilere, sendikal haklarını kazandıran yasaların hayata geçmesini sağlayan büyük katkıları nedeniyle sendikal camiada olduğu kadar, sendikaları açısından da özel bir yere sahip olduğunu ifade ederek, “İşçi sınıfı Sayın Ecevit’i daima şükran ve minnetle anacaktır” dedi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net