www.evrensel.net   | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler   | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Diyarbakır’dan Başbakan’a davet
Selin etkilediği bölgeleri ‘afet bölgesi’ ilan edilmesini isteyen kitle örgütleri, Erdoğan’ı bölgeye davet etti

Ankara’da YÖK’e anlamlı protesto
Darbe Karşıtı Platform, YÖK’ü, hukuksuzluğun giderilmesi için Hukuk Fakültesi önünde protesto etti

Bilime özgürlük yürüyüşü!
“Eğitim hakkımı istiyorum” sloganıyla Ankara Yüksel Caddesi’nde eylem yapan Emek Gençliği, YÖK’ü protesto ederek, “insanlığa, bilime, üniversiteye özgürlük” istedi.

‘Sağlık ocakları yok edilmek isteniyor’
Pratisyen Hekimlik Kongresi 8-12 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek. 11.’si düzenlenecek olan kongre öncesinde, pratisyen hekimlik mesleğinin ve kongrenin önemine dair Pratisyen Hekimler Derneği Genel Sekreteri Dr. Erkan Kapaklı ile görüştük.


Diyarbakır’dan Başbakan’a davet
Diyarbakır’daki 65 kitle örgütü, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı acil olarak sel bölgelerini ziyaret etmeye çağırdı. Ticaret Odası’nda (DTO) yapılan açıklamada, valilik ve yerel yönetimlerle birlikte, ortak bir yardımın organize edilmesi için girişim başlatıldığı bildirildi. Diyarbakır Barosu Adli Yardım Bürosu da mağdur vatandaşların zararlarının tespiti için her türlü hukuksal yardımı ücretsiz sunacak.
DTO’da bir araya gelen 65 meslek odası, sendika ve kitle örgütü temsilcileri adına basın açıklamasını Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Alican Ebedinoğlu yaptı.
Ebedinoğlu, Diyarbakır, Mardin, Batman, Şırnak, Şanlıurfa, merkez ilçe ve diğer yerleşim birimlerinde geçen hafta meydana gelen sel felaketinde 40 kişinin yaşamını kaybettiğini anımsattı. Zorunlu göçten kaynaklı çarpık kentleşme, buna bağlı olarak altyapı eksikliğinin felaketin ağırlığını artırdığını belirten Ebedinoğlu, sel felaketinin tarım alanlarında büyük ölçüde zarara neden olduğunu, pamuk ürününün hasat edilemediğini kaydetti.
Ebedinoğlu, yeni ekilen tarlaların su altında kalması nedeniyle tarım alanlarının yeniden ekilememesi halinde zararın boyutlarının daha da büyüyeceğini ve etkisini gelecek yıl da göstereceğini vurguladı. Özellikle Batman il merkezinde selden 10 bin ev ve 60 bin kadar kişinin etkilendiğini belirten Ebedinoğlu, bu sayıya Çınar, Bismil, Harran, Nusaybin ve Uludere’nin dahil olmadığına dikkati çekti.
Vatandaşların oturacakları konutların, giyeceklerin ve günlük temel gıda ihtiyaçlarının karşılanamadığını, selden sonra ortaya çıkması muhtemel salgın hastalıkların bölgeyi tehdit etmesinin, başka ciddi bir tehlike olduğunu belirten Ebedinoğlu, “Sel felaketinin bu boyutu nedeniyle felaketin etkilediği bölgeler afet bölgesi ilan edilmelidir. Her ne kadar sel felaketinden sonra ilgili Bakanlar Kurulu üyeleri ziyarette bulunmuş ve gözlemlerini kamuoyuyla paylaşmış olsalar da, Başbakan yaptığı açıklamayla sel felaketinin abartıldığını ifade etmiştir. Başbakan’ın bu açıklamasının eksik ve yanlış bilgilendirmeye dayalı olduğunu düşünmekteyiz ve Sayın Başbakan’ı acilen sel felaketine maruz kalan bölgeyi ziyaret etmeye ve yurttaşlarla görüşmeye davet ediyoruz” diye konuştu.
Ebedinoğlu, Diyarbakır Barosu Adli Yardım Bürosu’nun da, mağdur vatandaşların zararlarının tespiti için her türlü hukuksal yardımı ücretsiz sunacağını duyurdu.
Türkiye Ziraatçılar Derneği Başkanı İbrahim Yetkin de, sel bölgesinin afet bölgesi kapsamına alınmasını istemiş, çitfçilere destek talep etmişti.


Başa dön


Ankara’da YÖK’e anlamlı protesto
Kuruluş yıldönümünde YÖK’ün kaldırılmasını isteyen Darbe Karşıtı Platform, darbecilere verilen fahri doktora unvanlarının da geri alınmasını istedi.
Ankara Üniversitesi (AÜ) Cebeci Yerleşkesi’nde toplanan Darbe Karşıtı Platform üyeleri, YÖK’ü protesto etti. Platform bileşeni sendika ve siyasi partilerin üyelerine, Ankara Üniversitesi öğrencileri de destek verdi.
Topluluk, kampus içinden “Darbeciler yargılansın, YÖK kaldırılsın”, “Utanç unvanları geri alınsın”, “YÖK’e hayır” şeklinde sloganlar atarak, Hukuk Fakültesi’ne yürüdü. Hukuk Fakültesi önünde yapılan basın açıklamasında, ortak metni okuyan Ankara ‘78’liler Derneği Başkanı Ruşen Sümbüloğlu, üniversiteleri toplumsal gelişmenin ve gençliğin politize olmasının asıl suçlusu olarak gören anlayışın; 12 Eylül faşist cuntası eliyle YÖK gibi bir kurum ve kendine özgü antidemokratik bir hukuk yarattığını dile getirdi. YÖK’ün, onbinlerce öğrencinin öğrenim ve örgütlenme hakkını elinden aldığına işaret eden Sümbüloğlu, ortaçağ karanlığını andıran kuşatmayla özgür düşünceye ve bilime darbe vurulduğunu dile getirdi.
Sümbüloğlu, onbinlerce öğrencisine ve binlerce eğitim emekçisine karşı zulmeden bir yapının, bütün Türkiye üniversiteleri adına darbeci generallere fahri doktora unvanı verdiğini hatırlatarak, “Üniversitelerin tüm bileşenleri, kurumlarını bu utançtan kurtarmalı ve derhal darbeci generallere verilen fahri doktora unvanları, şiltler, cüppeler geri alınmalıdır” dedi.

Öğrenciler Teziç’le görüştü
Gençlik Federasyonu üyesi öğrenciler, YÖK’ü protesto amacıyla Toros Sokak’tan Abdi İpekçi Parkı’na yürüdü. Buradan YÖK’e hareket eden topluluk, protestolarını YÖK önünde de sürdürdü.
Protestolar sürerken, üç kişilik bir heyet, YÖK Başkanı Erdoğan Teziç ile görüştü.
Yaklaşık bir saat süren görüşme hakkında bilgi veren Gülşah Mersin adlı öğrenci, “YÖK’ü meşru bulmadığımızı söyledik, anti-demokratik uygulamaları yüzlerine vurduk. YÖK Başkanı Erdoğan Teziç, soruşturma ve okuldan atmalardan sorumlu olmadığını söyledi. Topu diğer kurumlara attı” diye konuştu.
Öğrencinin ailesi geldi
Öte yandan eylem sürerken eylemcilerden Nazlı Kaytan’ın yakınları YÖK önüne geldi. Nazlı Kaytan’ın babası Mehmet Kaytan, kızının kaçırıldığını öne sürdü. Jandarma, aile üyelerini eylem alanından uzaklaştırırken, Isparta Gençlik Derneği üyesi Nazlı Kaytan ise “Kaçırılmam söz konusu değil. Kendi özgür irademle buradayım “ dedi. Eylemin ardından Gençlik Federasyonu üyeleri Abdi İpekçi Parkı’na döndü.


Başa dön


Bilime özgürlük yürüyüşü!
“Eğitim hakkımı istiyorum” sloganıyla Ankara Yüksel Caddesi’nde eylem yapan Emek Gençliği, YÖK’ü protesto ederek, “insanlığa, bilime, üniversiteye özgürlük” istedi.
“YÖK’e hayır, eğitim hakkımı istiyorum” yazılı pankart arkasında Emek Partisi Ankara İl binası önünde toplanan Emek Gençliği, sloganlar atarak Yüksel Caddesi’ne yürümek istedi. Kızılay’da polis çemberi içine alınan gençler, sloganlarla YÖK’e kalkan olan polisi protesto ettiler. Gençler daha sonra Yüksel Caddesi’ne geçti.
Ankara 78’liler Derneği Başkanı Ruşen Sümbüloğlu ve Yöneticisi Yılmaz Cerek ile Temel Demirel’in de destek verdiği eylemde konuşan Onur Öztürk adlı genç, YÖK’ün 12 Eylül düzeninin üniversitelerdeki yansıması olduğunu belirterek, akademik ve bilimsel özerkliğin hiçe sayıldığını, öğrenciler üzerinde terör estirildiğini söyledi. YÖK’ün üniversitelere 25 yıllık karanlık bir dönem yaşattığını kaydeden Öztük, üniversitelerin ırkçı, şoven ve milliyetçi bir çizgiye çekildiğini ifade etti.
Öğrencilerin AKP ve YÖK arasındaki kavgada taraf olmayacağını belirten Öztürk, “Eğitim hakkımı istiyorum” kampanyasına da atıfta bulunarak, üniversiteli, liseli ya da bu okulların herhangi birinde okuma fırsatı bulamayan gençler, veliler, öğretmenler ve eğitim hakkından mağdur olanlar olarak geleceklerine sahip çıkacaklarını söyledi. (Ankara/EVRENSEL)

Beyazıt eylem alanı oldu
İstanbul’daki YÖK protestolarının adresi, Beyazıt Meydanı oldu. Meydanda, sabah saatlerinden itibaren YÖK karşıtı 5 eylem yapıldı.
Üniversite öğrencileri, Eğitim Sen üyeleri, Yurtsever Cepheli öğrenciler, Özgür Der üyeleri ve anarşistlerin ayrı ayrı yaptıkları eylemlerde, üniversitelerin önündeki en büyük engel olan YÖK’ün kaldırılması talep edildi.
Rektör istifa
“YÖK’e hayır”, “Diplomalı işsiz olmayacağız” ve “Öğrenciyi değil İsrail’i soruştur” sloganlarının atıldığı eylemlerde yapılan konuşmalarda, bilimsel-demokratik ve özerk bir üniversitenin, YÖK kaldırılmadan mümkün olamayacağına dikkat çekildi. ABD ve İsrail’in Ortadoğu’daki işgalini de protesto eden öğrenciler, Filistin ve Lübnan halkına dayanışma mesajları sundu.
İstanbul Üniversitesi’nden (İÜ) dönem başından itibaren 14 öğrencinin atıldığı, öğretim üyelerine kademe durdurma cezası verildiği hatırlatılan konuşmalarda, İÜ Rektörü Mesut Parlak, üniversiteyi ticarileştirdiği ve sermayeye açtığı için eleştirilerek istifaya davet edildi.

Soruşturmalar geri çekilsin
Çukurova Üniversitesi’ndeki öğrenci eylemi, YÖK ve rektör protestosuna sahne oldu.
Fen Edebiyat Fakültesi’nden rektörlük binasına kadar yürüyen öğrenciler, attıkları sloganlarla, polisin üniversiteden çekilmesini, üniversiteleri birer ticarethaneye çevirme girişimlerinden vazgeçilmesini, yemekhane zammının iptal edilmesini ve soruşturma terörüne son verilmesini talep ettiler.
Rektörlük binası önünde çevik kuvvet polisinin barikatıyla karşılaşan öğrenciler, burada yaptıkları basın açıklamasında, rektörün tutumunu protesto ettiler. Öğrenciler adına ortak açıklama yapan Deniz Polat, yemekhane zammına karşı yapılan eyleme katıldıkları gerekçesiyle 21 arkadaşları hakkında soruşturma açıldığını hatırlatarak, “En meşru taleplere yönelik saldırı, YÖK’ü anlatan en iyi örnektir” dedi.
Hatay
Hatay’da, Mustafa Kemal Üniversitesinde (MKÜ) öğrenciler ve kitle örgütlerinin temsilcileri eylem yaptı. MKÜ Öğrenci Derneği sözcüsü Şenol Sağaltıcı’nın, MKÜ Eğitim Fakültesi önünde yaptığı konuşmanın ardından çekilen halaylarla eylem sona erdirildi.
Balıkesir / İzmir
Balıkesir’in Salihli ilçesinde DİSK’e bağlı Devrimci Öğrenci Sendikası Salihli Girişimi, Salihli Kent Meydanı’nda yaptığı basın açıklamasıyla, YÖK’ü protesto ederek, parasız eğitim talebini dile getirdi.
Balıkesir’de de sendikalar, siyasi partiler ve kitle örgütü temsilcileri tarafından düzenlenen basın toplantısında, YÖK’ün kaldırılması talebi dile getirildi. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi önünde de, YÖK’ü protesto eylemi yapıldı.
Diyarbakır
Diyarbakır’da, Dicle Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi önünde toplanan öğrenciler, öğrencilere yönetimde daha fazla söz hakkı verilmesini, soruşturmaların geri çekilmesini ve ana dilde eğitim hakkının hayata geçirilmesini istediler.
Artvin/Malatya
Artvin’de Bağ-Kur binasının önünde toplanan bir grup genç, YÖK’ün uyguladığı politikaları eleştirdi. Öğrenciler, ellerindeki yazılı pankartlarla YÖK karşıtı sloganlar atarak tepkilerini dile getirdiler. Yapılan basın açıklamasının ardından eylem sona erdi.
Eğitim-Sen Malatya Şube Başkanı Erdoğan Canpolat da, YÖK’ün kuruluş yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, 12 Eylül ürünü YÖK’ün kaldırılması gerektiğini söyledi.


Başa dön


‘Sağlık ocakları yok edilmek isteniyor’
Nihat Karadağ
Pratisyen Hekimlik Kongresi 8-12 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek. 11.’si düzenlenecek olan kongre öncesinde, pratisyen hekimlik mesleğinin ve kongrenin önemine dair Pratisyen Hekimler Derneği Genel Sekreteri Dr. Erkan Kapaklı ile görüştük. Türkiye’nin dört bir yanından hekimleri bir araya getirecek olan kongrede, bilimsel ve sosyal gelişmelerin paylaşılarak deneyim aktarımının gerçekleştirileceğini ifade eden Kapaklı, aile hekimliğine karşı da halkı bilinçlendirmeye ve mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi.
Dr. Erkan Kapaklı, “40 yılı aşkın bir süredir titizlikle geliştirmeye çalıştığımız sağlık ocaklarımızı, kamuoyunu hiçe sayan yaklaşımlarla yok etmeye çalışıyorlar” dedi. Kapaklı, “Genel Sağlık Sigortası ve aile hekimliği, sözleşmeli çalışma dayatmaları ile geleceğimiz, iş güvencemiz ve mesleğimiz tehdit ediliyor. Kongrelerimizde, sorunların değil çözümlerin parçası olacağız.” Bakanlığın pratisyen hekimlerden görüş almadan ‘Ben aile hekimliğini getiriyorum’ demesinin yanlış olduğunu da ifade eden Kapaklı, kendilerinin fikirler alınmadan bu işe kalkışmalarının nedeninin kendilerini tüccar olarak kabul etmeleri olduğunu söyledi. Hekimlik değerlerine sahip çıkan tüm meslektaşlarını kongrelerine beklediklerini belirten Kapaklı, pratisyen hekimlerin Türkiye’deki önemini ise şu şekilde anlattı; “Pratisyen hekimler, halkın sağlık sorunlarının birçoğunu birinci basamakta halleder. Eğer gerekli ise o zaman ikinci basamağa devreder. Bu hastane kapılarındaki yığılmaları önler. Birinci basamakta koruyucu sağlık hizmeti ön plana çıkar. Bunu sağlayan pratisyen hekimlerdir. Örneğin bir öğrenci ishal olduğunda, o öğrencinin okulundaki diğer öğrenciler de pratisyen hekim tarafından muayene edilir. Sulardan örnekler alınarak laboratuvar sonuçları alınır ve ishalin nedeni öğrenilmeye çalışılır. Bir kişinin hepatit tedavisi için harcanacak olan parayla 100 bin kişiyi hepatitten koruyabilirsin.”
Sağlık ocaklarındaki pratisyen hekimlerin; bütün çocukları aşıladığını, su ve gıda numuneleri alarak herhangi bir salgının oluşmasını engellemeye dönük çaba sarf ettiğini belirten Dr. Kapaklı; halka en yakın sağlık danışmanı olan pratisyen hekimin görevinin bu açıdan önemli olduğunu vurguladı.

Aile fotoğrafı hâlâ hekimsiz
Susurluk sanıklarına TCK indirimi yapıldı
Yeni Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında yeniden görülen Susurluk davasında karar açıklandı. Karara göre Korkut Eken’in cezası 4 yıla inerken İbrahim Şahin’in ise yeniden hüküm giymesine gerek olmadığı belirtildi. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, daha önce cürüm işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek suçlarından 6 yıl hapis cezasına çarptırılan Korkut Eken’e aynı suçlardan 4 yıl 2 ay hapis cezası verildi. 6 yıl hapis cezasına çarptırılan ve daha sonra Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından 2003 yılında affedilen İbrahim Şahin hakkında ise, yeniden hüküm giymesine gerek olmadığına karar verilerek ceza verilmedi. Kurulan suç örgütüne üye olmaktan 4 yıl hapis cezasına çarptırılan Bahçelievler katliamı hükümlüsü Haluk Kırcı, uyuşturucu kaçakçısı Yaşar Öz ve öldürülen kumarhaneler kralı Ömer Lütfi Topal’ın iş ortakları Sami Hoştan ve Ali Fevzi Bir’in de aralarında bulunduğu 12 kişiye ise, Yeni Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verildi.
Darbeciler yargılanmalı
12 Eylül darbesinin ardından gözaltına alındıktan sonra öldürülen yayıncı İlhan Erdost, bu yıl da anılacak. Dostları, ailesi, sevenleri yine mezarı başında olacak. O’nun anısına Sol ve Onur Yayınları’nın kitapları yüzde 50 indirimle yine okurlarıyla buluşacak. İlhan Erdost, 17 Aralık 1944 yılında Tokat’ın Artova ilçesi Kızılca köyünde doğdu. Yoksul bir ailenin çocuğu olan İlhan Erdost, ağabeyi Muzaffer Erdost’un desteğiyle eğitimini sürdürebildi. İlhan Erdost, ağabeyinin 1965 yılında Sol Yayınları’nı kurmasıyla, yayınevinin önemli bir işçisi olurken, Hukuk Fakültesi’ne de devam etti. İlhan Erdost ağabeyi ile gözaltına alındığı 7 Kasım 1980’de, Mamak Cezaevi’nde ve götürülürken araçta vahşice dövüldü. İlhan Erdost’un gözaltına alınmasından sonra geriye kanlı bir palto ile, “kalp krizinden öldü” yalanı kaldı. Erdost öldürüldüğünde Gül Erdost ile evli ve 2.5 yaşında Türküler ve 5.5 aylık Alaz adlı iki kızı vardı. Muzaffer Erdost ise adına İlhan’ın adını ekleyerek, Muzaffer İlhan Erdost oldu. İlhan Erdost bugün saat 12.00’de Karşıyaka Mezarlığı’nda mezarı başında anılacak. 2 No’lu kapıdan girince sağdan ikinci sırada yer alan ada M19 No’lu mezarı başında buluşacak olan arkadaşları ve ailesi olayın sorumlularını da unutmadıklarını dile getirecek, darbecilerin, asıl sorumluların yargılanmalarını isteyecekler.
Sinanlılar Hasan Paça’yı kaybetti
Ağaya karşı eylemleriyle gündeme gelen Sinan köylülerinin önderlerinden Hasan Paça, geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. 42 yaşındaki Paça’nın ölümü, Sinan köylülerini yasa boğdu. Tüm Köy-Sen Bismil Şube Başkanı Halil Duru, Paça ile kalp krizi geçirdiği akşam geç saatlere kadar birlikte olduklarını anlatarak, Sinanlıların mücadelesini konuştuklarını söyledi. Duru şöyle konuştu: “Ağaya karşı toprak mücadelemizde öne çıkan, 3 yıldır Sinanlıların mücadelesinde kararlılıkla yer almış böyle bir insanı kaybettik. Tüm köylü üzüntülü. Bu kadar erken aramızdan ayrılması talihsizlik. Mücadelesini kaldığı yerden, daha da büyüterek sürdüreceğiz.” Diyarbakır’ın Sinan köylüleri, verdikleri toprak mücadelesi ülke gündemine gelmişti.
Kars’ta yoksulluk mitingine 2 bin kişi katıldı
DTP Kars İl Örgütü, Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlediği “İşsizlik, Yoksulluk ve Demokrasi” mitingi düzenledi. Mitinge katılan yaklaşık 2 bin Karslı “Yaşasın Terekeme, Yerli, Kürt, Azeri ve Türkmen Emekçi Kardeşliği” yazılı pankartı taşıdılar. Mitingde konuşan DTP Kars İl Başkanı Mahmut Alınak, Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin ve Batman’da meydana gelen sel felaketinde yaşamını yitirenlerin yakınlarına başsağlığı diledi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Medya olayı abartıyor” şeklindeki açıklamasına tepki gösteren Alınak, “Duygularını kaybetmiş bu başbakan, bu ülkenin uğursuzluğudur” dedi. PKK’nin ateşkes kararına da değinen Alınak, operasyonların halen sürmesini “vahim bir gelişme” olarak değerlendirdi. Alınak’ın konuşmasından sonra, miting Koma Cemre Nur ile Dengbej Asker Demirbaş konseri ile devam etti.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net