‘İlişkilerimiz şizofrenik’
Fransa’da yayımlanan Liberation gazetesinin sorularını yanıtlayan AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, AB ve Türkiye arasındaki ilişkileri ‘şizofrenik’ olarak nitelendirdi ve AB’nin Türkiye ile müzakereleri askıya almasına karşı çıktı. Liberation gazetesine demeç veren Olli Rehn, gazetenin, “Müzakereler askıya alınmalı mı?” sorusunu; “Türkiye yapması gerekeni yaparsa hayır” diye yanıtladı. Rehn, AB’nin Türkiye’ye karşı ciddi yaklaşırken, bu ülkeye karşı adil de davranması gerektiğini belirtti. Olli Rehn, “Türkiye’den özellikle temel özgürlükler, ifade, düşünce ve dini özgürlükler konusundaki kriterlere saygı göstermesini beklerken, bizim de Türkiye’ye karşı sözlerimizi tutmamız gerekir. Türkiye ile ilişkilerimiz şizofrenik. Türkiye’nin stratejik önemini küçümsüyoruz” diye konuştu. Ankara protokolünün uygulanmasını bu sonbaharın ‘anahtar konusu’ olarak niteleyen Rehn, AB dönem başkanı Finlandiya’nın, Ankara protokolünün uygulanması ve Kıbrıslı Türkler üzerindeki tecridin kalkması için ilgili taraflar nezdinde çabalarını sürdürdüğünü söyledi. Sivil ve asker ilişkilerindeki demokratikleşmede Türkiye’de çok önemli gelişmeler sağladığını belirten Rehn, Milli Güvenlik Kurulu’ndaki sivil sayısının daha fazla artırılması ve bu kurumun başına bir sivilin atanmasını da buna örnek gösterdi. Türk ordusunun askeri gücüne saygı duyduğunu ifade eden Rehn, bununla birlikte askerlerin sivil iradenin kontrolünde olması gerektiğini söyledi. Ermeni soykırımına ilişkin bir soru üzerine Rehn, bu konunun Türkiye’nin AB üyeliği için bir ön şart olmadığını belirtti, ancak uzlaşmanın AB’nin en temel değerlerinden biri olduğunu ifade etti.
SES: Ateşkes fırsattır
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), anaların gözyaşının dinmesi ve gençlerin ölmemesi için ateşkes sürecinin, hükümet tarafından iyi değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi. SES tarafından dün yapılan yazılı açıklamada, dünyada ve Türkiye’de yaşanan savaşlar ve çatışmalarda, her gün onlarca insanın yaşamını yitirdiğine dikkat çekildi. Açıklamada, Ateşkes süreciyle birlikte Kürt sorununun demokratik yollardan, barışçıl ortamda çözümü için uygun bir toplumsal zemin oluştuğuna değinilen açıklamada, “Bu süreç akan kanın ve gözyaşının durması için hükümet tarafından iyi değerlendirilmeli ve halkların kültür-kimlik haklarını kullandığı eşit, özgür, demokratik ortamda kardeşçe bir arada yaşaması için adım atılmalıdır” denildi. Açıklamada, sendikal hareketin yükselmesi için demokratik ortamın yaratılmasının önemine işaret edildi.
|