Birleşik Metal-İş Sendikası Taksim Metropark Otel’de gerçekleştirdiği sunumla duyurusunu yaptığı “Metal işçisinin gerçeği 2006” adlı rapor ise ortada bir denge olmadığını, özellikle 2001 krizinin ardından işçilerin aleyhine gelişen bir dengesizlik olduğunu gösteriyor. Şöyle ki, sadece otomotiv sanayi üretiminde 2006 yılının ilk altı ayında 2005’in aynı dönemine göre yüzde 13 büyüme yaşandı. Ücretleri düştü, verimlilik arttı. Başka bir deyişle bir işçi aynı süre içinde daha fazla üretim gerçekleştirdiği halde, bu artış ücretine yansımadı. Çalışma koşulları ağırlaşırken, ücretler reel olarak eridi. Sadece 2005 yılının üçüncü çeyreğinde verimlilik yüzde 9.5 artarken, ücretler yüzde 4.4 azaldı. Yani “Rekabet etmemiz gerekiyor” diyen patronlar kârlarını katlarken işçi sömürüsünü de artırdılar.
Bu dengesizlik araştırmada şu verilerle ortaya konuyor: Ana metal sanayi 1992-2006 dönemleri arasında 2.45 katlık üretim artışı ile işkolları arasında 4. konuma geldi. Verimlilik artışı aynı dönemde 3.3 kat oldu. Ancak ücretlerde yüzde 29 ile en ciddi kayıp yine bu sektörde yaşandı. Metal eşya sanayiinde, bu dönemde üretim yüzde 43.9, verimlilik yüzde 57.2 oranında artarken, reel ücretler yüzde 20 oranında geriledi. Makine ve teçhizat imalat sanayiinde, üretimde 3.38, verimlilikte ise 3.05 kat artış yaşanırken ücretler yüzde 26 oranında geriledi. Radyo, TV haberleşme cihazları imalat sanayiinde üretim artışı 5.48 kat, verimlilik artışı ise 5.96 kat olurken ücretler yüzde 10 erimeye uğradı. Elektrikli makine ve cihaz sanayiinde üretim artışı 2.33 kat, verimlilik artışı 2.78 kat olurken, reel ücretlerde erime oranı yüzde 24 oldu. Otomotiv sanayiinde ise bu oranlar şöyle açıklandı: Üretim 3.47, verimlilik 2.22 kat artarken ücretlerde yüzde 20 erime oldu.
Bir kilo et için
Bu gelişim süreci nedeniyle Türkiye, ücretlerin alım gücü açısından da son sıralarda yer alıyor. OECD ülkelerinin alım gücü ortalaması 100 kabul edildiğinde, Türkiye’deki metal işçilerinin alım gücü 30’da kaldı. Yine Türkiye, işçilerin, tüm masraflar dışta tutulduğunda üretimden aldığı yüzde 11’lik payla da alt sıralardaki yerini koruyor! Bir işçinin bir kilo et almak için ne kadar çalışması gerektiğine ilişkin rakamlar daha açıklayıcı: Almanya’da 28 dakika, İngiltere’de 55 dakika, Avusturya’da 46 dakika, Türkiye’de ise 2 saat 27 dakika!
Yüzde 24 erime
500 büyük sanayi kuruluşu ile ilgili İstanbul Sanayi Odası Başkanı Tanıl Küçük’ün “Kurda yaşanan dalgalanma, YTL’deki aşırı değerlenmenin bir miktar törpülenmesiyle rekabet gücü açısından olumlu bir etki yaratmış, ancak diğer taraftan sanayi kuruluşlarımızın gündemine farklı kalemlerde ciddi maliyet artışı olmuştur. Dalgalanmanın yol açtığı kur ve faiz oranları nedeniyle iç piyasada daralma yaşandı. Bunun sürmesi durumunda üretimde küçülmelere yol açacaktır” sözlerine yer verilen araştırmada, İSO verileninin metal işkolunda geçerli olmadığı ortaya kondu. 2001-2005 yılları arasında kişi başına brüt katma değer üretiminde metal işkolunda yüzde 81 oranındaki artışa karşılık, ücretler reel olarak yüzde 24 azaldı. Ancak İSO verilerine göre 2005 yılı itibarıyla diğer işkolları yüzde 9 kâr ederken, metal işkolunda sermayenin kârı yüzde 22 oldu. Yine İSO verilerine göre metal işçilerine ödenen ücretler, toplam satış gelirinin ancak yüzde 2’sine denk geliyor.
Ücret makası açılıyor
Grup toplusözleşmeleri kapsamındaki işyerlerinde eski işçiler ile yeni işçiler arasındaki ücret farkı ise giderek büyüyor. Araştırmada şu verilere yer verildi: “İş gruplandırma sistemi uygulamayan toplam 50 işyerinde çalışan işçi sayısı 9 bin 442. Bunların yüzde 54’ünün saat ücreti 2.80 YTL’nin altında. İş gruplandırması uygulayan işyerlerinde ise en düşük saat ücreti 2.53 YTL iken en yüksek saat ücreti 12.09 YTL’dir. En düşük ücret ile en yüksek ücret arasındaki fark bazı bölümlerde yaklaşık 5 mislidir.” Yeni işe giren işçilerin, -bunlar metal işçilerinin yarısını oluşturuyor- ücretleri ise asgari ücret seviyesine gerilemiş durumda.
‘ANLAŞMA SAĞLANDI’ İDDİASI Grup toplusözleşme görüşmelerinin kritik bir sürece girdiğini ifade eden Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, MESS ile Türk Metal Sendikası arasında gizli bir anlaşmanın yapıldığı, kısa bir süre içinde sözleşmenin imzalanacağı yönünde duyumlar aldıklarını dile getirdi. Türk Metal’in bayram ve bayram tatilini kullanarak sözleşmeyi oldubittiye getirmeye çalıştığını dile getiren Serdaroğlu, metal işçilerinin bu sözleşmeye onay vermeyeceğine, tepkisini göstermekten çekinmeyeceğine dikkat çekti.
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ise sendikal hareketin en çok birliğe ihtiyaç duyduğu bir dönemde, işverenlerin oyunu ile TİS’in oldubittiye getirilmek istendiğini söyledi. Çelebi, bu süreci takip etmeye devam edeceklerini ve sendikaları Birleşik Metal-İş’i yalnız bırakmayacaklarını kaydetti.
MESS ne istiyor? Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) 2006-2008 yıllarını kapsayacak olan grup toplusözleşme görüşmelerinde, çalışma koşullarını tümden değiştirmek istiyor. Bu kapsamda MESS’in talepleri şöyle: Denkleştirme süresi 2 aydan 4 aya çıkarılacak. Dinlenme molaları çalışma süresi sayılmayacak. İki ay olan deneme süresi de 4 aya çıkarılacak. İkramiyelerin de ücretlere dahil edilerek ortadan kaldırılması hedefleniyor. Üstelik bu uygulama ile istirahatlı işçiler, ikramiye hakkından yararlanamayacak. Fazla mesai ücretleri ise yüzde 75’e indirilmek isteniyor. MESS’in ücret zammı teklifi ise yüzde 4.29.
Sendika ne istiyor?