www.evrensel.net   | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler   | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Toplum içinde tedavi gerekli
Ruh sağlığı bozukluğu yaşayanların tedavisinde, yaşam içinde üretkenliklerinin ön plana alınması gerekiyor.


Toplum içinde tedavi gerekli
Bu yılki Ruh Sağlığı Haftası’nın ana teması, ruhsal sorun yaşayan kişilerin “toplumdan dışlanmadan” tedavi edilebilmeleri. Uzmanlar, ruhsal bozukluk yaşayan kişilerin uzun süre hastanelerde yatmalarının, toplumdan dışlanmalarına ve tedavilerinin zorlaşmasına sebep olduğuna dikkat çekiyor.
10-14 Ekim Dünya Ruh Salığı Haftası dolayısıyla etkinlikler düzenleniyor. Etkinliklerin ilki önceki gün, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Metro Taksim Durağı Sergi ve Konferans Salonu’nda yapıldı. Etkinlikte konuşan İl Sağlık Müdür Yardımcısı Abdülkadir Tabo, bu yılki etkinliklerin ana temasının, “Toplum Temelli Psikiyatri ve Psikiyatrik Rehabilitasyon” konusunun seçildiğini anlattı.
Ruh sağlığı bozukluğu oranı yüzde 17
Ağır ruhsal hastalığa sahip kişilerin, toplumdan dışlanmadan ve yaşam içinde daha üretken olarak yaşamalarını sağlamaya dönük yaklaşımları kamuoyuna duyurulmasını hedeflediklerini belirten Tabo şöyle konuştu: “Bu kişilerin toplum temelli ruh sağlığı anlayışı içinde, toplum içinde tedavi edilmeleri gerekir. Hastanın evinde, mahallesinde veya iş yerinde temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamayı, sorunlarla başa çıkma becerilerini geliştirmeyi ve gerekli destek sistemlerini devreye sokmayı hedefleyen toplum temelli ruh sağlığı anlayışının ülkemizde yaygınlaştırılmasına ihtiyaç vardır.”
Tabo, araştırmalara göre, Avrupa’da her 4 kişiden birinin hayatı boyunca bir ruh sağlığı sorunu yaşadığının tespit edildiğini kaydederek, Sağlık Bakanlığınca daha önce yapılan bir araştırmaya göre de Türkiye’de bu oranın 18 yaş üzerinde yüzde 17,2 olduğunu bildirdi.
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Dr. Medaim Yanık da, Türkiye’de psikiyatri hastaları için ayrılan yatak sayısının yetersiz olduğunu ve henüz bir ruh sağlığı yasası bulunmadığını söyledi.
Daha sonra, Bakırköy ve Erenköy hastaneleri ile çeşitli şizofreni dernekleri tarafından düzenlenen “Yaşamdan kopmadan ve üreterek” adlı rehabilitasyon ürünleri sergisi açıldı.
Etkinlikler kapsamında “Hasta ve Hasta Yakınlarının Sorunları, Beklentileri ve Çözüm Önerileri” konulu panel de düzenlendi.
Burada konuşan Şizofreni Dostları Derneği Başkanı Mesut Demirdoğan, 20 yıldır kronik şizofren tanısıyla tedavi gördüğünü ve en büyük sorunlarının işsizlik olduğunu bildirdi. Kendilerinin de diğer insanlar gibi çalışmak istediğini anlatan Demirdoğan, “Zekamızda bir sorun yok. Utanılacak bir sorunumuz yok. Sonuçta bu da bir sağlık sorunu” dedi.

Çocuğunuzun ruh sağlığına dikkat
Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, çocukların ruh sağlığının korunması konusunda ailelere önemli görevler düştüğü belirtilerek, şu uyarılarda bulunuldu:
  • Çocuklarınıza kendi düşüncelerini ifade etme hakkı tanıyın, öz benlikleri ve güven duygularını geliştirmelerine katkıda bulunun.
  • Çocuğunuzn doğru yaptıklarını ödüllendirin, başka çocuklarla kıyaslamadan kesinlikle kaçının.
  • Disiplin adına aşırılıklara hiçbir şekilde başvurmayın.

    Sağlık ürünleri satışı sağlığı bozabilir
    İngiltere’de yapılan araştırmada, sağlık ürünleri satışı yapılan yerlerde, depresyon sorunu yaşayan kişilere faydası olmayan ürünler satıldığı ortaya çıktı. Üstelik, tavsiye edilen bazı ürünler, stres tedavisi gören kişiler üzerinde zararlı etkileri olabilecek nitelikte.
    St. James Üniversite Hastanesi’nde çalışan Dr. Joyce Reed, 10 farklı sağlık ürünü mağazasına giderek depresyon, atalet, dikkat eksikliği, kilo kaybı ve stres bozukluğu gibi sorunlar yaşadığını anlattı. Mağaza çalışanlarının çoğunluğu şikayetlerle ilgili başka bazı sorular sorerken, yalnızca 2 mağazada Reed’e, “bir doktora danışıp danışmadığı” soruldu. Yalnızca 1 mağaza görevlisi, “kendisinin tıp eğitimi almadığını”hatırlattı. Önerilen 13 bitkisel ürünün 12’sinin depresyon şikayetlerinin azaltılmasında etkili olmadığı, birçoğunun da tıbbi ilaçlarla birlikte kullanıldıklarında olumsuz sonuçlara sebep olabilecekleri belirtildi.

    Depresyon bedensel şikayetle fark ediliyor
    Depresyon hastalarının büyük kısmı, hastalıklarının farkında olmadan, bedensel şikayetlerle doktora başvuruyor. Bu hastalar içinde gençlerin ve kadınların oranı dikkat çekiyor.
    Depresyonun belirtileri; kişinin moralsiz olması, kendini değersiz hissetmesi, geleceğe ümitsiz bakması, iştahsızlık ya da iştah artışı yaşaması, suçluluk duyması ve bazende ölüm düşüncesi olabiliyor. Özel ve sosyal hayattaki tramvatik olaylar, özellikle genetik yatkınlığı olan kişilerde depresyona yol açabiliyor.
    Erzurum Yakutiye Araştırma Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Serkan Eröz, “Özellikle üniversite öğrencileri polikiniliğimize geliyorlar. Derine indiğimizde sorunun gelecek kaygısından, iş bulamama korkusundan kaynaklandığını görüyoruz” dedi. Dr. Eröz’e göre, kadınlarda depresyona, erkeklere göre 3 kat daha fazla rastlanıyor.

    Psikologlardan korkmayın
    Ruh sağlığı konusunda uzmanlardan yardım almak ülkemizde halen bir tabu olarak kabul ediliyor. Ancak psikiyatrist ve psikologlara danışmak sağlıklı yaşam sürmenin bir parçası. Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, insanda ruh ve bedenin beraber çalışan iki oluşum olduğuna dikkat çekildi. Herhangi birinde meydana gelen hastalık diğerinde de denge bozulmasına ve hastalıklara yol açıyor. Psikiyatride bu duruma “uyum bozukluğu” adı veriliyor. Kanser hastalarının yüzde 26’sında, 4 milyon şeker hastasının yüzde 27’sinde ve 1 milyon 200 bin kalp damar hastasının yüzde 20’sinde depresyon tespit edildiği bildirildi.
    Depresyonun en korkunç sonucu ise intihar. Bu eğilim içerisine giren hastalar, anti-depresyon ilaçlarıyla tedavi yanında, hastanede yatırılarak psikoterapiye sokuluyor.

    Başa dön



  • Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net