www.evrensel.net   | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler   | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Soykırım şizofrenisi
Fransız meclisinde yarın oylanacak olan ‘Ermeni soykırımının inkar edilmesi’ni suç sayan yasa tasarısına gösterilen tepkiler şizofreni düzeyine vardı. Başbakan, “Ayın 12’sinde atılacak yanlış adım, Türkiye için hiçbir şeyi değiştirmez ama Fransa için çok şeyi değiştirir” derken, Arınç, Fransa’nın tutumunu “hasmane” diye eleştirdi.

‘Tasarı diyaloğu güçleştirir’
Türkiyeli çeşitli gazeteci ve yazarlar, Fransız meclisinde yarın oylamaya sunulacak ‘Ermeni Soykırımını İnkar Yasa Tasarısı’na yayımladıkları bildiriyle tepki gösterdiler.


Soykırım şizofrenisi
Fransa Ulusal Meclisi’nde yarın oylanacak olan ‘Ermeni soykırımının inkar edilmesi’ni suç sayan yasa tasarısına gösterilen tepkiler, şizofreni düzeyine vardı.
Erdoğan: ‘Fransa kaybeder’
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Ayın 12’sinde atılacak yanlış adım, Türkiye için hiçbir şeyi değiştirmez ama Fransa için çok şeyi değiştirir” dedi. Fransa’nın tutumunu ‘akıl tutulması’ olarak nitelendiren Erdoğan, AB’nin tavır almasını istedi. Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan Erdoğan, “Bugün Fransa’da iç politika malzemesi olarak siyasette kullanılan saçma sapan iddialar ne kadar tarihi gerçeklere aykırıysa akla da mantığa da aykırıdır” dedi.
Arınç: ‘Akıllı davranın’
TBMM Başkanı Bülent Arınç da, Fransa’nın Ermeni soykırım iddiasıyla ilgili tutumunun “hasmane bir davranış” olduğunu belirterek, olayı esefle ve üzüntüyle karşıladıklarını söyledi.
Arınç, Finlandiya Parlamento Başkanı Paavo Lipponen başkanlığındaki Avrupa Sosyalist Partisi’nin (PES) Türkiye’nin AB üyeliğiyle ilgili yüksek danışma grubunu kabul ederek, bir süre görüştü. Alınan bilgiye göre, görüşmenin basına kapalı bölümünde Arınç, Fransa’da Ermeni soykırımının inkarını suç sayan yasa teklifi ile ilgili gelişmeleri gündeme getirdi. Türkiye’nin, tarihinde hiçbir zaman, AB’ye üye olmak için bu kadar kararlı olmadığını hatırlatan Arınç, görüşmede şunları söyledi:
“Hiçbir zaman bu kadar yoğun performans göstermemiştir. Şimdi Avrupalı dostlarımızın yaptıklarına bakın... Hollanda’da, Türk kökenli vatandaşlar, ‘Ermeni soykırımı yok’ dedikleri için siyasetten yasaklanıyor, iki gün sonra Fransa parlamentosunda aynı yasa çıkarılmak isteniyor. Size açıkça ifade etmek zorundayım ki Fransa’nın tutumu hasmane bir davranıştır. Esefle ve üzüntüyle karşılıyoruz.
Düşünceyi ve ifade özgürlüğünü katleden bir girişimdir. Bu davranışlar, halkımızın AB’ye olan inancını sarsmaktadır. Biz, bunu istemiyoruz ve Avrupalı dostlarımıza diyoruz ki tarihte olmamış, asla kabul etmeyeceğimiz iftira niteliğindeki bu iddialara dayanarak bizimle ilişkinizi bozmayın. Akıllı davranın... ”
‘Beni de mahkum et Fransa’
Birinci Dünya Harbinde Ermeni Çetelerinin Katliamına Uğramış Mağdurlar Derneği Federasyonu tarafından “Soykırım iddialarını reddediyorum beni de mahkum et Fransa” kampanyası başlatılacağı bildirildi.
Federasyon tarafından yapılan açıklamada, söz konusu yasa “şantaj ve utanç yasası” olarak nitelendirildi ve Fransa ürünlerine karşı Van, Bitlis, Muş, Ağrı, Iğdır illerinde en geniş şekliyle boykot uygulayacağı vurgulanarak şöyle denildi:“Ayrıca yakınları, öğrencileri Fransa veya Fransa’ya komşu ülkelerde bulunan yüzbinlerce vatandaşımızın, ‘Sözde soykırım yalandır. iftiradır. Tarih parlamentolarda yazılamaz’ gerçeğini Fransa’da haykırarak Fransa’nın çağdışı yasasını, hukukunu, parlamentosunu işlemez hale getirmeleri, Fransa’yı dünyanın en büyük hapishanesine çevirmeleri için çağrıda bulunacağız. ‘Soykırım iddialarını reddediyorum beni de mahkum et Fransa’ kampanyası başlatacağız.”
Türkiye-Fransa Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanvekili Ömer Özyılmaz, Fransa’da,tasarının kabulünün, Türkiye ile Fransa arasındaki siyasi ve ticari ilişkilere, telafisi imkansız bir darbe indireceğini vurguladı.
Anavatan Partisi Erzurum Milletvekili İbrahim Özdoğan da, Fransa’nın tarihi çarpıttığını ifade ederek, “seçim bölgesi Erzurum’da Ermeni zulmünü yaşayanlardan Ermeni vahşetini dinlediğini” anlattı.
Saadet’ten boykot
Saadet Partisi de, “Fransız Mallarını Almayalım” kampanyası başlattı. Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, kampanyaya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, söz konusu teklifin kabul edilmesini beklemeye gerek olmadığını belirtti.

Fransız tarihçinin protestosu: ‘Türk olmak istiyorum’
Ermeni soykırımını inkarı suç sayan yasa teklifine tepki gösteren Fransız tarihçi Jean-Mıchel Thıbaux, Türk vatandaşlığına geçmek için girişimde bulundu. Fransız tarihçi, bir Türk arkadaşı aracılığıyla, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Antalya Milletvekili Mehmet Dülger’e konuyu iletti. AK Partili Dülger de Fransız tarihçinin bu talebini, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a iletti.
Dülger’in verdiği bilgiye göre “konuya sıcak bakan” Başbakan Erdoğan, söz konusu talebin, İçişleri Bakanına da iletilmesini istedi. Dülger, görüştüğü İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun, başvurunun yapılmasının ardından konunun değerlendireceğini söylediğini belirtti.
Fransız Tarihçi Jean-Michel Thıbaux’nun, Türk arkadaşına gönderdiği, vatandaşlığa geçme dileğini anlatan elektronik postada, şu görüşler yer alıyor:
“6 yıl önce Türkiye’yi, Ermeni soykırımını tanımaya zorladıkları zaman onu savunmayı üstlenmiştim. Bir kere daha Fransız Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, ‘Avrupa Birliğine girmek istiyorsa, Türkiye’nin bu yönde hareket etmesi gerektiğini’ söylüyor. Türk dostlarıma, burada bir şantaj söz konusu olduğunu ifade etmek isterim ve 6 sene önce olduğu gibi, açıklanmamış amacı, topraklarımızın üzerinde yaşayan Ermeni kökenli insanların seçim sırasında iltifatlarına mazhar olmak olan bu ucuz politika metoduna isyan ediyorum.”
Avrupalı entelektüeller arasında Türkiye’yi savunan az sayıda insandan biri olan Jean-Michel Thıbaux, “Eğer Türk Hükümeti onaylarsa ve beni Türk tabiyetine kabul ederse, artık Türkiye benim vatanım olacaktır.”


Başa dön


‘Tasarı diyaloğu güçleştirir’
Türkiyeli çeşitli gazeteci ve yazarlar, Fransız meclisinde yarın oylamaya sunulacak ‘Ermeni Soykırımını İnkar Yasa Tasarısı’na yayımladıkları bildiriyle tepki gösterdiler. Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, Belge Yayınları Sahibi Ragıp Zarakolu ve Yazar Etyen Mahçupyan, altında imzaları bulunan bildiride, “tasarının ifade özgürlüğünü ortadan kaldırdığını” dile getirdiler. Fransa gibi üçüncü ülkelerdeki konuşmayı engelleyici yasaların Türk-Ermeni diyaloğunu güçlendirmekten çok ‘güçleştirmekte’ olduğuna dikkat çekilen bildiride, halklar arası ilişkinin ‘dar bakışlı siyasi taktiklerin parçası’ haline getirildiği belirtildi.
‘Yasa değil, vicdan’
Bildiride ayrıca, Ermeni halkının geçmişte yaşadığı tarihi gerçekliklerin ceza yasalarıyla dikte edilmesine ihtiyacı olmadığı belirtilerek tarihe doğru bakmanın yasa değil, ahlak ve vicdan gerektirdiği dile getirildi.Türkiye’nin Ermeni soykırımına bakışının da eleştirildiği bildiride, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin de şimdiye kadar sergilediği tutumun yabancı ülkelerdeki tepkiyi şekillendirdiğini görmek zorunda olduğu belirtilerek, “Başkalarının acısını horlayan, kendi vatandaşlarına rehin muamelesi yapan bir anlayışın, kendi tarih vizyonuna saygı beklemesi fazlasıyla hayalci bir duruştur. Kendi tarihinin hiçbir yönüyle yüzleşememiş olan bir resmi yaklaşımın, Ermeni soykırımı konusunda ciddiye alınması beklenemez” denildi.
Türkiye’ye eleştiri
Aydınlar, “Türkiye’nin milliyetçi bir bakış içinde geliştirdiği refleksleri de aynı derecede hastalıklı buluyoruz” ifadesini kullandılar.
Jacques Lang: Tasarı anayasaya aykırı
Fransa’da “Ermeni Soykırımı”nı tanıyan yasasının mimarı eski Eğitim ve Kültür Bakanı tanınmış sosyalist Jack Lang, “soykırım”ı inkarı suç sayan tasarıya, “ifade özgürlüğü ilkesine ters düşeceği için anayasaya aykırı olur” diyerek karşı çıktı.

Büyük bir trajedi karşılıklı olarak sömürülüyor
Ragıp Zarakolu (Yayıncı):“Bilindiği gibi Fransa, Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet kurumları ve cumhuriyetçi ideoloji azınlıklara yaklaşım bakımından model alınan bir ülke. Bu bakımdan birçok zihniyetle benzerlikleri de var. Fakat gözden kaçırılmaması gereken bir nokta var, bu da Türkiye’de bir süredir açılan ve inkarcılık temelinde yükselen davaların bu yasanın çıkarılmasını tahrik ettiği. Öte yandan, Türk devletinin, Fransa ve Almanya gibi Avrupa ülkelerinde Ermeni soykırımını inkar temelinde birçok eylem düzenlenmesi ve el altından destek verilmesi, geçtiğimiz yıl içinde Paris’te büyük müzisyen Gomidas anısına dikilen ve Ermeni soykırımına adanan anıta yönelik çirkin saldırılar oldu. Yine Lion’da Ermeni soykırımına yönelik anıta yönelik saldırılar oldu. Zaman zaman bombalama eylemleri yaşandı. Yine Berlin’de bir Talat Paşa yürüyüşü yapıldı. Bir bütün olarak bakıldığı zaman Avrupa’daki aşırı milliyetçi ve faşist çevrelerin eylem açısından cesaretlendirilmesi, Türkiye’de Ermeni sorununun tartışılmasını Türklüğe hakaret gibi gerekçelerle dava konusu yapılması Fransa’da, Türkiye’nin AB üyeliğini istemeyen üç evreli bu trajik konuyu sömürmesi için fırsat yarattı. Aslında Fransa birçok yasaya sahip bu tür ırkçı aşırı milliyetçi eylemleri engellemek ve bu tür çalışma yapan faşist örgütlerin çalışmalarını kısıtlamak bakımından birçok olanağa sahip, aslında yasa çıkarmasına gerek yok. Ne yazık ki Fransa ve Türkiye, Ermeni insanlarının yaşadığı büyük bir acıyı karşılıklı olarak bir sömürü mevzu haline getirmiş vaziyetteler. Bu karşılıklı hamleler ve yasalarla yine Ermeni soykırımının tanınması ve gereğinin yapılması çabası en büyük zararı görecek.


Başa dön


Gensoru reddedildi
TBMM Genel Kurulu’nda, CHP’nin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik hakkında verdiği gensorunun gündeme alınması reddedildi. Meclis Çelik hakkındaki gensoru önergesini görüşmek üzere dün 14.00’de toplandı. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve grup başkanvekillerinin imzası ile 22. Dönem 5. yasama yılının açıldığı ilk gün, TBMM Başkanlığı’na sunulan gensoru önergesinde; OKS sonuçları doğrultusunda üçüncü yerleştirme yapılmadığı için; Anadolu, Fen ve Anadolu Öğretmen Liseleri’nde 5 bin 115; Anadolu Mesleki ve Teknik Öğretim Kurumlarında 30 bin 178 olmak üzere toplam 35 bin kontenjanın boş kaldığı, bu nedenle büyük bir kaynak israfı olduğu; Talim ve Terbiye Kurulu’nda personel kıyımı yapıldığı, bu çerçevede 167 uzmanın kuruldan uzaklaştırıldığı; ders kitapları ve Bakanlığın tavsiye ettiği ‘100 Temel Eser’in argo, küfür, hakaret, antilaik söylem ve dinsel motiflerle donatılarak okullara sokulduğu, okullarda kadro ve personel kıyımı yapılarak kaos ve kargaşa ortamı yaratıldığı belirtildi. Önergede, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in görevini kötüye kullandığı vurgulandı. Çelik hakkında verilen gensoru 153 oya karşılık 333 oyla reddedildi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net