Oyuncular kendi ana dilleri olan Kürtçe oyunda oynamanın verdiği mutlulukla Kürtçe tiyatronun gelişmesi gerektiğini söylüyorlar. Birçok anlamda özellikle dil probleminin yanında ekonomik sorunların da sıkıntılar yarattığını dillendiren oyuncular, ilk defa Kürtçe bir oyunda oynayacakları için heyecanlı oldukları gözlendi.
Teatra Arzela 5 aylık bir eğitim sürecinden sonra Sedat Barış’ın “Deq” adlı oyununa başlayan grubun hoca ve yönetmeni Aydın Orak, “İstanbul’un taşra semti olan İkitelli’de Kürtçe tiyatro yapmanın zorluklarıyla beraber olumlu sayılabilecek yönlere de rastlamak mümkün” diyor ve devam ediyor; “Maalesef yaşadığımız ülke ve sosyal yapıdan dolayı, gerek kendi halkımız, gerekse sistemin bu sanat dalına olan ilgisizliğini anlamak mümkün değil. Fakat bu sanat dalının gelişmesi ve geliştirilmesi için, Kürtlerin bu sanata ilgi duyması için, halkın tabanındaki insana ulaşıp, onun cevherini ortaya çıkarmamız gerekiyor. İnsanlar sanatla medenileşir, sanatla kaynaşır ve sanatla barışır”.
Dilsel problemler
Türkiye’de yaşanan trajikomik ve absürd olayların işlendiği “Deq” oyunu, birçok kısa oyunun birbiriyle bağlantısıyla oluşturulmuş. Sedat Barış’ın yazdığı oyunun ana temasını “damga” oluşturuyor. İnsanların damgalandığı bir dönemi, Kürtçe isim takmanın zorluklarını, firarı, ve eşeği gerillaya yardım yataklık yaptığı iddia edilen “Xalê Abbas’ı” mizahi bir dille izleyiciye aktarıyor. Dil olgusuna eleştirel
yaklaşılan oyunda, Kürtlerin günlük hayatındaki dilsel problemler mizahi bir dille ele alınıyor.
Oyunun yönetmenliğini yapan Aydın Orak, sahneye aktarılması gereken pek çok acı, sevinç ve kederler olduğuna dikkat çekerek, “Hangi oyuncu ve hangi tiyatro
insanıyla bunları gerçekleştireceğimizi bilemiyorum. Kürtçe tiyatro ve sorunlarından o kadar bahsediyoruz ki, sıra tiyatromuzun estetik ve sahneleme biçimini tartışmaya gelmiyor bir türlü. Bu sorunları konuşmaktansa keşke Kürt Tiyatrosu’nun tarzı, sahnelemesini ve kuramsal, estetik boyutunu konuşsaydık” diyor.