www.evrensel.net  | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler  | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



‘Tersaneler çağdaş köle pazarı gibi’
Tuzla tersanelerindeki ölümle sonuçlanan işkazaları artarken, buna tepki gösteren milletvekilleri, tersaneleri “çağdaş köle pazarı” diye nitelendirdi.

Alco işçisine jandarma müdahalesi
Alco Tercere işçilerinin sendikalı olabilmek için yürüttükleri mücadeleye jandarma müdahale etti. Bir arkadaşlarının işten atılması üzerine 24 saat fabrikayı terk etmeyen işçiler, jandarma zoruyla fabrikadan çıkartılmış ve ifadeleri alınmıştı.


‘Tersaneler çağdaş köle pazarı gibi’
Sultan Özer
Tuzla tersanelerinde son 1.5 yılda meydana gelen 18 bin 500 iş kazası ve 38 işçinin yaşamını yitirmesi milletvekillerinin de tepkisini aldı. Konuyu soru önergesi ile Meclis’e taşıyacağını söyleyen Türk-İş eski Genel Başkanı, CHP Ankara Milletvekili Bayram Meral, işverenlerin kazalarda işi kılıfına uydurduğuna da dikkat çekti. İstanbul milletvekilleri de tersaneleri “çağdaş köle pazarı” olarak nitelendirerek, Çalışma Bakanlığı’nın olaya derhal el koyması gerektiğini ifade ettiler.
Gazetemizin 7 Ağustos 2006 tarihinde “18 ayda 18 bin 500 iş kazası oldu” başlığı ile verdiği Tuzla tersanelerindeki iş kazaları ve ölümler milletvekillerini de harekete geçirdi.
Türk-İş eski başkanı, CHP Ankara Milletvekili Bayram Meral, ağır ve tehlikeli işler tüzüğünün hayata geçirilmediğini, Türkiye’de en ucuz şeyin insan olduğunu söyledi. İnsan sağlığının, kazaların ciddiye alınmadığını, bu tersanelerin bir bölümünde sendikaların da olmadığını aktaran Meral, tedbir alınmadığı gibi “ölürse ölsün, kalırsa kalsın” mantığının egemen olduğunu söyledi. Meral, Türk-İş başkanlığı döneminde Tuzla’ya müfettiş gönderttiklerini, bir kısım tedbirlerin alındığını ama işverenlerin yine bildiğini uyguladığını ifade etti.
Asgari ücretle, ağır işlerde, hiçbir tedbir alınmadan işçilerin çalıştırıldığını, üzüldüğü tarafın da kazaların kılıfına uydurulduğunu aktaran Meral, “Hangi insan kendini durduğu yerde öldürür” denmediğini söyledi. İşçilerin sahipsiz, evine, çocuğuna üç kuruş götürmenin peşinde olduğunu belirten Meral, bu konuda Türk-İş ve Dok Gemi-İş yöneticilerini göreve çağırarak, “İş müfettişleri, doktorlar göndersin, gerekirse kendileri de gitsinler” dedi. Meral konuyu soru önergesi ile Meclis gündemine taşıyacağını da ifade etti.
‘Bakanlık derhal harekete geçmeli’
CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, ölümlü iş kazalarının bu denli yükselmesi karşısında Çalışma Bakanlığı’nın derhal harekete geçmesi gerektiğini söyledi. İş müfettişlerinin olaya el koyarak, hangi işverenin hangi önlemleri almadığı için ölümlerin yaşandığı konusunda kamuoyunu da aydınlatmaları gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, bu alanda davaların uzun sürdüğüne de işaret etti.
Kılıçdaroğlu, Deniz Ticaret Odası’nı da işe alınanların önce eğitimden geçirilmesi konusunda harekete geçmesi gerektiğini ifade etti.
AKP İstanbul Milletvekili, eski iş müfettişi Ünal Kacır ise Tuzla’daki kazaların rakamına ilişkin bilgisi olmadığını, ama iş güvenliği konusunda öteden beri hem işçilerin hem de işverenlerin yeterince önlem almadığını söyledi. “Bir şey olmaz” mantalitesi yerine “hayır bir birşey olabilir” denmesi gerektiğini kaydeden Kacır, sadece denetimle de sorunun çözülemeyeceğini, eğitimin de önemli olduğunu kaydetti.
‘Deniz üstünde kömür madeni’
CHP İstanbul Milletvekili Ali Kemal Kumkumoğlu da bunca iş kazasının olduğu, üstelik acil müdahale edebilecek sağlık birimlerinin de bulunmadığı tersaneleri “deniz üstünde kömür madeni” olarak değerlendirdi.
Çalışanların hiçbir güvencesinin olmadan, en zor koşullarda, en zor işleri yaptıklarını kaydeden Kumkumoğlu, sendika da olmadığını, işçilerin örgütlü gücünü ortaya koyamadıklarını dile getirdi. “Çağdaş köle pazarı gibi” dediği tersanelerde “ölen ölür, kalan sağlar bizim” mantığı ile hareket edildiğini kaydeden Kumkumoğlu, devletin de işverenlerin de hiçbir önlem almadığının altını çizdi.
Bir işçi daha öldü
Türkter Tersanesi’nde geçtiğimiz Pazartesi günü yaşanan iş kazasının ardından Kartal Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Kahraman Dalmaz isimli işçi yaşamını yitirdi.
Türkter Tersanesi’nde taşeron olarak faaliyet gösteren Dadaş isimli taşeron firma çalışan Kahraman Dalmaz, Pazartesi günü vinç ile malzemeler arasına sıkıştı. Kartal Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Dalmaz, 5 gün hastanede kaldıktan sonra yaşamını yitirdi.

İşçi önemsenmiyor
Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Memet Kılınçaslan:
Ölümle biten iş kazalarının bunca yüksek olmasına karşın, işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin hiçbir tedbir alınmaması, sermayenin, dolayısıyla onun hizmetinden çıkmayan siyasi iktidarların işçiye bakış açısını dolaysızca yansıtmaktadır. Hiçbir tedbir ve önlem alınmadığı için meydana gelen olaylara, iş kazası demek ne kadar doğrudur o da tartışılmalıdır. Patronlar, iş güvenliğiyle ilgili harcamaları fuzuli bir masraf kapısı olarak görmekte, makine ve ekipmanı gözünde çalıştırdığı işçiden daha değerli olmaktadır. Bu bakış açısı kâr üzerine kurulu kapitalist sistemin doğal bir sonucu olmakla birlikte, cinayete dönüşen “iş kazaları” karşısında daha fazla sessiz kalınmamalıdır. Gerekli tedbirleri almayan işverenler hakkında en ağır cezalar getirilerek uygulamaya konulmalıdır. Bu çerçevede sendikaların böylesine önemli bir konuda yeterli tavrı almadıklarını da belirtmek gerekir.


Başa dön


Alco işçisine jandarma müdahalesi
Alco Tercere işçilerinin sendikalı olabilmek için yürüttükleri mücadeleye jandarma müdahale etti. Bir arkadaşlarının işten atılması üzerine 24 saat fabrikayı terk etmeyen işçiler, jandarma zoruyla fabrikadan çıkartılmış ve ifadeleri alınmıştı. İfadeleri alındıktan sonra fabrika bahçesinde direnişe başlayan işçilere, önceki akşam jandarma müdahale ederek, bahçeden de çıkarttı. Fabrika bahçesinden çıkartıldıktan sonra da eylemlerini bitirmeyen işçiler direnişlerini sürdürüyorlar. İşçiler, “Direne direne kazanacağız”, “Sömürücü patron istemiyoruz”, “İnadına sendika inadına DİSK” sloganları atılar. Alco Tencere patronunun daha önce sayıları 3 olan özel güvenlikçilerin sayısını 20’ye çıkartması dikkatten kaçmadı.
Jandarmanın müdahalesi sırasında basın mensuplarının görüntü almasını engellemeye çalışan özel güvenlik elemanları ve jandarmaya, sendika şube yöneticileri müdahale ederken kısa süreli bir arbede yaşandı.
Direniş sürecek
“Ya patron bizi işe geri alacak ya da bu fabrikayı kapatıp gidecek” diyerek kararlılıklarını ortaya koyan Alco Tencere işçilerinden Engin Yıldız “ Biz bu fabrikayı iki yıl önce kendimiz kurduk, tırnaklarımızla kazıdık. Böyle jandarmayla fabrikadan atılmayı hak etmedik. Daha dün en iyi işçiler bizdik ama ne zaman hakkımızı aradık ozaman kötü olduk” diye konuştu. Fabrika terk etmeme eyleminin yapıldığı gün izinli olan Yıldız’da diğer 5 arkadışıyla birlikte fabrikadan zorla çıkartıldılar.
İşten atıldıkları için yaptıkları eylemden pişman olup olmadıklarını sorduğumuz Alco Tencere işçilerinden biri “Hiç pişman değiliz. Biz yasal hakkımızı istedik, iyi bir maaş ve ailemize güzel bir hayat yaşatmak istiyoruz. Bir buçuk iki yıldır hakkımızı alamadığımız için bu eylemi yapmak zorunda kaldık. Ürettiğimizin hepsini istemedik. İnsanca yaşayacak kadarını istedik. Zaten pişman olacak bir şey yapmadık. Onurlu bir mücadele verdik. İnşallah başka yerlere de örnek olur” dedi. İşçiler eylemlerini sürdürmekte kararlı olduklarını söylediler.
Sözleşmeli işçilere engel
Teleferik’te grev ilanı asıldı
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Grand Plaza ile DİSK Oleyis Sendikası Ege Bölge Şubesi arasında devam eden toplusözleşme görüşmelerinin anlaşmazlıkla sonuçlanması üzerine grev ilanı asıldı. Toplam 67 işçinin çalıştığı ve Oleyis üyesi 57 işçinin bulunduğu Grand Plaza şirketinin faaliyet gösterdiği Teleferik’te yapılan basın açıklamasının ardından grev ilanını Oleyis Şube Başkanı Hüseyin Güler astı. Birleşik Metal-İş İzmir Şube yöneticilerinin de destek verdiği eylemde konuşan Güler, Büyükşehir Belediyesi’ne bağılı bir şirket olan Grand Plaza’da işçilerin yarısından fazlasının açlık sınırının altında ücret aldığını belirtti. Grand Plaza yetkililerinin sundukları makul öneriler karşısında katı bir tutum sergilediğini ve uzlaşmaya yanaşmadığını söyleyen Güler, işveren tarafının bu süreçten sonra tutumunu gözden geçirmesini istedi. Oleyis üyelerinin insanca yaşayabilecekleri bir gelir elde edebilmeleri için tüm örgütlü güçlerini seferber etmeye hazır olduklarını ifade eden Güler, “Emekten yana olduklarını her fırsatta beyan eden sosyal demokratların yönettiği bir belediyenin bünyesindeki işyerinde çalışanların açlık sınırının altında çalışmasında ısrar etmeleri elbette ki kabul edilemez bir tutumdur. Sendikamızın bu tutum karşısında sessiz kalması mümkün değildir. Yasal haklarımızı kullanmaya kararlı olduğumuz, işveren tarafından bilinmelidir” dedi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net