www.evrensel.net   | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler   | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Birliği çökerten kim?
Ordu’da çeşitli tesislerin açılışını yapan Erdoğan, FİSKOBİRLİK’ten alacaklarının akıbetini soran bir üreticiye, “Git onu FİSKOBİRLİK’e sor” yanıtını verdi. Erdoğan’ın açıklamalarına rağmen tepkilerini sürdüren üreticiler görevlilerle tartıştı.

Sebze meyvede zincirli sömürü
Türkiye Ziraatçiler Derneği Başkanı İbrahim Yetkin, Ankara’daki market zincirlerinde sebze ve meyvelerin üretici fiyatlarının 7-8 katına satıldığını kaydetti.

Nükleerde ABD’ye ‘bağlandık’
Türkiye’yi nükleer enerjide tamamıyla ABD’ye bağımlı hale getirecek anlaşma yürürlüğe girdi.


Birliği çökerten kim?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ordu’da çeşitli tesislerin açılışında, bir fındık üreticisinin alacaklarının akıbetini sorması üzerine, “Git onu FİSKOBİRLİK’e sor” yanıtını verdi. Üreticilerin bazı gerçekleri bilmediğini iddia eden Erdoğan, FİSKOBİRLİK’in 2 katrilyon liralık borcunu sildiklerini savundu. “FİSKOBİRLİK, FİSKOMAR inşa edeceğine gitsin vatandaşın parasını ödesin” şeklinde konuşan FİSKOBİRLİK’in müstakil bir kurum halinde fiyatları belirleme hakkı olduğunu iddia etti. Erdoğan fındık ihracatçılarının fiyat belirlemede tekel haline geldiği gerçeğine ise hiç değinmedi. “Çalacağınız kapı FİSKOBİRLİK kapısıdır. Bu paraları nasıl ödememiş? Niye buralara getirmiş? Onun gereğini onlardan isteyin.’’ diyerek Birliğe yönelik suçlamalarını sürdüren Erdoğan FİSKOBİRLİK yönetimini bir süre önce kabulünde, yöneticilere ‘’elinizdeki fındığı satın’’ dediklerini ancak o zaman fiyat yüksek olmasına rağmen satmadıklarını savundu. Bankaların FİSKOBİRLİK’e kredi vermek istemediğini de dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti: “Niye Ziraat Bankası, İş Bankası, Halk Bankası, Vakıfbank ve diğer özel bankalar kredi vermiyor.” İş Bankası tartışması Protokolde bulunan CHP Ordu Milletvekili Sami Tandoğdu’nun Erdoğan’ın bu sözleri üzerine ayağa kalkarak Erdoğan ile tartışmaya başladı. Erdoğan’ın, “İş Bankası’na gidin İş Bankası versin size, CHP zaten oranın ortağıdır. Araya girin, gidin oraya söyleyin İş Bankası versin, bakalım veriyor mu?” sözleri üzerine Tandoğdu da FİSKOBİRLİK’in özerk bir kuruluş olduğunu ifade etti. Erdoğan bunun üzerine, ‘’İşte bunu vatandaşa anlatın. O zaman özerk bir kuruluş olduğuna göre, bunun sorumlusu orasıdır.” diye konuştu. Erdoğan’ın konuşmasının ardından bazı vatandaşların, yine FİSKOBİRLİK ve fındık paralarıyla ilgili sorunlarını nasıl çözüleceklerini sorarken, bazı görevlilerle de tartıştıkları görüldü.

Fındık zirvesi toplanıyor
Fındık Zirvesi bugün toplanıyor. Zirve’de fiyatlarda yüzde 25 düşüş yaşayan sektörün sorunları masaya yatırılacak. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, girdi fiyatlarında yaşanan artışlara karşı fındık fiyatlarında yüzde 25 düşüş yaşandığına işaret etti. Hedef fiyat uygulamasına geçilmesini öneren Bayraktar, hedef fiyat ile piyasada oluşan fiyat arasındaki farkın çiftçiye ödenmesi halinde sektördeki sorunun aşılabileceğini bildirdi. Sektörde üretim planlamasının zorunlu olduğunu, anlatan Bayraktar, verimlilik sorunun özellikle AB süreci içinde olunması nedeniyle hızla çözülmesi gerektiğini ifade etti.


Başa dön


Sebze meyvede zincirli sömürü
Türkiye Ziraatçiler Derneği Başkanı İbrahim Yetkin, üreticinin elinden 23 Yeni Kuruş’a çıkan bir kilo patatesin Ankara’daki market zincirlerinde 2 YTL’ye satıldığına dikkat çekerek, “Bunun adı sömürü sistemi” dedi.
Yetkin, dün düzenlediği basın toplantısında, sebze ve meyvede yaşanan haksız kazanca dikkat çekti. Sebze ve meyveyi, üreticinin çok ucuza sattığını, tüketicinin ise çok pahalıya aldığını belirten Yetkin, “Burada asıl kazancı elde edenler komisyoncular da değil. Ürün hale girip çıkarken, Haller Yasası gereği yüzde 8’lik komisyon ve nakliye masrafı ekleniyor. Asıl kazancı elde edenler devasa zincir marketler. Sebze ve meyveyi üretici fiyatının 7-8 katına satıyorlar. Böyle bir şey dünyanın hiçbir yerinde yok. Haksız kazanç elde ediliyor. Bunun adı sömürü sistemi” dedi.
Yetkin, üreticin 23-24 YKR’ye elinden çıkardığı bir kilo patatesin, komisyon ve nakliye masrafları ile Ankara Hali’nde ortalama 45 YKR’ye satıldığını kaydetti. Bir kilo patatesin market perakende fiyatının ise 2 YTL olduğuna dikkat çeken Yetkin, “Üretici fiyatı ile tüketici fiyatı arasında 8 kat fark oluşuyor. İnsanlar da hiçbir şey yokmuş gibi izliyor bunu” dedi. Yetkin, bu sürece ilişkin “saadet zinciri” benzetmesini yaptı.
‘Yazıklar olsun’
Haller Yasası gereğince sebze ve meyvelerin toptancı hallerine girmesi ve kayıt altına alınması gerektiğini anımsatan Yetkin, “Bazı devasa kuruluşlar, market zincirleri üreticiden ürününü doğrudan yok pahasına alıyor. Ürün hale de girmiyor, sıfır maliyetle ambalajlanıp satılıyor. Söyleyecek bir şey yok. Yazıklar olsun” diye konuştu. Haller Yasası’nın delik deşik olduğunu, Türkiye’de sebze ve meyve ticaretinin yüzde 60’ının kaçak yapıldığını belirten Yetkin, en az 5-6 milyar dolarlık gelir kaybı oluştuğunu ifade etti.
Yetkin, piyasanın düzenlenebilmesi için üretici birliklerinin güçlendirilmesini önerdi. Üretici Birlikleri Yasası’nın yenilenmesini ve yeni baştan bir sistem kurulması gerektiğini kaydeden Yetkin, “Üretici birliklerinin yetkisi var ama gücü, altyapısı yok. Büyük şirketlerle tek kale maç yapıyorlar. Eğer üretici birlikleri güçlendirilirse piyasadaki devasa fiyat farklarını dengeler. Hem üretici hem tüketici kazanır” dedi.


Başa dön


Nükleerde ABD’ye ‘bağlandık’
Türkiye’yi nükleer enerjide tamamıyla ABD’ye bağımlı hale getirecek anlaşma yürürlüğe girdi. Türkiye ile ABD arasında 2000 yılında imzalanan “Nükleer Enerjinin Barışçıl Kullanımına İlişkin İşbirliği Anlaşması” ve buna ilişkin Mutabakat Zaptı Bakanlar Kurulu tarafından da onaylandı ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Anlaşma uyarınca nükleer reaktör ve yakıt teknolojisi, nükleer güvenlik ve nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla diğer kullanım alanlarını ilgilendiren bilgi aktarımı doğrudan taraflar arasında veya yetkili kişiler yoluyla yapılabilecek. Bu tür aktarımlar da tarafların aralarında anlaşmaları halinde üzerinde anlaşılacak ek hüküm ve koşullara tabi olacak. Anlaşma kapsamında ABD’nin Türkiye’ye transfer edebileceği özel nükleer malzeme sadece düşük zenginleştirilmiş uranyum olacak. Hassas nükleer tesis ve bunların kritik bileşenlerinin de söz konusu anlaşma kapsamında transferi mümkün olmayacak.
ABD belirleyici
Kumlu: Her türlü mücadeleyi veririz
Tes-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, enerjide özelleştirmenin sürmesi durumunda, ülkenin nasıl karanlıkta bırakılacağının görüldüğünü hatırlatarak, hükümeti özelleştirmeden vazgeçmeye çağırdı. Tes-İş Ankara 1 No’lu Şubesi’nin 8’inci Olağan Genel Kurulu’nda Divan Başkanlığı yapan Tes-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, elektrikte özelleştirmenin sürmesi halinde, ülkenin aydınlığı için ellerinden gelen her türlü mücadeleyi vereceklerini söyledi. Özel sektör için kâr yoksa elektriğin de olmadığının görüldüğünü aktaran Kumlu, Türkiye’nin bir bölümünde yaşananın, yarın Türkiye’nin tümünde yaşanmayacağının garantisi olmadığını dile getirdi. Kumlu, “Yarın maddi ya da siyasi herhangi bir nedenle organize olmuş bir özel sektörün Türkiye’yi üç gün elektriksiz bırakması halinde ne olur? Hangi hükümet böyle bir durumda varlığını koruyabilir” diye sordu. Özelleştirmeden vazgeçilmemesi halinde ülkenin aydınlığı için her türlü mücadeleyi vereceklerini kaydeden Kumlu, yaşananların bir ders olarak alınarak, elektrik üretimi ve dağıtımının piyasa koşullarına terk edilmemesini istedi. Kongrede söz alan delegeler ise Türk-İş’in ve sendikaların sessizliğinden, tepkisizliğinden yakındılar. Kongrede mevcut başkan Dural Karakoç’a karşı, şube sekreterleğini yapan Mehmet Turan ikinci bir liste çıkardı.
ÇUKOBİRLİK alımları Ağustos’ta
Çukurova Pamuk, Yerfıstığı ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (ÇUKOBİRLİK), 1 Ağustos’ta başlayacağı 2006-2007 kampanya dönemi hazırlıklarını tamamladı. Birliğin Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Öztürk, alımları 1 Ağustos’ta başlatacaklarını söyledi.
3 milyon çiftçi alacağını bekliyor
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), 3 milyon çiftçinin gübre, mazot, Doğrudan Gelir Desteği (DGD) alacağını beklediğini bildirdi. TZOB’dan yapılan açıklamada, tarımsal desteklerin önemli bir bölümünü DGD’lerin, gübre ve mazot desteklerinin oluşturduğu belirtilirken, bu yıl olduğu gibi 2004 DGD’lerinin bir kısmının 2006 yılında ödenmesinin, 2005 desteklerinin ise yılın yarısı geçtiği halde hâlâ ödenmemesinin kabul edilemeyeceği kaydedildi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net