www.evrensel.net   | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler   | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Yüz kişiden beşi Hepatit B taşıyor
Türkiye toplumunda Hepatit B hastalığı taşıyan kişi oranı, yüzde 5 civarında. Ancak, İzmir civarında yüzde 3’e düşen bu oran, doğuya gidildikçe yüzde 10’lara yaklaşıyor. Uzmanlara göre, hastalığın yaygınlığının 10 yıl içinde yüzde 1’e düşürülmesi için devletin bu alandaki çalışmalara destek olması gerekiyor.

Dalarken vurgun yemeyin
Son yıllarda yaygınlaşan “dalış” sporu, gerekli önlemler alınmadığında ölümcül sonuçlar doğurabiliyor. Tehlikelerin başında ise, “vurgun” diye adlandırılan “dekompresyon” hastalığı geliyor.


Yüz kişiden beşi Hepatit B taşıyor
Türkiye’nin batı illerinde Hepatit B’ye “orta derece sıklıkta” rastlanırken, doğu illerinde bu hastalık hâlâ yaygın. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bölümü Hepatoloji Enstitüsü’nde görevli Prof. Dr. Hakan Bozkaya, “devletin, bu alanda Türkiye’de yapılacak bilimsel araştırmalara daha fazla destek vermesini beklediklerini” söyledi.
Paris’te yapılan “12. Uluslararası Hepatit ve Karaciğer Hastalıkları Sempozyumu”na katılan Bozkaya, Türkiye’de hastalığın görülme sıklığının yüzde 2 ila 8 arasında olduğunu belirtti. Bu oran, dünyadaki genel değerlendirmeye göre, “orta dereceli sıklık” olarak nitelendiriliyor.
Bozkaya, Türkiye’de önümüzdeki 10 yıl içinde bu oranın Batıda olduğu gibi yüzde 1’e düşürülmesinin hedeflendiğini dile getirdi. “Hepatit B vakaları Türkiye’nin doğu bölgelerinde son yıllarda yüzde 15’lerden yüzde 9’a, Batı bölgelerindeyse yüzde 8’lerden yüzde 5’lere düştü” diye konuşan Bozkaya, İzmir ve çevresinin yüzde 3 ile en az Hepatit B’ye rastlanan bölge olduğuna dikkati çekti.
Etkili aşılama kampanyası ve toplum sağlığı alanındaki bilinçlenmenin artırılarak, bu oranın düşürülebileceğini kaydeden Bozkaya, “devletin, bu alanda Türkiye’de yapılacak bilimsel araştırmalara daha fazla destek vermesini beklediklerini” sözlerine ekledi.
AİDS’den daha bulaşıcı
Bu arada sempozyumda dağıtılan bir bildiride, kronik Hepatit B hastalığının dünyada ölüm sebepleri arasında 10. sırada yer aldığı açıklanırken, Afrika, Asya, Güney ve Doğu Avrupa virüsün yaygınlığının daha fazla olduğu bölgeler arasında gösterildi.
Bildiriye göre, geçen yıl dünyada 1,2 milyon kişi Hepatit B hastalığı yüzünden hayatını kaybetti.
Bildiride, “etkili bir aşı olmasına rağmen, dünyada 300 ila 400 milyon kişinin kronik Hepatit B hastası” olduğu kaydedildi. Dünyada 2 milyar kişinin taşıdığı tahmin edilen Hepatit B, AİDS’e neden olan HIV virüsünden 100 kat bulaşıcı.
Virüs, hastalık taşıyan kan ile temas, korunmasız cinsel ilişki ya da damar içi uyuşturucu kullanımı ile bulaşıyor. Kronik Hepatit B virüsü taşıyan hastaların ortalama yüzde 15 ila 25’i karaciğer hastalıklarından ölüyor. Hepatit B, siroza sebep olabiliyor ve karaciğer kanseri vakalarının yüzde 80’inin sorumlusu olarak görülüyor.

Aşı tek çözüm
Hepatit B ile mücadelenin en etkili yolu aşı. 3 doz aşı olup antikor geliştirenler yüzde 95 oranında hastalıktan korunuyor. Özellikle bebekler, çocuklar, genç erişkinler, hemodiyaliz hastaları, sağlık personeli ve damardan ilaç kullananlar Hepatit B aşısı olmalı. Ancak hastalığa bir kez yakalanmış olanlar için aşının faydası yok.
Belirtiyi vermeyebilir
Hepatit B hastalığını ancak uzman doktorlar teşhis edebilir. Hastalık hiçbir belirti vermeden gelişebilir veya sadece grip gibi belirtiler gösterebilir. Bu nedenle, Hepatit B şüphesi duyanlar en kısa zamanda doktora başvurmalı.

Başkalarına bulaştırmayın
Hastalığa yakalanan veya Hepatit B virüsü taşıyıcısı olan kişiler, bu hastalığı çevresindeki kişilere bulaştırmamak için dikkatli olmalı. Bu kişiler yara ve kesiklerini kapatmalı, kesinlikle kan vermemeli, diş fırçası ve tırnak makası gibi aletleri paylaşmamalı, cinsel ilişki sırasında korunmalı ve en önemlisi de, aile üyeleri ve çevresindeki diğer kişileri gerekli tahlillerini yaptırmaları ve aşı olmaları konusunda uyarmalıdır.


Başa dön


Dalarken vurgun yemeyin
Son yıllarda yaygınlaşan “dalış” sporu, gerekli önlemler alınmadığında ölümcül sonuçlar doğurabiliyor. Tehlikelerin başında ise, “vurgun” diye adlandırılan “dekompresyon” hastalığı geliyor.
Hisar Intercontinental Hospital Hiperbarik Oksijen Tedavi Merkezinden Uzman Dr. Evin Koç Gülen’in verdiği bilgilere göre, bu spora başlamak isteyenler öncelikle kapsamlı bir sağlık kontrolünden geçmeli. Orta ve iç kulak ameliyatı geçirenler, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı olanlar, herhangi bir psikiyatrik hastalık nedeniyle uyku eğilimi taşıyanlar, dikkat eksikliğine sebep olan ilaçlar kullananlar ve hafıza kaybına neden olan kafa tramvası geçirenler bu spordan uzak durmalı.
Dalış liderine uyulmalı

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net