www.evrensel.net   | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler   | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



4/C mağduru işçiler
   12 ay çalışmak istiyor

Özelleştirme mağduru işçiler, 12 ay çalışmak istiyor. 4/C uygulamasına göre 10 ay çalıştırılan ve 2 ay zorunlu ücretsiz izne çıkartılan işçiler, bu durumun işçileri mağdur ettiği gibi hizmetlerin de aksamasına neden olduğunu bildirdiler.

‘Patronla başa çıkabiliriz’
Numaş işçileri önceki gün Eyüp Sultan Mahallesi’nde 15 işçisinin katılımıyla bir ev toplantısı düzenledi. Toplantıya Emek Partisi (EMEP) MYK Üyesi Ercüment Akdeniz ve il yöneticileri de katıldı.

AB, işçi sınıfına yarar getirmez
Birlik ve Dayanışma Hareketi’nin düzenlediği, “Avrupa Birliği (AB), Neo-Liberalizm ve İşçi Sınıfı” başlıklı konferans önceki gün yapılan sunumların ardından sona erdi.


4/C mağduru işçiler
   12 ay çalışmak istiyor
Özelleştirme nedeniyle başka kurumlara geçiş yaptırılan ve 10 ay istihdam edilen işçiler, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a mektup göndererek 12 ay çalışmak istediklerini bildirdiler.
“4C Mağdurları” adı altıda bir araya gelen ve bir komisyon oluşturan özelleştirme mağdurları, Komisyon Başkanı İsmail Hakkı Doğan ve Başkan Yardımcısı Fatma Özen Gümüş imzasıyla Erdoğan’a mektup gönderdi. Mektupta, sayıları 12 bin kişiyi aşan 4/C kapsamında istihdam edilen çalışanların pek çok sorunla ve haksız uygulamalarla karşı karşıya kaldıkları kaydedildi. Sorunların temelinde istihdam biçiminin geldiği belirtilen mektupta, “Bizler, çeşitli kamu kuruluşlarında 657 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin C bendine göre yılda 10 ay çalıştırılması uygun görülen kişileriz” denildi.
Mesleklerini icra edemiyorlar
Bu çalışanlar arasında nitelikli meslekleri yapan çok sayıda kişi bulunduğu, ancak bu kişilerin mesleklerine göre değil, tahsil durumuna göre istihdam edildikleri için mesleklerini icra edemedikleri kaydedildi. Mektupta, bunun sonucunda söz konusu çalışanların “mesleklerinin köreldiği, işyerine uyum sağlamakta ve işe yaramaz bir konuma düştükleri duygusuna” kapıldıklarına dikkat çekildi. Mektupta, “Arkadaşlarımızın talebi, 657 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin C bendine göre istihdam edilen arkadaşlarımız yılda 10 ay yerine 12 ay istihdam edilmek istemektedirler” denildi.
Sözleşmeli statüde 10 ay çalışan öğretmenlerin yılda 12 ay çalıştırılması ve maaş ödenmesi için yapılması planlanan düzenlemelerin hatırlatıldığı mektupta, “Söz konusu düzenlemeye özelleştirme mağduru olarak istihdam edilen arkadaşlarımızın da dahil edilmesini beklemekteyiz. Bu yapıldığı takdirde bir nebze de olsa mağduriyetimiz ortadan kalkacaktır” denildi.
Hizmet aksıyor
Mektupta, yaz aylarında eğitim hizmetlerine ara verildiği için öğretmenlerin yokluğuyla herhangi bir aksama meydan gelmeyeceği de savunulurken, özelleştirme mağdurlarının çalıştığı kamu kuruluşları 12 ay boyunca hizmet verdiği için zorunlu izne ayrıldıkları aylarda hizmetlerde aksamalar yaşanacağı kaydedildi. Mektupta, hastane ve okul gibi benzeri yerlerde hizmetli olarak istihdam edilenlerle büro hizmetlerinde istihdam edilenlerin zorunlu izne ayrıldıklarında personel eksikliği ortaya çıkacağı kaydedildi.


Başa dön


‘Patronla başa çıkabiliriz’
Mehmet Türkmen
Numaş işçileri önceki gün Eyüp Sultan Mahallesi’nde 15 işçisinin katılımıyla bir ev toplantısı düzenledi. Toplantıya Emek Partisi (EMEP) MYK Üyesi Ercüment Akdeniz ve il yöneticileri de katıldı.
110 işçi adına açılan işe iade davasının duruşmalarının 28 Temmuz ve 9 Ağustos’ta görüleceğini belirten işçiler, duruşma öncesi neler yapılabileceğini ve işçilerin genel sorunlarını konuştular. Toplantıda, Başpınar Organize Sanayi Bölgesi işçilerinin “Asgari ücret 700 YTL olsun” talebiyle Başbakan’a yazdıkları mektup okunarak işçiler tarafından imzalandı.
Direniş korkuttu
İkramiye alacaklarını ödenmediğini söyleyen işçiler ekonomik olarak çok zor durumda olduklarını ancak buna rağmen yılmadan mücadelelerini sürdüreceklerini söylediler. Çevrelerinden herkesin bir şey söyleyip kafa karıştırdığını anlatan Mahmut isimli işçi “Bazıları ‘Patronla uğraşılmaz, zenginle başa çıkamazsınız’ diyor, kimi ‘Sendika sizi satar’ diyor. Bizim bu haklı mücadelemize yardımcı olacakları yerde böyle laflar söyleyip moralimizi bozuyorlar” dedi. İşyeri komite üyesi Ali Yıldız ise bu konuşmaların patronların çıkarına hizmet ettiğini belirterek şunları söyledi: “Bugüne kadar bizi hep buna inandırdılar. Ama bu kesinlikle doğru değil. Doğru olmadığını yaşadıklarımızdan biliyoruz. Başa çıkılmaz denilen patronların hepsi şu anda bizden korkuyor. Direniş sırasında Sanko’da Konukoğlu işçiler içerisinde Numaş direnişinin konuşulmasını yasakladı. Sorunun çözülmesi için aracı olmak istedi. Neden? Mücadelemizden korktuğu için, direnişimizin başka yerlere de sıçrayacağından korktuğu için. Bizim direnişimizin duyulmasından sonra bazı fabrikalarda ödenmeyen ikramiyelerin ve ücretlerin zamanında ödendiğini öğrendik. Demek ki patronla başa çıkılırmış. Sınıf olarak birlik olursak, patronla da başa çıkarız, hükümetle de.”
İşyeri komite üyesi Ahmet Gökçek de, “Ne yazık ki başımıza bir şey gelmeden bazı şeylerin farkına varamıyoruz. Patron sınıfının gerçek yüzünü de, oy verdiğimiz AKP’nin gerçek yüzünü de bunları yaşayınca öğrendik. İşçilerin ayrı bir sınıf olduğunu ve birlik olunca neler yapabileceğimizi öğrendik. Bu direnişten öğrendiklerimizi artık hiçbir zaman unutmayız, bizim için artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz” diye konuştu.
Boş durmamak gerekir
Antep’te ve ülke genelinde işçilerin sorunlarının, karşı karşıya oldukları saldırıların ve Ünaldı Direnişi’nin de konuşulduğu toplantıda EMEP MYK Üyesi Ercüment Akdeniz de, Adana ve Mersin’deki işyerlerinde yaşanan saldırı ve grevlerden örnekler verdi. Numaş işçilerin kazanmak için hiç boş durmaması gerektiğini söyleyen Akdeniz, MENSA’da sendika yöneticisi ve temsilcilerinin işten atıldığını hatırlatan “Gördüğünüz gibi sendikalı olunca da sorunlar bitmiş olmuyor. Patronlar her zaman, her yerde saldırıyor ve bir dayanışma içinde bir sınıf olarak hareket ediyorlar. Numaş işçilerinin de ‘Artık iş mahkemede ve biz de birliğiz’ demesi yetmez. Zor durumda olan işçiler için dayanışma kampanyaları örgütlememiz, bütün işçilere, fabrika önlerine ve sendikalara giderek mücadelemizi anlatmamız ve destek istememiz gerekir. Kazanmak için diğer fabrikalardaki işçilerle birliğimizi sürekli güçlendirmemiz zorunlu” diye konuştu.
Asgari ücret mektubu
Toplantıda, Başpınar işçileri adına Başbakan’a gönderilmek üzere hazırlanan “Asgari ücret 700 YTL olsun” başlıklı mektup da okunarak işçiler tarafından imzalandı. Numaş işçileri ayrıca mektup örneklerinden yanlarına alarak işçilere ulaştırmak ve imza toplamak için görev aldılar.


Başa dön


AB, işçi sınıfına yarar getirmez
Birlik ve Dayanışma Hareketi’nin düzenlediği, “Avrupa Birliği (AB), Neo-Liberalizm ve İşçi Sınıfı” başlıklı konferans önceki gün yapılan sunumların ardından sona erdi. Konferansın son gününde AB sürecinde Türkiye’de emek hareketi, sendikaların AB’ye yaklaşımı ve gençlik hareketlerinin AB’ye bakışı konuları tartışıldı.
Yard. Doç. Dr. Özgür Müftüoğlu “Yeni liberal politikaları meşrulaştırma aracı olarak AB” başlıklı sunumunda, AB’yi tartışanların konuyu tam olarak anlayamadığını söyledi. Özellikle sendikaların ve emek hareketinin büyük bir bölümünün AB’ye üyeliği desteklediğini, projelerin içinde yer aldığını kaydeden Müftüoğlu, AB’nin çalışma yaşamına olumlu bir katkı sunmayacağının görülmesi gerektiğini kaydetti. AB’yi savunanların Kopenhag Kriterleri’ni öne sürmelerinin de bir yanılgı olduğunu dile getiren Müftüoğlu, bu kiriterlerin amacının serbest piyasa ekonomisinin devamını sağlamak olduğunu ifade etti. Müftüoğlu, “Amaç bu olunca; insan hakları, demokrasi ve özgürlük beklenmemeli” diye konuştu. Katılım Ortaklığı Belgesi ve İlerleme Raporlarında, Kamu Yönetimi Temel Kanunu, GSS, özelleştirmeler, IMF ve Dünya Bankası gibi konularda attığı adımların desteklendiğini hatırlatan Müftüoğlu, bunlara karşı eylemler gerçekleştiren sendikaların, AB’yi desteklemesinin açıklanması gerektiğini belirtti.
‘Sosyal Avrupa’
Corus Yasan’da anlaşma sağlandı
Birleşik Metal-İş’in Corus Yasan Fabrikası’nda başlattığı grev anlaşma sağlanması üzerine sona erdi. Buna göre ücretlere ortalama yüzde 16 zam yapılırken, sosyal haklara ise yüzde 25-45 arası artış yapıldı. Toplusözleşme iki yıl geçerli sayılacak. Ücretlere ayrıca; ikinci altı ay için yüzde 5, üçüncü ve dördüncü altı aylık dönemler içinse enflasyon oranında zam yapılacak. Birleşik Metal-İş Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, Corus Yasan işçilerinin, birlik mücadele ve dayanışmanın sonunda başarının geleceğini gösterdiği kaydedildi.
Patlamada ölenler anıldı
Kırıkkale’de, Makine Kimya Endüstrisi (MKE) Kurumu Mühimmat Fabrikasında, 3 Temmuz 1997’de meydana gelen yangın ve patlamada hayatını kaybeden 4 kişi için anma töreni düzenlendi. Çelik-İş Kırıkkale Şubesi yöneticileri, patlamada yaşamını yitirenler anısına Atatürk Parkı’ndaki Patlama Anıtı’na çelenk bıraktılar. Şube Başkanı Yusuf Kenan Torun, bu tür olayların bir daha yaşanmamasını dilediklerini belirtti. Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Ergin Ersan da o günü hiç unutmadıklarını söyledi.
Açlık grevi sona erdi
Limter-İş Genel Başkanı Cem Dinç ve Eğitim Uzmanı Kamber Saygılı’nın serbest bırakılması talebiyle 13 gündür sürdürülen açlık grevi sona erdi. “Tutuklu sendikacılara özgürlük” kampanyası çerçevesinde afiş ve bildiriler dağıtıldı ve sendikacıların serbest bırakılması için imza toplandı. Şimdiye kadar sürdürdükleri çalışmaların tersane patronlarını rahatsız ettiğini dile getiren Sendika Örgütlenme Uzmanı Levent Akkar, Dinç ve Saygılı’nın bu çalışmaların önünün kesilmesi için tutuklandığını söyledi. Akkar, dayanışma çağrısı yaparak, 20 Temmuz’da görülecek druşmaya katılım çağrısı yaptı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net