Elmadağ TKK Yönetim Kurulu üyesi çiftçi Cengiz Eser ise kooperatifin Ziraat Bankası ve Bölge Birliği’ne 1800 YTL (1 trilyon 800 milyar lira) borcu olduğunu kaydetti. Borcun kapatılması için sadece binanın satılması yönteminin tartışıldığını belirten Eser, sorunun hükümetten kaynaklandığını belirterek, “Hükümet karşılamadı. Başka kim karşılayacak? Satmayalım bize yardımcı olun, 1000 ton mazot verin satalım dedik; vermiyorlar. Siz satış istemezsiniz Ziraat ya da Bölge Birliği satar dediler” diye konuştu.
Elmadağ TKK Yönetim Kurulu üyesi Şenol Küçükkurt da satışı kendilerinin istemediğini, Bölge Birliği’nin istediğini belirtti. Baskı gördüklerini dile getiren Küçükkurt, 7 yönetim kurulu üyesinin 7’sinin de karşı olmasına rağmen mecbur kaldıklarını söyledi. Küçükkurt, “Çiftçi parası olsa götürür borcunu yatırır. Aç karnımızı doyuramıyoruz, traktörlerimize mazot alıp yürütemeyecek duruma geldik. Sorumlu hükümet. Tüccarlara bizi boğduruyorlar” diye konuştu.
‘Çiftçinin emeğine el konuluyor’
Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Gökhan Günaydın da 2001 krizi patladığı zaman tarım kredi faizlerine uygulanan sübvansiyonun ortadan kaldırıldığını, üreticinin piyasa faiz oranlarının üzerinde faiz ödediğini anlattı. 2004-05’te bütün tarımsal çıktı fiyatlarının ortalama yüzde 25 oranında düştüğüne dikkat çeken Günaydın, “Pamuk 900 bin liraya maledilirken 450 bin liraya piyasada satılamadı. Buğdaya hükümet 350 bin fiyat açıklamasına rağmen 250 bin liraya buğday satıldı. Mısır kuş gribi nedeniyle 330 bin lira açıklanmasına rağmen 200 bin liraya satıldı. Süt üreticinin elinden sudan ucuza alınıyor, kirazın durumu belli. Türk çiftçisi mazota, AB’deki çiftçinin iki katı fiyat ödemekte” diye konuştu. Üreticinin gelir olanaklarından yoksun bırakıldığını belirten Günaydın, “DGD’yi geciktirdiğinizde üreticiye, kusura bakma al bu da faizi demiyorsunuz ama üretici borcunu geciktirdiğinde faizini ver diyorsunuz. Bu iktisadi anlamda artık değere el koyma mekanizmasıdır” dedi.
Çiftçiler öfkeli
Yenimahalle’den İbrahim Özgen:
Hükümet borçları affetti diye satılacakmış bina. Satışa karşıyız, kooperatif binası merkezi yerde, öldüm pahasına gidiyor. Banka yardım etmiyor diyorlar, bu bizim hatamız mı? Affeden hükümetin hatası. Bu hükümet, mahsule para vermiyor, taban fiyat vermiyor. Hasat bittikten sonra hükümet fiyat veriyor olur mu bu?
Edge Köyü’nden Ali İhsan Asaletli:
Çiftçi örgütlenmeli. Çiftçiler bir araya gelerek, sattırmamak için direnmeli. O zaman satılacağına inanmıyorum. Kooperatifler ne emeklerle kuruldu ama satışa gelince basit. Bir özelleştirmedir tutturuldu bu ülkede. Adam buğday ektirmek istemiyor. Ülkenin yüzde 40’ı tarımla uğraşıyor, buğdaya kota getiriyorsun.
Edge Köyü’nden Hilmi Pehlivan:
120 ton buğday götürdüm, 50 tondan fazlasını almıyorlar. Fazlasını ne yapacağız? Kızılırmak’a mı dökeceğiz? Fazlasını değirmenlere öldüm pahasına veriyoruz. Köylüyü hakir görüyor, tefecinin eline bırakıyorlar.
Edge Köyü Muhtarı Veli Asaletli:
Köyümüz Elmadağ’a en yakın ama en gelişmemiş köy. Tarım krediden kota getirdiler, mazotu gübreyi kısıtlı veriyorlar. O bina da vatandaşın parasıyla alınmış bir yer. Herkes karşı. Satış kararı kimseye danışılmamış, genel müdürlük satılmasını istiyormuş. Satılmasını değil olanakların devam etmesini isteriz.
Başa dön