www.evrensel.net   | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler   | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



‘Göçmen çocuk avı sona ersin’
Fransa İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy’nin hazırladığı ve Ulusal Meclis ile Senato tarafından kabul edilen yeni “Göç Yasası”, bir taraftan ülkeye kalifiye işgücünün getirilmesinin önünü açarken, diğer taraftan göçmenler için yaşam koşullarını zorlaştırıyor.

Esir er için son şans
Filistinli gerillalar, İsrail’e, taleplerinin yerine getirilmesi için bu sabaha kadar süre tanıdı. Hamas’a bağlı grupların son bildirisinde, Filistinli mahkûmların serbest bırakılması talebi yinelendi, aksi halde ‘İsrail bunun sonuçlarına katlanır’ uyarısı yapıldı.

Meksika’da seçimlerin galibi belirsiz
Meksika’da pazar günü yapılan ve Latin Amerika’nın tamamı açısından kritik bir önemi bulunan devlet başkanlığı seçimindeki halkçı aday Andres Manuel Lopez Obrador ile sağcı rakibi Felipe Calderon’un, yarışı başabaş götürdükleri açıklandı.


‘Göçmen çocuk avı sona ersin’
Fransa İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy’nin hazırladığı ve Ulusal Meclis ile Senato tarafından kabul edilen yeni “Göç Yasası”, bir taraftan ülkeye kalifiye işgücünün getirilmesinin önünü açarken, diğer taraftan göçmenler için yaşam koşullarını zorlaştırıyor.
Yasa, özellikle okulların tatile girmesiyle birlikte, “illegal” durumdaki göçmenlerin çocuklarıyla birlikte sınırdışı edilmesini öngörüyor. Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte ülke genelinde yaz tatili boyunca “illegal göçmen çocuk avı” başlayacak.
50 bin kişi yürüdü
Yeni Göç Yasası’na tepki gösteren göçmen örgütleri ve muhalif güçler tarafından bir süredir açılan ‘sivil itaatsizlik’ kampanyası çerçevesinde cumartesi günü Paris’te gerçekleştirilen eyleme 50 binden fazla emekçi katıldı. Eyleme katılan emekçiler, ‘çocuk avı’nın derhal durdurulmasını ve illegal sığınmacılara kalıcı oturum hakkı verilmesini talep etti.
Yürüyüşe Fransa Sosyalist Partisi’nden (PS) Laurent Fabius, Martine Aubry, Devrimci Komünist Liga’dan Olivier Besancenot, Irkçılık Karşıtı ve Halklar Arasında Dostluk Hareketi’nden Mouloud Aounit ve Fransız Komünist Partisi’nden (PCF) Patrick Braouezec katıldı.
Gösteride bir konuşma yapan Laurent Fabius, “çocukların sınırdışı edilmesi ve kaçak durumdaki insanların durumu yaklaşmakta olan başkanlık seçimlerinin merkezinde olacak” dedi.
Eylem sırasında, göçmen gençler “Fransa’yı biz özgürleştirdik” yazılı bir afiş taşıdı. Gençler Bakan Sarkozy’ye karşı pankart ve dövizler taşırken, “Kovulması gerekenler göçmenler, kâğıtsızlar değil, Sarkozy ve onun kokuşmuş yasasıdır” şeklinde slogan attılar.
25 bin kişi sınırdışı edilecek
İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy, çarşamba gecesi France-3 kanalına verdiği demeçte, valiliklere tek tek durumların incelenmesi için iki ay daha süre tanıdığını açıklamıştı. 2005 yılında sınırdışı edilen 20 bin kişinin ardından Sarkozy, bu rakamı bu yılın sonuna kadar 25 bine çıkarmayı amaçlıyor. Hükümet kaynaklarına göre Fransa’da 200 bin ile 400 bin arasında kaçak göçmen bulunuyor.
Nicolas Sarkozy 13 Haziran’da valiliklere bir genelge yollayarak okumakta olan kâğıtsız çocukların durumlarının, ‘Fransa’da doğmuş olmaları’ ya da ‘13 yaşından önce Fransa’ya gelmiş olmaları ve ailelerinin entegre olma konusunda inandırıcı bir yaklaşım göstermeleri’ gibi ön şartlar çerçevesinde yeniden gözden geçirilmesini istemişti.
İçişleri ve Sosyal İşler Müfettişlikleri’nin (IGAS ve IGA) yayımladığı bir rapora göre 2003 yılı sonu itibariyle 1998’den beri 18 bin ailenin (ya da 62 bin kişi) iltica talebi reddedildi. Bunların bir kısmına oturum izni verilmesine ve bir kısmının sınırdışı edilmesine rağmen çok sayıda ailenin hâlâ ülkede kaçak yaşadığı kaydedildi.
Koruyucu aile kampanyası
Sınır Tanımayan Eğitim Ağı (RESF) tarafından sınırdışılara karşı başlatılan “koruyucu aile kampanyası” da devam ediyor. Kampanya çerçevesinde pek çok Fransız ve oturumu olan göçmen ailenin, sınırdışı ile karşı karşıya olan aileleri koruma altına alması amaçlanıyor. Kampanya çerçevesinde toplam 70 bin kişi imza vererek “koruyucu aile” olmak istediğini bildirdi. Fransız basınında yer alan haberlere göre Sarkozy, ilk kitlesel sınırdışını 8 Temmuz günü gerçekleştirmeyi hedefliyor.


Başa dön


Esir er için son şans
Bir İsrailli askeri kaçıran Filistinli gerillalar, İsrail’e, taleplerinin yerine getirilmesi için bu sabaha kadar süre tanıdı. Hamas’ın askeri kanadı İslam Ordusu ve Halk Direniş Komiteleri tarafından “3 Numaralı Askeri Bildiri” başlığıyla yayımlanan bildiride, İsrail’e, Filistinli mahkûmları bu sabah Türkiye Saati İle 06.00’ya kadar serbest bırakması çağrısı yapıldı ve aksi takdirde “İsrail’in bunun sonuçlarına katlanacağı” uyarısında bulunuldu.
Bildiride, “Düşmanın bizim insani taleplerimizi kabul etmemesi halinde, davaya ‘kapandı’ gözüyle bakacağız” denildi.
Daha önce yayımlanan bildiride de, İsrailli asker Gilad Şalit’in özgürlüğüne karşılık, “1000 Filistinli, Arap ve Müslüman mahkûmun serbest bırakılması” istenmişti. İsrail hükümeti, talebi kabul etmemişti.
Hükümet yeraltında
Bu arada, Gazze Şeridi’nde hükümet binaları ve Hamas üyelerinin bürolarının vurulması ve Başbakan İsmail Haniye ile diğer bakanların da hedefte olduğunun açıklanması, Haniye dahil hükümetin bakanlarını yeraltına soktu. Başbakan Haniye ve bakanların nerede bulunduğunu kimse bilmiyor.
Bakanların, acil durumlarda ya da toplantılarda ancak aracılar ve telefonlar vasıtasıyla birbirleriyle temasta bulunduğu belirtiliyor.
İsrail’in en çok arananlar listesinin başında bulunan Hamas yöneticisi Muhammed Deyf, ise, El Cezire televizyonunun hazırladığı bir programa çıktı. 10 yıldır arananlar listesinin başında bulunan ve İsrail’in birkaç kez suikast girişiminde bulunduğu Deyf’in saldırılardan birinde ağır yaralandığı bildirilmişti. Ancak El Cezire’de, Deyf olarak tanıtılan kişide herhangi bir araz görülmediği belirtildi. Muhabirle yan yana yürürken görüntülendiği röportaj sırasında yüzü kapalı olan haki pantolon ve kareli gömlekli Deyf, Arap dünyasına, İsrail’in Batı Şeria’dan çekilmesi için çaba göstermesi çağrısında bulundu.
Televizyon sustu
Bu arada, Hamas’ın binalarına yönelik İsrail saldırıları, 3 ay kadar önce deneme yayınlarına başlayan Hamas’ın El Aksa televizyonunu da susturdu. Televizyon, 5 gün önce yayınlarını kesti. Hamas’a yakın El Aksa radyosu ise yayınlarını sürdürüyor.
Merkezi Londra’da bulunan El Hayat gazetesi, Filistin hükümetiyle İsrail arasında arabuluculuk yapan Mısır’dan bir heyetin, kaçırılan askerle görüştüğünü yazdı.
Gazetenin Filistinli kaynaklara dayanarak verdiği haberde, Mısırlı yetkililerin kaçırılan İsrail askeri Gilad Şalit ile tutulduğu Gazze’de Mısır arabuluculuğu çerçevesinde görüştüğü belirtildi.

Bombalar altında günlük yaşam
Gazzeliler, İsrail bombaları altında normal yaşamlarını olabildiğince sürdürmeye çalışıyor. Gazze’de iki bomba sesi arasında dakikalar değil sadece saniyeler sayılırken, çocuklar uçurtmalarını uçuruyor, mahalle aralarında, sokaklarda bisikletlerini sürüyor, dükkan önleri akşama doğru sıcaktan bunalan yaşlıların buluşma noktası haline geliyor.
Mutfak eşyaları sattığı 4 metrekarelik dükkanının önündeki küçük iskemlede oturan 78 yaşındaki Gazzeli Ebu Adnan Murteca, “İş yok. Bugün sadece 10 şekel kazanabildim. Bununla ne yaparsın ki” diyor. 10 çocuğu bulunan Murteca, Almanya’da doktorluk yapan bir oğlunun gönderdiği paralarla hayatlarını sürdürmeye çalıştıklarını söylüyor.
‘Barış istemiyorlar’
İsrail askerinin kaçırılmasıyla gelinen son durumla 1947’lerdeki durumu karşılaştıran Murteca, “O zaman bile üzerimizde bu kadar baskı yoktu. Bugün o günleri aratır halde” diyor. Askerin serbest bırakılmasının durumu düzeltmeye yarayıp yaramayacağı sorusuna “Hayır” cevabını veren Murteca, “Düşmanımız bizi istemiyor. Barış istemiyor. Hükümet gidecek, öyle gözüküyor. Ama bir işe yarayacak mı, bilmiyorum. İsraillerin asıl amacı bizi buradan atmak” diye konuşuyor.
Yaşlı Gazzeli, bombaların kendisi için bir şey fark ettirmediğini ifade ederken “Alnına ne yazılmışsa göz sonunda onu görür. Her yer bombalanıyor, ne yapalım? Burada doğdum, babam da, anam da burada doğdu, öldü, ben de burada öleceğim” diyor. Murteca’nın lise bitirme sınavlarından yeni çıkan torunu Emcet ise sınavlarının her şeye rağmen iyi geçtiğini söylüyor. Emcet, 7-24 Haziran arasındaki sınavlar sırasında önce ekonomik koşulların, sonra İsrail saldırılarının moralini bozduğunu belirterek,”Konsantrasyon bozukluğu yaşadım, yine de sonuçlardan umutluyum” dedi.
Normal yaşam çabası
Gazze’de 8 kişiye bakan ev hanımı Hiyam (64) ise durumu kısaca “Çok kötü” diye özetliyor. Yine de normal hayatlarını sürdürmeye çalıştıklarını söyleyen Hiyam, “Çocuklar bile iştahlarını kaybetti. Kimsenin canı bir şey yemek istemiyor, ama yine de yemek yapıyorum” diyor.
İsrail askerinin serbest bırakılmasıyla ilgili soruya, “O kadar bomba patlattılar, birçok yer yıkıldı. Ne elektrik kaldı, ne su. Bunun bir bedeli olması lazım” diye konuşuyor.
Ev hanımı, yol ve köprülerin tahrip edilmesi yüzünden Han Yunus’taki kardeşlerini görmeye gidemediğini, onların da kendisini görmeye gelemediğini ifade ediyor.
El Fetih’e bağlı El Aksa Şehitleri Tugayları’nın üst düzey yetkililerinden Ebu Hadi, kaçırılan İsrail askerinin serbest bırakılmasına karşılık isteklerinin çok da fazla olmadığı görüşünde. Hadi, “Çocuklar hapiste, hamile kadınlar çocuklarını orada doğuruyor. Bu esirleri başka nasıl çıkartacağız” diyor.
İsrail’in son operasyonunun Hamas ile El Fetih’in silahlı güçleri arasındaki çekişme ve çelişkileri bitirdiğini söyleyen Hadi’nin verdiği bilgilere göre, El Aksa Şehitleri, İzzeddin El Kassam ve Kudüs Tugayları, Halk Direniş Komitesi, Filistin Halk Cephesi ve Filistin Demokratik Cephesi, hep birlikte “Direniş Komitesi” oluşturdu.


Başa dön


Meksika’da seçimlerin galibi belirsiz
Meksika’da pazar günü yapılan ve Latin Amerika’nın tamamı açısından kritik bir önemi bulunan devlet başkanlığı seçimindeki halkçı aday Andres Manuel Lopez Obrador ile sağcı rakibi Felipe Calderon’un, yarışı başabaş götürdükleri açıklandı.
Yetkililer, iki adayın da hemen hemen aynı oranlarda oy aldığını, kesin sonuçların yarın netlik kazanacağını söyledi. Bu durum, oy sayımında hile ve yolsuzluk yapılabileceği endişelerini arttırdı.
Zafer ilan ettiler
Yetkililerin bu açıklamasına rağmen, ABD yanlısı sağcı Ulusal Hareket Partisi’nin (PAN) Genel Başkanı Felipe Calderon ile Hugo Chavez’e yakınlığıyla bilinen başkent Mexico City Belediye Başkanı ve Demokratik Devrim Partisi’nin (PRD) lideri Andres Manuel Lopez Obrador, ayrı ayrı galibiyetlerini ilan ettiler.
Seçimlere “Herkesin İyiliği İçin” ittifakıyla katılan halkçı aday Obrador, seçimin galibinin geç açıklanmasına ilişkin kararı saygıyla karşıladığını, ancak halkın, galibin PRD olduğunu bilmesi gerektiğini söyledi. Obrador, “Elde ettiğimiz bilgilere göre, biz kazandık. Sonuçlara saygı göstermeli” dedi.
Felipe Calderon ise, Obrador’dan kısa bir süre sonra yaptığı açıklamada, ilk sonuçlara göre kendilerinin önde olduğunu söyledi.
PRI ve PAN’e ceza!
Seçim krizi, ulusal ve uluslararası medyada da geniş yer buldu. Kimi kaynaklar, sağcı lider Calderon’un yüzde 5’lik oy oranı farkıyla Obrador karşısında zaferini ilan ettiğini bildirirken, kimileri ise Obrador’un ülkedeki 16 eyalette Calderon’u geride bıraktığını ve yüzde 1.4 farkla devlet başkanlığına oturduğunu bildirdi.
Yine resmi olmayan açıklamalara göre, iki “kritik” seçim bölgesi Oaxaca ve başkent Mexico City’de, Obrador açık ara farkla yarışı önde tamamladı.
ABD’de eyalet krizi
ABD’nin New Jersey eyaleti yönetiminin, faaliyetlerini durdurduğu bildirildi. Eyalet Başkanı Jon Corzine’nin Eyalet Yasama Meclisi ile yaşadığı bütçe tartışmasının ardından aldığı bu karar, 45 bin kamu emekçisinin maaşları dahi verilmeden kapı önüne koyulması anlamına geliyor. Eyalette hafta sonu alınan ani kararla yol yapımı çalışmaları da kesildi. Kamunun yararlandığı parkların ve plajların da kapatıldığı belirtilirken tarihi mekanların da kapanması gündemde. Vergilerin ardından eyaletin en büyük gelir kaynağı olan piyango da artık yapılmayacak. Biletlerin satışlarının durdurulduğu kaydedilirken at yarışlarının yapılmasına devam edilecek. Kararı değerlendiren Corzine, “Bu bana zevk, tatmin ya da hükmetme gücü vermiyor, yapmaya zorlandığım şeyi yapıyorum. Hükümetimizinden haklı olarak görmeyi bekledikleri ilgiyi göremeyenler olacak. Bundan hoşlanmıyorum. Yapabileceğimin en iyisini yapacağım” dedi. New Jersey Eyalet Başkanı ve Yasama Meclisi’nin üyelerinin çoğu Demokrat Partili. Ancak bu onların cuma günü sona eren mali yılı bütçesi üzerinde anlaşamamalarını engellemedi. Corzine, vergi oranlarının yüzde 6’dan yüzde 7’ye çıkarmak istiyor ancak muhalifler bu artışın gereksiz olduğunda ısrar ediyor.
İnsanlık düşmanları!
Irak’ta bir genç kıza tecavüz edip, ailesinin diğer üç üyesiyle birlikte öldüren 5 ABD işgal askerinin gerçekleştirdiği katliamın ayrıntıları gün ışığına çıktı. Washington Post’un haberine göre, ABD’li askerlerin, Abir Kasım Hamza adlı Mahmudiye’de yaşayan genç kızın, uzun süredir peşinde oldukları öğrenildi. Washington Post gazetesine konuşan Abir Hamza’nın komşusu Ömer Canabi, “Abir, kasaba meydanındaki kontrol noktasında günaşırı karşılaştığı ABD askerlerin, kendisine kötü birşeyler yapacağını hissetmişti. Hatta bunu annesine söylemiş ve o da kızını bize emanet etmişti. Tecavüz olayından birkaç gün önce Abir’in annesi Fikriye, geceyi bizde geçirmesini istemişti” dedi. “Abir, genç ve güzel bir kızdı” diyen Canabi, “O gece Abir bizde kaldı ve ben, annesini sakinleştirmeye çalıştım. Abir’e tecavüz ettikleri günün sabahında, Abir ailesiyle birlikte olmak istediğini söyledi. Sanki olacakları biliyor gibiydi ve ailesine zarar gelmesindense, adeta kendisini feda eden bir tavrı vardı” ifadelerini kullandı. Hamza ailesinin ismini vermek istemeyen bir bakşa komşusu ise, “Abir, eve döndükten kısa bir süre sonra işgal askerleri eve girmiş. Abir’i diğer odaya alan askerler, annesi, babası ve küçük kızkardeşini bir de kelepçelemişler. Ve gece geç saatlerde, Abir’in feryatları babasınınkilere karışmış” diye konuştu. Tecavüzcü ABD’li askerlerin, Abir’i kirlettikten sonra, genç kızı yaktığını ve ailesinin 3 üyesini de kurşuna dizdiklerini belirten Ömer Canabi, “Olay uzun süre gizlenmek istendi. Irak polisinin soruşturmaya karışmasına engel olundu. Fakat, hastane yetkilileri olay hakkında, Mahmudiye Belediye Başkanı bilgilendirince, soruşturma açılması gündeme geldi” dedi. Canabi ayrıca, “Eve girdiğimde, Abir’i gördüm. Saçları ve baş ucundaki yastığı yanmıştı. Elbisesi boynuna kadar çekilmiş ve kana bulanmıştı. Onu görür görmez, tecavüze uğradığını anladım” dedi. “Olay her ne kadar iğrenç olsa da, korkum şaşkınlığımı bastırdı” diyen Canabi, “Abir’in annesi, kızının hayatından endişe etmekle haklıydı. Fakat, yaşananlara engel olamadık” diye konuştu. Tecavüzcü askerlerin kimliğini açıklamayan ABD ordusu, soruşturmanın ‘sürdüğünü’ açıkladı.
‘Ordu saldırı istemiyor’
ABD’de yayımlanan The New Yorker dergisinin ünlü muhabiri Seymour Hersh, ABD ordusunun, İran’a düzenlenebilecek hava saldırılarına karşı çıktığını ve saldırıların sakıncalarını Bush yönetimine ilettiğini yazdı. Pulitzer ödüllü muhabir Hersh, derginin dün piyasaya sürülen son sayısında yer alan makalesinde ordunun, hava saldırılarının İran’ın nükleer programını yok edemeyeceği yönünde Bush yönetimine görüş bildirdiğini kaydetti. Hersh’e göre ABD’li komutanlar, İran’a saldırılması durumunda bunun, ABD için ağır ekonomik, siyasi ve askeri sonuçlara yol açabileceği uyarısında da bulundu. Makalede, ordunun İ-ran’a saldırılmasına karşı çıkmasında rol oynayan unsurlar arasında, ABD ve Avrupalı istihbarat kuruluşlarının, İran’ın nükleer silah üretmekte olduğuna ilişkin kanıt bulamamasının, olası nükleer tesislerin ülkenin çok değişik bölgelerine yayılmış olmasının ve sonuç almanın önündeki zorlukların gösterildiği belirtildi. Hersh’e konuşan, askeri bir yetkili, Savunma Bakanı Donald Rumsfeld ve yardımcılarını, İran’ın kabiliyetlerini göz ardı etmekle ve sorunun çözümünü hava saldırılarıyla “ucuza kapatmaya çalışmakla” suçladı. Gözlemciler, İran’ın nükleer durumuna ilişkin diplomatik çözüm çabalarının başarısızlığa uğraması durumunda saldırıların gündeme gelebileceği yorumunda bulunuyor.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net