ABD’de eyalet krizi
ABD’nin New Jersey eyaleti yönetiminin, faaliyetlerini durdurduğu bildirildi. Eyalet Başkanı Jon Corzine’nin Eyalet Yasama Meclisi ile yaşadığı bütçe tartışmasının ardından aldığı bu karar, 45 bin kamu emekçisinin maaşları dahi verilmeden kapı önüne koyulması anlamına geliyor. Eyalette hafta sonu alınan ani kararla yol yapımı çalışmaları da kesildi. Kamunun yararlandığı parkların ve plajların da kapatıldığı belirtilirken tarihi mekanların da kapanması gündemde. Vergilerin ardından eyaletin en büyük gelir kaynağı olan piyango da artık yapılmayacak. Biletlerin satışlarının durdurulduğu kaydedilirken at yarışlarının yapılmasına devam edilecek. Kararı değerlendiren Corzine, “Bu bana zevk, tatmin ya da hükmetme gücü vermiyor, yapmaya zorlandığım şeyi yapıyorum. Hükümetimizinden haklı olarak görmeyi bekledikleri ilgiyi göremeyenler olacak. Bundan hoşlanmıyorum. Yapabileceğimin en iyisini yapacağım” dedi. New Jersey Eyalet Başkanı ve Yasama Meclisi’nin üyelerinin çoğu Demokrat Partili. Ancak bu onların cuma günü sona eren mali yılı bütçesi üzerinde anlaşamamalarını engellemedi. Corzine, vergi oranlarının yüzde 6’dan yüzde 7’ye çıkarmak istiyor ancak muhalifler bu artışın gereksiz olduğunda ısrar ediyor.
İnsanlık düşmanları!
Irak’ta bir genç kıza tecavüz edip, ailesinin diğer üç üyesiyle birlikte öldüren 5 ABD işgal askerinin gerçekleştirdiği katliamın ayrıntıları gün ışığına çıktı. Washington Post’un haberine göre, ABD’li askerlerin, Abir Kasım Hamza adlı Mahmudiye’de yaşayan genç kızın, uzun süredir peşinde oldukları öğrenildi. Washington Post gazetesine konuşan Abir Hamza’nın komşusu Ömer Canabi, “Abir, kasaba meydanındaki kontrol noktasında günaşırı karşılaştığı ABD askerlerin, kendisine kötü birşeyler yapacağını hissetmişti. Hatta bunu annesine söylemiş ve o da kızını bize emanet etmişti. Tecavüz olayından birkaç gün önce Abir’in annesi Fikriye, geceyi bizde geçirmesini istemişti” dedi. “Abir, genç ve güzel bir kızdı” diyen Canabi, “O gece Abir bizde kaldı ve ben, annesini sakinleştirmeye çalıştım. Abir’e tecavüz ettikleri günün sabahında, Abir ailesiyle birlikte olmak istediğini söyledi. Sanki olacakları biliyor gibiydi ve ailesine zarar gelmesindense, adeta kendisini feda eden bir tavrı vardı” ifadelerini kullandı. Hamza ailesinin ismini vermek istemeyen bir bakşa komşusu ise, “Abir, eve döndükten kısa bir süre sonra işgal askerleri eve girmiş. Abir’i diğer odaya alan askerler, annesi, babası ve küçük kızkardeşini bir de kelepçelemişler. Ve gece geç saatlerde, Abir’in feryatları babasınınkilere karışmış” diye konuştu. Tecavüzcü ABD’li askerlerin, Abir’i kirlettikten sonra, genç kızı yaktığını ve ailesinin 3 üyesini de kurşuna dizdiklerini belirten Ömer Canabi, “Olay uzun süre gizlenmek istendi. Irak polisinin soruşturmaya karışmasına engel olundu. Fakat, hastane yetkilileri olay hakkında, Mahmudiye Belediye Başkanı bilgilendirince, soruşturma açılması gündeme geldi” dedi. Canabi ayrıca, “Eve girdiğimde, Abir’i gördüm. Saçları ve baş ucundaki yastığı yanmıştı. Elbisesi boynuna kadar çekilmiş ve kana bulanmıştı. Onu görür görmez, tecavüze uğradığını anladım” dedi. “Olay her ne kadar iğrenç olsa da, korkum şaşkınlığımı bastırdı” diyen Canabi, “Abir’in annesi, kızının hayatından endişe etmekle haklıydı. Fakat, yaşananlara engel olamadık” diye konuştu. Tecavüzcü askerlerin kimliğini açıklamayan ABD ordusu, soruşturmanın ‘sürdüğünü’ açıkladı.
‘Ordu saldırı istemiyor’
ABD’de yayımlanan The New Yorker dergisinin ünlü muhabiri Seymour Hersh, ABD ordusunun, İran’a düzenlenebilecek hava saldırılarına karşı çıktığını ve saldırıların sakıncalarını Bush yönetimine ilettiğini yazdı. Pulitzer ödüllü muhabir Hersh, derginin dün piyasaya sürülen son sayısında yer alan makalesinde ordunun, hava saldırılarının İran’ın nükleer programını yok edemeyeceği yönünde Bush yönetimine görüş bildirdiğini kaydetti. Hersh’e göre ABD’li komutanlar, İran’a saldırılması durumunda bunun, ABD için ağır ekonomik, siyasi ve askeri sonuçlara yol açabileceği uyarısında da bulundu. Makalede, ordunun İ-ran’a saldırılmasına karşı çıkmasında rol oynayan unsurlar arasında, ABD ve Avrupalı istihbarat kuruluşlarının, İran’ın nükleer silah üretmekte olduğuna ilişkin kanıt bulamamasının, olası nükleer tesislerin ülkenin çok değişik bölgelerine yayılmış olmasının ve sonuç almanın önündeki zorlukların gösterildiği belirtildi. Hersh’e konuşan, askeri bir yetkili, Savunma Bakanı Donald Rumsfeld ve yardımcılarını, İran’ın kabiliyetlerini göz ardı etmekle ve sorunun çözümünü hava saldırılarıyla “ucuza kapatmaya çalışmakla” suçladı. Gözlemciler, İran’ın nükleer durumuna ilişkin diplomatik çözüm çabalarının başarısızlığa uğraması durumunda saldırıların gündeme gelebileceği yorumunda bulunuyor.
|