www.evrensel.net   | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler   | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Filistin’in feryadı
‘5. Glokal Forum Medeniyetler Buluşması’nda, Filistinli Temsilci Raja Al-Tahar, ülkelerindeki işgale dikkat çekerek, medeniyetlerin buluşamadığını ifade etti. kendilerinden siparişle seçim sonucu istendiğini belirten Al-Tahar, bunun dünyanın hiçbir yerinde görülmediğini söyledi.

‘AB, kişiliksiz bir işçi sınıfı istiyor’
Birlik ve Dayanışma Hareketi’nin düzenlediği “AB, Neo-Liberalizm ve İşçi Sınıfı” başlıklı konferans, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde yapıldı.

Sezer’e “TMY’yi veto et” mektubu
Sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler, Terörle Mücadele Yasası’nı protesto ederek, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e TMY’yi veto etmesi talebi ile mektup gönderdi.


Filistin’in feryadı
Başbakan Erdoğan’ın “doğu ile batı buluşsun” mesajları eşliğinde açılan Medeniyetler Buluşması’nın ikinci gününde Filistinli Temsilci Raja Al-Tahar, “Bombalar altında yok olan medeniyetlerine” dikkat çekti. Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından, 400 yabancı konuğun katılımıyla düzenlenen “5. Glokal Forum Medeniyetler Buluşması’’nın “Kent Diplomasisi Yoluyla Medeniyet Köprüsü” konulu oturumunda, Filistin, İsrail, Rusya, İtalya, Irak ve Pakistan’dan yerel yönetim temsilcileri konuştu.
Filistin halkı cezalandırılıyor
Nablus belediye başkanını temsilen konuşan Filistinli Raja Al-Tahar, İsrailli belediye başkanları ile fiziksel yakınlığa rağmen görüşemediklerini vurgulayarak, bunun da medeniyetler buluşmasının durumunu gösterdiğini belirtti. Tahar, Nablus belediye başkanının gelememesinin üzüntü verici olduğunu belirterek Filistin’de 30 yıl aradan sonra seçimlerin yapıldığını, Filistinlilerden seçim istendiğini ama şimdi seçim sonuçlarının kabul edilmediğini belirtti. Kendilerinden siparişle seçim sonucu istendiğini belirten Tahar, bunun dünyanın hiçbir yerinde görülmediğini, seçim sonuçlarının kabul edilmesi gerektiğini ifade etti.
Tahar seçimlerin şeffaf olduğunun bilindiğini belirterek;”Dünya Filistinden ne tür demokrasi bekliyor. Seçim sonuçlarına bile saygı olmayınca, demokratik olmak için ne yapmalılar” diye sordu. “Filistine zaman verilmesi gerekir” diyen Tahar, 4 aydır 145 bin çalışanın maaş alamadığını bu insanların aileleri de hesaba katıldığında 750 bin kişinin uzun süredir çok zor koşullarda hayatlarını sürdürmeye çalıştığını ifade etti. Filistin halkının ve Nablus şehrinin seçimlerde oy kullandıkları için cezalandırıldığını belirten Tahar, konuşmasının sonunda İsrail’den gelen belediye başkanına Nablus kentinin anahtarını verdi.
Al-Tahar, konuşmasının ardından, “Filistin’deki durumla” ilgili sorumuza, Filistinde belediye hizmetleri vermenin koşullardan ötürü neredeyse imkansız durumda olduğunu, Arap dünyasınınhiçbir yardım eli uzatmadığını aktararak yanıt verdi. İsrailli katılımcı Rishon Le Zion Belediye Başkanı Meir Nitzan ise Filistin ve İsrail’de seçimler olduğunu bu seçimler sonunda İsrail’de Kadima’nın yönetime geldiğini aktaran Filistin’deki seçimlerde Hamas’ın kazanmasının şimdiye kadar yapılan barış anlaşmalarının reddi anlamına geldiğini iddia etti. Nitzan kendisine Nablus kentinin temsili anahtarı verilirken Al-Tahar’a “Ben de size kalbimi veriyorum” dedi.
Moskova’da kardeşlik vardı!
Rusya’dan katılan Moskova Belediye Başkan Yardımcısı Valerji Yurievich Vinogradov, 3’ncü binyıldaki küreselleşme yorumlarının farklı şekillerde yapıldığını belirterek bunun tek kutuplu ve tek bir gücün hakimiyeti olduğundan kabul edilemez olacağını belirtti. Bunun hatalı ve yozlaştırıcı olduğunu söyleyen Vinogradov, Moskova’nın farklı kültürlerden, dinlerden ve uluslardan insanların yaşadığı bir şehir olduğunu ama insanların yıllarca bir arada kardeşçe yaşadığını aktardı. Bağdat yönetimini temsilen katılan Qasım N.Dhamen ABD işgalinin yarattığı yıkımdan bahsetmezken uygarlıklar arasındaki diyalogu desteklediklerini, bundan önceki diktatörlük rejiminin ülkelerini yıkıma uğrattı uğrattığını iddia etti.
Dünya genelinde yaptıkları araştırmalardan sonuçlar aktaran Gallup Organizasyon Temsilcisi Warren Wright ise medeniyetlerin birbirine teknolojik yollarla yaklaştığını ama dil ve kimlikle uzaklaştıkları şeklinde verilere ulaştıklarını belirtti. 140 ülkede araştırmalar yaptıklarını belirten Wright Müslüman ülkelerde batıya ilişkin sorulan sorularda öncelikli olarak batıdan ‘İslam dinine saygı’ beklendiği ve sonra da batının ‘istihdam’ anlamına geldiği yönünde yanıtlar verildiğini aktardı. ABD’de, “Müslüman dünyası ile ilgili neyi beğeniyorsunuz?” sorusuna verilen yanıtlarda ilk sırayı ‘hiçbir şey’ yanıtı alırken ikinci sırada ‘bilmiyorum’ yanıtı geldiğini aktaran Wright bunun medeniyetler buluşması için çok olumsuz bir durum olduğunu söyledi.


Başa dön


‘AB, kişiliksiz bir işçi sınıfı istiyor’
Birlik ve Dayanışma Hareketi’nin düzenlediği “AB, Neo-Liberalizm ve İşçi Sınıfı” başlıklı konferans, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde yapıldı.
Birinci oturumun ilk konuşmacısı olan Prof. Dr. İzzettin Önder, “Avrupa Birliği ve Türkiye İlişkileri” başlıklı sunumunda, AB’nin de ABD gibi uluslararası sermaye odaklarından biri olduğunu vurguladı. Önder, şu anda dünyada bir paylaşım savaşı sürdüğüne dikkat çekerek, Türkiye’nin bu birliğe üye olup olmamasının da bu sürecin bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “Türkiye Solu ve AB” başlıklı sunum gerçekleştiren Prof. Dr. Mehmet Türkay, solun eğer kapitalizm diye bir sorunu varsa, AB’nin nasıl bir inşa sürecinden geçtiğini iyi tanımlaması gerektiğini belirtti. AB’yi savunmak için “Emeğin Avrupası’nı” savunmanın yanlış olduğunu belirten Türkay, solun enternasyonalist dayanışmasının zaten var olduğunu, Emeğin Avrupası fikrinin bunu zedeleyen bir tartışma olduğunu dile getirdi. Yard. Doç. İsmail Kaplan, AB ile Türkiye arasında imzalanan müzakere metninin neler içerdiğini anlatarak, “Türkiye günün birinde üye olsa bile bu; ikinci sınıf bile değil, üçüncü sınıf bir üyelik olacaktır” dedi.
‘Tavizler verildi’
Birleşik Metal-İş Sendikası Uluslararası İlişkiler Uzmanı Gaye Yılmaz, “AB ve Sendikalar” konulu sunumunda, Avrupa’daki sendikaların sosyal diyaloğu benimsediğini kaydederek, sosyal diyaloğun bir tür alışveriş olduğunu, sendikaların bu yöntemle elde ettiği küçük bir kazanım için bir çok taviz verdiğini ifade etti. Yılmaz, sendikaların AB ile kurdukları fon ilişkisinin de onları taviz vermeye zorladığını anlattı.
“AB ve Sendikal Hareketin Durumu” başlıklı sunumu yapan Tekstil İşçileri Sendikası Eğitim Daire Müdürü Asalettin Aslanoğlu, Türkiye’de konfedarasyon ve sendikaların AB konusunda farklı görüşlere sahip olduğunu dile getirdi. Aslanoğlu, sendikalarda uzmanların değişmesiyle, o sendikanın AB’ye tutumunun da değiştiğini ifade etti.
AB’nin kapitalist bir toplum olduğunu ve buna uygun toplum ve işçi sınıfı yaratmak istediğini söyleyerek sunumuna başlayan Prof. Dr. Yüksel Akkaya, çalışma sürelerini artırmak isteyen, sendikaları ve sınıf mücadelesini yok etmek isteyen bir birliğin, işçi sınıfına hiçbir faydasının olmayacağını dile getirdi. “AB, işçi sınıfı ve sosyal güvenlik” konusunu anlatan Akkaya, AB’nin kendine güvenini yitirmiş, kimliksiz ve kişiliksiz bir işçi sınıfı yaratmak istediğini belirterek, sendikaların bugünkü konumuyla buna hizmet eder duruma geldiklerini söyledi.
Dördüncü oturumda Pazartesi Dergisi’nden Handan Koç, AB’ye uyum yasaları adı altında kadına yönelik ayrımcılığı ortadan kaldırmaya yönelik yasaların meclisten geçtiğini ancak, pratikte uygulanmadığını dile getirdi. TCK Kadın Platformu adına konuşan Avukat Hülya Gülbahar, AB üyesi pek çok ülkede hâlâ kadına yönelik şiddetin sürdüğünü dile getirdi.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden Sosyolog Ebru Moçoş ise, AB’nin kadın ve kadın emeği konusundaki politikasını da eşit işe eşit ücretten, eşdeğer işe eşit ücrete kaydırdığını, performansa dayalı bu çalışma biçiminin kadınların eşitlik iddialarını ortadan kaldırdığını belirten Moçoş, kapitalizmin ve AB’nin kadına eşit bir dünya sunamayacağını söyledi.


Başa dön


Sezer’e “TMY’yi veto et” mektubu
TMY engellenmeli
Terörle Mücadele Yasası ile ilgili olarak, İHD Bursa Şubesi, “Hak ve Özgürlükleri Kısıtlayan TMY Geri Çekilsin” başlıklı bir panel düzenledi. Eğitim Sen Toplantı Salonu’nda düzenlenen paneli İHD Bursa Şube Başkanı Abdülaziz Akyol yönetirken, Bursa Barosu avukatlarından ve CHP eski Milletvekili Av. Yahya Şimşek ile ÇHD Genel Sekreteri Selçuk Kozağaçlı konuşmacı olarak katıldı. Açılış konuşmasını yapan İHD Bursa Şube Başkanı Abdülaziz Akyol, “Toplumsal muhalefeti teslim almak için” bu yasanın hazırlandığına dikkat çekerek, bütün siyasi egemen güçlerin sıkıştıklarında bu tür yasalara başvurduklarını dile getirdi. ÇHD Genel Sekreteri Selçuk Kozağaçlı, TMY görüşülürken Meclis’te CHP kulislerini dinlediğini belirterek şöyle devam etti: “Yasa görüşülürken CHP’liler söz almadılar ve tam anlamıyla karşı çıkmadılar. Meclis tatile girecekti. Hiç değilse CHP milletvekilleri konuşsalardı zamanı uzatıp yasanın Meclis tatilinden önce kabul edilmesini engelleyebilirdi. Ama bunu yapmadılar. Nedenini sorduğumuzda, merkezin telkinine göre davrandıklarını ve buna göre de ‘desteklemeyeceksiniz ama engellemeyeceksiniz’ dendiği için söz almadıklarını söylediler” dedi. Kozağaçlı, “Bu yasanın engellenmesi için çokça ihlal edilmesi gerekiyor. Yaygın olarak ihlal edilen bir kanunun işlevi yoktur. Bu nedenle yaygın olarak ihlal edelim” dedi. Av. Yahya Şimşek ise, herkesin dili döndüğünce çevresindeki insanlara bu ve benzer yasaları anlatmak ve toplumsal bilinci yükseltmek gerektiğine dikkat çekti.
‘Seçilme yaşı 25’e indirilmeli’
AB Parlamento Başkanları Toplantısı için Kopenhag’ta bulunan TBMM Başkanı Bülent Arınç, temaslarının son gününde basın mensuplarıyla büyükelçilik konutunda kahvaltıda bir araya geldi. Arınç, Başbakan Erdoğan’ın seçilme yaşının 25’e indirilmesiyle ilgili sözlerinin hatırlatılması üzerine, bu konuyu daha önce gündeme getirdiğini belirterek, “Bir Anayasa değişikliğiyle Türkiye’de seçilme yaşı 25’e indirilmelidir. Bu konuda geç kalınmadığını düşünüyorum” dedi. Türkiye’nin müzakere sürecini başarıyla sürdürdüğünü ifade eden Bülent Arınç, “Müzakerelerin kesilmesi umarım söz konusu olmaz. Hiç kimsenin başına gelmemiş olay Türkiye’nin başına gelecek değil. Biz karşımıza çıkan bu zorlukları aşacağız. AB’ye tam üyelik hedefi doğrultusunda yolumuza devam edeceğiz” dedi.
Talat ile Papadopulos görüşecek
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos, Kıbrıs Otonom Kayıp Şahıslar Komitesi’nin uzun süreden beri boş bulunan 3. üyeliğine BM Temsilcisi Christophe Girod’un atanması dolayısıyla bugün düzenlenecek resepsiyonda bir araya gelecek. BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve BM Barış Gücü (UNFİCYP) Misyon Şefi Michael Möller’in Lefkoşa Uluslararası Havaalanı yakınlarındaki ikametgahında yapılacak toplantıda, ilk kez bir araya gelecek liderlerin baş başa görüşmesi de planlanıyor.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net