www.evrensel.net   | Evrensel Kitap arşiv  |  linkler   | posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Saray nefes almak istiyor
Tekirdağ’ın Saray ilçesinde termik santral kurulmak istenmesine karşı düzenlenen mitingde yapılan konuşmalarda Termik Santralin tarımsal üretimde kayıplara, hava kirliliğinin sebep olacağı hastalıklara davet çıkarmak anlamına geleceğine dikkat çekildi.

‘Büyüme, pembe bir balon’
Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Başkanı İbrahim Yetkin, ekonomide yılın ilk çeyreği için açıklanan yüzde 6.3’lük büyümenin gerçekçi olmadığını, ekonomiye katkısı bulunmayan birçok faaliyetin yol açtığı harcamanın ‘büyüme oranlarını şişirdiğini’ belirtti. Yetkin, yaptığı yazılı açıklamada, TÜİK’in, geçen yıl ekonomik büyüme rakamlarını revize ettiğine işaret ederek, “Türkiye ekonomisi, tarımı, ticareti ve sanayisiyle gerçekten büyümediği sürece, açıklanan ve revize edilen büyüme rakamları, pembe bir balonun içine üflenen havadan öteye gitmeyecektir” DEDİ. görüşüne yer verdi.

Sahte reform emekliyi de vuracak
DİSK’e bağlı Emekli-Sen, Emekliler Haftası etkinlikleri kapsamında “Sosyal Güvenlik ve Sağlıkta Yeni Düzenlemeler ve Emekliler” başlıklı bir panel düzenledi. Panelde hükümetin “reform” adı altında yaptığı değişikliklerin emeklileri de vuracağına dikkat çekildi.


Saray nefes almak istiyor
Devrim Büyükacaroğlu
Tekirdağ’ın Saray ilçesine kurulması düşünülen Termik Santral’a karşı miting yapıldı. Cumhuriyet meydanında gerçekleşen mitingin ardından halk yürüyüş yaparak Termik Santral karşı olduğunu dile getirdi. Mitinge Tekirdağ milletvekili Erdoğan Kaplan ve Eğitim Sen Genel Başkanı Alaattin Dinçer de katılarak destek verdi.
Termik Santralin tarımsal üretimde kayıplara, hava kirliliğinin sebep olacağı hastalıklara davet çıkarmak anlamına geleceğine dikkat çeken konuşmacılar, ihalenin “Kamu ihale yasasına” aykırı düzenlendiğini, iktidara yakın çevrelerin kazanç elde etmesi için halkın sağlığı ile oynandığını ifade ettileri. “Termik santral karşıtları ve temiz çevre derneği”nin kuruluşunun da ilan edildiği mitingde derneğe üye olma ve termik santrale karşı mücadeleyi dernek ile güçlendirme çağrısı yapıldı. Rüzgar enerjisinden yararlanılabileceğini ama rant olmaması nedeniyle AKP hükümetinin Termik Santrali tercih ettiğini ifade eden CHP milletvekili Erdoğan Kaplan “Siyasi gücümüz mecliste olmadığı için ihaleyi engelleyemedik.” dedi.
Termik santral kurulmaya çalışıldığını görünce Çernobili hatırlamamak mümkün mü? Çernobil deyince Kazım Koyuncu’yu hatırlamamak mümkün mü?” diye soran ve halkın alkışlarla yanıtladığı Alaattin Dinçer, “iktidardakiler gözümüzün içine baka baka yalan söylüyorlar. Eğitimi, sağlığı paralı hale getirip ekolojik dengeyi tahrip ediyorlar. Kendilerini iktidara getiren güç odaklarına hizmet ediyorlar.” diye konuştu. Dinçer, ülkenin değişik yerlerinde Termik Santrallere karşı yükselen tepkilerin birleşmesi gerektiğini ifade etti.
Saray’da yaşayan aydın, sanatçı ve akademisyenler adına Klasik Türk Müziği Sanatçısı Mustafa Sağyaşar’da bir konuşma yaptı. Saray’lı müzisyenlerin oluşturduğu müzik grubu Kazım Koyuncu’nun şarkısı ile başladığı dinletisiyle mitinge çoşku kattı.
Konuşmaların ardına başlayan yürüyüşte sık sık “ Nefes alma hakkımız engellenemez” Trakya bizimdir bizim kalacak”, “Ayçiçeklerimizi öldürmeyelim” “Trakya’ya toz kondurmayız”, “Trakya’yı satanı bizde satarız” sloganları atıldı. ‘Termik santral istemiyoruz’ yazılı tişörtleri ve şapkaları ile yürüyen yaklaşık 2 bin kişiye yürüyüşü izleyen halkta destek verdi.

SARAY’IMIZI YOKETMEK İSTİYORLAR
Fatma Akı( 65 yaşında): Hasta yatağımda kalkıp geldim. Bugün cin gibi oldum. Bütün köyü getirdik. Güzelliğimizi, bahçelerimizi istiyoruz. Santral istemiyoruz. Kurdurmayacağız santral. Sakat makat gideriz yürüyüşlere.
Orçun Aydınoğlu; ( üniversite öğrencisi): Biz Saraylı gençler haftalardır miting için çalışıyoruz. Afişleri duvarlara biz astık. Saray’ımızı yok etmek istiyorlar. Elimizden geldiğince karşı çıkacağız.
Güzin Çorağan (Sinema sanatçısı): Daha önce nereli olduğumu söyleyemezdim. 2 yıldır yaz-kış burada yaşıyorum. Artık sorduklarında Trakyalıyım diyorum. Ölene kadar da Trakyalıyım demek istiyorum. Köy köy gezdik miting için. Durdurmak için elimizden geleni yapacağız.
Prof.Dr Zafer Üskül: Hükümet delikli kalburla elektrik taşıyor. Kayıp yüzde 28. Bu kaybı yüzde 8 indirseler 4 santral demektir. Daha temiz ve daha ucuz bir yoldur ama ülke yararına bir ekonomik akıl yok İktidarda yandaşlarına çıkar sağlama var.

6 firma teklif verdi
Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Genel Müdürlüğünün, termik santral kurma şartı ile rödovans (kiralama) yöntemiyle işletilmek üzere uluslararası ihaleye çıkardığı Tekirdağ-Saray termik santral sahaları ile ilgili ihalede, teklifler alındı. TKİ Genel Müdürlüğünün 20 Haziran 2006 tarihinde gerçekleştirdiği ihaleye, 6 firma teklif verdi.


Başa dön


‘Büyüme, pembe bir balon’
Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Başkanı İbrahim Yetkin, ekonomide yılın ilk çeyreği için açıklanan yüzde 6.3’lük büyümenin gerçekçi olmadığını, ekonomiye katkısı bulunmayan birçok faaliyetin yol açtığı harcamanın ‘büyüme oranlarını şişirdiğini’ belirtti. Yetkin, yaptığı yazılı açıklamada, TÜİK’in, geçen yıl ekonomik büyüme rakamlarını revize ettiğine işaret ederek, “Türkiye ekonomisi, tarımı, ticareti ve sanayisiyle gerçekten büyümediği sürece, açıklanan ve revize edilen büyüme rakamları, pembe bir balonun içine üflenen havadan öteye gitmeyecektir” DEDİ. görüşüne yer verdi.
Yılın ilk çeyreğinde ekonominin genel olarak yüzde 6.3 büyümesine karşın, tarımdaki büyümenin yüzde 0.6 olmasının “tarımdaki durumun vahametini ortaya koyduğuna işaret eden Yetkin, açıklamasında şöyle dedi: “Tarım sektörünün içinde bulunduğu karanlık tablo, geçmişte, rakamlarda sonradan yapılan revizyonlarla gözden kaçırılmak istenmektedir. 2005’in ilk çeyreğinde yüzde 0.1 olarak açıklanan tarım sektörü büyüme oranı, daha sonra yüzde 4.2’ye revize edilmiştir. Yine tarım sektöründe, ikinci çeyrek için yüzde 0.1 olan büyüme oranı yıl sonu için yüzde 8.2 olarak revize edilmiştir. Bu revizyon rakamlarının gerçek olmadığı TÜİK yetkilileri tarafından bile dolaylı olarak kabul edilmektedir.”
3 milyon kişi açlık sınırında
Türkiye genelinde ortalama 5 bin dolar olan kişi başına gelirin tarımda bin 500 dolarda kaldığını, tarımda gelir dağılımının da çok yüksek olduğunu belirten Yetkin, TÜİK ile TÜRK-İŞ’in belirlediği açlık sınırı arasında 2 kattan daha fazla fark olduğuna dikkati çekerek, gerçekçi tahminlere göre Türkiye’de, büyük bölümü tarım sektöründe olmak üzere, 3 milyon civarında insanın açlık sınırında olduğunu belirtti. Girdi maliyetlerindeki artışa rağmen, hububat ve sebze fiyatlarının düştüğünü, buğday üreticisinin yüzde 50, sebze-meyve üreticisinin yüzde 75 reel enflasyon ile karşı karşıya kaldığını belirten Yetkin, bu yıl için ilan edilen hububat alım fiyatlarının da, başta mazot olmak üzere girdilere yapılan zamlar nedeniyle maliyetin altına indiğini kaydetti.


Başa dön


Sahte reform emekliyi de vuracak
DİSK’e bağlı Emekli-Sen, Emekliler Haftası etkinlikleri kapsamında “Sosyal Güvenlik ve Sağlıkta Yeni Düzenlemeler ve Emekliler” başlıklı bir panel düzenledi. Panelde hükümetin “reform” adı altında yaptığı değişikliklerin emeklileri de vuracağına dikkat çekildi.
Genel-İş Konferans Salonu’nda düzenlenen panelin açılışında konuşan Emekli-Sen Genel Başkanı Veli Beysülen, Sosyal Sigortalar ve GSS Yasası’nın 15 maddesinin Cumhurbaşkanı tarafından Anayasa Mahkemesi’ne götürüldüğünü anımsatarak, yasanın iptal edilmesi gerektiğini kaydetti. Beysülen, sağlık ve sosyal güvenlikte yapılan değişikliklerden emeklilerin de olumsuz etkileneceğini ifade etti.
Panelistlerden ODTÜ İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Cem Somel de sosyal güvenliğin bir toplumsal dayanışma mekanizması olduğunu anlatarak, yapılan değişikliklere gerekçe olarak gösterilen “çalışan-çalışmayan dengesi”, “sürdürülebilirlik” ve “nüfus yapısı”nın sözden ibaret olduğunu vurguladı. Somel, “5 evlat 1 anneye bakabilir, 4 evlat 1 anneye bakabilir, 3 evlat bakamaz gibi tartışmalar sürüyor. Böyle bir tartışma olabilir mi? Dayanışmaya, yardımlaşmaya niyet var mı, buna bakmak lazım. Hükümet bireysel bir sistemi dayatarak, dayanışmayı azaltmaya çalışıyor” dedi.
DTÖ’de anlaşmazlık
Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ)Cenevre’de yapılan ve 50 ülkeden bakanın davetli olduğu topantısında görüşmeler çıkmaza girdi. DTÖ’nün Cancun’da yapılan bakanlar toplantısının tam bir başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra 2005 yılında Hong Kong’da yapılan toplantıda uzlaşma eğilimine girilmişti. Hong Kong toplantısında gerek tarım iç desteklerinin azaltılması gerek gelişmekte olan ülkelerin sanayi ürünlerinde iç pazarları açması ile ilgili düzenlemelerin Cenevre’de yapılacak bakanlar toplantısına bırakılması kararlaştırılmıştı. DTÖ’nün Hong Kong’da aldığı bu karar doğrultusunda yapılan Cenevre toplantısında ise ülkelerin Hong Kong’da aldıkları karara yanaşmadıkları görüldü. Toplantıda yapılan konuşmalarda, Hong Kong’da verilen sözlerin tutulmaması eğilimi gerginliğe yol açtı. Özellikle tarımda iç desteklerin azaltılması konusunda en çok eleştirilen ABD’nin, seçim dönemine girilmesi nedeniyle sessiz kalması tepkilere neden oldu. Cenevre’de yapılan DTÖ bakanlar toplantısında bir sonuç alınamaması ile ilgili olarak konuşan Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Temmuz ayı sonuna kadar bir uzlaşma sağlanamaza DTÖ’nün büyük bir yara alacağını, bundan sonrasının daha zor olacağını belirtti. Tüzmen şöyle devam etti: “DTÖ’nün varlığı tartışılır hale gelir. Anlaşmaya varılabilmesi için hem gelişmiş ülkelerin hem gelişmekte olan ülkelerin Hong Kong’da verdikleri sözleri yerine getirmesi gerekir. Özellikle gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelerin talebi olan tarım ihracatında iç desteklerin kaldırılması isteğini dikkate almalıdırlar. Bunu yapmamaları halinde gelişmekte olan ülkelerin dünya tarım ticaretinde gelişmiş ülkelerle rekabeti mümkün değildir.”
Belediyeler borç içinde
İller Bankası verilerine göre, yurt genelinde yalnız 7 belediyenin hiç borcu bulunmazken, geri kalan 3 bin 227 belediyenin toplam borcu 10,1 milyar YTL’yi buluyor. Borcun yaklaşık yüzde 85’i (8,6 milyar YTL) 465 belediyeye ait. Ödeme güçlüğü çeken bu belediyelerin, 5 yıllık tahmini geliri, borcun ancak yüzde 20’sini kapatmaya yetiyor. İller Bankası Genel Müdürlüğü’nün, CHP Adana Milletvekili Kemal Sağ’ın KİT Komisyonu’nda yönelttiği sorular için hazırladığı yazılı cevapta, yurt genelindeki toplam 3 bin 234 belediyeden yalnız 7’sinin hiç borcu olmadığı belirtildi. Diyadin/Ağrı, Tepecik/Aydın, Norgah (Pazaryolu)/Erzurum, Uzundere/Hakkari, Erenler/Kütahya, Ziyaret/Siirt ve Nazimiye/Tunceli’nin dışında yaklaşık 320 belediyenin de 1.000 YTL’den az borcu bulunuyor. Tüm belediyelerin toplam borcu 10,1 milyar YTL’ye ulaşıyor. Borcun, 7,2 milyar YTL’sini amme borçları, 2,8 milyar YTL’sini banka kredi borçları ve 34,4 milyon YTL’sini de muhtelif borçlar oluşturuyor. Bu borcun yaklaşık yüzde 85’i, İller Bankası’nın ‘ödeme güçlüğü çeken belediyeler’ olarak nitelendirdiği 465 belediyeye ait. İller Bankası ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına olan borçların toplamı, 5 yılda alacakları tahmini pay toplamından fazla olan belediyeler, ‘ödeme güçlüğü içinde olan belediyeler’ şeklinde tanımlanıyor. Bu şekilde tasnif edilen 68 ildeki 465 belediyenin toplam 8,6 milyar YTL borcu bulunuyor. Bu borcun da 6,3 milyar YTL’sini amme borcu, 2,2 milyar YTL’sini banka kredi borcu, 10,1 milyon YTL’sini de muhtelif borçlar oluşturuyor. Söz konusu belediyelerin 5 yıllık tahmini tahakkuk geliri ise 1 milyar 792 milyon 334 bin 921,18 YTL tutarında kalıyor. Buna göre, belediyelerin 5 yıl içinde toplam borcun, 6,8 milyar YTL’sini ödemesi mümkün görünmüyor. Başka bir deyişle, İller Bankası’nın, 5 yıl içinde borcun ancak yüzde 20’sini tahsil edebilmesi bekleniyor.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net