www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



İntihar eylemlerine son
İsrail’e ilk intihar saldırısını düzenleyen Filistinli örgüt olarak bilinen Hamas, “artık yeni bir döneme” girildiğini açıkladı. İsrail’e yönelik intihar saldırılarını yasakladığını duyuran Hamas, silahlı mücadeleden tamamen vazgeçmediğini kaydetti. İslami Cihad örgütü de füze saldırılarını bir hafta askıya aldı.

Saldırı kesin, plan tartışılıyor
ABD’nin önde gelen gazetelerinden The Washington Post, ABD yönetiminin İran’a hava saldırısı planlamaya karar verdiğini, ancak ne tür bir saldırının daha avantajlı olacağı konusunda tartışmaların sürdüğünü yazdı.

Blair’in elçisi:
   Iraklıları kara delik yutuyor

İngiltere Başbakanı Tony Blair’in İnsan Hakları Danışmanı Irak’ta ABD tarafından tutuklanan kişierin “kara delikte yok olduğunu” söyledi.


İntihar eylemlerine son
Filistin’deki iktidar örgütü Hamas, yeni bir karara değin İsrail’e yönelik intihar saldırılarını yasakladığını açıkladı. Bugüne kadar İsrail hedeflerine onlarca intihar saldırısı düzenleyen örgüt, “artık yeni bir döneme” girildiğini belirterek, bu dönemde intihar saldırılarının yer almayacağını belirtti.
Kıstaslar değişti
Konuya ilişkin bir açıklama yapan Filistin Yasama Konseyi üyesi Yihiyeh Musa, Hamas’ın silahlı mücadeleden tamamen vazgeçmediğinin altını çizerek, “Filistin davası konusunda ilerleme olmadığı sürece şiddet eylemleri, intihar saldırılarını dışta tutarak devam edecek. İntihar eylemleri, bugüne kadar haklılığını koruyordu. Fakat, artık durması gerek. Çünkü kıstaslarımızda değişikler oldu” dedi. İntihar eylemlerinin, İsrail’in kışkırtmaları sonucu doğduğunu hatırlatan Musa, “Hamas’ın düzenlediği ilk intihar eylemi, 1993 yılında Hebron’da 29 Filistinli’nin İsrail ordusu tarafından öldürülmesi üzerine yapılmıştı. Yani, haklı temelleri vardı. Fakat, işgal hükümeti ve müttefikleri, intihar eylemlerinden dolayı tüm Filistinliler’i birer ‘terörist’ gibi göstermeyi başardı” ifadelerini kullandı.
Hamas, bu tür saldırılarla hem Filistin’deki hem de Irak ve Afganistan gibi diğer işgal altındaki ülkelerde direnen örgütlere ilham kaynağı olmuştu.
Abbas’tan savaş uyarısı
Diğer yandan Filistin Ulusal Yönetimi lideri Mahmud Abbas, İsrail’in 2010’a kadar nihai sınırlarını çizme planının müzakere edilmemesi halinde, bu ilhak planının yeni bir savaşa yol açacağı konusunda uyardı. İngiltere’de yayımlanan “The Guardian” gazetesine demeç veren Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, İsrail Başbakan Vekili Ehud Olmert’in, “2010’a kadar nihai sınırlarını çizme planının daha fazla kan dökülmesine sebep olacağını” vurguladı. İsrail’in ilhak planının mücadelelerinde ertelemeye yol açabileceğini belirten Abbas, “Ancak çatışmaları sona erdirmeyecek. Evet, onlar mücadeleyi 10 yıl geciktirebilir, ama 10 yıl sonra çocuklarımız adaletsizliği anlayacak ve mücadeleye geri dönecektir” dedi.
İsrail Başbakan vekili Olmert, “2010 yılına kadar İsrail’in nihai sınırlarını çizmeyi istediklerini, bunun için Hamas’ın İsrail’i tanımasını yıllarca beklemeyeceklerini söylemiş ve barış görüşmeleri konusunda şans görmedikleri takdirde, kendi geleceklerini kendilerinin belirleyeceklerini” ifade etmişti.
Buna karşın Hamas da, Olmert’in 2010 yılına kadar Batı Şeria’dan kısmi olarak çekilme ve bölgedeki Yahudi yerleşkelerini güçlendirme niteliğindeki ilhak planının, Filistin davasını tasfiye etmeyi amaçladığını söylemişti.
Saldırılar sürüyor
Öte yandan İsrail ordusunun Filistin hedeflerine yönelik geçen hafta başlattığı saldırıları sürüyor. İsrail topçu birlikleri, dün Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bir Filistin güvenlik noktasını hedef aldı. Saldırıda 1 Filistinli güvenlik görevlisi öldü, 6 kişi de yaralandı.
Bölgeden İsrail’e roket saldırısı düzenlendiğini iddia eden İsrail ordusu, Batı Şeria’da düzenlediği operasyonlarda ise, 8 Filistinli’yi tutukladı. İsrail ordusunun, önceki gece Filistinli topraklarını hedef alan 2 ayrı hava saldırısında, 8 kişi öldürülmüştü.
Bu arada Filistin yönetimi başbakanı İsmail Haniye, Hamas hükümetinin “İsrail’i tanıma ve şiddeti reddetme yönündeki yabancı baskılara boyun eğmeyeceğini” belirtti. İsrail saldırılarındaki artışın Filistin halkını çökertmeyi ve hükümetine şantaj yapmayı amaçladığını kaydeden Haniye, Filistin halkının haklarına sadık kalacaklarını söyledi.
İsrail saldırılarına karşı Filistin’in direnme hakkı olduğunu belirten Filistin İçişleri Bakanlığı sözcüsü ise, Hamas’ın silahlı kanadının intikam çağrılarına destek verdi. Sözcü, Filistin halkının direnişi sürdürmeye ve misillemede bulunmaya hakkı olduğunu söyledi.
Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları, Gazze’ye yönelik saldırıları İsrail’e “pahalıya ödetecekleri” tehdidinde bulunmuştu.

İslami Cihad da ‘sessizliğe’ katıldı
İslami Cihad örgütü, Gazze’nin kuzeyinden İsrail’e füze saldırısını bir hafta süreyle askıya aldığını bildirdi. Örgütün bir sözcüsü, Reuters ajansına yaptığı açıklamada, İsrail’in top ateşini durdurması için füze saldırısının askıya alındığını söyledi. Sözcü, İsrail’in hava saldırılarını ve top ateşini durdurmaması durumunda ise füze saldırılarına yeniden başlayacaklarını belirtti. “

ABD yardımı durdurdu
ABD yönetiminin, Filistin’e verdiği 411 milyon dolarlık yardımı iptal edeceği ya da askıya alacağı bildirildi. Yardımın iptaline, Hamas’ın, şiddeti bırakmaması ve İsrail’i tanımamasını gerekçe gösteren ABD yönetimi konuya ilişkin açıklamasında, “Yardımın, ihtiyaç sahibi Filistinliler’e ulaşmayacağından endişe ediyoruz” ifadelerini kullandı.
ABD’nin Filistin’e verdiği 411 milyon dolarlık yardımın yüzde 57’si yoksul Filistin halkına dağıtılacaktı. Filistin’de devlet yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek yüzlerce yoksul aile bulunuyor.
Söz konusu yardımın 13 milyon dolarlık kısmı ise, sağlık ve gıda yardımlarına ayrılacaktı. Geri kalanı ise, Filistin topraklarının altıyapı sisteminin onarılmasına ya da yenilenmesine kullanılacaktı.
Bu arada, AB, ABD ve Kanada’dan sonra Norveç de, uluslararası toplumun şartlarını yerine getirinceye kadar Filistin hükümetine yardımı dondurduğunu açıkladı. Norveç Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Frode Overland Andersen, diğer pek çok ülke gibi kendilerinin de Hamas iktidara geldiğinden bu yana Filistin hükümetine doğrudan yardım yapmadığını söyledi. Andersen, Filistinliler’e insani yardımın ise, süreceğini kaydetti. Norveç geçen yıl Filistinliler’e 47.3 milyon dolar yardım yapmıştı.

Şaron’a sürekli iş göremez raporu
İsrail Adalet Bakanlığı, 3 aydır komada olan İsrail Başbakanı Ariel Şaron’un, salı günü “sürekli iş göremez” ilan edilmesine karar verildiğini bildirdi. Bu kararla Şaron iktidarının resmen sona ereceğine dikkat çekildi. Adalet Bakanlığı sözcüsü Jacop Galanti, Şaron’un durumunda salı gününe kadar bir gelişme olursa, kararın yürürlüğe girmeyeceğini de kaydetti. Ancak, Şaron’un tedavi gördüğü Hadassah Hastanesi yetkilileri, Şaron’un uzun süreli yoğun bakım ünitesine alınması yönünde görüşmelerin devam ettiğini belirtti. Uzmanlar, Şaron’un iyileşme şansının son derece düşük olduğunu ifade ediyor.
4 Ocak’ta geçirdiği beyin kanaması sonucu komaya giren 78 yaşındaki Şaron, “geçici iş göremez” ilan edilmişti. Başbakan Yardımcısı Ehud Olmert, Şaron’un rahatsızlığı nedeniyle Başbakan vekilliğine getirilmişi. Ancak İsrail yasalarına göre, Olmert bu görevi, Şaron’un yerine resmen biri atanıncaya kadar 100 gün süreyle yapabiliyor.
28 Mart’taki seçimi kazanan Olmert’in, koalisyon hükümeti oluşturmak için diğer partilerle müzakerelere devam ederken, Şaron’un yerine resmen atanması bekleniyor.


Başa dön


Saldırı kesin, plan tartışılıyor
ABD’de The New Yorker dergisinin ardından The Washington Post gazetesi de ABD Başkanı George Bush yönetiminin, nükleer faaliyetlerine ilişkin krizin diplomatik yollardan çözülememesi ihtimaline karşı İran’ı vuracak hava saldırılarının planlarını yaptığını yazdı. Gazetenin manşetten verdiği haberde, Savunma Bakanlığı (Pentagon) ve Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) gibi kurumlardaki planlamacıların, İran’da havadan vurulabilecek hedefler üzerinde çalıştığı ve bu hedefler arasında, Natanz’daki uranyum zenginleştirme tesisiyle İsfahan’daki uranyum dönüşüm tesisinin de bulunduğu belirtildi.
Planlar masada
Haberde, diplomatik çabaların süreceği kısa dönemde bir saldırı beklenmediği ve her durumda İran’ın karadan işgalinin herhangi bir şekilde öngörülmediği kaydedildi.
The Washington Post’a göre, askeri planlamacılar, iki tür hava saldırısı seçeneğinin avantaj tartışıyor. Buna göre ilk seçenek, sadece nükleer tesislere karşı sınırlı bir hava taarruzunu öngörürken, ikinci seçenek, İran’da daha geniş askeri ve siyasi hedefleri de kapsayacak uzun bir hava harekatını içeriyor.
İstihbarat topluyor
Gazete ABD’nin, uydular yoluyla ve İran hava sahası içinde pilotsuz hava araçları uçurarak, Tahran’ın nükleer faaliyetine ilişkin bilgi edinmeye çalıştığını da yazdı. Bazı uzmanlar ise Pentagon’daki askeri çevrelerin, İran’a hava taarruzu düzenlenmesine karşı çıktığını belirtti. CIA’nın eski Ortadoğu uzmanı Reuel Marc Gerecht, “Pentagon, Irak ve Afganistan’da çok sıkıştığı için, İran’a saldırılmasına şiddetle itiraz ediyor” dedi.
Washington Post’a göre, Amerikalı planlamacılar, İran’ın olası bir saldırıya nasıl karşılık vereceğini ve durumun İslam dünyasında nasıl tepkilere yol açacağını da tartışıyor. Öte yandan BM’ye bağlı Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın 5 uzmanı İran’ın başkenti Tahran’a gitti. İran devlet televizyonunun bildirdiğine göre, merkezi Avusturya’nın başkenti Viyana’da olan UAEK’nın uzmanları, Natanz uranyum zenginleştirme tesisinden sonra yarın İsfahan’daki “Uranyum İşleme Tesisi”ni ziyaret edecekler.

Asefi: Irak hükümetine ABD engel oluyor
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hamid Rıza Asefi, “Irak’taki hükümet kurma çalışmalarını ABD’nin engellediğini” söyledi. ABD’nin talebi ile Irak’ın güvenliğine ilişkin yapılacak müzakerelerde “işgalcilerin geri çekilmesi, Irak’taki güvenliğin sağlanması ve ABD’nin Irak hakkındaki tutumunu düzeltmesi” konularının gündeme geleceğini belirten Asefi, “ABD’nin iyi niyetli olduğundan şüphe ettiklerini” belirterek “Eğer ABD müzakere sayesinde iki ülke arasındaki sorunların çözülebileceğini düşünüyorsa, önce İran’a karşı tutumunu ve bölgedeki siyasetini değiştirsin” dedi.
ABD’nin çaresizliği
Sözcü, İran’a yönelebilecek bir askeri saldırıyla ilgili sorular üzerine de, askeri saldırı iddialarını “başlatılan psikolojik savaşın taktikleri” olarak niteledi ve “bu iddiaların ABD’nin çaresizliğini gösterdiğini” belirtti. ABD’nin, nükleer programları konusunda, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (UAEK), Rusya ve diğer ülkelerle anlaşmaya varmalarını istemediğini belirten Asefi, bu nedenle Washington yönetiminin kendilerine karşı propaganda çalışması yürüttüğünü söyledi.


Başa dön


Blair’in elçisi:
   Iraklıları kara delik yutuyor
İngiltere Başbakanı Tony Blair’in İnsan Hakları Danışmanı Irak’ta ABD tarafından tutuklanan kişierin “kara delikte yok olduğunu” söyledi. ABD’nin Irak işgalinin en büyük ortağı Blair hükümetinden Milletvekili Ann Clwyd, ABD’nin bu sorunu ciddiyetle ele almasının mahkumların işkence görmesi sorununu çözebileceğini ifade etti. Başbakan Blair için bir rapor hazırlayan Clwyd, “İnsanların kara deliklerde kaybolduğunu hissediyorsunuz ve bu çok zor” dedi.
Kayıtları bile yok
‘Kadife devrim virüsünün panzehiri biziz’
Avrupa Birliğinin seyahat yasağı uygulamaya hazırlandığı Beyaz Rusya Cumhurbaşkanı Aleksander Lukaşenko, dün başkent Misnk’te düzenlenen bir törenle yemin ederek görevdeki üçüncü dönemine başladı. Yemin töreninde kendisini hedef alan Batı’ya sert eleştiriler yönelten Lukaşenko, “eski Sovyet ülkesi olan Beyaz Rusya’nın (kadife) devrimler virüsüne kanmayacağını” söyledi. “Sevgili politikacılar, lüften kendi ülkenizdeki işlerinize bakınız. Beyaz Rusya’nın sağlam bir bağışıklık sistemi vardır” diyen Beyaz Rusya Devlet Başkanı, ülkesinin “bu renkli hastalığın panzehiri” olduğunu söyledi. 12 yıldır iktidarda olan Aleksander Lukaşenko 19 Mart’ta yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde oyların yüzde 83’ünü almıştı. Avrupa Birliği Lukaşenko’nun yanı sıra Beyaz Rusya yönetiminin önde gelen isimlerine yaptırım uygulamaya hazırlanıyor. Birliğin bugün 30’dan fazla Beyaz Rusya’lı siyasetçiye seyahat yasağı koyduğunu açıklaması bekleniyor. ABD de Misnk yönetimine yönelik yaptırımları sertleştirmeyi planladığını bildirdi.
Krala karşı sokakta...
Nepal’de Kral Gyanendra’nın sokağa çıkma yasağı ilan etmesine rağmen muhalif gösteriler sürüyor. Monarşi karşıtlarının yoğunlaşan gösterileri üzerine gündüz sokağa çıkma yasağının uygulandığı güneydeki Bharaptur kentinde dün yaklaşık 2000 kişinin katıldığı gösteri düzenlendi. Kentin çeşitli noktalarında toplanan göstericiler, daha sonra merkezde bir araya geldi. Bharaptur kentinde, hükümet binalarının da yakıldığı gösteriler üzerine sokağa çıkma yasağı başlatılmıştı. Askerlerin bir protestocuyu öldürmesinden sonra gerginliğin yaşandığı batıdaki Pokhara kentinde dün başlatılan uygulamayla birlikte, ülkede gündüz sokağa çıkma yasağının olduğu kent sayısı 3’e yükseldi. Nepal’deki 7 muhalefet partisi, Maocu gerillaların da desteğiyle Kral Gyanendra’ya karşı önceki gün ülke genelinde 4 günlük protesto gösterileri başlatmıştı. Gösterilerde öneceki gün bir kişi, askerlerin açtığı ateşte ölmüştü. Kral Gyanendra, geçen yıl şubat ayında, hükümetin Maocu gerillalarla başetmekte yetersiz kaldığı gerekçesiyle yönetime el koymuştu.
İtalya seçimlerinde ihlal tartışması
Son yılların en hararetli, en gerilimli seçim kampanyasını geride bırakan İtalya’da, 47 milyon seçmen sandık başına gitmeye başladı. Seçim yasağı na karşın, özellikle Forza İtalya Partisi’ne mensup milletvekillerinin cep telefonlarına propaganda amaçlı SMS göndermeleri, merkez sol tarafından seçim yasağının ihlali olarak yorumlandı. İtalya’nın en çok satan gazetesi olarak bilinen La Gazzetta dello Sport’un, dünkü nüshasında, Başbakan Berlusconi’nin “AC Milan Başkanı” sıfatıyla tam sayfalık bir reklam yayımlaması da merkez sol tarafından propaganda yasağını ihlal edici bir eylem olarak nitelendi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net