Terörizmle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi (TMMM) tarafından Bilkent Oteli Konferans Salonu’nda düzenlenen ‘’Küresel Terörizm ve Uluslararası İşbirliği’’ konulu sempozyum başladı. Sempozyumda, konuşan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök, batılı ülkeleri şu sözlerle eleştirdi: “Bugün terör tehdidinin büyüklüğü konusunda genelde devletler arasında ortak bir anlayış mevcuttur. Ancak asıl anlaşmazlık, hangi şiddet ve tehdit kullanımının terör kapsamında algılanması gerektiği yönündedir. Teröriste bakış açısındaki insanlığı hedef alan cani ve özgürlük savaşçısı ayrımı, terörü besleyen bir anlayıştır. Ortak bir terör anlayışı ortaya konulmadıkça ortak bir çözüm de bulunamaz. Ortak bir çözüm için işbirliği gerekir. İşbirliği yapılamamasının ortaya çıkaracağı belirsizlik, doğal olarak terörizmin gelişip genişlemesi için uygun ortam yaratır.’’
Orgeneral Özkök, ayrıca, ‘’Terör örgütleri, PKK/KONGRA-GEL örneğinde olduğu gibi uyuşturucu, insan kaçakçılığı, gasp, dolandırıcılık, haraç gibi yasa dışı yollarla olduğu gibi paravan şirket, dernek ve vakıflar aracılığıyla yasal kılıflar altında ticaret ve bağış gibi yollarla kaynak temin edebilmektedir. Bu faaliyetlerin, güvenliğin yetersiz olduğu ülkelerden çok, denetimin güçlü olduğu gelişmiş ülkelerde gerçekleşiyor olması, terörle mücadele yolunda ortak tavır ve iradenin henüz gelişmemiş olmasına örnek teşkil etmektedir.’’ Konuşmasında, trajik 11 Eylül saldırılarının terörün uluslar ve sınırlar ötesi özelliğini bir kez daha gözler önüne serdiğini belirtirken, şunları kaydetti: ‘’Bu tehdit, bugün New York’tan İstanbul’a, Kahire’den Bali’ye, Londra’dan Moskova’ya kadar her kültürü, medeniyeti, toplumu ve devleti hedef almaktadır. Güvenlik konularının tartışıldığı her ortamda vurguladığımız gibi, Ebedi Liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta Barış Dünyada Barış’ anlayışından hareketle bugünün küresel koşulları içinde ‘barış ve güvenlik ya her yerde ya hiçbir yerdedir’ anlayışının uluslararası ortamda terörle mücadelenin ortak anlama ve kavrama biçimi olması gerektiğini düşünüyoruz. Orgeneral Hilmi Özkök, “terörle mücadelede küresel düzeyde eksiksiz işbirliği” önerdi.
Katılımcılar..
Sempozyuma, Cumhurbaşkanı Sezer, Afganistan İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Karzai, Başbakan Erdoğan, Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu, Yargıtay Başkanı Osman Arslan, Danıştay Başkanı Ender Çetinkaya, Adalet Bakanı Cemil Çiçek, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, İsveç, Bulgaristan, Gürcistan ve Litvanya Genelkurmay Başkanları, kuvvet komutanları ve Jandarma Genel Komutanı, Ankara’daki diğer orgeneraller, bazı eski kuvvet komutanları, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, NATO’nun Afganistan Temsilcisi Hikmet Çetin, Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer, Emniyet Genel Müdürü Gökhan Aydıner, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile 82 ülkeden üst düzey askeri yetkili katılıyor.
Türkiye’ye ceza yağdı
Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) karara bağlanan dört ayrı davada tazminat ve mahkeme masrafları olarak toplam 47 bin 760 Avro (77 bin 194 YTL) ödemeye mahkum oldu.
PKK’lı oldukları gerekçesiyle çeşitli hapis cezalarına çarptırılan 8 Türk vatandaşının 1999 yılında yaptığı başvuru üzerine açılan dava sonuçlandı. AİHM, davacıların uzun bir süre polis gözetiminde tutulduklarını belirterek, bunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5’inci maddesinin ihlal edildiğini hükmetti.
Buna karşın, yasal işlemlerin adil olmadığı savını reddeden AİHM, başvuru yapanlara tazminat ve mahkeme masrafları olarak toplam 19 bin 500 Avro ödenmesine karar verdi.
AİHM, başka bir davada bir kamulaştırma konusunda ödenmesi gereken ek tazminatın geçikmesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin mümkün korunmasına ilişkin 1’inci maddesinin ihlalini oluşturduğunu belirterek zarar gören 6 kişiye toplam 25 bin Avro ödenmesini uygun gördü.
Bu arada, Türkiye’de yargılandığı davadan beraat eden bir Türk vatandaşının AİHM’e yaptığı başvuru, lehinde sonuçlandı. Mahkeme, özgürlüğünden men edildiği için söz konusu kişiye verilecek tazminatın geçikmesini bir ihlal olarak değerlendirerek tazminat olarak bin 260, mahkeme masrafları olarak ise bin Avro ödenmesine hükmetti.
AİHM’in karara bağladığı diğer bir davada ise, PKK’ye yataklık yaptığı gerekçesiyle İzmir DGM tarafından mahkum edilen 2 Türk vatandaşının bağımsız ve tarafsız olmayan bir mahkeme tarafından yargılandıklarını belirterek mahkeme masrafları olarak toplam bin Avro ödenmesine karar verdi.
Başa dön
Mayınlı araziler için genel görüşme istemi
CHP, Suriye-Irak sınırındaki mayınlı arazilerin temizliğinde uygulanan yöntem ve bunun ortaya çıkaracağı sorunlar konusunda Meclis’te bir genel görüşme açılmasını istedi. CHP Grup Başkanvekilleri Kemal Anadol, Ali Topuz ve Haluk Koç imzasıyla TBMM Başkanlığı’na sunulan genel görüşme istemi önergesininin gerekçesinde, Suriye-Irak sınırında, Hatay, Kilis, Gaziantep, Şanlıurfa, Şırnak ve Mardin’in içinde yer aldığı 508 bin dekarlık alanın, sınır güvenliğinin sağlanması amacıyla 1956’da Bakanlar Kurulu kararı ile tarıma kapatılıp, mayınlandığı dile getirildi. MGK’nın görüşü ve Bakanlar Kurulu’nun kararıyla, 189 bin dekarı mayınlı olan bu alanın temizlenmesine karar verildiği kaydedilen gerekçede, bu çerçevede Ağustos 2001’de Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nda oluşturulan proje ofisi tarafından mayın temizleme işlemi için ön çalışma başlatıldığını ancak bu çalışmanın akıbeti ve geldiği aşamanın bilinmediğini belirtildi.
Milli Savunma Bakanı Gönül’ün, mayınlı arazilerin temizlenmesi konusunda 22 Şubat 2006’da, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada “bunun Kara Kuvvetleri tarafından yapılmasının, yeni şehitlere yol açacağı anlaşıldığından, vazgeçildi” yönündeki sözlerinin Milli Savunma Bakanlığı yetkilileri tarafından tekzip edildiği anımsatılan önergede, kamuoyundan gizlenmek istenilen birtakım gelişmeler olduğu kuşkularının bulunduğu vurgulandı.