www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Fakirleştiren büyüme
Türk-İş Başkanı Kılıç, yaşanan ekonomik büyümenin istihdam yaratmadığını ve fakirleştiren bir büyüme olduğunu dile getirdi.

Tüm Köy-Sen fındık
   üreticileriyle buluştu

Tüm Köy-Sen’in şubat ayında yapılması kararlaştırılan ancak yoğun kış nedeniyle ertelenen Ordu, Giresun ve Samsun illerini kapsayan bölge toplantısı önceki gün yapıldı.

Unakıtan sözlüğü
DYP, CHP’nin hakkında üçüncü gensoruyu verdiği Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın fırtınalar koparan, siyasi litaratüre giren özelleştirme uygulamalarına ilişkin sözlerini derledi. Derlemede Unakıtan’dan “Ampul Hükümeti Maliye Bakanı” diye söz edildi.


Fakirleştiren büyüme
Türk-İş Genel Başkanı Salih Kılıç, yaşanan ekonomik büyümenin “fakirleştiren” ve “istihdam yaratmayan” bir büyüme olduğunu belirterek, “Dolayısıyla yaşadığımız bu büyüme süreci bırakın işsizliğe ve yoksulluğa çare üretmeyi bu sorunları daha da ağırlaştırmaktadır” dedi.
Kılıç, Tes-İş Sendikası’nın aylık yayın organı Tes-İş Dergisi’nin büyüme ve istihdama ilişkin sorularını yanıtladı. Kılıç sağlıklı, dengeli ve kalıcı bir büyümenin, yeni yatırımlarla ve mevcut üretim kapasitesinin artırılmasıyla mümkün olduğunu vurgulayarak, Türkiye’de son dönemde yaşanan büyümenin gerisinde kapasite kullanım oranlarındaki artışların bulunduğunu bildirdi. Kılıç, mevcut kapasiteler daha fazla kullanılmaya çalışıldığı için istihdam yaratılamadığını belirterek, “Nitekim bu nedenledir ki ekonomi son üç yıldır büyüyorken işsizlik oranı giderek artıyor” dedi.
2000 yılında yüzde 23 olan toplam sabit sermaye yatırımlarının milli gelire oranının 2005’te yüzde 20.3’e gerilediğine dikkat çeken Kılıç, “yatırımlar patladı” söylemine rağmen yatırımların payının kriz öncesi düzeyin gerisinde kalmasının, kalıcı bir büyümenin sağlanamadığını gözler önüne serdiğini vurguladı.
Nüfus artış hızının gerisinde kalan yeni yatırım ve iş olanaklarının iş gücü piyasasını olumsuz etkilediğini belirten Kılıç, bu durumun yaklaşık her üç kişiden birinin istihdam edilebilmesine sebep olduğunu vurguladı.
Kılıç, uygulanan ekonomik politikalar nedeniyle özelleştirmeler sonrası yaşanan işten çıkarmalar, emekli olanın yerine yeni personel alınmaması, kamu yatırımlarındaki azalma gibi nedenlerden dolayı kamuda istihdam edilenlerin sayısında azalma olduğuna işaret etti.
Sıcak para tehlikesi
Büyümenin Türkiye’nin kendi içsel dinamiğiyle ve tasarruflarıyla sağlanmadığını, tam tersine ithalat ve dövizin göreli olarak ucuzlamasından kaynaklandığını savunan Kılıç, ithalatın, sıcak parayla finansa edildiği sürece büyümenin kesintisiz olarak süreceğini belirtti. Kılıç bu tür bir büyüme sürecinin ciddi risk içerdiğine de dikkat çekti.
Kılıç, spekülatif nitelikli sıcak para girişinin “hafif şiddette” yavaşlamasının ekonomik durgunluğa, büyük çapta ve hızlı olursa bir yavaşlamanın ekonomik küçülmeye yol açacağını vurguladı. Kılıç, “sıcak paranın aniden çıkışa karar vermesinin ise yeni bir krizi gündeme getireceği” uyarısını yaptı. Kılıç sorunun küçümsenerek gerekli önlemlerin alınmamasının doğuracağı sonuçların ise Nisan 1994, Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizlerine bakılarak anlaşılabileceğini belirtti.

BABACAN: PROGRAMDAN TAVİZ YOK
Devlet Bakanı Ali Babacan ise halkı daha çok yoksulluğa iten programdan taviz verilmeyeceğini, aynı kararlılıkla devam edileceğini söyledi. Babacan, Dünya Bankası ve Hazine Müsteşarlığı tarafından ortaklaşa düzenlenen “Türkiye Ülke Ekonomik Raporu (CEM): Sürdürülebilir Büyüme ve Avrupa Birliği’ne Yakınsama” konulu konferansın açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye ekonomisinin tarihinde 4 yıl üst üste büyüme göstererek, istikrar ve sürdürülebilir büyüme ortamına kavuştuğunu ileri sürdü. Enflasyonla mücadelenin yürütülen ekonomik programın en temel unsurlarından biri olduğunu ve bundan asla vazgeçilmeyeceğini vurgulayan Babacan, “çok sıktınız, biraz gevşetin” gibi söylemleri de eleştirerek, “2004’te yerel seçimler yapıldı. Program gevşeyecek, seçim ekonomisi yürütülecek diye yaygaralar yapıldı. Ama yüzde 6.5 olan faiz dışı fazla hedefi yüzde 7’nin üzerinde oldu. Ekonomik program bugüne kadar tavizsiz devam etti. Bundan sonra da devam edecek” dedi.


Başa dön


Tüm Köy-Sen fındık üreticileriyle buluştu
Tüm Köy-Sen’in şubat ayında yapılması kararlaştırılan ancak yoğun kış nedeniyle ertelenen Ordu, Giresun ve Samsun illerini kapsayan bölge toplantısı önceki gün yapıldı.
Bölge toplantısı öncesi açıklama yapan Sendika Genel Başkanı Şevki Konur, üretici olarak sorunların takipçisi olunması gerektiğini belirterek, Tüm Köy-Sen’in bölgede de çalışmalarının başladığını söyledi. Örgütlenme ve Eğitim Uzmanı Satılmış Başkavak ise, hükümetin fındık üreticilerini de düşünmediğini, fındığa destek olmayarak Fiskobirlik’in kredi olanaklarını ortadan kaldırarak üreticileri zor durumda bıraktığını vurguladı. Avrupa Birliği anlaşmalarının da üretici köylüyü olumsuz etkileyeceğini belirten Başkavak, “Örgütlenirsek hükümetlere istediğimizi yaptırabiliriz” dedi.
Toplantıda söz alan Orhan Kara, Fiskobirlik’ten emekli olduğunu ve şu an müfettiş olarak görev yaptığını dile getirdi. Kara, Fiskobirlik’in tasfiye edilmeye çalışıldığını söyleyerek, yerini özel şirketlerin alacağını kaydetti. Kara bu durumun üretimin de yok edilmesi anlamına geleceğini belirtti.
Ürkütmeyecek “nereden buldun” arayışı
Maliye Bakanlığı, sermayeyi ürkütmeyecek bir “nereden buldun” yasası üzerinde çalışıyor. Vergi Konseyi’nin yürüttüğü çalışmaların hedefi “nereden buldun uygulamasından farklı, Türkiye’nin şartlarına uyan, sermayeyi ve dürüst mükellefi ürkütmeyecek” yeni bir vergi güvenlik sistemi bulmak. Konsey bunun için şu formülleri ele alıyor: “Kazanç karinesi: Kişinin geliri ile yaptığı harcamaların karşılaştırılmasına imkan verecek bu sistem ile gelirinin üzerinde harcaması olanlara, bu harcamanın kaynağı sorulabilecek. Ön revizyon: Mükelleflerin beyanda bulunduğu sırada incelenmesine imkan verecek bu sistemde, veri ambarı yardımıyla mükellefin durumu anında gözden geçirilebilecek. Asgari hasılat: Bu sistemde her sektör için belirli bir asgari hasılat tutarı belirlenecek. Bu hasılatın altında beyanda bulunanlar, bunun için haklı gerekçe sunamazsa, incelemeye alınacak. Ortalama kâr haddi: Türkiye’de daha önce uygulanan bu modelde her sektör için ortalama kâr haddi tespit edilecek. Bu haddin altında kalanlardan da bu durumu izah etmeleri istenecek.
HSBC, Akbank’la ortaklık planlıyor
İngiltere’de yayınlanan haftalık ekonomi gazetesi The Business, HSBC’nin Akbank’tan hisse alarak bankaya stratejik ortak olmayı düşündüğünü yazdı. HSBC’nin Akbank’a kuvvetli ilgi duyduğunu kaydeden gazete, Akbank yönetiminin bankanın yüzde 20 ila yüzde 25 hissesini stratejik bir ortağa satmak için UBS’e yetki verdiğini hatırlattı. Haberde Akbank’ın piyasa değeri 17 milyar Avro olarak belirtildi ve HSBC’nin Akbank’a yapacağı ödemenin 4.5 milyar Avro’ya dek yükselebileceği kaydedildi.
Açık Çin ve Rusya’dan
Türkiye’nin ocak ayında dış ticaretinde verdiği 3.2 milyar dolarlık açığın yarıya yakınının Rusya ve Çin’den kaynaklandığı belirlendi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, 2006 yılının ilk ayında Türkiye 4.8 milyar dolarlık ihracata karşılık, 8 milyar dolarlık ithalat yaptı. Türkiye’nin 2006 yılı Ocak ayındaki dış ticaret açığı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 44 oranında artarak 3.2 milyar dolara çıktı. 2005 yılının Ocak ayında Türkiye 5 milyar dolarlık ihracat, 7.2 milyar dolarlık da ithalat yapmıştı. Söz konusu dönemde Türkiye’nin dış ticaret açığı ise 2.2 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Ocak ayındaki dış ticaret açığının yüzde 46.7’sine denk gelen büyük bölümünün iki ülkeden kaynaklandığı belirlendi. Türkiye’nin ocak ayındaki dış ticaret açığının 1 milyar 491 milyon dolarla yüzde 46.7’si Rusya ve Çin’le olan ticaret dolayısıyla oluştu.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net