www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Irak’ta birlik çağrıları
Samarra’daki El Askeriye Türbesi’ne yapılan saldırılardan sonra mezhep çatışmalarının patlak verdiği Irak’ta Şii ve Sünniler, saldırılara karşı birlik çağrısı yaptılar. Iraklı Sünniler, Askeriye’deki zararın ‘elbirliğiyle’ karşılanacağını belirtirken, Basra’da ortak namazlar kılındı. Saldırılar, ‘ABD taktiği’ olarak nitelendi.

İlk ağızdan ilhak planı
İsrail Savunma Bakanı Şaul Mofaz; Batı Şeria’daki 6 ayrı bölgeyi ‘istediklerini’ açıkladı. Böylece Batı Şeria’yı ilhak planı, en yetkili ağızlardan açıklanmış oldu.

Bir haftada 1300 ölü
ABD’li Washington Post gazetesi, Irak’ta El Askeriye Türbesine yapılan saldırılardan sonra başgösteren mezhep çatışmalarının boyutunun sanılandan çok daha büyük olduğunu ve çatışmalarda ölenlerin sayısının 1300’ü aştığını yazdı.


Irak’ta birlik çağrıları
Irak mezhep çatışmalarıyla sarsılırken Şii ve Sünnilerden “provokasyonlara, bölünmeye ve saldırılara” karşı, dayanışma örnekleri de geliyor. Iraklı Sünniler, El Askeriye Türbesi’ne yapılan provokatif saldırının, zararını “elbirliğiyle” karşılayacaklarını bildirdiler.
Bombalı saldırıda altın kubbesi tahrip olan ve duvarları yıkılan El Askeriye Türbesi’ni yeniden inşa edeceklerini belirten Irak’ın önde gelen Sünni dini liderlerinden Ebu Ukba El Samarrai, “Allah’ın izniyle, El Askeriye’yi yeniden görkemli görüntüsüne kavuşturacağız. Saldırıya ve halen devam eden çatışmalara karşı en iyi cevabı vermek için Şii kardeşlerimizi elbirliğiyle El Askeriye’yi onarmaya çağırıyorum” dedi.
Onarım çalışmaları için, “her yaştan, her mezhepten ve her dinden Iraklı’nın” gönüllü olduğunu belirten El Samarrai, “Bu, bir barış mesajıdır. Her yaştan ve mezhepten kadın, erkek, çocuk; Samarra’daki enkazı temizleyecek ve dişine tırnağına takıp türbeyi onaracak” dedi. Samarrai ayrıca, “Iraklı kadınlar, yakın zamanda inşaatta çalışan yorgun eşlerine su ve yiyecek getirecekler. Ve erkekler, birlik şarkıları eşliğinde ölüme direnecekler” ifadelerini kullandı.
El Askeriye Türbesi’nin yeniden inşası için 2 milyar dinarın (1.3 milyon dolar) gerektiğini belirten El Samarrai, Iraklıları bağış yapmaya da çağırdı.
Basra’da ortak namaz
Ülkedeki bir diğer birlik çağrısı da, güneydeki Basra’dan geldi. Şii lider Mukteda El Sadr, Şii ve Sünniler’in önceki gün birlikte kıldığı namaza katıldı. Büyük Basra Camiisi’nde biraraya gelen binlerce Şii ve Sünni’ye seslenen Sadr, El Askeriye saldırısının ve ülkedeki çatışmalarının sorumlusunun, “ABD ve İngiliz işgali” olduğunu yineleyerek, “Etnik bölünmelerin körüklenmesine karşı, direnişi güçlendirmeliyiz. Artık söz bitti” dedi.
Namaza Sadr’ın yanında katılan Sünni Müslüman Din Adamları Birliği (MAS) sözcüsü Şeyh Abdülhadi El Daraci de Şii lidere destek vererek, “Etnik çatışma, ABD ve bölgedeki diğer etkin güçlerin işi. Bu güçler, Irak’ta iç savaş istiyor. Fakat biz bu oyuna gelmeyeceğiz” diye konuştu.
Amerikan taktiği
Müslüman Din Adamları Birliği yöneticisi Dr. Muhammed Ayaş El Kubeysi de, iç savaşı “ABD’nin Irak’ı bölme taktiği” diye niteleyerek, “Iraklılar’ın birbirine girmesi, direnişin baltalanması anlamına geliyor. Iraklılar, ABD’ye karşı savaşacaklarına birbirlerini öldürüyorlar. ABD’nin ekmeğine daha fazla yağ sürmeyelim” ifadelerini kullandı. Samarra’daki El Askeriye Türbesi’nin yüzyıllardır dimdik ayakta durduğuna ve türbenin “Irak’ın ortak değeri” olduğuna dikkat çeken Kubeysi, “Askeriye, Sünni bölgesinde ve yüzyıllardır ayakta. Peki neden, işgalden önce bu türden bir saldırı olmadı?” diye sordu.
El Askeriye Türbesi’ne yapılan saldırıdan sonra başgösteren etnik çatışmaların ardından, başta Şii Sadr Hareketi ve Sünni Müslüman Din Adamları Birliği (MAS) olmak üzere birçok Şii ve Sünni grup ve örgüt, “sağduyu” çağrısı yapmış, geçtiğimiz cuma namazını da hep birlikte kılmışlardı. Krizin çözümü için biraraya gelen Şii ve Sünni örgütler, ülkedeki olaylardan dolayı ABD’yi sorumlu tutarak, işgalin derhal sona ermesini talep etmişlerdi.

‘Bölünmeye şans vermeyin’
Irak’ın devrik lideri Saddam Hüseyin, Iraklılara birlik çağrısında bulundu. Saddam Hüseyin’le cezaevinde görüşen avukatı Halil Duleymi, devrik liderin
Iraklılara “birlik çağrısında bulunduğunu, ayaklanma ve parçalanma isteyenlere şans verilmemesini istediğini” belirtti. Saddam Hüseyin, “ayaklanmayı engelleme çabalarından” dolayı Irak’taki Şiilerin en yüksek dini lideri Ayetullah Ali Sistani’ye teşekkür etti. Bu arada, Saddam Hüseyin’in babasının mezarında bir patlama oldu. Görgü tanıkları, Saddam’ın doğum yeri Tikrit’te bulunan mezarda dün bir patlama meydana geldiğini belirttiler.


Başa dön


İlk ağızdan ilhak planı
İsrail yönetimi, işgal altında tuttuğu Batı Şeria’nın hangi kesimlerini ilhak etmek istediğini açıkladı. Jerusalem Post gazetesinin haberine göre, İsrail Savunma Bakanı Şaul Mofaz, Batı Şeria’dan “istedikleri” toprakları; Kudüs’ün doğusundaki Maale Adumim, Kudüs’ün güneyindeki Guş Etzion, Batı Şeria’nın kuzeyindeki Ariel, Kedumim-Karnei Şomron ve Rehan-Şaked ile Tel Aviv’in doğusundaki Kiryat Sefer yerleşimleri olarak sıraladı.
Mofaz, Başbakan Vekili Ehud Olmert’in partisi Kadima’nın bir seçim toplantısında yaptığı konuşmada, “İsrail’in gelecekteki sınırlarından söz ettiğimizde, buna Ürdün vadisi ile bu Yahudi yerleşim blokları dahildir” dedi.
Mofaz, İsrail’in Gazze’den çekildiği sırada da “Filistinlilerle imzalanan anlaşmalar ne olursa olsun, İsrail’in Batı Şeria’daki bu altı blokun kontrolünü elinde tutmak istediğini” söylemişti.
4 Ocak’tan beri komada bulunan İsrail Başbakanı Ariel Şaron ve Olmert de, daha sonra ilhak edilmek üzere Batı Şeria’daki büyük yerleşim birimlerinin elinde tutacağını belirtmişti.
AB yardımı
Bu arada, Avrupa Birliği’nin (AB) Filistinlilere 120 milyon avro yardım yapacağını açıklamasının yankıları sürüyor. İsrail’den AB’ye gelen ilk tepkilerin ardından, İsrail Dışişleri Bakanlığı, Avrupa ile “insani yardım yapmak, ancak terörizmi finanse etmemek” konusunda hemfikir olduklarını açıklayarak tutumunu yumuşattı.
Dışişleri Bakanı Tzipi Livni’nin sözcüsü Mark Regev, bugünden itibaren Viyana, Paris ve Londra’da temaslarda bulanacak olan Livni’nin ziyaretlerinin amacının, Hamas’ın seçim zaferinin ardından AB ile koordinasyonu güçlendirmek olduğu ifade etti.
Filistin Yönetimi’nin, İsrail’in her ay topladığı ve Filistin’e aktardığı yaklaşık 50 milyon dolarlık vergi ve fon gelirini durdurmasının ardından ciddi bir mali krizle karşı karşıya kaldığı biliniyor. Son olarak, önceki gün, Filistinlilere yakıt temin eden başlıca şirketlerden olan İsrailli Dor-Allon şirketi, teslimatı durdurduğunu açıklamıştı.
İran’dan büyük yardım
İran hükümetinin de, Hamas’a büyük mali yardım sözü verdiği bildirildi. El Hayat gazetesinin haberine göre Tahran yönetimi, İsrail ve ABD’nin Filistin Yönetimi’ne yönelik fonları dondurmasının ardından, Filistin’e 250 milyon dolar aktaracağını açıkladı.
Bu yardım vaadinin, Hamas Siyasi Büro şefi Halid Meşal’in Tahran ziyaretinde yapıldığı öğrenildi.
Meşal başkanlığındaki Hamas heyetinin bu cuma günü Moskova’da görüşmelerde bulunacağı da kesinleşti. Heyet, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un da aralarında bulunduğu bir dizi yetkiliyle görüşecek.

Meşal’e komplo iddiası
Mısır’da yayımlanan El-Iz’ehva El Telfisyon dergisi, El Fetihli eski bakan Muhammed Dahlan’ın, Hamas’ın Filistin toprakları dışındaki lideri Halid Meşal’e yönelik suikast komplosunun içinde yer aldığına yönelik iddialar ortaya attı. Derginin iddiasına göre Dahlan, ABD’nin dış istihbarat örgütü CIA (Merkezi Haberalma Teşkilatı) ve İsrailli güvenlik yetkilileriyle birlikte, Filistin parlamento seçimlerinden önce Arap başkentlerinden birinde bir araya geldi. Üç gün süren toplantılara, ev sahibi ülkenin güvenlik yetkililerinin de katıldığı ve toplantıya katılanların, Halid Meşal’a bir suikast düzenlemenin gerekliliği konusunda hemfikir oldukları öne sürüldü.
Haberde, Dahlan ve muhataplarının, İran ve Suriye’ye Hamas’la ilişkilerini kesmesi için baskı yapılması konusunda da uzlaştığı belirtildi. Mısır dergisi, haberinin kaynağının, toplantıya katılan bir güvenlik yetkilisi olduğunu belirtti, ancak isim vermedi. Jerusalem Post gazetesi, toplantıya ev sahipliği yapan ülkenin Ürdün olduğunu ileri sürdü.
Muhammed Dahlan ise iddiaları “saçma” olarak nitelendirdi. Dahlan, söz konusu dergi ve editörü hakkında dava açmayı planladığını ekledi.


Başa dön


Bir haftada 1300 ölü
ABD’li Washington Post gazetesi, Irak’ta El Askeriye Türbesine yapılan saldırılardan sonra başgösteren mezhep çatışmalarının boyutunun sanılandan çok daha büyük olduğunu ve çatışmalarda ölenlerin sayısının 1300’ü aştığını yazdı.
Gazetenin Bağdat’taki resmi morg kayıtlarına dayanarak verdiği bu rakam, Batılı haber kuruluşlarının önceki günlerde dile getirdiği sayıların 3 mislinden fazla. Rakam ayrıca sadece başkent Bağdat ve civarını kapsıyor.
Binlerce ölü
Washington Post, pazartesi günü itibarıyla Bağdat’ın en büyük morgunda kimlikleri henüz belirlenememiş yüzlerce kişinin cesedinin yattığını yazdı. Bu kişilerin büyük çoğunluğunun, “silahla vurularak, bıçaklanarak, dövülerek veya naylon torbalarla boğularak öldürüldüğü” belirten gazete, cesetlerin birçoğunun kimliğinin halen belirlenemediğini kaydetti.
Önceki günlerde verilen ölü sayıları, özellikle patlamalarda ve çok sayıda kişinin bir arada olduğu olaylarda yaşamlarını yitirenleri kapsıyordu. Bağdat morgunda yatan kişilerin çoğunluğunun, “tek tek ve muhtemelen birbirinden farklı saldırılarda öldürüldüğüne” işaret eden Washington Post, bu durumu, “şiddetin ne kadar yaygın olduğunun göstergesi” olarak yorumladı.
Gazete haberinde, “Pıhtılaşmış kan göletlerinden tabanı gözükmeyen Bağdat Morgu, ülkedeki çatışmaların somut bir kanıtı. Iraklılar, gün boyunca morgun kapısında, kayıp yakınlarının getirilmesini çarezlik içinde bekliyorlar” ifadelerini kullandu.
Morg önünde bekleyen Iraklıların ifadelerine de yer veren ABD’li gazete, “Bir Iraklı, ‘Irak’ta iç savaş yok diyorlar. Peki bu ne?’ diye haykırıyor. Kardeşi öldürülen bir başkası ise, ‘Onu neden öldürdüler? Kimseye birşey yapmamıştı. Silahı bile yoktu’ diye feryat ediyor” şeklinde yazdı.
Kesin sayı belirsiz
Göçmene karşı polis vahşeti
İtalya’da Müslüman göçmenlerin yoğun olarak bulunduğu Sassuolo kasabasında alkollü bir Faslı, polisler tarafından yol ortasında dövüldü. Polisler, uzun süre Faslıyı yerde, ayakta, aracın üzerinde tartakladı. Alkollü Faslıyı döverek araca bindirmeye çalışan polisleri izleyen bir kişi, cep telefonuyla vahşeti kameraya kaydederek, internet sitelerine ulaştırdı. Bu görüntüyle birlikte İtalya’da gündem birden değişti. Haberi manşetten duyuran Gazzetta di Modena, ayrıca dayağın görüntülerinin linkini de verdi. Kayıtların yayınlanmasından sonra dayakçı polisler açığa alındı.
Dünya Irak işgaline karşı
İngiliz BBC Radyosu tarafından sonuçları açıklanan ve 35 ülkede yapılan bir uluslararası anket, 33 ülkedeki çoğunluğun, Irak işgalinin dünyada terör tehdidini artırdığını düşündüğünü gösterdi. Anket, işgali en çok eleştiren ve tehdidin bugün daha çok olduğunu düşünenlerin bulunduğu ülkelerin başında yüzde 85’le Çin’in geldiğini, onu yüzde 84’le Güney Kore ve yüzde 83’le Mısır’ın izlediğini, İngiltere’de yüzde 77, Irak’ta yüzde 75 ve ABD’de yüzde 55’lik bir kesimin bu görüşte olduğunu gösteriyor. Fransa’da halkın yüzde 67’sinin terör tehdidinin arttığını düşündüğünü gösteren anket, İspanya’da bu oranın yüzde yüzde 79, Almanya’da yüzde 80, İtalya’da yüzde 81, Rusya’da yüzde 58 olduğunu ortaya koydu. Arjantin, Brezilya, Şili, Meksika, İspanya, Fransa, Polonya, Rusya, Suudi Arabistan, Mısır, İran, Türkiye, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Senegal, Tanzanya, Zimbabve, Çin, Güney Kore, Endonezya ve Sri Lanka’da halkın çoğu, işgal kuvvetlerinin Irak’tan çekilmesi gerektiğini düşünüyor. Dokuz ülkede ise çoğunluk bu kanıda değil. Araştırma, Iraklıların yüzde 49’unun işgalin devamından, bir o kadarının da gitmesinden yana olduğunu ortaya koyuyor. Anket ayrıca, İngilizlerin yüzde 56’sının ve Amerikalıların yüzde 58’inin Irak’ta kalınmasından yana olduğunu düşündüğünü, çekilme isteyenlerin oranının İngiltere’de yüzde 38, ABD’de yüzde 36 olduğunu gösteriyor. Anket, 41 bin 856 kişinin katılımıyla yapıldı.
Yunanistan’da yeni grevler
Yunanistan’da banka emekçileri, toplu sözleşme görüşmelerinin tıkanmasını protesto etmek amacıyla dün 24 saatlik grev yaptı. Bu arada Kamu Çalışanları Konfederasyonu ile Yunanistan İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun çağrısıyla, dün ülke çapında 4 saat işbırakıldı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net