www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Öfke seli durmuyor
Pakistan’da aralarında çocukların ve kadınların da bulunduğu onlarca kişinin hayatını kaybettiği Amerikan hava saldırısına öfke dinmiyor.

Sağlık oyuna gelir mi?
İngiltere’de sağlık giderlerinde kısıntı yapmak için bazı ameliyatların ‘acil olmadığı’ gerekçesiyle ertelenmesi sağlık örgütlerini ve doktorları kızdırdı.

Ahmedinecad: BM sizin
   baskı aracınız değil

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, dün yaptığı açıklamada, ABD’nin Birleşmiş Milletleri baskı aracı olarak kullanmasına karşı çıktı.


Öfke seli durmuyor
Pakistan’da onbinlerce kişi Afganistan sınırında bulunan bir köye düzenelenen Amerikan saldırısına öfkesini dün de meydanlarda gösterdi. El Kaide yetkilisi Eymen El Zevahiri’nin hedef alındığının öne sürüldüğü hava saldırısında 20’den fazla sivil hayatını kaybetmişti. Karaçi’de, yaklaşık 10 bin kadın, erkek ve çocuğun katılımıyla düzenlenen yürüyüşte Amerikan karşıtı sloganlar atıldı ve hava saldırısı kınandı. Laik grupların da destek verdiği gösteri sırasında, sokaklarda mevzilenen güvenlik kuvvetlerinin sıkı önlemler aldıkları gözlendi. Saldırıya hedef olan Damadola yakınlarında düzenlenen bir gösteride de soğuk havaya rağmen 600’den fazla kişi bir araya geldi. Damadola köyünde toplananlar, hem Amerikan yönetimine hem de ABD’ye ‘terörle savaşta’ destek veren Pakistan hükümetine öfkesini haykırdı. Devlet Başkanı Pervez Müşşeref’in ABD ile işbirliği yaptığını söyleyen göstericilerin, “ABD’nin dostu vatan hainidir” ve “Müşerref’e ve Bush’a ölüm” şeklindeki sloganları dikkat çekti. İslamabad’da 80 kadar kişinin katılımıyla düzenlenen başka bir gösteride de ABD’den, Afganistan’daki askerlerini çekmesi istendi.
Pakistanlılar, saldırıyı açıkça kınamayan Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref’i de protesto etti.
Önceki gün de onbinlerce kişinin katıldığı gösterinin ardından bine yakın kişinin ABD tarafından finanse edilen yardım örgütü BEST’in binasına girerek bilgisayarları yağmaladığı duyuruldu. İtalyan bir yardım örgütünün binasına da saldırı düzenlendi.
‘Hepsi sivildi’
Amerikan yetkilileri, Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) tarafından insansız bir uçakla düzenlenen ve en az 6 çocuğun öldüğü saldırıyı savunurken Pakistanlı yerel yetkililer köyde hiçbir El Kadie liderinin ya da militanının olmadığını açıkladı. Pakistan’ın Kuzeybatı bölgesi Bakanı Sirajul Hak, “Tüm yetkimizle öldürülenlerin hepsinin masum Damadola yerli halkından olduğunu söyleyebiliriz” dedi. Bakan, bağımsız bir soruştuma sonucunda köyde hiçbir yabancının bulunmadığnı ortaya koyacağını da sözlerine ekledi. Pakistan askeri istihbarat örgütünden iki yetkili de yerel liderlerin açıklamalarını doğruluğunu onayladı.
‘Saldırıyı kınadığını’ açıklayan İslamabad hükümeti ise yerel kaynaklardan gelen açıklamaların aksine köyde ABD tarafından vurulmak istenebilecek bazı isimlerin bulanabileceğini söylerek saldırıyı haklı gösterdi.
Hükümetin bu tutumu Damadola köyündeki yerel liderleri kızdırıyor. Zarvali Rahbar adlı bir aşiret lideri, “Bu saldırıya hükümetten acil bir tepki bekliyoruz. General Pervez Müşerref bizi korumalı , ABD’yi değil” diye konuştu.
ABD’li yetkililer Pakistan istihbarat örgütünün saldırıda yer aldığını açıklamıştı. Pakistan hükümeti ise saldırıya destek verdiklerini kabul etmeseler de ABD’li yetkililerle günlük olarak istihbarat paylaştıklarını bildirdi.


Başa dön


Sağlık oyuna gelir mi?
İngiltere’deki Ulusal Sağlık Servisi (NHS) yöneticilerinin, harcamalarda kesinti yapmak için ameliyatları geçiktirme ‘oyununa’ karşı doktorlar tepki gösterdi. Londra ve Staffordshire’deki bazı hastanelerde ‘acil olmayan’ ameliyatların yöneticiler tarafından bütçe açıklarını kapatmak için geçiktirildiğinin ortaya çıkması üzerine, doktorlar yaptıkları açıklamalarda ‘oynanan bu aptalca oyunun’ parçası olmayacaklarını söylediler.
İngilitere Tıp Birliği (BTA) tarafından yapılan açıklamada, mali durumun düzenlenmesinin doktorları değil, yöneticileri ilgilendirdiği belirtildi.
Meslek etiğine aykırı
BTA Başkanı James Johnson yaptığı açıklamada, “kliniksel olarak doğru bir şeye doktorların karşı gelmesi, profesyonel sorumluluğu reddetmek demektir. Bütçede önemli açıklar görüyoruz ve bazı vakıflar ameliyatları geçiktirerek önlemini almaya çalışıyorlar. Doktorlar oynanan bu aptalca oyunun bir parçası olmayacaklar. Eğer ameliyat yapılması gerekiyorsa, bizler bunu oturup görmezden gelmeyeceğiz. Kendi bütçelerini düzenlemek biz doktorların değil, vakıfların sorunudur” dedi.
Geçtiğimiz aralık ayında Londra’daki Harrow Primary Care Trust Hastahanesi’nde önümüzdeki mali yıla kadar ödeme yapmamak için ameliyatların geciktirildiği ortaya çıkmıştı. Ortaya çıkan bu olayın ardından kaç tane hastanenin ameliyatları geciktirdiği sorusu soruluyor. Oxford’da yer alan John Radcliffe Hastahanesi’nde, yöneticiler tarafından kalp hastalıkları için kullanılan tedavinin çok acil durum dışında yapılmamasının söylendiği belirtilmişti.
200 milyon sterlin açık
Geçen yıl Vakıflar (Trusts) tarafından yürütülen sağlık servislerinin dörtte birinin bütçesinde 200 milyon sterlin açık olduğu açıklanmıştı. Vakıflar, hükümetin ameliyatlar için en fazla 6 ay bekleme süresini kullanarak ameliyatları geçiktirmenin yanı sıra, bazı bölümlerin kapatılması ve yeni işçi almayı durdurmayı planladıkları ve uygulamaya başlayacaklarını ifade etmeşlerdi. Geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanı Patricia Hewitt bu oranın bu yıl daha kötüye gidebileceğini itiraf etmiş, NHS’nin 620 milyon Sterlin borcu olabileceğini açıkladı.

Özelleştirmeye ihtiyacımız yok!
İngiltere’de Ulusal Sağlık Servisi’nde (NHS) özelleştirme politikaları sonucu bazı bölümlerin özel şirketlere devredilmesi, kesintilerin yapılması ve işten çıkarma politikaları hayata geçiriliyor. Bu uygulamalara karşı birçok yerde bölgesel çapta toplu tepkiler devam ediyor. Ayrıca Hackney’de NHS’nin özelleştirilmesine karşı bir imza kampanyası başlatıldı. 25 Ocak’ta konuşmacı olarak çalışanların ve sendika temsilcilerin katılacağı, halka açık bir toplantı yapılacak.
Hackney’deki NHS’in kamuya ait kalması için yürütülen kampanya sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, NHS’nin birçok bölümünün özelleştirilmesine devam edildiği, bunun sonucu olarak hastalara kâr elde edilen birer müşteri olarak bakılması anlayışının hakim kılınmaya çalışıldığı belirtilerek, bunun sıradan insanlar ve emekçilerin ihtiyacı olmadığı vurgulandı.


Başa dön


Ahmedinecad: BM sizin
   baskı aracınız değil
İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, dün yaptığı açıklamada, ABD’nin Birleşmiş Milletleri baskı aracı olarak kullanmasına karşı çıktı. “BM Güvenlik Konseyi’ne bağlı gözlemciler, Konsey’e İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin ceza gerektiren bir rapor sunsa dahi, bu kararın İran’ı bağlamayacağını” söyleyen İran Cumhurbaşkanı açıklamasında, “İran’ın nükleer araştırmalar yapmaya hakkı olduğunu” birkez daha savunarak “Hiçbir karar, bu hakkımızı elimizden alamaz” dedi.
Sert açıklamalar
‘İsrail ile en iyi biz görüşürüz’
Kuruluşundan bu yana İsrail ile diyalog kurulmasını reddeden Filistinli örgüt Hamas’tan yapılan açıklamada İsrail ile müzakerelere yeşil ışık yakıldı. “Biz İsrail ile 10 yıldır müzakere edip hiçbir şey elde edemeyen diğerlerinden çok daha iyi görüşürüz” diyen Hamas lideri Şeyh Muhammed Ebu Tir, ‘direnişin yalnızca silahlı ve güç kullanarak yapılmayacağını’ kaydetti. Hamas’ın seçim listesinin ikinci sırasında bulunan Ebu Tir, oyunu yeni kurallarına göre oynadıklarını ve bu tutumun ‘taktik’ değil stratejik bir sapma olduğunu belirtti. İsrail ise Filistinlilerin 25 Ocak’ta düzenlenecek seçimlerde, Doğu Kudüs’te oy kullanabilmelerine izin veren kararı onayladı. Öte yandan, İsrail askerlerinin, Batı Şeria’da, Recub köyünde açtığı ateş sonucu Filistinli bir anne ile silahlı oğlunun öldüğü bildirildi.
Almanya’da ‘vicdan testi’ yaygınlaşıyor
Almanya’da tek bir eyalette başlatılan ‘vicdan testi’ uygulaması başka eyaletlere de yayılıyor. Federal İçişleri Bakanı Wolfgang Schlauble, Baden-Württemberg eyaleti tarafından Alman vatandaşlığına geçecek Müslüman göçmenlere yöneltilen ayrımcı soruları savundu. Schauble, Handelsblatt gazetesine yaptığı açıklamada “Eyalet hükümeti, vatandaşlık dairelerine olanak tanıdı ve bu çok anlamlı bir adımdır. Ancak bu adım şimdi karalanmak isteniyor” diyerek, Baden-Württemberg Eyaleti İçişleri Bakanı Heribert Rech’e sahip çıktı. Schauble’nin Müslüman göçmenleri dışlayan testi bu şekilde açık bir şekilde savunması, uygulamanın İçişleri Bakanlığı’nın bilgisi dahilinde başlatıldığını akıllara getiriyor. Hessen eyaleti de, vatandaşlığa geçecek göçmenlere yönelik ‘vicdan testi’ uygulayacağının mesajını verdi. Hessen’de tek başına hükümet olan CDU’nun Eyalet Grup Başkanı Christean Wagner eyalet çapında benzer bir testi uygulamak istediğini belirterek, “ikinci sınıf vatandaşlık” mesajını da verdi. Wagner, “Alman anayasasına ve demokratik kurallara uyacaklarını beyan etmeyen yabancılara Alman vatandaşlık haklarının tamamının verilmesi doğru değildir” dedi. Yine CDU’nun tek başına hükümet olduğu Saarland eyaleti de Baden-Württemberg’de ortaya çıkacak tecrübeden yola çıkarak benzer bir testi yapmak istediğini açıklamıştı. Baden-Württemberg eyaleti ise bütün tepkilere rağmen uygulamada ısrar ediyor. 26 Mart’ta Baden-Württemberg eyaletinde yapılacak parlamento seçimleri öncesinde koalisyon partileri CDU ve FDP, göçmen karşıtı bir politika üzerinden sandıktan başarılı çıkmayı planlıyorlar.
İngiltere vekillerini dinleyecek
İngiltere Başbakanı Tony Blair’in, Avam Kamarası mensubu milletvekillerinin telefonlarının dinlenmesine engel olan 40 yıllık yasayı kaldırmaya hazırlandığı öne sürüldü. Independent on Sunday gazetesinin haberinde, Blair’in hazırlığına kendi kabinesinden son derece sert karşı çıkışlar yapıldığı, ancak başbakanın tutumunda ısrarlı olduğu yazıldı. Blair’in bu yöndeki yasal hazırlığı önümüzdeki birkaç hafta içinde Avam Kamarası’nda açıklaması bekleniyor.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net