|
|

|
           

Hasan Cemal’in kitabıyla başlayan kampanyayı, saldırının hedeflerinden İlhan Selçuk böyle karşıladı.
|
MEDYA
........................................................................
MEDYA SERVİSİ
|
Doğan’ın saldırı harekatı
Bu haftanın medya gündemine Cumhuriyet tartışması oturdu. Hasan Cemal’in yazdığı “Cumhuriyet’i Çok Sevmiştim” adlı anı kitabıyla başlayan tanıtım kampanyası, İlhan Selçuk’un deyimiyle “Doğan Holding gazetelerinin ortaklaşa saldırı ve sövgü harekatı”na dönüştü.
İlhan Selçuk dünkü köşesinde, günlerdir kendisine yönelen eleştiri ve hakaretlere yanıt verdi. “Sayın Aydın Doğan’a Bir Soru...” başlığını kullanan Cumhuriyet yazarı, Milliyet’in cumartesi günkü “İlhan Selçuk bir takiye ustasıdır” sürmanşeti hakkında şu yorumu yaptı: “Ne siyasal parti başkanı, ne devlette makam sahibi, ne politika lideriydim; Milliyet hangi amaçla beni sürmanşete çıkarıyordu?”
İlhan Selçuk, yazısında saldırı kampanyasını şöyle yorumladı: “Sanırım ortada patolojik bir vaka var... Hasan bir ruh doktorunun muayenehanesindeki divana uzanmış hasta gibi konuşuyor... Seviyesizliği de cabası.. Ama, bu iş yukarıda vurguladığım gibi Hasan sorunu değil.. O yalnız konu mankeni.. Tek başına bir gazete olan Cumhuriyet’e Türkiye’nin satış ve reklamda en büyük medya grubu olan Doğan Holding gazetelerinin ortaklaşa saldırı ve sövgü harekâtı ortadadır... Dost bildiğim ve sevdiğim Aydın Doğan ‘ın bu harekâttan haberi var mıydı?.. Yok muydu?.. Sorunun yanıtını dostum Aydın Doğan açıklarsa mutlu olurum; ama, açıklamasa da kendimi yanıtını almış sayacağım.”
‘Eşi görülmemiş düşmanlık’
Başka Cumhuriyet yazarları da Doğan grubunun Cumhuriyet’e saldırı harekatına değindi. Hasan Cemal’in Cumhuriyet yıllarında eleştirdiği isimlerden olan Oktay Akbal, durumu, “Basın tarihimizde benzeri görülmemiş bir düşmanlığın açıkça sergilenmesi!” sözleriyle yorumladı. Hikmet Çetinkaya da pazartesi günkü köşesinde “On beş yıl önce yaşanan bir olayın suçlusu sadece İlhan Selçuk mu? Acaba Hasan’ın, Emine’nin, Okay’ın hiç suçu yok mu bu çatışmada?” diye sormuştu. Çetinkaya, kendisinin de 1991 sonrası dönemdeki anılarını yazdığını duyurdu.
HASAN CEMAL’E DESTEK YAZILARI
Pazar günü, Doğan grubunun Hürriyet, Milliyet, Radikal gazeteleri, Vatan ve Zaman, eklerindeki röportajları Hasan Cemal’in kitabına ayırmıştı. Çeşitli gazetelerden yazarlar da yazılarıyla “saldırı harekâtına” destek verdiler.
Ertuğrul Özkök: Ben de karışmışım
Ne kavgalar, ne komplolar, ne ayak oyunları, ne alttan halı çekmeler. İstanbul’a Bizans diyenlerin ibra töreni. Bu arada kendim hakkımda da ilginç şeyler öğreniyorum. Meğer Cumhuriyet’in iç kavgalarına, bilmeden ben bile karışmışım. (...) Cumhuriyet, Hasan Cemal’in Genel Yayın Yönetmenliği sırasında gerçekten güzel bir gazete oldu. Oradan çok başarılı gazeteciler çıktı. Hâlâ yayın hayatını sürdürüyor. İnşallah daha nice yıllar sürdürür. (Hürriyet, 3 Aralık)
Cengiz Çandar: Hem öyle hem böyle!
Hasan Cemal’in hem “Moskova yanlısı TKP’ye yakın” ve “Stalin hayranı” gibi sıfatlarla andığı, hem de “faşist rejim yanlısı” gördüğü İlhan Selçuk’u Miloşeviç’e benzetmesi doğru. Postmodernist dönemde, eski tip ve Sovyetçi komünist tipolojisi ile klasik milliyetçi- faşistin iç içe girmesi ve eş anlamlı hale gelmesi mümkün. 1940’larda Alman Nazizmi’ne destek çıkan Nadir Nadi’nin gazetesi Cumhuriyet’in İlhan Selçuk’un elinde Sovyetler Birliği (ve Ortadoğu’da özellikle Saddamcı Baas ve Nasırcılık) sempatizanı haline gelmesinde bir “çelişki olmadığı” gibi, her ikisinin her iki dönemde de kendilerine “Kemalist” etiketi takması ve hatta “solcu” geçinmeleri de pekala mümkün olabiliyor. (Bugün, 5 Aralık)
Emre Aköz: Kızıl Elma’yı eleştiriyor
Bugün bazı sağcılar ve solcular, milliyetçilik-devletçilik ekseninde Avrupa Birliği’ne, özelleştirmelere, yabancı sermayeye, demokratikleşmeye karşı çıkıyor. Yıllarca kavga eden, hatta birbirini öldüren bu çevrelerin güç birliğine ‘Kızıl Elma Koalisyonu’ deniyor. Cumhuriyet gazetesi de... Hem bazen iyice kışkırtma kokan haberleri (mesela Mayıs 2005’teki, Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök’ü yıpratma amaçlı ‘Genç Subaylar Tedirgin’ manşeti)... Hem de, başta İlhan Selçuk olmak üzere köşe yazarlarıyla, o koalisyonun başta gelen ideoloji jeneratörü. Hasan Cemal anılarında, Kızıl Elmacıların kendilerine biçtikleri bu misyonu yerine getirirken kullandıkları araç ve yöntemleri göz önüne seriyor. (Sabah, 6 Aralık)
Başa dön
|
|
|