www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Rice hesap değil nasihat verdi
ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Avrupa gezisinin Berlin durağında işkence uçakları konusunda hesap vermek yerine, 'meselenin üzerine fazla gidilmemesini' istedi. Rice, ABD’nin işkence yapmadığını da iddia etti.

Tahran’da hava faciası
94 kişi taşıyan bir askeri nakliye uçağı, Tahran’da 10 katlı bir apartmana çarptı. Uçaktakilerin tamamı ölürken, binada da 25 kişi can verdi.

Rumsfeld’in kuyruk acısı!
ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, Irak işgalindeki başarısızlıkların sebebi olarak yine aynı gerekçeyi sundu: TBMM’nin 1 Mart 2003 tezkeresini reddetmesi!


Rice hesap değil nasihat verdi
ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, CIA’nın Avrupa ülkelerinde gerçekleştirdiği adam kaçırma ve işkencelerin gölgesi altında çıktığı Avrupa gezisinde, müttefik ülkelerin olayları açıklama yönündeki taleplerini geri çevirdi.
Önceki akşam Almanya’nın başkenti Berlin’e gelen Rice, günlerdir tartışılan CIA işkenceleri ve yasadışı uçuşlar belgelerle ortaya konulduğu halde, "ABD, şimdiye kadar hiçbir tutukluyu işkence yaparak sorgulamak için bir başka ülkeye götürmemiştir, götürmeyecektir. ABD, tutukluları işkence yapılacak bir yere götürmek için hiçbir ülkenin hava sahasını ya da havaalanını kullanmamıştır. ABD, kimseyi işkence yapılacağına inandığı bir yere nakliye etmez” dedi.
'Aynı gemideyiz'
Rice, Avrupa ya da dünyanın başka ülkelerinde ABD’ye ait gizli cezaevlerinin olup olmadığını konusuna değinmezken,"dost ve müttefik" olarak tanımladığı Avrupa ülkelerinden, "terörle mücadele konusunda kendilerini anlamaları ve desteklemelerini" istedi.
Rice, Amerikan istihbaratının elde ettiği bilgilerin Avrupalıların da yaşamını koruduğunu iddia ederek, “Hepimiz aynı gemideyiz” dedi. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın bir başka görevlisi ise, “Aynı evde oturanlar camlara taş atmazlar” diyerek Avrupa ülkelerini uyardı.
İşkenceye örtülü destek
ABD'li bakan, dün Almanya Başbakanı Angela Merkel ile bir araya geldi. Merkel, görüşmeden sonra Rice ile birlikte düzenlediği basın toplantısında, CIA'nın gizli uçuşlarıyla ilgili olarak, "Dünyadaki tehditlere karşı korunabilmek için gizli servis bilgilerine ihtiyacımız var" dedi ve böylece, işkenceyi desteklediğini ilan etmiş oldu.
Bir yandan Avrupa'nın entegrasyonunu sağlamak, diğer yandan da ABD ile sıkı ilişkileri sürdürmek istediklerini ifade eden Merkel, bununla birlikte, gelecekte gizli uçuşların yapılması halinde bunu Federal Meclis Denetleme Komisyonu'na bildireceklerini söyledi.
Rice ise, ABD'nin işkenceyi kınadığını ve her zaman uluslararası sorumluluklarına bağlı kalacağını söyleyerek, "ancak tüm insanların güvenliği için gizli servis bilgilerinin kaçınılmaz olduğunu" ekledi.
'Olumlu' buldular
Federal hükümetin Alman-Amerikan ilişkileri Koordinatörü Karsten Voigt, Rice’ın açıklamalarını şöyle: "Rice, 'İşkence yapmıyoruz' dedi. Bu önemli ve olumlu bir ifade. Ama sorun, işkenceden neyin kastedildiği. Biz uluslararası teröre karşı Amerikalılarla birlikte mücadele ediyoruz. Burada önemli olan uluslararası hukuk kurallarına uyulması ve bunların arasında işkence yasağı da var."
Bu arada Amerikalı bakan; Rusya, Beyaz Rusya ve Ukrayna'da "demokrasinin geliştirilmesi" için Alman hükümeti ile sıkı işbirliği yapmak istediklerini ifade ederek, Rusya'ya yönelik Batı baskısının artacağı sinyalini verdi.
Condolezza Rice, Almanya'dan sonra Romanya, Ukrayna ve Brüksel'e gidecek.
Schily hâlâ sessiz
CIA uçakları, en az 437 kez Alman havaalanlarına indi veya Alman hava sahasını kullandı. Başbakan Angela Merkel ve Federal Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, diplomatik olarak Rice’den açıklama talep ederken, kendilerinin bu uçuşlardan haberdar olup olmadığı konusunda tek bir söz sarf etmedi. CIA operasyonlarından ilk haberdar olanlardan biri olan Federal İçişleri eski Bakanı Otto Schily de, sessizliğini korumaya devam ediyor.

‘İşkence üsleri kapandı’ iddiası
Avrupa’daki gizli CIA hapishanelerinin kasım ayında kapandığı ileri sürüldü. Avustralya Yayın Kuruluşu ABC News, eski ve şimdiki CIA görevlilerine dayanarak verdiği haberde, gizli hapishanelerin, basında varlıklarına ilişkin haberlerin çıkmasından hemen sonra kapandığını iddia etti. Habere göre CIA kaynakları, Doğu Avrupa’daki gizli cezaevlerinde tutulan 11 El Kaide üyesinin, bu hapishanelerin kapanmasının ardından “Kuzey Afrika’da bulunan bir CIA bölgesine götürüldüklerini” söylediler.
Bu arada Uluslararası Af Örgütü, CIA uçaklarının, 2001-2005 yılları arasında, terör zanlılarını taşımak için, Avrupa havaalanları üzerinden 800 uçuş yaptığını kaydetti.
İngiliz The Guardian gazetesi de, CIA’nin casus uçaklarının İngiltere’deki 20 ayrı havaalanına 200 uçuş yaptığını bildirdi.


Başa dön


Tahran’da hava faciası
İran’ın başkenti Tahran’da C-130 tipi askeri nakliye uçağı, 10 katlı binaya çarptı. Kazada, uçakta bulunan 94 kişi can verdi. Ölenlerden 84’ü yolcu, 10’u ise askeri mürettebat.
İran medyasına göre, Tahran’dan Bender Abbas kentine gitmek üzere havalandıktan sonra acil iniş için Mehrabad Havaalanı’na dönen C-130 tipi nakliye uçağı teknik nedenlerle irtifa kaybetti ve yerel saatle 13:45’te 10 katlı bir binanın üzerine düştü.
250 kadar insanın yaşadığı binada, çarpmanın etkisiyle 25 kişinin öldüğü duyuruldu. Tahran radyosu, binadakilerden 15’inin de yaralandığını bildirdi. Binada çıkan yangın söndürülürken, kurtarma çalışmaları devam ediyor.
Böylece, faciadaki toplam can kaybı 119’a ulaştı.
İran’da 19 Şubat 2003’te ülkenin güneydoğusunda İlyuşin-76 tipi Rus yapımı bir askeri uçağının düşmesi sonucu 276 Devrim Muhafızı ve mürettebat ölmüştü.


Başa dön


Rumsfeld’in kuyruk acısı!
ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, Irak işgalindeki başarısızlıklardan dolayı bir kez daha Türkiye’yi suçladı. Rumsfeld, işgal başlarken ABD’nin 4. Piyade Tümeni’nin Türkiye üzerinden Kuzey Irak’a girememesinden dolayı, direnişin sanılandan daha güçlü olduğunu belirtti.
Rumsfeld, Johns Hopkins Universitesi’nde yaptığı konuşmada, işgalde nelerin önceden yapılan hesaplara göre gitmediğinin sorulması üzerine, “4. Piyade Tümeni’nin Türk topraklarından Kuzey Irak’a girmesinin planlandığını, ancak 1 Mart tezkeresinin az farkla TBMM’de reddedildiğini” belirtti. Amerikalı bakan, “Dolayısıyla 4. Piyade Tümeni kuzeyden giremedi ve Sünni üçgeni üzerinde önceden planlanan baskıyı kuramadı. Tümen, güneyden geldi, ama bu uzun zaman aldı. Sonuçta direniş, insanların hesapladığından daha yaygın oldu” dedi.
‘Halifelik’ öcüsü!
Seçimler Chavez’i daha da güçlendirdi
Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez ve onu destekleyen koalisyon, ABD yanlısı muhalefetin boykot çağrısı yaptığı Meclis seçimlerinde tüm sandalyeleri kazandı. Chavez’in “Beşinci Cumhuriyet Partisi”nin Başkanı William Lara, meclisteki 167 sandalyeyi de, iktidardaki koalisyonun kazandığını açıkladı. Lara, Chavez’in partisinin 114 milletvekili, Beşinci Cumhuriyet Partisi’ni destekleyen diğer partilerin de, 62 milletvekili çıkardığını belirtti.Ancak oy kullanma oranının yüzde 25’te kaldığı belirtiliyor. Bu durum, Chavez’in başarısına da gölge düşürdü.14.4 milyon kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede seçimleri boykot eden ABD yanlısı muhalefet partileri, yeni Venezüella Meclisi’nin “meşru olmadığını” iddia etti. Demokratik Eylem Partisi Genel Sekreteri Henry Ramos Allup, “parlamentonun tüm halkı temsil etmediğini ve bu nedenle meşru olmadığını” savundu. ABD yanlısı muhalefet, boykot kararına gerekçe olarak, “elektronik oy sandıklarını ve merkez seçim kurulunun yapısını” göstermişti. Devlet Başkanı Chavez, bu karar üzerine, “Bu durumdan köpekler değil, efendileri; yani ABD sorumlu” demişti.ABD ise, ülkenin yakın zamanda “seçim reformları” yapması gerektiğini savundu. Seçimlerde, “güven ve şeffaflık sorunu” olduğunu iddia eden Washington, Venezüella’ya karşı alacakları tutuma, uluslararası gözlemcilerin raporları doğrultusunda karar vereceklerini belirtti. Diğer yandan, seçim sürecinde terörist bir saldırı meydana geldi. Ülkedeki en önemli petrol boru hattına, cumartesi gecesi sabotaj düzenlendi. Bombanın gece 21:30 sularında, Ule-Amuay yakınlarındaki petrol boru hattında patlatıldığını ifade eden devlet petrol şirketi PVDSA’nın başkanı, “C-4 tipi bombanın infilak etmesi sonucu yangın çıktı, fakat kontrol altına alındı ve söndürüldü” dedi.
CIA işkencesine tepki büyük
Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı’nın (CIA), çeşitli ülkelerde gizli işkence merkezleri bulunduğu ve “terör zanlılarını” gizli uçak seferleriyle buralara taşıdığının ortaya çıkması, dünya çapında tepki yarattı. ABD’nin müttefiki 8 ülkede yapılan bir anket, bu ülkelerdeki halkın çoğunluğunun, topraklarının CIA’nın gizli sorgulamaları için kullanılmasına karşı olduğunu ortaya koydu.AP ajansıyla Ipsos kuruluşu tarafından ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Kanada, Meksika ve Güney Kore’de 15-28 Kasım tarihleri arasında yaklaşık 1000’er kişiyle kamuoyu yoklamaları yapıldı,Ankete göre İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Kanada, Meksika ve Güney Kore’de halkın yaklaşık üçte ikisi, ABD’nin “terör zanlılarını” gizlice ülkelerinde sorgulamasına izin verilmesine karşı çıktı. Amerikan halkının ise üçte ikisinin, zanlıların gizlice ülke içinde sorgulanmasını desteklediği kaydedildi.Sorgulama yöntemi olarak işkence uygulamasına ilişkinse daha farklı yaklaşımlar dikkati çekti. İngiltere, İspanya, Almanya ve Kanada’da halkın yaklaşık yarısı, Fransa ve Meksika’da halkın yüzde 40’ı, Güney Kore’de ise sadece yüzde 10’u işkencenin hiçbir zaman savunulamayacağını söyledi. ABD’de de halkın yüzde 38’i işkencenin bazen, yüzde 25’i nadiren uygulanabileceğini, yüzde 36’sı ise asla savunulamayacağını belirtti.İşkenceye karşı en güçlü muhalefet İtalya’dan geldi. İtalyanların yüzde 60’ı, işkencenin hiçbir zaman haklı gösterilemeyeceğini kaydetti.
ETA’dan silah bırakma şartı
İspanya’nın kuzeyindeki Bask bölgesinin bağımsızlığı için mücadele eden ETA örgütü, sürekli gündeme gelen silah bırakma taleplerinin “bıktırdığını” açıkladı. ETA’nın yayımladığı bildiride, silah bırakmak için şartlar öne sürüldü. İspanya ve Fransa’nın bazı adımlar atması gerektiğini belirten ETA, “Bask ülkesine kendi kaderini tayin etme hakkı verilmeli ve Bask’a karşı olan devletin güvenlik güçleri etkisiz hale getirilmeli” şartlarını dile getirdi. Bildiride ayrıca, ETA’nın, örgüt içinde silah bırakma çağrısında bulunan cezaevindeki 8 eski liderinin kovulduğu açıklandı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net