www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Egzantrik oyuncu fabrikası yeniden...
Yıl 1922, Sovyetler Birliği. İç savaş henüz sona ermiş ve dünyanın ilk sosyalist devleti artık kurulmuştur. Artık hedef, kapitalizmin yarattığı eski, bireyci, bencil, özel mülkiyetçi, insani değerleri paraya değişen kitleleri değiştirip dönüştürmek ve “yeni insanı” yaratmaktı.

Koma Rewşen ‘Pola Nû’ diyecek
Çiyayê Bezar ve Asê isimli albümleriyle tanınan Kürt Rock Müziği’nin sevilen gruplarından Koma Rewşen 3. albümü ‘Pola Nû’ ile sevenleriyle buluşmaya hazırlanıyor.

Viranşehir Belediye
   Tiyatrosu sezonu açtı

Viranşehir Belediye Tiyatrosu geçtiğimiz hafta Mehmet Baydur’un yazdığı “Kamyon” adlı oyun ile sezonu açtı.


Egzantrik oyuncu fabrikası yeniden...
Ahmet Açan
Yıl 1922, Sovyetler Birliği. İç savaş henüz sona ermiş ve dünyanın ilk sosyalist devleti artık kurulmuştur. Artık hedef, kapitalizmin yarattığı eski, bireyci, bencil, özel mülkiyetçi, insani değerleri paraya değişen kitleleri değiştirip dönüştürmek ve “yeni insanı” yaratmaktı. Burada ise kuşkusuz en büyük iş sanatçılara düşüyordu.
Bu şiarla iç savaştan hemen sonra Sovyetler Birliği’nde ardı ardına yeni tiyatrolar açıldı. Bu avant-garde/öncü tiyatrolar, çağdaş dinamik ritimden uzak, müzelik, küf kokan eski biçime karşı, kavgacı, sataşkan, kışkırtıcı, ama enerjik ve dinamik yeni bir üslup geliştirdiler.
Bu ruh hali içinde, ileride özellikle Sovyet sinemasının en önemli yönetmenlerinden sayılacaklarından habersiz bir grup genç, Grigoriy Koznitsev (henüz 17’sini bile doldurmamıştı), Georgiy Krıjitsi, Leonid Trauberg (90’lı yılların başına kadar yaşadı) ve ünlü Sovyet Yönetmen Einsentein’ın en samimi arkadaşı Sergey Yutkeviç kısa adı FEKS olan “Ekzantrik Oyuncunun Fabrikası”nı kurdu. Önce “Eksantrizm” adı altında bir manifesto yayınlayan grup, (kelime anlamı Türkçe sözcüklerde şaşırtıcı, Rusça sözcüklerde tiyatroda ya da seyirlerde, davranışları beklenmedik karşıtlıklarla ortaya koyan sert komedi anlamında) sirk eğlencesi, tuluat, müzik hol, meydan seyirliği gibi tarzlarla seyirciyi dürtükleyen, onların kafalarındaki eski biçimi yıkmaya çalışan ve oyunda rahatlamalarını değil, yaşamı sorgulamalarını sağlayan, yenilikçi, deneysel oyunlar sergilediler. Ünü bir anda tüm Sovyetler Birliği’ne yayılan gruba daha sonra ünlü ansiklopedist Yuri Tınyanov ve Sovyet çağdaş müziğinin belki de en önemli bestecisi olan Dmitri Şostakoviç de katıldı. İkinci Dünya Savaşına kadar faaliyetlerini sürdüren grup, savaşın başlamasıyla dağıldı ve bir daha toparlanamadı. Ancak yaptıkları işlerle isimleri hep akıllarda kaldı.
Antalya’da Egzantrik Oyuncu Fabrikası
Bugün, Antalya’da bir grup tiyatro tutkunu genç, artık hafızalardan tamamen silinmiş bu tiyatro topluluğunu, hem hedeflerine sahip çıkmak hem de bir tıkanma yaşandığını düşündükleri Türk tiyatrosuna yeni bir soluk getirmek amacıyla isminde biraz oynama yaparak yeniden diriltti: “Egzantrik Oyuncu Fabrikası”.
Tiyatronun bir başka hedefi de kendilerinin de içinde bulunduğu “Y kuşağı” (1979-1995 yılları arasında doğanlar) gençliğini, bilgisayar ve teknolojinin araçlarından koparıp tiyatroyu, yani yaşamı keşfetmelerini sağlamak.
“Eksantrik Oyuncu Fabrikası”, geçtiğimiz hafta, Antalya Belediyesi Kültür Salonu’nda, Ecevit Karaca’nın yazdığı ve yönetmenliğini yaptığı “Sokak ya da kısaca Memleketimden Cinnet Manzaraları” adlı oyunla ilk defa Antalyalı tiyatroseverlere “merhaba” dedi. Özgün müzikleri de grubun oyuncularından Mehmet Bahri Oskay tarafından bestelenen oyunun, kadrosunun büyük çoğunluğu, Akdeniz Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tiyatro Topluluğu’nda yer almış “delişmen” gençlerden oluşuyor.
Şimdilik asıl sorunlarının sürekli oynayabilecekleri bir tiyatro salonu bulmak olduğunu belirten oyunun yazarı ve yönetmeni Ecevit Karaca, Egzantrik Oyuncu Fabrikası’nın ilk hedefinin her hafta Antalyalı tiyatroseverlerle buluşmak olduğunu ve bunu başardıkları takdirde de kendilerini ilk hedeflerine ulaşmış sayacaklarını söyledi.


Başa dön


Koma Rewşen ‘Pola Nû’ diyecek
Ali Buluş
Çiyayê Bezar ve Asê isimli albümleriyle tanınan Kürt Rock Müziği’nin sevilen gruplarından Koma Rewşen 3. albümü ‘Pola Nû’ ile sevenleriyle buluşmaya hazırlanıyor. Akdeniz Kültür ve Sanat Merkezi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Kürt Rock Müziği’nin sevilen gruplarından Koma Rewşen “Pola Nû” (Yeni Sınıf) adlı albümüyle dinleyicileriyle buluşmayı bekliyor. Çiyayê Bezar ve Asê’den sonra 3. albümü çıkacak olan Koma Rewşen’in albümünde yer alan 11 çalışmadan 10’u grup elemanları tarafından bestelenmiş. Kültür Bakanlığı’ndan bandrol almayı bekleyen “Pola Nû” aralık ayı içerisinde Avrupa’da yayınlandıktan sonra Türkiye’de dinleyicilere sunulacak.
Albümün çalışmalarına ilişkin bilgi veren grubun solisti Harun Ataman, Lorin isimli firma ile anlaştıktan sonra KOM Müzik’in de yardımlarıyla stüdyo çalışmalarına başladıklarını söyledi.
20 Ocak tarihinde İstanbul’da bulunan Kazım Koyuncu’ya ait ZB (Zuğaşi Berepe) stüdyosunda çalışmaların startını verdiklerini ifade eden Ataman, Koyuncu’nun ölümüyle birlikte çalışmalara 2 buçuk ay ara verdiklerini belirtti.
‘Kimlik beyanı’
Albümü grubun “müzik dünyasına kimlik kaydı” olarak niteleyen Ataman, albümde halkın içinde bulunduğu sosyal durum ile özgürlük sınırlarını korkmadan eleştirdiklerini ifade etti. Zeyiye Edabê isimli şarkıda toplumda yeniyi engelleyen değer yargılarının eleştirildiğini belirten Ataman, “Bu şarkı ile statükoculardan, iktidar hastalarından, bir türlü değişmeyen geleneklerin kirli taraflarına saldırıyoruz. Revoko adlı şarkıda kendi kişiliğinden kaçan, kendi gerçekliğini inkar eden ve kimliksizleşen gençliğe bir eleştiri yapılıyor. Bu bestelerimiz bir zaman süreci içerisinden geçti, üzerinde binlerce kez durup düşünmüşüzdür, acaba bunu nasıl daha iyi yapabiliriz diye ve en sonunda böyle bir şey çıktı ortaya. İnsanlarımızın standart bir acısı ve mutlu mantaliteleri vardır. Bunu müzikte ajite olarak çok işlediler. Ben bunu doğru bulmuyorum. Son dönemlerde en çok tutulan şarkıların eski şarkılar olması bizi tedirgin ediyor. Bu yeniliğin önünde engeldir. Çünkü eski, yeni nesli yaratamaz. Biz geleceğe umutlu ve mutlu bakabilen bir nesil yaratmak istiyoruz. Şarkılarımızda bu var” dedi.
İlk klip Zagros Zagros’a çekilecek
Rock müziğin Kürtler arasında tanınan bir tarz olmadığını ifade eden grup elemanı Mazlum Adıbelli ise, ilk Kürtçe Rock grubu Koma Wetan’ı anmak için albümde “Elegez” isimli şarkıya yer verdiklerini kaydetti.
Albümde yer alan 4 şarkıya da klip çekeceklerini kaydeden ve çekilecek kliplerin Türkiye televizyonlarında yayınlanması için görüşmelerde bulanacaklarını belirten Adıbelli, ilk klibin ise Zagros Zagros isimli parçaya çekileceğini söyledi. Adıbelli şöyle konuştu:
“Bu parça bizim için çok önemli. Şarkıda Zagros Dağı, Toros ve Alp Dağı’nın büyük annesine benzetiliyor. Ancak Toros ve Alplere küsmüş. Sadece kendi çocuklarına kucak açan bir anne ki o dağın çocukları olan Kürtler de Zagrosu hep bir kadına benzetmiştir. Zagros bugüne kadar kimseye yol vermemiştir kendi çocuklarından başka. Tarihe baktığımızda İskender gibi bir imparator bile Zağros Dağı’nı geçmeyi başaramamıştır. Ancak dağın çocukları olan Kürtler Zağros’un doruklarında yaşıyor.”
Asiyên tebaxê, Zagros Zagros, Revoko, Demên Kevnarê, Şevên Baranê, Zeviyên Edabê, Elegez, Were lê, Cejna Diza, Qureyê Sedsalê, Deng ke isimli şarkıların yer aldığı albümün solisti Harun Ataman aynı zamanda elektro gitar çalıyor. Grup üyelerinden Mazlum Adıbelli vokal, solist, elektro gitar ve bağlama, Eser Gül keyboard, ney, vokal solist, Sinan Çalışkan batari, Veysi Tereci ise vokal solist ve bas gitar çalıyor.


Başa dön


Viranşehir Belediye
   Tiyatrosu sezonu açtı
Viranşehir Belediye Tiyatrosu geçtiğimiz hafta Mehmet Baydur’un yazdığı “Kamyon” adlı oyun ile sezonu açtı.
Viranşehir Belediye Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Mustafa Elbenim, bazı altyapı ve teknik aksaklıklardan dolayı sezonu geç açtıklarını söyleyerek, bugün ve gelecek ile ilgili düşüncelerini sorularımızı yanıtlayarak anlattı.
Tiyatro sezonunu neden geç açtınız?
Viranşehir Belediye Tiyatrosu bu sezonda kurumsallaşmak adı altında bazı çabalar içerisindedir. Tiyatro dışındaki etkenlerden kaynaklanan sorunlardan dolayı bu sezonu geç açtık.
Peki bu sorunlar nelerdir?
Belediye tiyatrosu olarak çalışmalarımıza adapte olmak istiyoruz, bu sorunların başında, kadrolaşma yok, teknik donanımlarımız eksik, yani altyapımızda büyük sorunlarımız var. Bu sorunları aşabilmek için Belediye Başkanımız Sayın Emrullah Cin ile yeni formüller arayışı içerisindeyiz. En kısa zamanda yeni formüller üreterek Viranşehir Belediye Tiyatrosu’nu kurumsallaştıracağız.
Viranşehir Belediye Tiyatrosu olarak amacınız nedir?
Öncelikle yeni çocuk oyunu çalışmasına başlamak üzereyiz. Hakan Güven’in yazmış olduğu “Barış Adası Korsanlara Karşı” adlı oyunu sahneleyeceğiz. Ayrıca bu çocuklara verdiğimiz önemi gösteriyor. Bu alanda çocuklara yönelik hafta sonları drama çalışmalarımız sürüyor. Tiyatroda devrim yapmayı düşünmüyoruz ama bir bakış açısı değişimi düşünüyoruz. En azından tiyatroya bakışta değişimler yapmayı düşünüyoruz. Belediyemizin yapmış olduğu Kültür ve Sanat Merkezi birçok ilde yok. Bu bizim için büyük bir avantajdır. Bu da biz yöneticilere büyük işler düşmesine neden oluyor. Kültür ve sanat üzerindeki mesai saatlerini kaldırmamız lazım ve bu alana tümden kendimizi vermeliyiz. Seyirci ile aramızda bir sorun yok. Bu konuda bizi yalnız bırakmıyorlar.
Kamyon oyunu ile ilgili görüşleriniz nelerdir?
Mehmet Baydur’un yazdığı “kamyon” adlı oyuna prömiyer ve basın galasında seyircinin tepkisi güzel oldu. Oyun biraz da farklılaşmayı içerisinde barındırması, sonu ve başının belli olmaması ve ayrıca farklı yörelere mensup olmasından dolayı “kamyon” bizim için biçilmiş kaftandı. Oyunun kendi içerisindeki çatışması absürt bir tarzda gelişmesi ve farklı bir oyun olması bizim için önemliydi. Kamyon’da anlatılmak istenen konu anayoldan uzak bir kamyonun bozulmasıyla başlıyor. Burada kamyon ahalisi ile oraya onlara yardıma gelen köylülerin eğlenmesini konu alıyor.
Gelecek ile ilgili projeleriniz nelerdir?
“Godot’u Beklerken”,”Ağzı Çiçekli Adam” ve “Ayı” gibi oyunlardan bir kolaj yapmayı düşünüyoruz. Ariel Dorfman’ın “Ölüm ve Kız” adlı eserini sahnelemeyi düşünüyoruz. Bir de çocuklara tiyatro eğitimi vermek için de çalışmalarımız sürecek. Ayrıca halkı daha da çok bu alana çekmek için çalışmalarımız ve çabalarımız olacak.


Başa dön


‘Organize İşler’ Almanya’da
Yapımcılığını Necati Akpınar’ın, yönetmenliğini Yılmaz Erdoğan’ın üstlendiği “Organize İşler” adlı Türk filmi, 22 Aralık’ta Almanya’da gösterime girecek. BKM Film’den yapılan açıklamada, filmin Almanya’daki bazı sinema salonlarında Almanca dublajlı olarak gösterime gireceği, böylece filmin Türkler Almanların birlikte izlemeleri imkanı sağlanacağı bildirildi. Akpınar, filmin 23 Aralık’ta da Türkiye’de gösterime gireceğine dikkat çekerek, “Almanya ve Avrupa’da yaşayan Türk sinemaseverleri, bizim için Türkiye’dekilerle aynı önemi taşımakta. Bu nedenle ‘Organize İşler’i aynı anda izleyebilmeleri için elimizden geleni yaptık” dedi. Film, İsviçre ve Hollanda’da 22 Aralık’ta, Belçika, Fransa, İngiltere ve Avusturya’da 23 Aralık’ta gösterime girecek.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net