www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Mimarlardan mücadele çağrısı
Küreselleşme ve Avrupa Birliği sürecinin mimarlığa etkilerini tartışan Mimarlar Odası Ankara Şubesi, esnek çalışma ve taşeron uygulamasının mimarlara da dayatıldığına dikkat çekti.

Deri patronlarının baskıları artıyor
Deri-İş Sendikası’nda örgütlenme çalışması yürüten İleri ve Birsinler Deri işçileri üzerindeki baskılar her geçen gün artıyor.

Erol Ekici: Evet Sarıgül’le görüştük
Şişli Belediyesi’ne bağlı Kentyol AŞ’de örgütlenmeleri için “Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün kendilerine ışık yaktığı” yönündeki iddiaları yalanlayan Genel-İş Sendikası Örgütlenme Dairesi Başkanı Erol Ekici, örgütlenme çalışmalarına başlamadan önce Sarıgül ile görüştüklerini ise doğruladı.


Mimarlardan mücadele çağrısı
Müge Tuzcuoğlu
Mimarlar Odası Ankara Şubesi, küreselleşme ve Avrupa Birliği sürecinin mimarlığa nasıl yansıdığını ele aldı. İşyeri temsilcilikleri ve il temsilcilerinin katıldığı toplantıda, mimarların bu sürece karşı neler yapması gerektiği tartışıldı. Mimarlar, kamu ve özel sektörde kurulan işyeri temsilciliklerinin yıllık buluşmasını bu yıl, “Küreselleşme Türkiye, Avrupa Birliği ve Meslek Alanımıza Yansımaları” başlığı altında düzenledi. Bartın’ın İnkumu ilçesinde yapılan toplantıya 100’e yakın kişi katıldı. Mimarlar, söyleşiler eşliğinde tartışmalara katılırken, Çocuk ve Mimarlık Grubu da kent fikrini çocuklara aktarmak amacıyla atölye çalışmaları düzenledi. Cuma günü başlayan toplantıya Ankara’nın yanı sıra çevre illerden de mimarlar katıldı. Toplantıda konuşan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Ali Ulusoy, küreselleşme sürecinde mesleklerin de değişime uğratıldığını belirterek, “Batı ülkeleri önlem alıyor.
Türkiye ise bunu daha geniş anlamda ve önlem almadan yaşıyor” dedi. Türkiye’nin ileride daha sancılı günler yaşayacağını vurgulayan Ulusoy, mimarlık mesleğinin dönüşümü konusunda atılacak adımlara karşı alınacak tavrı netleştirmek için böyle bir toplantı düzenlediklerini aktardı.
Esnek çalışma
“Küreselleşme ve Türkiye’ye yansımaları” başlıklı söyleşide konuşan ODTÜ Sosyoloji Bölümü Doktora Öğrencisi Berkay Aydın küreselleşmenin, piyasanın serbest dolaşımı anlamına geldiğini, Avrupa’nın Maastricht anlaşmasıyla bunun sınırlarını çizdiğini dile getirdi.
Aydın, bu sürecin taşeronlaştırmayı kaçınılmaz hale getirdiğini, bunun, mimarlıktan işyerindeki temizlik şirketlerine kadar yansıyacağını belirterek, “Üretim aşamasında alt kademeler gelişmemiş ülkelerde, bilgi kısmı ise gelişmiş ülkelerde merkezileşiyor. Bir yandan küreselleşme, bir yandan merkezileşme yaşanırken, çalışan kesime de esnek çalışma koşulları dayatılıyor” dedi.
Türkiye’de birçok yasanın bu sürece hizmet edecek şekilde hazırlandığına dikkat çeken Aydın, sendikalara büyük görev düştüğünü ifade etti. Aydın, “Seydişehir işçisinin, özelleştirilen fabrikaların işçilerinin, kamu çalışanlarının mücadelelerinin önemi ne kadar yadsınamazsa, mücadelenin birlikte verilmemesi halinde bir kazanım elde edilemeyeceği de o kadar gerçektir. Mimarlar inşaat işçisiyle, yeni ortaya çıkan kesimlerle bir araya gelmeli, duruşunu böyle ortaya koymalıdır” diye konuştu.
“Avrupa Birliği Süreçleri” başlıklı söyleşide konuşan mimar Mehmet Bozkurt ise AB’ye giriş ve küreselleşme sürecinde Türkiye’deki yasal değişikliklerin mimarlığa yansımalarını anlattı.
Taşeron mimar
Bozkurt, AB’nin Türkiye’ye “taşeron mimar” kavramını sokmaya çalıştığını dile getirerek, yapı malzemeleri gibi kimi alt birimlere ilişkin hizmetlerin özelleştirildiğini ifade etti. Bozkurt, “Mesleki Yeterliliklerin Belirlenmesi ve Tanınması Hakkında Yasa kapsamında, mimarlık 402 meslek ile birlikte bir hizmet sektörüne tabi tutuluyor, mimarlık eğitiminin yeniden düzenlenmesi konusunda çalışmalar var” dedi.
Doç. Dr. Emre Mardan Barın da koruma süreçlerine ilişkin pratikte karşılaşılan sonuçlar üzerine bir dia gösterimi yaptı.

Çocuklar da atölyede
Mimarların toplantılarının sürdüğü sırada ise Çocuk ve Mimarlık Atölyesi, 20 Bartınlı ve 10 Ankaralı çocuğun katılımıyla “Su, Mekan, Tarih ve Hayaller” başlıklı bir atölye çalışması yürüttü. Buluşmanın ilk gününde oyunlar eşliğinde çocuklar, denizi, ırmağı ve tarihi mekanlarıyla bütünleşen Bartın’da, çocukların kenti nasıl algıladıklarını, kentin özgürlüklerini ve hayallerini açığa çıkarıyorlar.

‘Geleceğimiz yok ediliyor’
TMMOB Makine Mühendisleri Odası (MMO) Eskişehir Şubesi, Danışma Kurulu Toplantısı ve Dayanışma Kokteyli Özgüven Restoran’da gerçekleştirildi. Kokteylde konuşan MMO Eskişehir Şube Başkanı Erhan Kutlu, özelleştirmelere değinerek, “Yapılan özelleştirme değil, ülkenin satılması, geleceğimizin yok edilmesidir” dedi. Küreselleşme adı altında daha çok demokrasi, daha çok özgürlük olacak söylemlerinin hiçbirinin gerçekleşmediğini belirten Kutlu, zenginin daha zengin, yoksulun daha yoksul hale getirildiğini vurguladı. Kutlu, “Gelinen nokta; işgaller, savaşlar, tırmanan terör olayları, istikrarsızlık, küresel sermayenin sınırsız özgürlüğü, istediği her şeyi istediği gibi, istediği anda her yerde yapması; dayatma, tahakküm, sömürü, acı, mutsuzluk ve ne yapılacağının bilinmemesidir” dedi.


Başa dön


Deri patronlarının baskıları artıyor
Deri-İş Sendikası’nda örgütlenme çalışması yürüten İleri ve Birsinler Deri işçileri üzerindeki baskılar her geçen gün artıyor.
İşçiler ise sendika kabul edilene kadar direnişi sürdürmeye kararlı. Çorlu Deri Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan İleri ve Birsinler Deri işçileri, sendikaya üye oldukları için işten atılmışlardı. Fabrikaları önünde direnişte olan Birsinler Deri işçilerinin çadırları 12 Eylül’de yakılmıştı. Çadırların valinin emriyle yakıldığı iddia ediliyor.
Çadırları yakılarak kendilerine “12 Eylül darbesi” yapıldığını belirten Birsinler Deri işçisi Yaşar Çakır, 3 ay sonra deri sezonunun kapanacağını söyledi. İşçileri yine ücretsiz izinlerin ve tazminatsız işten atmaların beklediğini ifade eden Çakır, “Deri patronları sanayi sitesi içinde direniş çadırı görmek istemiyor.
Bizim ve İleri Deri işçilerinin direnişini kırmak için her yolu deniyorlar. Ancak başaramayacaklar eskisinden daha kararlıyız” diye konuştu.
‘Çadır evimiz olmuştu’
Direniş çadırının evleri gibi olduğunu belirten Reyhan Kaplan ise, çadırların yakılmasından sonra morallerinin bozulduğunu, ancak yılmayacaklarını kaydetti. Patronların kendilerini tahrik etmeye çalıştığını ifade eden Kaplan, “Polis de buna alet oluyor. Biz bu oyuna gelmeyeceğiz” dedi. Deri-İş Çorlu Şubesi Başkanı Ali Bayram, son süreçte hem polisin hem de işverenlerin baskısı sonucu direnişteki deri işçilerinin potansiyel suçlu gibi görüldüğünü söyledi. Amaçlarının sendikayı kurumsallaştırmak olduğunu dile getiren Bayram, “Diğer fabrikalarda da çalışmalarımız devam ediyor.
Örgütlenmedeki en büyük engel sigortasız, kimliksiz işçilerin çalıştırılmasıdır. Bakanlığa bunun için şikayette bulunduk” diye konuştu.

‘AKP patronların hükümeti’
Sevim Şener:
Direnişimiz çok iyi gidiyor ama işverenin içeri işçi sokması moralimizi bozuyor. Polis de işverenden taraf, hükümet de. AKP’nin kapısına gittik derdimizi anlattık ama hiç ilgilenmediler. İlçe başkan yardımcıları, “gitsinler sendikadan istifa etsinler işlerine geri dönebilirler” demiş. Madem vazgeçecektik neden yola çıktık. Onun da deri fabrikası var, üstelik işçilerin yarısını sigortasız çalıştırıyor. Aramızda AKP’ye oy veren arkadaşlarımız var. AKP’nin bizim değil patronların hükümeti olduğunu anladık.
Emine Kayıkçı:
AKP’den oyumu geri istiyorum. Bize yardım etmelerini istedik elimizden bir şey gelmez dediler. Partiden istifa edeceğimizi söyledik, yol sizin dediler yolu gösterdiler. Oy toplarken iyiydi. Ama gene görüşeceğiz, seçim olacak. Anladık ki bize kimseden hayır yok.
Tekin Köz:
Devlet çıkardığı yasanın arkasında durmuyor. İşveren devletten destek alıyor. Polis bizi bölmeye çalışıyor. Çalışma özgürlüğümüz elimizden alındı, bizim hakkımızı kim koruyacak? Ne yaparlarsa yapsınlar davamızdan vazgeçmeyeceğiz.


Başa dön


Erol Ekici: Evet Sarıgül’le görüştük
Gökhan Durmuş
Şişli Belediyesi’ne bağlı Kentyol AŞ’de örgütlenmeleri için “Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün kendilerine ışık yaktığı” yönündeki iddiaları yalanlayan Genel-İş Sendikası Örgütlenme Dairesi Başkanı Erol Ekici, örgütlenme çalışmalarına başlamadan önce Sarıgül ile görüştüklerini ise doğruladı.
Erol Ekici, “Evet biz örgütlenme çalışmalarına başlamadan önce, örf ve adetlerimizin gereği olarak, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ve Belediye-İş’in temsilcileriyle görüşme yaptık. Bunu bir başkasından değil de bizden duymalarını ve örgütlenme çalışmalarına başlayacağımızı söyledik. Bizim için doğru olanı yaptık. Sarıgül, bu konuda işçilere karışmayacağını, kendi özgür iradeleri ile sendika seçebileceklerini söyledi” dedi.
‘Örgütlenilmez kuralı yok’
Belediye-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu Kentyol AŞ’de Genel-İş’in de örgütlenmeye çalışması nedeniyle başlayan tartışmalar devam ediyor. Hizmet işkolundaki diğer sendikalarla aralarında “Herkes örgütlü olduğu yerde kalsın” diye bir anlaşma olmadığını söyleyen Erol Ekici, Genel-İş Başkanlar Kurulu olarak, Hak-İş’e ve Türk-İş’e bağlı sendikaların örgütlü olduğu yerler de dahil, bütün işyerlerinde örgütlenme kararı aldıklarını ifade etti. Geçen yıl aldıkları bu kararın ardından Türkiye’nin birçok yerinde örgütlenme çalışması başlattıklarını, İstanbul’da ise Şişli Belediyesi’nde örgütlenme kararı aldıklarını kaydetti. Şişli Belediyesi’nde Kentyol ve kadrolu ayrımı yapmaksızın örgütlenme hedefi koyduklarını belirten Ekici, “Bizim için örgütlü yerlerde örgütlenilmez diye bir kural yok. Hak-İş’in de, Türk-İş’in de örgütlü olduğu yerlerde çalışmalarımız var” dedi.
‘Kanıtlansın bırakıp gideriz’
“Genel-İş yöneticilerinin amir ve çavuşlarla yemek yediği, bu yemeğin ardından işçilere sendika değiştirmesi yönünde baskı yapıldığı” iddiasını da yanıtlayan Ekici, bir tek Genel-İş yöneticisinin dahi o yemekte olduğunun kanıtlanması durumunda, bugüne kadar yürüttükleri çalışmayı ve üyeleri bırakıp gideceklerini ifade etti.
Ekici, Genel-İş’e geçmeyen işçilerin sürgün edilmesine ilişkin ise şunları söyledi: “Bütün şirketlerde esnek çalışma var, Kentyol’da da nerede ihtiyaç duyuluyorsa, işçiler oraya gönderiliyor. Amirlerin baskısı söz konusu değil, sadece kuralsız çalışma var.”
Temizlik işlerinin 26 Eylül’de yapılacak ihalesinin Kentyol’a verilmeyeceği, böylece işyerinin sendikasızlaştırılacağı gibi iddiaların da “yalan” olduğunu söyleyen Ekici, “Zaten geçen yıl yapılan ihale de Kentyol’a verilmedi Norm’a verildi. Şu anda 608 işçi Norm adına çalışıyor. Sigorta pirimleri Norm adına yatırılıyor. Daha önce bu sorun hiç yokmuş gibi davrananlar, şimdi Genel-İş çalışma başlatınca bunu ön plana çıkartıyorlar. Şişli’de nelerle karşılaşacağımızı hesapladık. Şirketlerde böyle bir yapılanmanın olduğunu biliyoruz. Böyle yalanlarla insanlara korku salınıyor” diye konuştu.
Fazla mesaiye kalmadılar
Kıraç’ta kurulu bulunan Baydemirler Fabrikası’nda çalışan işçiler, ücretlerine zam yapılmayınca fazla mesaiye kalmama eylemi başlattı. Tül perde üretimi yapılan fabrikada, işçiler bir süredir ücretlerine zam yapılmasını bekliyordu. Baydemirler patronu ücretleri de geç ödeyince, işçiler pazar günleri zorunlu hale getirilen fazla mesaiye kalmadı. Mesaiye çağırılan işçilerin yüzde 90’ı çalışmadı. Üç vardiya çalışılan fabrikada, her akşam işçilerin bir kısmına dört saat fazla mesai yaptırılıyor. Daha önce dokuma bölümsünde bir kişi 10 makinaya bakarken şimdi 15 makinaya bakıyor. Asgari ücretle çalışılan fabrikada, sürekli işçi sirkülasyonu yapılıyor.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net