www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



‘Silahlar süresiz susmalı’
PKK’nin bir aylık “eylemsizlik” kararının yeterli olmadığını söyleyen aydınlar ve parti yöneticileri, buna karşın hükümetin de vaat dışında herhangi bir somut adım atmadığını belirttiler. Süresiz bir şekilde silahlar susmadan barış ortamının sağlanamayacağını vurguladılar.


‘Silahlar süresiz susmalı’
PKK’nin aldığı “eylemsizlik” kararı yarın sona eriyor. Aydınlar, parti yöneticileri ve kitle örgütü temsilcileri, bu kararın yetersiz olduğu, ancak hükümetin de verdiği sözlerin aksine tek bir somut adım atma konusunda irade göstermediği görüşünde. Tam aksine çatışmaların yoğunlaşması, linç olayları kaygıları daha da artırıyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, aydınlarla görüşmesi ve ardından da Diyarbakır ziyaretinde verdiği mesajlar, barış ortamının sağlanması için birer adım olarak değerlendirilmişti. Bölgeden gelen talep, hükümetin somut adımlar atması yönündeydi. PKK’nin bir aylık eylemsizlik kararı da bu sürece dair umutları artırmıştı. Ancak hükümet bu süre içerisinde tek bir somut adım atmadı.
Kaygılar artıyor
Erdoğan ile görüşen aydınlar grubunun sözcüsü Gencay Gürsoy, 15 Haziran’da 150 aydınla birlikte dile getirdikleri kaygıların, her geçen gün artan olaylarla ne kadar haklı olduğunun ortaya çıktığını söyledi. “PKK’den ön koşulsuz silah bırakmasını istemiştik. Daha önce de dile getirdiğimiz gibi bir aylık eylemsizlik kararı, gerilimin düşmesi için yetersiz bir süredir. Bu süre, devletle pazarlık olarak algınlanmıştır” diyen Gürsoy, buna karşın bu süre içinde ne devletin ne de PKK’nin gerekli adımları atmadığı görüşünde. Genelkurmay’ın itidal ve sağduyu çağrılarının gerilimin düşmesine yetmediğini sözlerine ekleyen Gürsoy, 20 Eylül’de yeni, süresiz ve koşulsuz bir eylemsizlik kararı alınması gerektiğini belirtti. Bu gerçekleşmediği takdirde yapılacak tek şeyin, Türk ve Kürt vatandaşların ortak ve kitlesel barış eylemleri düzenlemesi olduğunu vurguladı.
‘Hükümet değerlendirmedi’
Aydınlar grubunda olan ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Hakan Tahmaz da eylemsizlik kararının ardından Kürt sorununun demokratik yollardan çözümü konusunda hükümetin adım atma ve irade gösterme noktasında yetersiz olduğunu dile getirdiklerini hatırlatarak, şunları söyledi:
“Daha uzun bir ateşkes için çağrılarımız oldu. Ama gördük ki eylemsizlik kararı uzamadı. Hükümet ise söylediği sözlerin ardından tek bir adım atmadı. Gerilim siyaseti izledi. Bu üç noktada oldu; Öcalan avukatlarıyla görüştürülmedi, linç eylemleri karşısında sessiz kalındı. Operasyonlar hızla devam etti. Anlaşıldı ki, bu dönem savaş isteyen güçler daha baskın çıktı. 20 Eylül’den sonraki döneme ilişkin kaygılarımız var. Herkesin sorumlu davranması gerekiyor.”
PKK’nin daha önce de ilan ettiği tek taraflı olarak ateşkes sürecinin çok da değerlendirilmediğini söyleyen DEHAP Genel Başkan Yardımcısı Alaeddin Erdoğan ise Türkiye’nin şimdi farklı bir noktada olduğunu, 3 Ekim’e doğru ilerleyen bir süreç bulunduğunu hatırlattı. Bunun yanında Trabzon’da başlayan ve Bozüyük’te devam eden hoş olmayan bir gidişatın da olduğuna dikkati çeken Erdoğan, “Halklar karşı karşıya getirilmek isteniyor. Herkesin bu tuzağı görmesi gerekiyor.
Her gün asker ve gerilla cenazeleri geliyor. DEHAP’a yönelik baskılar arttı, parti yöneticilerimiz tutuklanıyor. Bir aylık tek taraflı eylemsizlik kararı, çok değerlerdirilemedi. Kamuoyu, demokrasi güçleri ve barış cephesinde tartışılmadı. Devlet ve hükümet cephesinden bir açıklama yapılmadı.
20 Eylül’den sonra çatışmaların boyutlanarak büyüyeceğine benziyor. Bu gelişmeler bizi kaygılandırıyor” diye konuştu. Erdoğan, kardeşliğe ve barışa şans tanınması gerektiğini de belirterek, henüz fırsatların olduğunu vurguladı.
‘Barışa şiddetle yanıt veriliyor’
EMEP Genel Başkan Yardımcısı Ender İmrek, sorunun çözümünün demokratik ve halkçı bir yoldan geçtiğini ifade ederek, seksen yılı aşkın süredir Türk ve Kürt halkına acı çektiren inkarcı yaklaşımdan vazgeçilmesini, Kürt halkının ulusal demokratik haklarının karşılanmasını istedi.
“Kürtler bizim kardeşlerimizdir” boş edebiyatından vazgeçilerek demokratik adımlar atılması gerektiğini belirten İmrek, “20 Eylül’e kadar ilan edilen ateşkes süreci bu amaca uygun değerlendirilmemiştir. Türk ve Kürt halkını derinden kaygılandıran gelişmeler olmaktadır. Provokasyonlar düzenlenmekte, kışkırtıcılar seferber edilmektedir” dedi. İmrek, operasyonların durması ve demokratik adımların atılması yönlü beklentilere silah, şiddet, linç ve saldırı hareketleriyle yanıt verildiğini ifade ederek, hükümetin derhal adım atması ve çatışma ortamına imkan tanımaması gerektiğini söyledi.

EYLEMSİZLİK KARARI UZATILMALI
DTH Sekreterya Üyesi Av. Sebahattin Acar: Bu eylemsizlik kararının bir süre daha uzatılması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü şu anda yaşanan gergin ortam var ve kardeş kavgası eşiğine getirilmeye çalışılıyor. Eylemsizlik kararının uzatılması, bunun önüne engel olmasına katkı sunar. Bunun karşısında hükümetin de derhal operasyonlara son vermesi gerekir. Başbakan’ın Diyarbakır konuşmasının takipçisi olması gerekir. Bu yönde siyasal ve anayasal değişikliklere gidilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Herkesin sağduyulu olması, barışa ve şiddet ortamının son bulmasına katkı sunacağını düşünüyoruz.
OPERASYONLAR DURMALI
EMEP Diyarbakır İl Başkanı İlhan İlbay: Kongra-Gel’in, Başbakan’ın Diyarbakır’daki açıklamalarından sonra Kürt sorununun çözümü yönünde uygun koşulların sağlanması amacıyla aldığı bir aylık eylemsizlik kararı, bir kez daha tek taraflı çabaların sorunun çözümü için yeterli olmadığını gösterdi. Eylemsizlik kararına rağmen süren operasyonlar nedeniyle çatışma ve ölümler sürerken, tırmandırılan gerginlik politikasıyla Kürt-Türk düşmanlığına zemin hazırlanmaktadır. Parti olarak 20 Eylül’den sonra da çatışma ve gerginlik ortamını ortadan kaldırmaya yönelik çabaların sürmesinden yanayız. Barış ve huzur ortamının tesis edilmesinin ön koşulu operasyonların durdurulması ve sorunun barışçıl, demokratik çözümü yönünde adım atılmasıdır. Kürt hareketi de tırmandırılmaya çalışılan çatışma ve gerginlik politikalarının önüne geçmek için eylemsizlik tutumunu 20 Eylül’de sona erdirme kararını yeniden gözden geçirmelidir.
MUHATAPLARIYLA GÖRÜŞÜLMELİ
İHD Diyarbakır Şube Sekreteri Ali Akıncı: PKK’nin eylemsizlik kararını süresiz ateşkese dönüştürmesi gerekir. Bunun Kürt sorununun demokratik bir şekilde çözümüne katkı sunacağını düşünüyoruz. Ama buna karşı hükümetin de askeri operasyonları sona erdirmesi gerekir. Çatışmalı ve gergin ortamın kimseye faydası olmaz. 80 yıllık politika ile Kürt sorununun çözülmediği ortada. Kürt sorunu çözülmek isteniyorsa muhataplarıyla projeler geliştirilmeli.
PKK SİLAH BIRAKMALI
CHP Diyarbakır İl Başkanı Medeni Öz: Bir süredir gergin ortamın içindeyiz. Kürt ve Türkler karşı karşıya gelme zemini kendisini hissetiriyor. Bunların önüne geçmek ve şiddet ortamının sona ermesi gerekir. PKK eylemsizlik kararını kalıcı bir ateşkese dönüştürmesi gerekir. Silah bırakması gerekir. Bunun Kürt sorununun çözümüne ve barışa katkısı büyük olacağını düşünüyoruz. Hükümetin de Diyarbakır’da Kürt sorunu konusunda dile getirdiklerinin altını doldurması gerekir. Gelip konuşup çekip gitmekle bu iş çözülmez. Başbakan’ın bu konuda duyarlı olması gerekir.
BALTALAMAMAK GEREKİYOR
AKP Diyarbakır İl Başkanı Abdulrahim Kurt: Hiç kimseyi muhatap almayarak şunları söyleyebilirim. Bizim için önemli olan halkın huzurudur. Devletin millet için var olduğunu söylüyoruz. Bunun için de kim olursa olsun hangi ırktan olursa olsun aynı mesafedeyiz. Kürt sorunu da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının sorunudur. Başbakan Erdoğan, Kürt sorunu benim sorunumdur dedi. Başbakan’ın bu yaklaşımına sahip çıkmak gerekir. Çözmek de ona düşer. Kürtlere düşen de sorunun çözümü için, özgürlükler konusunda Başbakan’ın elini güçlendirecek şekilde hareket etmeleridir. Başbakan’ı sıkıntıya sokacak hareketlerden uzak durmalarıdır. Süreci baltalamak isteyenlere fırsat vermemektir. Başbakan’ın diktiği özgürlük ağacını sulamaya davet ediyorum herkesi.
‘BARIŞ VE HUZUR İSTİYORUZ’
Yıllardır operasyon ve çatışmaların gölgesinde yaşayan Tunceli halkı, artık silahların susmasını istiyoruz. Hükümetin bir aylık ‘eylemsizlik’ sürecini değerlendirimediğini ifade eden Tunceli halkı, genel bir affın çıkarılmasından yana.
Cahit Külahçı: Barıştan yanayız ne asker ne de gerillanın ölmesini istemiyoruz. Devletin daha duyarlı olması gerekiyor. Kürt meselesinde çözüm getirmesi gerekiyor. Bir aylık süreçte devlet adım atması gerekiyordu. Tam tersine operasyonlar, ölümler, orman yangınları oldu.
Özcan Almaz: Her iki taraf da eş zamanlı olarak silahları sustursun. Operasyonların son bulmasını istiyorum. Dağdakilerin sivil hayata katılmasını sağlayacak yeni yasal düzenlemeler yapılmalı. Halkların kardeşliği temelinde kardeşliği pekiştirecek yeni demokratik kalıcı açılımlar ve bunları destekleyen köklü yasal düzenlemeler istiyorum. Hepimizin dileği barış ve huzur ortamının yaratılması.
Haydar Dağdeviren: Tayyip Erdoğan da korkuyor. Turgut Ozal ‘Benim de bir damarım Kürttür’ dedi adamı yok ettiler. Barışın gelmesini istiyoruz. Birlik beraberlik olsun gençlerimiz yeniden ölmesin köylerimiz boşalmasın. Genel bir af çıkarılsın. Bazı hakların tanınması gerekiyor. Devlet adım atınca, onlar da taviz vermeli.


Başa dön


Gül: Annan Kıbrıs ile ilgili önemli adımlar atacak’
Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan’ın, Kıbrıs konusunda bazı önemli adımlar atacağını söyledi. Bakan Gül, BM 60. Dönem Genel Kurulu çalışmaları kapsamında bulunduğu New York’taki temaslarıyla ilgili basın mensuplarına bilgi verdi. Bakan Gül, devlet ve hükümet başkanları toplantısından çıkan bildiri üzerinde Türkiye’nin büyük gayretinin olduğunu belirterek, “şüphesiz ki bunun bir takibi söz konusu olacaktır” dedi. Türkiye’nin 2009-2010 yılları için BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine adaylığı konusunda geçen yıldan itibaren kampanyaya başladıklarını hatırlatan Bakan Gül, “Bu konuda birçok ülkeyle karşılıklı ikili anlaşmalar imzaladık. Bu görüşmelerin içerisinde bu konuyu da herkesin dikkatine getiriyorum ve çok iyi netice alıyoruz. İnşallah günü geldiğinde Türkiye bu konuma seçilecek” şeklinde konuştu. Görüştüğü BM Genel Sekreteri Annan’ın Kıbrıs konusunda yeni bir girişim için istekli olup olmadığının sorulması üzerine ise Bakan Gül, “Annan, tabii kendisi çok emek sarf ettiği için bu süreci çok yakından takip ediyor ve bu süreçte yeni yapacağı işler ile ilgili de bazı açıklamalarda bulunacak” diye cevap verdi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net