www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



AKP yetimin ‘ahını’ alacak
Hükümet, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nun korunmaya muhtaç çocuklara sunduğu koruma hizmetini özelleştirmek üzere harekete geçti.

‘Konferansın yapılması
    ertelemeyi aklamaz’

Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in “Bu konferans Türk milletini arkadan hançerlemektir” şeklindeki açıklamalarının ardından ertelenen “İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları” başlıklı konferansın katılımcıları, konferansın gerçekleşmesinin, erteleme kararını aklamayacağını söyledi.

EMEP: Linç girişimlerinin
   sorumluları yakalanmalı

Trabzon, İzmir ve Balıkesir’de son günlerde yaşanan linç olaylarına dikkat çeken Emeğin Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Memet Kılınçaslan, saldırıların faillerinin, kışkırtıcılarının ve perde arkasındaki yöneticilerinin derhal yargılanmasını istedi.


AKP yetimin ‘ahını’ alacak
Onur Bakır
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nun (SHÇEK) verdiği hizmetlerin özelleştirilmesinin önünü açan AKP Hükümeti, korunmaya muhtaç çocuklara sunulan koruma hizmetini özelleştirmek üzere harekete geçti. SHÇEK’in hazırlamakta olduğu yönetmeliğin yürürlüğe girmesinin ardından özel sektör, vakıflar, dernekler ve yerel yönetimler de korunmaya muhtaç çocuklara yönelik, yurt, yuva ve gençlikevleri açabilecek.
SHÇEK’in yanı sıra, belediyeler ve özel sektör, sosyal hizmetler alanında huzurevi, kreş, rehabilitasyon merkezleri, özel eğitim merkezleri açabiliyor. Bunlara ek olarak belediyeler kadın sığınma evleri açabiliyor, sokak çocuklarına ve suç işleyen çocuklara yönelik hizmetler verebiliyor. Ancak SHÇEK Kanunu’na göre korunmaya muhtaç çocuklara ilişkin sosyal hizmetler ancak SHÇEK tarafından verilebiliyordu. AKP Hükümeti Özürlüler Yasası’nın 27’nci maddesi ile SHÇEK Kanunu’ndaki bu hükmü kaldırdı.
SES MYK Üyesi Şükran Doğan’a göre bu değişiklikle korunmaya muhtaç çocuklara yönelik hizmetleri özel sektör, belediyeler, dernek ve vakıfların da verebilmesinin önü açıldı. Öte yandan Özürlüler Yasası’nın 27’nci maddesi ile SHÇEK Kanunu’nun 4’üncü maddesinin a bendi şöyle değiştirildi: “Sunulacak bakım ve diğer hizmetlerin kapsamı ve bu hizmetleri verecek olan gerçek ve tüzel kişilerin izin çalışma usül ve esasları ve diğer hususlar SHÇEK tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.” SES Yöneticisi Doğan bu değişikliği “SHÇEK’in sunduğu tüm hizmetlerin özelleştirilmesinin önünün açılması” olarak değerlendirdi.
‘Bedelini devlet ödeyecek’
KESK’e bağlı SES’in Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Şükran Doğan gazetemize yaptığı açıklamada, “Korunmaya muhtaç çocuklar özel sektör, vakıflar ve derneklere emanet edilecek. Bu hizmetin bedelini de devlet ödeyecek. Açılacak yurt, yuva ve gençlikevlerinde mevcut siyasi iktidarın dünya görüşüne uygun bir gençlik yetiştirilecek” dedi. SHÇEK’in mevcut personeliyle açılacak yeni yurt ve yuvaları denetlemesinin mümkün olmadığına dikkat çeken Doğan, “Korunmaya muhtaç çocukların güvence altına alınması nasıl sağlanacak, bu çocuklar her türlü istismardan nasıl korunacak?” diye sordu. Öncelikle çocukların korunmaya muhtaç hale gelmesini önleyecek tedbirlerin alınması gerektiğini belirten Doğan, “Korunmaya muhtaç çocuklara hizmet merkezi planlama ve kamu eliyle götürülmeli” diye konuştu.
Korunmaya muhtaç çocuklar
SHÇEK’in yurt, yuva ve gençlikevleri aracılığıyla hizmet verdiği korunmaya muhtaç çocukların sayılarının 20 bin civarında olduğu belirtiliyor. SHÇEK Yasası’nın 3’üncü maddesinde, “beden, ruh ve ahlak gelişimleri veya şahsi güvenlikleri tehlikede olup; ana veya babasız, ana ve babasız, ana veya babası veya her ikisi de belli olmayan, ana ve babası veya her ikisi tarafından terk edilen, ana veya babası tarafından ihmal edilip; fuhuş, dilencilik, alkollü içkileri veya uyuşturucu maddeleri kullanma gibi her türlü sosyal tehlikelere ve kötü alışkanlıklara karşı savunmasız ve başıboşluğa sürüklenen” çocuklar, “korunmaya muhtaç” olarak tanımlanıyor.


Başa dön


‘Konferansın yapılması
     ertelemeyi aklamaz’
Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in “Bu konferans Türk milletini arkadan hançerlemektir” şeklindeki açıklamalarının ardından ertelenen “İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları” başlıklı konferansın katılımcıları, konferansın gerçekleşmesinin, erteleme kararını aklamayacağını söyledi.
25-27 Mayıs tarihlerinde yapılması planlanan ve hükümet çevresinden gelen tepkiler nedeniyle ertelenen, ‘İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları’ başlıklı konferans, aynı konu ve katılımcılarla 23-25 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Konferansın ertelenmesinin Türkiye için talihsizlik olduğunu belirten katılımcılar, konferansın gerçekleşmesinin erteleme kararını aklamayacağını ifade ediyor.
Konferans katılımcılarından Av. Fethiye Çetin, konferansın planlanan tarihte yapılmaması ile Türkiye’nin elindeki şansı kaybettiğini belirterek, “Türkiye AB yolunda artık belli adımları attığını söylüyor. O nedenle bu konferansın yapılması Türkiye için bir şanstı ve bu şans gerektiği gibi kullanamadılar. Bunu kendilerini açısından bir talihsizlik durumuna çevirdiler” dedi. Hükümetin yaptığı hatanın farkına vardığını söyleyen Çetin, “Tartışma önündeki engellerin kaldırılması gerektiğine inanıyorum. Konferans mayıs ayında yapılmış olsaydı bugün farklı bir süreç olabilirdi. Yine de bunun yapılması bir adımdır. Türkiye’de artık pek çok şeyin konuşulması gerekiyor. Bunun zemini yaratılmalı. Bu tartışmalar normal hale gelmeli. Hükümet yaptığı hatanın farkına vardı ve AB yolunda adımlar atıyor” diye konuştu.
Prof. Dr. Baskın Oran da, konferansın ertelenmesinin Türkiye’ye zarar verdiğini vurgulayarak, “Tabi ki konferansın yapılmasından korkuldu ve korkunca da konferans ertelendi. Konferansın ertelenmesi Türkiye’nin olduğundan daha kötü görünmesine neden oldu. Konferansın ertelenmesini isteyenler iki uç taraftı ve ‘tek taraflı yapılıyor’ iddiasıyla karşı çıktılar. Bu konuda iki tane aşırı ucu dışarıda bıraktı. Birincisi diaspora, ikincisi ise Türk resmi görüşü. Konferansta bildiri verecekler bu anlayışın dışında olanlardır” diye konuştu. Konferansın yeniden yapılmasının Türkiye’nin kötü görünmemesini sağlayacağını ifade eden Prof. Dr. Oran, şunları söyledi:
“Yapılmaması Türkiye devletinin medeni olup olmadığını tartıştırttı. Şimdi bu olumsuz hava dağılacak ama Türkiye’ye zarar verilmiştir. Bu konferans çok sesliliği, çok kültürlülüğü isteyenlerin ve tartışanların konferansı olacak. Türkiye’nin normalleşmesini sağlayacak birde bu konferans bir şanstır. Hükümet karşı olmadığını göstermek için katılım sağlayabilir. Gülünç olan ise devamlı tek taraflı konferans düzenleyenlerin bu konferansın tek taraflı olduğunu iddia ederek yapılmamasını istemesidir.”
Konferans katılımcılarından Gazeteci-Yazar Etyen Mahçupyan ise, konferansın düzenlenmesine eski tepkinin olmayacağını belirterek, “Bu geçen birkaç ay herkesin yeniden durup düşünüp daha sağduyulu bir pozisyona geldiği bir dönem olarak düşünüyorum. Özgürlük açısından da herhangi bir kısıntının yaşanacağını düşünmüyorum. Hem konferansın içeriği hem şu andaki Türkiye’nin içinde bulunduğu atmosfer herhangi bir sorunun yaşanacağı ihtimalini vermiyor. Bu tür şeylerde içerik önemli değildir. Esas olan bu konferansın yapılmasıdır” dedi.


Başa dön


EMEP: Linç girişimlerinin
   sorumluları yakalanmalı
Trabzon, İzmir ve Balıkesir’de son günlerde yaşanan linç olaylarına dikkat çeken Emeğin Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Memet Kılınçaslan, saldırıların faillerinin, kışkırtıcılarının ve perde arkasındaki yöneticilerinin derhal yargılanmasını istedi.
DEHAP yöneticilerine soruşturmaya tepki
DEHAP Adana İl Örgütü, DEHAP Genel Başkanı ve Genel Merkez yöneticileri hakkında açılan soruşturma ve yurtdışına çıkış yasağı getirilmesini protesto etti. DEHAP Adana İl Örgütü’nde yapılan basın toplantısında konuşan Yüreğir İlçe Başkanı Hıdır Taşkıran, son günlerde gelişen linç girişimlerinin ve DEHAP Genel Başkanı ve genel merkez yöneticilerine yurtdışı yasağı getirmenin barış şansını heba etmek anlamına geldiğini söyledi. 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün yaklaştığı günlerde yaşanan gelişmelerin tüm demokrasi güçlerini kaygılandırdığını aktaran Taşkıran, “Tüm barış arayışlarına rağmen barış sesimizi 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün ışığında barışı daha gür seslerle haykırmaya çağırıyor, halkları düşmanlaştırma, birbirine kırdırma arayışlarının karşısında tüm halkları ve demokrasi güçlerini bu sürece duyarlı olmaya çağırıyoruz” diye konuştu. Açıklamaya EMEP, DTH, Demokratik Kadın Hareketi, Özgür Yurttaş Hareketi, AKSM, TUHAY-DER ve ESP de destek verdi.
AKP önünde İncirlik eylemi
Irak’ta Savaşa Hayır Koordinasyonu ve bazı sendika, parti ve derneklerin “İncirlik Üssü Kapatılsın” sloganıyla 26 Ağustos’ta İstanbul’dan başlattığı İncirlik yürüyüşü Mersin’in ardından İncirlik Üssü’nde sona erecek. Mersin Karayolları önünde toplananlar buradan Hastane AKP binasına kadar yürüdüler. Yürüyüş boyunca “İncirlik Üssü kapatılsın”, “Filistin’de intifada Irak’ta direniş kazanacak” sloganlarını atan protestocular, AKP önünde basın açıklaması yaptılar. Ççıklamayı okuyan Uğraş Güzel İncirlik Üssü’nün 50 yıldır emperyalist sömürünün simgesi olarak topraklarımızda kara bir leke gibi durduğunu söyledi. Güzel, “İncirlik Üssü’nün kapatılması için başlattığımız bu yürüyüş emperyalizme direnen tüm halklara bir selamdır. 100 bin sivilin katledildiği Irak işgalini ve BOP’u lanetlemek içindir” diye konuştu.
DPT katılım öncesi programı hazırlıyor
Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), Avrupa Birliği için her yıl hazırlanan Katılım Öncesi Ekonomik Program (KEP) çalışmalarına başladı. KEP’in aralık ayına kadar AB Komisyonu’na gönderilmesi planlanıyor. Makro ekonomik göstergeleri kapsayacak şekilde hazırlanan programın Yüksek Planlama Kurulu (YPK) ve Bakanlar Kurulu’na sunulması, burada kesinleşecek rakam ve politikaların ardından da Avrupa Birliği’ne gönderilmesi hedefleniyor. KEP’in bu yılki formatında geçen yıla göre farklılıklar bulunduğu da belirtilirken, yeni KEP’in içerik yönünden daha da geliştirileceği ifade ediliyor. Bu arada, geçen yıl hazırlanan KEP, Avrupa Komisyonu’na sunulan bir belge olmaktan öte, aynı zamanda IMF ile yapılan orta vadeli programın da referans belgesini oluşturmuştu.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net