‘İnfaz’a kimlikli protesto
Van’ın Özalp ilçesi Yukarı Tulgalı köyünde oturan vatandaşlar, Ersin Karabulut adlı gencin “dur” ikazına uymadığı iddia edilerek, askerler tarafından vurulmasına tepki gösterdi. Öldürülen Ersin’in babası Mehmet Karabulut ve yaklaşık 60 köylü olayın yaşandığı yere gelerek eylem yaptı. Karabulut, olayı gören çobanların, askerlerin “dur” ikazında bulunmadan ateş ettiklerini söylediğini öne sürdü. Grup daha sonra, kimliklerini olayın meydana geldiği yerde bırakıp, Ersin Karabulut’un bulunduğu köy mezarlığına gitti.
İHD’den tecrit uyarısı
İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi üyeleri, cezaevlerinde tecrit, izolasyon ve işkenceye son verilmesini, cezaevlerinin insan hakları ve ilgili meslek örgütlerinin izlemesine açılmasını istediler. Ankara Ulucanlar Cezaevi önünde dün bir araya gelen İHD’liler adına konuşan Şube Başkanı Salih Karaaslan, 19 Aralık 2000 tarihinin yalnızca onlarca insanın hayatını kaybettiği bir operasyon değil, tecrit ve izolasyonun, ikinci ceza olarak uygulanmaya başlandığı tarih olduğunu da söyledi. 2000’den bu yana çıkarılan yasaların eski uygulamaları arattığını belirten Karaaslan, Ceza İnfaz Kanunu’nun adli ve siyasi hükümlüler bakımından eşitsizlikler barındırdığını, siyasi mahkumlar aleyhine kısıtlamaların devam ettiğini söyledi. “Adli, siyasi ayrımı yapmadan tüm tutuklu ve hükümlüler için insan onuruna saygı istiyoruz” diyen Karaaslan, yeni cezaevlerinin yapımına ve İmralı Cezaevi de dahil olmak üzere tecrite son verilmesini istedi. Tutuklu ve hükümlülere kötü muamele ve işkencenin sona erdirilmesi ve sorumluların yargılanması gerektiğini belirten Karaaslan, cezaevlerinin insan hakları ve ilgili meslek örgütlerinin izlemesine açılmasını istedi. Öte yandan İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi adına dün Galatasaray Postanesi önünde basın açıklaması yapan Dernek Başkanı Eren Keskin de tutuklu ve hükümlülere yönelik işkence uygulamalarına son verilmesini istedi. Bolu F Tipi’nde yakını bulunan Sezamis Horuz da yaklaşak 1 aydan beri tutuklulara kitap ve dergi gibi yayınların ‘alanı daraltıyor ve güvenlik’ gerekçesiyle engellendiğini belirtti. Horuz, “Bu hukuksuz uygulamaya bir an önce son verilmeli” dedi.
TAYAD’lı aileler Ankara’da adalet aradı
İstanbul’dan gelen ve “F tipi hapishanelerde işkenceye son. Sürgünler durdurulsun” yazılı pankartlar açan, önlük ve dövizleriyle tecritin kaldırılmasını, ölümlerin durdurulmasını isteyen TAYAD’lı aileler, Yüksel Caddesi’ne yürüdü. Polis barikatı ile önleri kesilen aileler “Adalet istiyoruz”, “sürgün sevklere son”, “tecriti kaldırın, ölümleri durdurun” sloganları ile taleplerini ifade ettiler. Kardeşi Tekirdağ Cezaevi’nden Bolu F Tipi Cezaevi’ne gönderilen Ahmet Kulaksız, yaşanan hukuksuzluğu, çocuklarına yönelik işkenceleri anlattı. Cezaevlerine yönelik operasyondan iki gün sonra tahliye olan TAYAD eski Başkanı Tekin Tangün’ün, saldırıda gördüğü işkence fotoğraflarını gösteren Kulaksız, kardeşinin de zorla ağzının içinin aranmak istendiğini, çok sayıda tutukluya bunu uyguladıklarını ve ağızlarının yaralandığını da söyledi. TAYAD Başkanı Mehmet Güvel de cezaevlerinde çocuklarının yaşadığı keyfi uygulama ve tecriti, en temel insan haklarının bile ihlal edildiğini söyledi. Güvel, Adalet Bakanlığı’nın sevk emri gerekçe gösterilerek, hücrelere yapılan operasyonları, jandarma-gardiyan ve kimliği belirsiz sivil kişilerin çocuklarına yönelik saldırılarını, iç çamaşırlarıyla çıkarılan tutukluların dövülerek, karga tulumba ring araçlarına bindirildiğini, işkencenin burada da devam ettiğini anlattı. Güvel, Tekirdağ, Gebze, Sivas, Bolu F tipi, cezaevlerinde yaşanan baskı ve sürgünleri, tecritleri dile getirdi. Açıklamaların ardından oluşturulan bir heyet Adalet Bakanı ve Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü ile görüşmek üzere bakanlığa gitti. Heyet ancak Genel Müdür Yardımcısı Ekrem Bakır ile görüştü. Görüşme sonunda, Yüksel Caddesi’nde kendilerini bekleyen arkadaşlarının yanına dönüp bilgi veren Ahmet Kulaksız, olumlu, umutlu görüşme olmadığını aktardı. Bugüne kadar 120 ölümün yaşandığı süreci çözmek için yetkililerin çabalarının olmadığını belirten Kulaksız, her ne koşulda olursa olsun evlatlarına sahip çıkacaklarını söyledi.
Eğitimde 15 yenilik
Eğitim-öğretim yılı okulların teknolojik alt yapısından fiziki durumuna, müfredattan liselerin dört yıla çıkarılmasına kadar uzanan 15 yenilikle başlayacak. Bu yeniliklerin başında müfredat değişikliği geliyor. İlkokul 1, 2, 3, 4, 5, ve 6’ncı sınıflar yepyeni ders kitapları ve içerikleri ile karşılaşacaklar. Bu yıl ortaöğretime yeni girenler de farklı bir müfredatla dersbaşı yapacaklar. Bu yıl başlayanlar liseyi dört yıl okuyacak. Anadolu ve süper liselere devam edenler ise hazırlık sınıfı okumayacak. Hazırlıkta okutulan dil dersi dört yıla yayılacak. Yabancı dil öğretiminde öğrencilere konuşma ağırlıklı eğitim verilecek. Tüm öğretmenlere yeni müfredat doğrultusunda değişen eğitim anlayışına kılavuzluk edecek kitaplar dağıtılacak. Ayrıca öğretmenler bu yıldan itibaren aday öğretmen, öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen olarak dört ayrı kademede görev yapacak. Akademisyen, yazar, gazeteci ve bilim adamlarından oluşan komisyonun belirlediği 100 temel eser de öğrencileri bekleyen yeniliklerden biri olacak. Hem ilköğretim hem de ortaöğretimde müfredata uyumlu 100 roman okutulacak. İlk ve ortaöğretim kurumlarında eğitim dönemi 12 Eylül’de başlayacak.
|