www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Londra’da yargısız infaz
Dün Londra metrosunda bir trene giren sivil polisler, Pakistan asıllı olduğu söylenen bir adamı yere yatırdıktan sonra üzerine beş kurşun boşaltarak öldürdüler.

Düğmeye basıldı
Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler, erken genel seçimlere gidilmesine karar verdi. Muhafazakârlar anketlerde sürekli oy kaybederken yeni kurulan Sol Parti oylarını artırıyor.

Çin ‘çıpa’yı bıraktı
Çin hükümeti, dünyanın diğer büyük ekonomik güçlerine karşı 2 yıl direnmesinin ardından, sonunda Yuan’ın değer kazanmasına yol açacak adımları attı.


Londra’da yargısız infaz
İngiliz polisi, önceki günkü bombalı saldırıların ardından kanlı bir cinayete imza attı. Dün sabah saat 10 sularında, kuzey hattında bulunan Stockwell metrosuna giren sivil polisler, Pakistan asıllı olduğu söylenen orta yaşlı bir kişiyi vagon içersinde yere yatırdıktan sonra 5 kez ateş edip öldürdü. Cinayete şahit olan Mark Whitby “Vagonda oturuyordum. Birden sesler duydum, polisin adama ‘Ya çık ya yere yat’ diye bağırdığım gördüm. Daha sonra polis adamı yere yatırarak 5 kez ateş etti ve adam öldü” dedi. Whitby, “Onu yere ittiler, üzerine çullandılar ve beş mermi boşalttılar” diyerek, infazı gözler önüne serdi.
Cinayetin ardından yolcular kuzey hattından tahliye edilirken, çevre sokaklar da kordon altına alındı. Victoria hattı da bir süre boyunca trafiğe kapatıldı.
SKY televizyonu, polise dayanarak verdiği haberde, öldürülen kişinin, önceki günkü bombalı saldırıları düzenleyenlerden biri olduğunun sanıldığını iddia etti.
Bu arada polis, Londra’da bir camiyi ise “bomba ihbarı” olduğu gerekçesiyle kuşatma altına aldı. Müslüman cemaatinin önde gelenleri, caminin bomba ihbarı üzerine boşaltıldığını söylediler. Polis de olayın bomba ihbarından kaynaklandığını ve daha sonra ihbarın asılsız çıktığını açıkladı.
Soruşturma sürüyor
Önceki günkü 4 bombalı saldırı hakkında araştırmayı sürdüren müfettişler ise, henüz net bir sonuca ulaşabilmiş değil. Kapalı devre TV kayıtlarının birinde, bir eylemcinin “çok iyi görülebildiği” açıklandı. En az iki tanığın olayları çok yakından görebildiklerini ve detaylı ifade verdiklerini bildiren polis, 7 Temmuz’da 56 kişinin ölümüne yol açan bombalarla, önceki gün patlatılmaya çalışılan 4 bomba arasında büyük benzerlik bulunduğunu belirtti. Ancak video görüntüleri hakkında ayrıntılı bilgi verilmedi.
Saldırıların ardından Warren Street istasyonu yakınlarında yakalanan iki zanlı ve Tottenham Court Road’da yakalanan bir kişinin ilk sorgularının ardından serbest bırakıldıkları açıklandı.
Bu arada, Çin yönetimi, 7 Temmuz’da Londra’da düzenlenen saldırılarda kullanılan patlayıcıların Çin’deki bir askeri tesisten getirildiği iddialarını reddetti. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Kong Çüen, İsrail istihbaratının bu iddiasını, ‘sorumsuzluk’ olarak nitelendirdi.
Çantama dokunma!
Öte yandan, Londra’daki ikinci saldırı girişiminin ardından New York’ta, polisin metro ve otobüslerde yolcuların çantalarını rastgele arama kararı büyük tepki yarattı. Polisin kararını protesto eden yurttaş hakları savunucuları, metro ve otobüs yolcularının giymesi için “Aramaya İzin Vermiyorum” yazılı tişörtler bastırdı. Yolcular, uygulama sırasında azınlık ve göçmenlere ayrımcılık yapılabileceği endişesini ifade ediyorlar.
ABD Başkanı George Bush ise, “Halen savaştayız” diyerek saldırganları ‘nefret ideolojisini benimseyen soğukkanlı katiller’ olarak niteledi. Bush, Londra’daki yeni saldırılardan sonra yaptığı konuşmada “Bu katillere karşı hücumda kalarak kendimizi savunacağız. Denizaşırı bulundukları yerlerde onları bulacağız ki, onlarla evimizde değil orada savaşalım” diyerek işgal politikasını sürdüreceğinin mesajını verdi.


Başa dön


Düğmeye basıldı
Almanya’da merakla beklenen erken genel seçim kararı, Cumhurbaşkanı Horst Köhler tarafından önceki akşam televizyondan açıklandı. Köhler, Başbakan Gerhard Schröder’in parlamentonun dağıtılarak erken genel seçimlere gidilmesi yönündeki talebini kabul ettiğini belirterek, 18 Eylül Pazar günü erken genel seçimlerin yapılmasını istedi.
Gelinen noktada erken seçimlerden başka bir yolun kalmadığını ifade eden Köhler, Başbakan Schröder’in görevini yapmasının zorlaştığını, bazı milletvekillerinin oylamalarda oy vermeme tehdidinde bulunduğunu, bazılarının ayrılmayı planladığını belirterek, bu durumda hükümetin çalışmasının zorlaştığını kaydetti.
Anayasa tartışması
Köhler’in parlamentoyu dağıtarak erken seçimlerin önünü açmasının anayasaya uygun olup olmadığı ise tartışılıyor. Alman Anayasası’nın 68. Maddesi’ne göre parlamentonun kendisini dağıtma hakkı yok. Nitekim, koalisyon ortağı Yeşiller’in milletvekili Werner Schulz ile SPD Milletvekili Jelena Hofmann, dört yıllık bir süre için parlamentoya seçildiklerini belirterek, erken seçimlere karşı Anayasa Mahkemesi’ne başvuracaklarını açıkladı.
Ancak, Anayasa Mahkemesi’nin erken seçim kararını iptal edilmesi beklenmiyor.
CDU muhalefette oy kaybediyor
Yapılan son kamuoyu yoklamalarına göre, bugün muhalefette olan sağcı CDU/CSU-FDP koalisyonunun salt çoğunluğu sağlaması her geçen gün biraz daha zorlaşıyor. Bu durumda gündeme CDU-SPD “büyük koalisyonu” geliyor.
Sol Parti yükselişte
ARD’de yayınlanan son ankete göre partilerin alacağı oylar muhtemelen şöyle: CDU/CSU yüzde 42, SPD yüzde 27, Sol Parti yüzde 12, Yeşiller yüzde 9, FDP yüzde 7.
Anketlerde en büyük çıkışı Sol Parti yaptı. Geçen hafta oyu yüzde 11 olarak tespit edilen partinin oy ortalamasının yüzde 12’ye kadar çıktığı görülüyor. Sol Parti, Doğu Almanya’da ise yüzde 32 ile birinci durumda. Partinin Batı Almanya’daki oyu ise yüzde 8.


Başa dön


Çin ‘çıpa’yı bıraktı
Çin hükümeti, dünyanın diğer büyük ekonomik güçlerine karşı 2 yıl direnmesinin ardından, sonunda Yuan’ın değer kazanmasına yol açacak adımları attı. Yetkililer, Yuan’ın ABD Doları’na bağlanması politikasına son vererek, para biriminin zamanla değer kazanmasının önünü açtı. Böylelikle Çin’in ihracatı belli ölçüde azalırken, rakiplerinin şansı artacak.
Pekin hükümeti, ilk etapta Yuan’ın ABD Doları karşısında ancak yüzde 2 gibi bir oranda değer kazanacağını, ancak bu sayede Yuan’ın, “dar bir bantta” dalgalanmasına olanak tanınacağını kaydetti.
Yıllardır 1 Dolar/8.28 Yuan oranında yapılan sabitlemenin sona ermesiyle, ilk etapta bu oran 1/8.11’e yükseldi. Çin para birimi, 10 yıldır ABD Doları’na çıpalanmıştı.
ABD memnun
Amerikan hükümeti, Çin’in aldığı kararı “selamladı” ve bu yeni politikanın nasıl uygulanacağını dikkatle takip edeceklerini bildirdi. Hazine Bakanı John Snow, “Çin’in açıklamasını memnuniyetle karşılıyoruz. Çin mali rejiminin reformdan geçirilmesi uluslararası mali sistem için önemli” dedi. Atılan adımın, ABD’nin Çin karşısındaki devasa ticaret açığını kapatması veya Amerikalı tüketiciyi etkilemesi beklenmiyor. Yine, Çin’in ABD mali piyasalarına yaptığı ve bu sayede ABD faiz oranlarını düşük tutan büyük yatırımlar etkilenmeyecek.
Asya takip ediyor
ABD sendikalarındaki bölünme son aşamasında
Geçtiğimiz aylarda ABD’li 5 sendika ile birlikte, üye olduğu Amerika Emek Federasyonu ve Sanayii Örgütleri Kongresi’nden (AFL-CIO) ayrılma kararı alan Uluslararası Motorlu Taşıt İşçileri Sendikası (TU) Genel Başkanı Thomas Keegel, ayrılma sebeplerini açıkladı. AFL-CIO’nun işçi ve emekçilerin örgütlenme ve temsil ihtiyaçlarına karşılık vermediğini ifade eden Keegel, “Bu ayrılık, işçi hareketinin genel ihtiyaçları, sonucunda ortaya çıkmıştır. Bizler, gerçek talep ve sonuçlar istiyoruz. Ancak AFL-CIO etkinlik gösteremediği gibi, sendika bünyesinde gerekli reformları yapma ihtiyacı duymuyor” dedi. ABD’nin en büyük işçi federasyonu olan AFL-CIO’dan ayrılma kararını, Uluslararası İşçi Sendikası (SEIU), Birleşik Gıda ve Ticaret İşçileri Sendikası (UFCW), Burada Birleşin Sendikası (UH), Kuzey Amerika Emekçilerinin Uluslararası Sendikası (LIUNA), ABD’li Emekçiler Sendikası (LU) ile birlikte aldıklarını yineleyen Keegel, bu sendikalar ile kurdukları “Kazanmak için Değiştir” (CTW) çatı sendikası ile işçilerin daha iyi temsil edilmesini sağlayacaklarını belirtti. CTW üyesi 6 sendikanın önümüzdeki pazartesi günü yapacakları resmi başvuru ile AFL-CIO ile tamamen ilişkilerini keseceğini belirten TU sendikası başkanı, “ABD’nin yeni emek hareketinin öncelikli amacı, işçi mücadelesindeki gelişimi hızlandırmaktır. Bu hareketle örgütlü olmayan işçileri, sendika üyesi yapacağız ve daha iyi çalışma koşulları, yeterli ücretler için çalışacağız” diye konuşmasını bitirdi. TU sendikasının, ABD ve Kanada’da toplam 1.4 milyon üyesi bulunuyor.
Öğretim üyelerinin işgal eylemi
Peru’da yüzlerce öğretim üyesi, maaşlarına zam yapılması talebiyle bir yerel yönetim binasını işgal etti. Pasco bölgesinde, Alcides Carrion devlet üniversitesi öğretim üyeleri resmi toplantı olduğu gerekçesiyle gruplar halinde binaya girdiler. Öğretim üyeleri işgal ettikleri 2 katlı binadan ayrılmama kararı alırken, bir kısmı daha sonra binadan çıkarak dışarıda nöbet tutmaya başladı. Öğretim üyeleri, maaşlarının yargıçlarla aynı düzeye getirilmesini talep ediyor.
ABD’nin yeni Rusya Büyükelçisi
ABD Başkanı George Bush, Dışişleri Bakan Yardımcısı William J. Burns’u, ABD’nin yeni Moskova Büyükelçisi olarak atadı. Burns, ABD Dışişleri Bakanlığı’nda Ortadoğu’dan sorumlu bakan yardımcısı olarak görev yapıyordu. Burns, Alexander Vershbow’un yerine getirilecek.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net