www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



‘Özelleştirmeciler yargılanacak!’
KİGEM’den İlter Ertuğrul, özelleştirmeleri iptal eden 100’ü aşkın yargı kararının uygulanmadığına dikkat çekerek, bu hukuk ihlalinin süreklilik arz ettiğini söyledi. Sendikaların uygulanmayan yargı kararlarını AİHM’e götürebileceğini belirten Ertuğrul, “Hükümet hem tazminat verecek, hem de yargı kararlarını uygulayacak” dedi.

Dış ticaret açığı artmaya devam ediyor Dış ticaret açığı durdurulamıyor. Haziranda 4.2 milyar dolara yakın bir büyüklüğe ulaşan Türkiye’nin dış ticaret açığı yılın ilk altı ayında ise 21 milyar doları aştı.


‘Özelleştirmeciler yargılanacak!’
Onur Bakır
Kamu İşletmeciliğini Geliştirme Merkezi (KİGEM) Vakfı Yönetim Kurulu üyesi İlter Ertuğrul, Anayasa’nın 138’inci maddesindeki; “yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır, bunların yerine getirilmesini geciktiremez” hükmüne rağmen özelleştirmeleri iptal eden 100’ü aşkın yargı kararının uygulanmadığına dikkat çekti.
Gazetemizin sorularını yanıtlayan Ertuğrul, sendikaların yargı kararlarının uygulanması ve tazminat talebiyle AİHM’e gidebileceğini belirterek, yargı kararlarını uygulamayan ÖİB ve hükümet yetkililerinin de yargılanacağını kaydetti. İlter Ertuğrul’a yönelttiğimiz sorular ve yanıtları şöyle:
Özelleştirmeye karşı açılan davalara gelinen nokta nedir?
Özelleştirmeye karşı KİGEM tarafından açılan ilk davalardan bu yana 10 yıl geçti. Bu zamana kadar en azından Türk Telekom, Erdemir ve THY’nin özelleştirmesi engellendi. Hukuki mücadele verdik ve bazı şeyleri engellendik, engelleyemediğimiz noktada ise hukuk bitip kanunsuzluk başladı. Dava açıp kaybettiğimiz hiçbir özelleştirme uygulaması olmadı ama, iptal kararları da uygulanmadı. Böyle bir yetkisi olmamasına rağmen Mesut Yılmaz’lı, Ecevit’li ÖYK “bazı iptal veya yürütmeyi durdurma kararlarının uygulanmaması için” karar aldı. Geriye kalanlar için böyle bir karar bile yoktu. Ne ÖYK’nın, ne bakanlar kurulunun, ne de yasamanın mahkeme kararlarını uygulamamak için karar alma yetkisi yok. DYP-SHP hükümeti de mahkeme kararlarının uygulanmaması için bir prensip kararı almıştı, ama o karar, TBB’nin açtığı dava sonucunda Danıştay 10’uncu Dairesi tarafından iptal edildi. Danıştay kararında “Bakanlar Kurulu’nun kesinleşmiş yargı kararlarının uygulanmamasını öngörür nitelikte bir prensip kararı almasının açıkça hukuka aykırı olduğu” belirtildi.
Yargı kararlarını uygulamayanların yargılanması söz konusu olabilecek mi?
SEKA Balıkesir işletmesinin devrini Selüloz-İş iptal ettirmiş, ama karar uygulanmamıştı. İşçiler Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulundu, Maliye Bakanı kovuşturma izni vermedi. ÖİB görevlileri “yargılanmam siyasilerin iznine bağlı” diye yırtacağını düşünüyordu. Danıştay’a itiraz ettik, kabul etti. ÖİB yetkilileri, yargı kararını uygulamamaktan yargılanacak. ÖİB yetkililerinin hiçbiri kendini kurtaramaz.
Siyasilerin yargılanması ise, Anayasa’da özel koşullara bağlanmış durumda. Ama nasıl daha öncekiler şimdi Yüce Divan’daysa, ÖYK üyesi olan Bakanlar da 5-10 yıl sonra Yüce Divan’da yargılanırlar. Buradan özelleştirmeye karşı dava açıp kazanmış tüm sendika yöneticilerine ve avukatlarına çağrı yapıyorum: ÖİB hakkında suç duyurusunda bulunun. Dört koldan suç duyuruları ile yargı kararlarının uygulanmasını sağlamaya çalışmalıyız. Ayrıca, uygulanmayan bütün mahkeme kararlarını yeni Danıştay Başsavcısı’na sunacağız ve idari yargının görev alanını koruması için gerekenleri yapmasını isteyeceğiz.
Bu konu AİHM’e götürülebilir mi?
Götürülebilir. Ortada uygulanmayan 100’ü aşkın kararı var. Örneğin, TDİ’ye bağlı 6 limanın özelleştirilmesi için açtığımız davalarda 35 yargı kararının hiçbiri uygulanmadı ve Liman-İş buradaki tüm üyelerini kaybetti. Oysa, bu limanlar hâlâ devletin, Yargıtay’ın bu konuda kararı var. Mahkeme kararları uygulanmadığında herkes nasıl AİHM’e gidiyorsa sendikalar da gidebilir. Mahkeme kararlarının uygulanmaması adil yargılanma hakkının ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin çeşitli maddelerinin doğrudan ihlalidir. Bu açıdan işbirliği yaptığımız SBF İdare hukuku kürsüsündeki öğretim üyeleriyle ortak görüşümüz o ki, Liman-İş, Hava-İş, Ağaç-İş, TEKSİF, özelleştirme davasını kazanan bütün sendikalar AİHM’e gidebilir. Zaten 3 termik santrale ilişkin AİHM kararı yargı kararlarının uygulanmasının zorunlu olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Hükümet yargı kararlarını uygulamamakta ısrar ederse, yalnızca tazminat ödemekle yetinmeye kalkarsa ne olur?
Onu, Avrupa Birliği’ne girecek olanlar düşünsün. AİHM kararlarının uygulanmaması ne demek öğrensinler. Üyelik görüşmelerine bile başlayamayacakları, üye olmuşlarsa hemen çıkarılacakları, 3 termik santral kararı nedeniyle, zaten basına yansıdı. Kaldı ki, bir yargı kararının uygulanmaması yasama, yürütme ve yargıyı ayrı ayrı erkler olarak düzenleyen anayasal düzenin değiştirilmesi demektir. “1960’da asılanlar niye asıldı” diye sorarlar adama; suçları Anayasal düzeni değiştirmekti. Yürütmenin, yargı kararını uygulamaması Anayasal düzenin değiştirilmesidir. AKP hep iktidarda kalacağını mı sanıyor? Bir gün gelecek, onlardan da hesap sorulacak.
AİHM’e başvuruda aranan 6 aylık süre sınırı bu davalarda geçerli değil mi?
Bu kavram Kıbrıs’taki meşhur Loizudu davası ile AİHM ve Türkiye’nin gündemine gelmişti. AİHM, “süre gelen ihlal var” dedi, davayı kabul etti, Türkiye de davanın kabul edilmesini kabul etti. Özelleştirmede ise, ÖİB 100’den fazla mahkeme kararını uygulamadı, bu “süre gelen”in ötesinde “mutadi” ve “mütemadi” bir ihlaldir. ÖİB mahkeme kararlarını uygulamamayı alışkanlık haline getirmiştir ve mütemadiyen mahkeme kararlarını uygulamamaktadır. ÖİB ve hükümet sanıyor ki, “Parayı veririz, mahkeme kararını uygulamayız”. Danıştay 10’uncu Dairesi’nin kararı çok açık. Hem tazminat verecekler, hem de yargı kararlarını uygulayacaklar. Sendikaların Türkiye’de tam yargı-tazminat davası açmış olmaları da AİHM yoluyla tazminat istemelerini engellemez.

‘ESAS OLAN SİYASAL MÜCADELEDİR’
1998’de Evrensel’de yayımlanan demecimde, hukuk mücadelesine “artçı savaşı” demiştim. Şimdi o dönem bitti, mücadele yeni bir aşamaya geldi. Artık, esas olan siyasi mücadeledir. Telekom, Erdemir, TÜPRAŞ, THY, TCDD limanları, Seydişehir, senin sendikan benim sendikam, senin partin benim partim ayrımı yapmadan, bu özelleştirmelere karşı olanların bir araya gelip mücadeleye başlamalarının zamanı gelmiştir. Bu aynı zamanda mahkeme kararlarının uygulanmasını da sağlar.

‘HER ÖZELLEŞTİRMEDE HUKUKSUZLUK VAR’
Türkiye’de özelleştirmeciler ve bir kısım medyanın çiftetelli köşe yazarları sabah akşam özellikle Mümtaz Soysal’ın, KİGEM’in açtığı davalarda özelleştirmelerin engellendiğinden şikayet ediyorlar ve hiç utanmadan yargıyı da suçluyorlar. Biz “siyasi” bir mücadele verdik, ama daima “hukuki” dava açtık. Nasıl dava açtık? O kadar her şeyin kaşını gözünü yara yara iş yapıyorlardı ki, her özelleştirmede muhakkak bir hukuksuzluk, usulsüzlük oluyordu. İptallerin bir tekinde “siyasi” karar yoktur. Onların şikayet ettikleri iptallerin sorumlusu özelleştirme sırasında kanunları hiçe sayan ÖİB görevlileridir. Onlardan hesap sorsunlar.

İlter Ertuğrul KİMDİR?
AÜ SBF Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun olan Ertuğrul, ADD kurucu üyesi. Ertuğrul, 1993-1999 arasında TBMM’de, Mümtaz Soysal’ın danışmanıydı. Kamu İşletmeciliğini Geliştirme Merkezi’nin kurucu üyesi ve ilk genel sekreteri olan Ertuğrul hala KİGEM Yönetim Kurulu üyesi. Ertuğrul’un özelleştirme alanında çok sayıda çalışması ve yayını bulunuyor.


Başa dön


Dış ticaret açığı artmaya devam ediyor
HP işçi atacak
Printer ve bilgisayar üreticisi Hewlett Packard şirketi, personel sayısında yüzde 10 indirime giderek, 14 bin 500 kişiyi işten çıkarma kararı aldı. Şirketten yapılan açıklamada, personel yapısının yanı sıra emeklilik sistemini yeniden yapılandıracak olan Hewlett Packard’ın yılda 1.9 milyar dolarlık tasarruf sağlamayı amaçladığı ileri sürüldü. Şirketi yakından takip eden uzmanlar, Şubat 2005’te eski başkan Carly Fiorina’nın şirketin yönetim kurulu tarafından istifaya zorlanmasından sonra göreve getirilen ve masrafları kısmasıyla tanınan Mark Hurd’un 14 bin 500 kişilik işten çıkarmayla yetinmeyeceğini, bu sayıyı 25 bine çıkaracağını ileri sürüyorlar. Şirket, işten çıkarmalarda satış departmanına fazla dokunmazken, işten çıkarılacakların ağırlıklı olarak bilgi teknolojileri, insan kaynakları ve muhasebe bölümünden olacağı belirtiliyor. Şirket, işten çıkarmaların bu yılın son çeyreğinde başlayarak önümüzdeki yıl boyunca devam edeceğini açıkladı. İşten çıkarmalar sonucu 2006 yılında tasarruf edilecek 1,05 milyar doların yarısının yeni yatırımlara, diğer yarısının ise şirketin kârlılığını artırmaya ayrılacağı duyuruldu.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net 

html> Ekonomi [20.07.05]





www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Erdemir kalan son parça
Başta Erdemir olmak üzere satışa çıkarılan kuruluşlar için tekeller fırsat gözlüyor. Belçika gazeteleri Erdemir’i manşetlerine taşıyarak çelik tekellerinin kurumun peşinde olduğunu yazdı. Gazete Erdemir’i “Avrupa’da devlet kontrolünde kalan son parça” olarak nitelendirdi.

Hindistanlı IOC, TÜPRAŞ’ta ısrarlı
TÜPRAŞ’ın satışı için açılan ihalede ön elemeyi geçen 13 şirket arasında bulunan Hindistan’ın petrol devi IOC, Avrupa pazarına açılmak açısından TÜPRAŞ’ın cazip olduğunu bildirdi.

Seydişehir’in satışına
   Rekabet Kurulu onay verdi

Seydişehir’deki Eti Alüminyum’un satışına Rekabet Kurulu onay verdi. Edinilen bilgiye göre, Kurul’un kararı geçen hafta içinde Özelleştirme İdaresi’ne iletildi.


Erdemir kalan son parça
Türkiye için stratejik öneme sahip olan ancak hükümetin satışta ısrar ettiği Erdemir Belçika gazetelerine manşet oldu. Çelik tekellerinin Erdemir’in peşinde olduğunu yazan gazete, Erdemir’i “Avrupa’da devlet kontrolünde kalan son büyük parça” olarak nitelendirdi.
Belçika’nın “La Libre Belgique” gazetesi, dünyanın en büyük çelik şirketlerinden biri olan Erdemir’in özelleştirilmesinin tüm büyük çelik üreticilerinin ilgisini çektiğini yazdı. Gazete, çelik endüstrisinin küresel durumunu analiz eden bir uzman yazısında, Avrupa çelik üreticilerinin Çin ihracatı tehdidi altında olduklarını ve uluslararası birlik arayışlarına girdiklerini belirtti. Erdemir’in, “Avrupa’da, devlet kontrolunda kalan son büyük parça” olarak nitelendirildiği yazıda, dünyanın en büyük çelik şirketi Mittal ile ikinci büyük Arcelor’un, bilançolarını dengelemek için yeni pazarlara açılmak zorunda oldukları ifade edildi.
Gazete, Erdemir’in, Mittal ve Arcelor dışında, US Steel, Corus, Severstal ve Novolipetks gibi şirketlerin de ilgi alanında bulunduğunu, Türk üreticilerin ise ulusal kartı oynayarak Erdemir’in rakiplere devredilmemesi gerektiğini savunduklarını yazdı. “Türkiye’nin çifte avantajı var: Büyüme potansiyeli olan bir pazar söz konusu ve üretim maliyeti düşük” diyen gazete, galvanizlenmiş otomobil çeliği üretiminde daha önce Erdemir ile işbirliği yapan Arcelor’un Erdemir ihalesini kazanma şansının daha yüksek olduğunu belirtti.
Türkiye’nin, AB’ye katılım şansını artırmak için bir Avrupa şirketine yönelmesi olasılığından söz edilen yazıda, bu tür bir dosyada siyasi yaklaşımın önemli rol oynadığı belirtildi. Arcelor’un Erdemir’i alması halinde doğu pazarında büyük güç kazanacağını, Mittal’in de bazı deneyim ve kozları nedeniyle bu alımda şansı olduğunu yazan gazete, 5 milyon tondan fazla üretim yeteneğine sahip olan Erdemir’in uluslararası rekabet ve yarıştaki önemine işaret etti.


Başa dön


Hindistanlı IOC, TÜPRAŞ’ta ısrarlı
TÜPRAŞ’ın satışı için açılan ihalede ön elemeyi geçen 13 şirket arasında bulunan Hindistan’ın petrol devi IOC, Avrupa pazarına açılmak açısından TÜPRAŞ’ın cazip olduğunu bildirdi.
Hindistan’da yayınlanan Economic Times gazetesine konuşan üst düzey IOC yetkilisi, özelleştirme sonucunda TÜPRAŞ’ın kontrolünün de el değiştireceğine dikkati çekerek, Repsol, ENI, Shell ve diğer şirketlerle birlikte yarışa katıldıklarını açıkladı.
Çiftçiler AKP binasından kovuldu
Amik ovasında su sıkıntısı yüzünden eylem yapan çiftçiler, sorunlarını dile getirmek için AKP İl Başkanı’nı ziyaret etmek istedi. Ancak AKP yöneticilerinin görüşmediği çiftçiler polis zoruyla AKP İl binasından çıkartıldı. Yetkililerle görüşmek amacıyla AKP Hatay İl Örgütü’ne gelen çiftçiler, uzun süre parti binasında bekletildi. Muhatap bulamayan çiftçiler binadan ayrılmayacaklarını söylediler. Bu arada AKP İl Örgütü’ne gelen polisler, çiftçileri dışarı çıkarmaya çalıştı. “Bizden oy almaya gelirken iyiydik, şimdi bizden kaçıyorlar, bizler kime sorunumuzu anlatacağız. Bunlar halkın vekilleri temsilcileri değil mi. Ama bakın şimdi bizi kapıdışarı ediyorlar, sorunlarımızı anlatmaya geliyoruz. Bizi polis karşılıyor” diye yakınan çiftçiler, eylemlerinin devam edeceğini söyleyerek binadan ayrıldı.
TARİŞ borç alarak borç ödüyor
TARİŞ İncir Birliği, Olağanüstü Genel Kurulu yapıldı. TARİŞ İplik Fabrikası Konferans Salonu’nda toplanan genel kurulda Yeniden Yapılandırma Kurulu Yürütme Birimi ile TARİŞ İncir Birliği arasında sürdürülen görüşmelerin karara bağlanması ele alındı. Söke Birlik temsilcisi Günercin Azbazdar, Yeniden Yapılandırma Kurulu’na olan borçlarını, yine borç alarak ödediklerini belirtti. Faizle borç para almadan sezonu geçirmeyi hedeflediklerini söyleyen Azbazdar, “Germencik ve Ortaklar’da büyük yatırımlara gidiyoruz. Bu yıl 3.600 ton ihracat hedefliyoruz. Hedefimiz Çin ve Hindistan. Üretimin 100 bin tonlara çıkacağını düşünüyoruz” dedi. TARİŞ Genel Müdürü Sebahattin Gazanfer de, İhracatçılar Birliği’nin getirmek istediği kota sistemini TARİŞ olarak benimsemediklerini ifade etti. “İhracatçılar arasında kıyasıya rekabet var. Ürün düşük fiyatla ihraç ediliyor” diyen Gazanfer, TARİŞ Birliklerinin Yeniden Yapılandırma Kurulu ile sürdürülen görüşmelerin TARİŞ için olumlu olduğunu ileri sürdü.
Turist sayısı 10 milyona yaklaştı
Birbiri ardına açılan lüks tatil köyleri ile Akdeniz Bölgesi’nin en önemli tatil beldelerinden biri olan Türkiye’ye gelen turist sayısındaki artış sürüyor. Yılın ilk altı ayındaki turist sayısı 8.5 milyon kişiye ulaşarak yeni bir rekor kırarken, geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 27.2 oranında arttı. Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE), haziran ayına ilişkin yabancı ziyaretçi istatistiklerini açıkladı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net