www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



‘Mezapotamya mozaiğinin kırılmaz parçasıyız’
Türkiye’den, anayurtları Mardin Midyat ve çevresini kapsayan Tur Abdin’den Birinci Dünya Savaşı ve sonraki yıllarda zorunlu olarak göç eden ve dünyanın çeşitli ülkelerine dağılan Süryaniler, İstanbul’da bir araya gelerek Süryani göçünü tartıştılar.

Kültürler yok olmasın
Diyarbakır Sur Belediyesi Başkanı Abdullah Demirbaş: Diyarbakır 33 ayrı medeniyetin yaşadığı11 bin yıllık tarihi geçmişe sahip; Mezopotamya coğrafyasında bir kent. Diyarbakır’ın yaşayan halklarından biri de Süryaniler...


‘Mezapotamya mozaiğinin kırılmaz parçasıyız’
Türkiye’den, anayurtları Mardin Midyat ve çevresini kapsayan Tur Abdin’den Birinci Dünya Savaşı ve sonraki yıllarda zorunlu olarak göç eden ve dünyanın çeşitli ülkelerine dağılan Süryaniler, İstanbul’da bir araya gelerek Süryani göçünü tartıştılar.
İstanbul Bilgi Üniversitesi, Göç Araştırmaları ve Uygulamaları Merkezi’nin düzenlediği “Avrupa Birliği, Türkiye ve Asuri/Süryani Göçü Sempozyumu’na diasporadan katılan bilim adamları, Süryani kitle örgütü temsilcileri, ve çeşitli mesleklerden Süryaniler, yaşadıkları sorunları anlatırken, Türkiye’de böyle bir sempozyumun ilk defa düzenlenmesinin de “tarihi bir önemi” olduğuna dikkat çektiler. Sempozyumun açılış ve kapanış konuşmalarını yapan Süryani İsveç Milletvekili Yılmaz Kerimo’nun son sözleri ise talepler açısından önemliydi. Kerimo Türkiye’nin halklar mozaiği olduğunu hatırlatarak, “Asuri/Süryani bu mozaiğin kırılmaz bir parçadır. İmkansızlıkların artık bitmesi; yasakların, tabuların kalkması ve bütün halkların kardeşçe ve barış içinde anavatanlarında yaşayabilmeleri ve daha demokratik bir Türkiye için önyargısızca hep beraber çalışalım” dedi. Kerimo konuşmasını önce Türkçe yaptı. İzleyicilerin isteği üzerine Süryanice tekrarlaması ise alkışlarla yanıt buldu.
Süryani kimliği
Sempozyumun ilk gününde “Asuri/Süryanilerin Toplumsal, Siyasal, Dinsel, Dilsel, Etnik ve Kültürel Yapısı”, “Göçün Nedenleri ve Geri Dönüş” ve “Asuri/Süryani Diaspora’sında Siyasal, Kültürel, Etnik ve Dinsel Kimlikler” konulu oturumlar gerçekleştirildi.
İlk oturumda Hollanda Rodboud Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hermen Teule, ABD Notre Dame Üniversitesi’nden Abdul-Massih Saadi konuştu. Celal Bayar Üniversitesi Öğretim Üyesi Mehmet Çelik ise Süryani bilim insanlarının tersine tezleri; özellikle Süryanilerin Asuri olmadıkları yönündeki iddiaları ile dikkat çekti. Yazar Yahya Koçoğlu ise Süryani gençler üzerinde yaptığı “evlilik sorunsalı” adlı çalışmasını sundu.
‘Seyfo’
Özellikle 1914-1915’te yaşadıkları ve Süryani tarihinde “seyfo” (kılıçtan geçirme) olarak yerini bulan katiamların, göçlerin ve travmaların anlatıldığı ikinci oturumda İsveç Upsala Üniversitesi Öğretim Üyesi Sait Yıldız göçün tarihsel arka planını, Araştırmacı Besim Aho, göçün diasporadaki Süryanilerde yarattığı psikolojik travmaları anlatırken, İsveç Ulusal Yüksek Öğretim Kurulu Üyesi Andreas Arsalan ise “Çocuklarıma hangi ülkede yaşamalarını tavsiye edeceğim, köklerinin bulunduğu ülkede mi fırsatlar ülkesinde mi?” başlıklı sunumunda kendi ailesinin yaşadıklarını aktardı. Arsalan’ın, “Tur Abdin’deki Asur/Süryanilerler korkuyla, yattılar, korku altında çalıştılar, korkulu rüyalar gördüler. Eğer halk geriye dönmek isteyince ölümle tehdit ediliyorsa, tartaklanıyorsa bu etikinin bir devamıdır. Muhtemel bir geri dönüşte bunların iyiye doğru evrilmesi gerekir. Bu değişiklikleri yapacak olanlar geriye dönecek olanlar değildir. Hâlâ burada hatıra ve köklerimiz var. Gerekli koşullar sağlandığında birçok kişinin geri döneceğine inanıyorum” sözleri Süryanilerin özlem ve güvensizliklerinin anlaşılması açısından önemliydi. Yine Midyat Süryani Kültür Derneği Başkanı Jakop Gabriel’in korucular ve aşiretlerle sorun yaşadıklarını anlatması da Süryanilerin geri dönüşünün koşullarının henüz sağlanmadığını gösterdi.
‘Kardeşçe yaşamak istiyoruz’
Tartışma bölümünde Süryanilerin Türkiye’nin AB’ye girmesini istemeyenler tarafından yönlendirildiklerini ima eden sorular ise tepki gördü. İlk oturumda konuşan Mehmet Çelik’in seyfoları kastederek “Son zamanlarda Ermineler kendilerine destek için bir Süryani katliamı yapıldığı hususunda da batıda yıllardan beri çalışmaktadırlar. Bu ülkede rahat yaşayacaksanız bunları kaşımanızın size de bize de zararı var” demesi ve Kanal D muhabirinin de Süryanileri Fransa’nın yönlendirdiğini ima etmesi üzerine Sait Yıldız iddiaları yanıtladı.
Yıldız, tarihin unutturulmaya çalışılmasına karşı olduklarını belirterek şöyle konuştu: “Biz bu olaylar yaşandı derken, ne Türkleri ne de Kürtleri sorumlu tuttuk. Biz Kürt, Türk halkıyla ve diğer halklarla kardeşçe bir arada ortak bir yaşam istiyoruz. Türkler bizim kardeşimizdir; Kürt’ü de, Çerkes’i, Laz’ı, Ermeni’si, Rum’u da öyle. Bu olayı yapanlar o dönemin İttihatçı liderleridir, o dönemin Kürt feodal ağalarıdır. Bazıları bir yandan bizi öldürürken diğerleri savunmuştur. Türk’ü de Kürt’ü de korumuştur. Bunu kimse inkâr edemez.”
Sempozyumun üçüncü oturumda diasporadaki Süryani kimliği tartışılırken, ikinci gün gerçekleşen son oturumda ise Türkiye’nin AB üyeliğinde Süryanilerin yeri, Lozan’da tanınan azınlık hakları konuşuldu.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net