Kadınlığın övüncü: Mihri Sultan
Mihri Hatun, 15. ve 16. yüzyıl divan edebiyatının iki kadın şairinden biri olduğu kadar; kadın dünyasını duygularını, alışılmış kalıpları zorlayarak, açıkça ve kadınca söylemeyi başaran tek kadın divan şairi. Şair Sennur Sezer, bu kapsamlı incelemesinde, Osmanlı Sarayı’nı, dönemin edebiyat dünyasını ve şairlerinin yaşam koşullarını belgeleriyle ortaya koyuyor. O dönemde, sevgililerini adlarıyla anacak kadar da cesur bir şair Mihri Hatun. Divan edebiyatını inceleyen yabancı uzmanların “Safo” ile kıyasladığı Mihri Hatun, uzmanlara “O dönemde Doğulu bir kadının bu biçimde şiirler yazması şaşılacak bir durum” dedirtecek bir şair. Mihri Hatun’un çağdaşı olan şairler de, onu “güzel, zeki, esprili ve erkeğe denk” olarak tanımlıyorlar. Tutkulu yaşamında, bedensel aşktan kaçındığını da özellikle vurguluyorlar. Sennur Sezer, şiirleri, yaşamı, dönemindeki şairlerle çatışmaları ve kadının toplumdaki yeri için yazdıklarıyla bir öncü olan Mihrî Hatun’un hemen hiç bilinmemesinden yola çıkmış. Sezer’in Mihri Hatun’u, şiirlerinden yola çıkarak anlattığı kitap, Milliyet Yayınları’nca yapılan ilk baskısının üzerinden 8 yıl geçtikten sonra yeniden okurla buluştu. İlk kadın divan şairi olan Mihri Hatun, 1460 yılında Amasya’da doğdu. Asıl adı Mihrinnisa (kadınlığın güneşi) veya Fahrünnisa (kadınlığın övüncü) olarak bilinir. Kadı olan babası Yahyazade Mehmet ona “Mihri” mahlasını uygun bulmuştur. Sanatı, şiir ve düşünceleri ile dönemin zor koşullarında öne çıkmayı başaran Mihri Hatun’un yazdığı birçok şiiri zamanın ünlü şairlerinden Necati’ye naziredir. Bu şiirlerdeki amaç kendisinin şair Necati’ye yetiştiğini göstermekti. Hiç evlenmeyen Mihri Sultan, 1506 yılında vefat etti. Mihri Hatun’un bir yazma Divan’ı İstanbul Üniversitesi kütüphanesindedir. Bu divanın ayrıca Fatih Millet Kütüphanesi’nde ve Ayasofya Kütüphanesinde bir nüshası vardır.
|