www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Derin devlet bir suç itirafı
Demirel ve Evren’in açıklamalarını değerlendiren hukukçular, “Bunlar bir suçun itirafıdır” yorumunda bulundular. Hukukçular ayrıca “derin devlet” ile halka yönelik de “aba altından sopa” gösterildiğini belirttiler.

Askerlik tartışması
Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, askerlik süresinin kısaltılmasıyla ilgili olarak, “ordunun modernizasyonu çerçevesinde söz konusu olabilir” dedi.

Erdoğan’ın cilası dökülüyor!
ABD basınında hemen her gün hükümeti eleştiren, Türkiye üzerinde baskı kurmaya dönük bir haber veya yorum yayınlanıyor.


Derin devlet bir suç itirafı
Eski Cumhurbaşkanları Süleyman Demirel ve Kenan Evren’in Sabah gazetesine anlattıklarını hukukçular bir “suç itirafı” olarak değerlendirdiler.
Bağımsız İletişim Ağı’ndan (BİA) Alev Karakartal’ın sorularını yanıtlayan Maltepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Ülkü Azrak, Demirel ve Evren’in “Evet, derin devlet var. Devlet yönetiminde zaaf belirirse o zaman derin devlet duruma el koyar” şeklindeki açıklamalarını 28 Şubat’ın bir versiyonu olarak yorumladı.
‘Evren tehdit ediyor’
Azrak, demokratik hukuk devletinin hukuk düzeninde bu gibi kavram ve kurumların yeri olmadığını ancak ne yazık ki bu sözün Türk siyasi literatürüne yerleştiğini belirterek, “Artık sanki varlığı bilinen ve kabullenilen bir kurum haline geldi derin devlet” diye konuştu.
Kenan Evren’in sarf ettiği cümlelere bakıldığında, “derin devlet”i “zinde kuvvetler”le eşleştirdiğini belirten Azrak bu sözlerin şöyle bir mesaj taşıdığını vurguladı: “Aklınızı başınıza toplayın, gerekirse yine müdahale edilir demek istiyorlar. Aba altından sopa gösteriyorlar yani. Çünkü Anayasa’da var olmayan böyle bir kurum varsa, günün birinde bir görevi yerine getirmek için var demektir. Yoksa varlığının bir anlamı kalmaz”.
‘Demokraside bunlara yer yok’
Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Zafer Üskül de, “Demokratik bir devlette siyasetçinin ve atanmışların görev alanları belirlenmiştir. Atanmış görevliler siyasal tercihler yapma yetkisine sahip olanlara bağımlı olarak görev yapar. Çünkü siyasetçi yaptığının ya da yapamadığının hesabını demokratik yollardan halka vermek zorundadır. Kamu yöneticilerinin hangi yönetim biriminde ya da hangi düzeyde olursa olsun, siyasetçinin görev alanına müdahalesi demokratik bir yönetim anlayışı içinde kabul edilemez” dedi.
Siyasi yetkiyi elinde bulunduranların, yetki alanını aşan görevliler hakkında gerekli işlemleri yapması gerektiğini söyleyen Üskül, Türkiye’de siyasetçilerin bu yetkilerini her zaman kullanmadıklarını hatırlattı. Devletin yapısının şeffaf olmadığı durumlarda bu tür yetki aşma olaylarına sıkça yaşandığını belirten Üskül’e göre hem bilgi edinme hakkının yaşama geçirilmesi hem de yönetimin şeffaflaştırılması için gereken önlemlerin alınması önem taşıyor.
‘Darbecilerle yüzleşilmeli’
Yazar Hüseyin Hasançebi’nin yorumu ise Kenan Evren’in bir suçu itiraf ettiği yönünde. Hasançebi, “Kenan Evren suçunu itiraf etti. ‘Biz derin devlettik; 12 Eylül müdahalesini bu kimliğimizle yaptık’ dedi. Bilmiyorduk, öğrendik!” diye konuştu. 78’liler Vakfı Başkanı Celalettin Can da aynı görüşte. Kenan Evren’in “suçunu itiraf ettiğini” ifade ederek, “Askeri darbeye maruz kalmış pek çok ülkede yeniden demokrasiye geçirilirken darbeciler yargılanıp mahkûm edildi. Bizim darbecilerse 25 yıl sonra marifetleri ortadayken işledikleri suçlarla övünebiliyorlar. Bu da bizim toplumumuzun ayıbı ve suçu” dedi. Can sözlerine şöyle devam etti:
“Türkiye’de 80 öncesi olaylarda 5 bin kişi öldü. Darbeden sonra Cumhuriyetin temel kurumları; Cumhurbaşkanlığı, Anayasa, parlamenter düzen ortadan kaldırıldı. 1 milyon insan gözaltına alındı, 50 kişiyi astılar, milyonlarca kitabı yaktılar, binlerce insanı memurluktan attılar, 2 milyona yakın kişiyi fişlediler. Bütün bunları 1080-83 arasındaki ‘açık terör rejimi’ eşliğinde yaptılar. Bunların sonucu olarak Türkiye’nin ekonomisi IMF’ye dış politikası Pentagon’a iç siyaseti “derin devlet”e bağlandı. İşte Türkiye’nin geldiği nokta. Ekonomik ve siyasal anlamda çıkmaz, kaybedilmiş bir gençlik, iradesiz bir toplum, umutsuz bir halk... Türkiye darbeci generalleriyle yüzleşmeden ne demokratikleşebilir ne de huzur bulabilir.”


Başa dön


Askerlik tartışması
Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, askerlik süresinin kısaltılmasıyla ilgili olarak, “ordunun modernizasyonu çerçevesinde söz konusu olabilir” dedi. Genelkurmay Başkanlığı yetkilileri ise, “askerlik süresinin kısaltılması yönünde çalışma yapılmadığını” bildirdiler.
Hükümet ile Genelkurmay arasında yine askerlik tartışması yaşanıyor. Bakan Gönül, bir gazetecinin askerliğin kısalmasının gündeme gelip gelmeyeceğine ilişkin sorusunu da “Hepsi gelebilir, hepsi gelebilir ama modernizasyon içerisindedir. Teknik bir konudur” dedi.
Genelkurmay Başkanlığı ile askerliğin kısaltılması yönünde bir çalışmaları olmadığını açıkladı.
TSK, 15 Temmuz 2003’ten itibaren geçerli olacak şekilde kara, deniz (Sahil Güvenlik Komutanlığı dahil), Hava Kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığı’nda muvazzaf askerlik hizmet süreleri ile yedek subay hizmet süresini kısaltmıştı.
Askerlik süresi, erbaş ve erler için 18 aydan 15 aya, yedek subaylar için 16 aydan 12 aya indirilmiş, kısa dönem erbaş ve erler için de askerlik süresinin, 1111 sayılı Askerlik Kanunu uyarınca, yedek subayların süresinin yarısı kadar uygulanmasına karar verilmişti. Böylelikle eskiden 8 ay olan kısa dönem erbaş ve erlik süresi, 6 aya indirilmişti.


Başa dön


Erdoğan’ın cilası dökülüyor!
ABD basınında hemen her gün hükümeti eleştiren, Türkiye üzerinde baskı kurmaya dönük bir haber veya yorum yayınlanıyor. Bu konuda hayli yoğun çaba sarfeden The Washington Times gazetesi dün de Yunan kozunu ileri sürdü. Gazete, Erdoğan’ın cilasının döküldüğünü yazdı.
AB Anayasası Türkiye’yi zorlar
Fransa’da, Halk Hareketi İçin Birlik Partisi lideri Nicolas Sarkozy, AB Anayasası’nın yürürlüğe girmesiyle Türkiye’nin AB üyeliğinin zorlaşacağını söyledi. Sarkozy, Sosyalist Parti lideri François Hollande ile birlikte, RTL Radyo istasyonu ve Le Monde gazetesinin ortaklaşa düzenlediği bir tartışmaya katıldı. Sarkozy, “AB Anayasası reddedilirse Türkiye sadece ekonomik olarak AB’ye uymak zorunda olacak. Anayasa politik anlamda Avrupa’nın derinleşmesi demektir. Yani bu Türkiye’nin politik olarak da büyük uyum çabası göstermesi anlamına geliyor. Yani Türkiye’nin işi zorlaşacak” dedi. Ankara’nın Avrupa’da değil Küçük Asya’da olduğunu söyleyen Sarkozy, “Kapadokyalılara Avrupalı olduklarını söylediğinizde, sizi ciddiye alacaklarını sanmam” diye konuştu.
Kürtlere yönelik saldırılara tepki
Ezilenlerin Sosyalist Platformu (ESP), Konya’nın Çumra ilçesine bağlı İççumra beldesinde gelişen olaylara tepki gösterdi. ESP üyeleri dün yaptıkları basın açıklamasında, Newroz kutlamaları sonrasında estirilen dalganın startını Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün verdiğini belirttiler. Kürt çocuklarına, DEHAP il binalarına yapılan saldırıların ardından bu defa da İççumra beldesinde Kürt ailelerin ablukaya alındığı dile getirilen açıklamada, Çumra Kaymakamı Osman Taştan’ın “Bizi ilgilendiren bir durum yok” dediğine dikkat çekildi. Olayın faili olarak tespit edilen çocukların hapiste olmasına karşın kampanyanın devam ettiği hatırlatılan açıklamada, “Neden Kerkük’te ABD askerleri devlet adamlarının başına çuval geçirirken, Edelman Sezer’in Suriye’ye gitmesine karşı çıkarken ABD’ye karşı bayrak yürüyüşleri yapılmadı” diye soruldu.
EMEP davası başladı
Emeğin Partisi (EMEP) Bursa İl Örgütüne 28 Kasım 2004 günü AKP il binası önünde Irak’ta yapılan katliamları kınamak amacıyla yaptığı eylem nedeniyle açılan davanın ilk duruşması görüldü. 2911 sayılı toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet gerekçesiyle yargılanan EMEP Bursa İl yöneticileri Cengiz Yıldız, Gökhan Aydın, Ömer Furkan Özdemir, İsken Yıldız, Öznur Çağlayan, Enis Öztay, Emel Sözer, Özcan Kılıç, Musa Garip ve Yasin Çelik verdikleri ifadelerde, demokratik hakların kullanıldığını belirterek, suçlamaları kabul etmediler. Duruşma Özcan Kılıç ve Yasin Çelik’in nüfus bilgilerinin eksik olması ve tamamlanması gerekçesiyle 14 Haziran tarihine ertelendi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net