Eğitim-Sen anadilde eğitimi savunmaya devam edecek
Eğitim Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, Eğitim Sen’in sesinin artık daha gür ve kararlı çıkacağını belirterek, anadilinde eğitimi savunmaya devam edeceklerini söyledi. Dinçer, Eğitim Sen hakkındaki kapatma davasının ikinci kez reddedilmesinin ardından yaptığı basın toplantısında, kararın Eğitim Sen’in haklı olduğunu bir kez daha gösterdiğini kaydetti. Ankara 2’nci İş Mahkemesi’nin demokratikleşme yolunda önemli bir adıma öncülük ettiğini dile getiren Dinçer, hükümete düşen görevin bu adımı ciddiye alarak, düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırmak olduğunu söyledi. Dinçer, demokratik ve özgürlükçü bir Anayasa yapılmasını, kamu emekçilerine grevli toplusözleşmeli sendika hakkı verilmesini istedi. Kararın temyiz edilmesinin demokratikleşme adımının sekteye uğramasına ve gereksiz gerginliklerin yaşanmasına neden olacağına dikkat çeken Dinçer, 12 Eylül hukukunu aşan mahkeme kararının desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Eğitim Sen’in sesinin artık daha gür ve kararlı çıkacağını söyleyen Dinçer, “Anadilinde eğitim pedagojik ve temel insan hak ve özgürlüklerinin kapsamında bir olgudur. Eğitim Sen bunu savunmaya devam edecek. Kimse bizi bilimsel doğruları savunmaktan alıkoyamaz” diye konuştu.
Enerjide yolsuzluk Irak’a kadar uzandı
Enerji soruşturmasında, zanlıların Irak’tan ihale almak için de girişimde bulundukları belirlendi. Bu çerçevede, Irak Enerji Bakanı’nın özel jetle Ankara’ya getirildiği, Bakan Güler’le görüştürüldüğü tutanaklarda yer aldı. CNNTürk’ün haberine göre, Enerji Bakanlığı’ndaki ihalelerde yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla başlatılan soruşturmanın sanıklarından Erhan Peker ve Oral Baytok’un ifadeleri, ihale pazarlıklarının yurtdışına kadar uzandığını ortaya koydu. Baytok’un ifadesinde soruşturmanın kilit ismi İbrahim Selçuk’un sadece Türkiye değil, Irak’taki ihalelerde de etkin rol oynadığı ifade edildi. Selçuk’un Baytok’un ihaleyi alması için Irak Elektirik Bakanı ile temasa geçtiği, hatta özel jetle Iraklı bakanı, Türkiye’ye getirip beş yıldızlı otellerde ağırladığı, Hilmi Güler’le görüşmesini sağladığı ifade tutanaklarında yer aldı. Bu arada enerji yolsuzluğu soruşturması kapsamında tutuklanan 7 kişiden ikisi serbest bırakıldı. Yaşar Giregiz ile Necati Altın mahkeme kararıyla serbest kalırken, Önder Piyade, Servet Üst, Muzaffer Nasıroğlu, Cemil Kazancı ve İbrahim Selçuk’un tutukluluğu sürüyor.
Depremzede yine Ankara’da
Düzce Depremzedeler Derneği (Düzce Dep-Der) öncülüğünde 3 yıldır sağlıklı ve güvenli konut hakları için mücadele eden depremzedeler, Ankara’ya gelerek, Bayındırlık Bakanlığı’na arsaları tahsis edilinceye kadar takipçisi olacaklarını duyurdular. Düzce’den sabah erken saatlerde yola çıkan 300’e yakın depremzede öğle saatlerinde Ankara’ya ulaşarak, Abdi İpekçi Parkı’nda buluştular. “Parası olana değil, ihtiyacı olana arsa ve kredi istiyoruz” pankartı önünde toplanan depremzedeler, “Düzce’deki rezerv arsalar dar gelirli ve yoksula tahsis edilmeli, rantiyeye değil”, “Hükümet karar verecek; dar gelirli yoksul mu, rantiyeci mi” yazılı dövizlerle taleplerini dile getirdiler. Düzce Dep-Der Başkanı Ayşegül Şenol Can, daha önce de Ankara’ya gelerek yetkililere seslendiklerini hatırlatarak tüm çalışmalarının Düzce kalıcı konut alanlarında 850 konutluk arazinin 775 sayılı yasa kapsamına alınmasına ve dar gelirli yoksul insanların kurdukları kooperatifleri eliyle ucuz arsa talebinde bulunmalarının önünü açtığını söyledi. Can, arsalar tahsis edilinceye kadar bu işin takipçisi olduklarını Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’na iletmek için Ankara’ya geldiklerini anlatarak, talep ettikleri 3500 konutluk alanın önce 1800’e daha sonra da 850’e düşürülmesinden endişe ettiklerini dile getirdi. Can, bakanlığa seslenerek “Kabul etmesek de bir gerçek var ki böyle işler Türkiye’de hâlâ iş takipçileri eliyle yapılıyor. Ama bizim iş takipçimiz, müteahhidimiz, rantçiyemiz yok, kimseye verecek rüşvetimiz de yok. Bakın karşınızdayız” dedi. Can’ın konuşmasını haykırışları ve sloganları ile sık sık kesen 55 yaşındaki Sabiha Görün ise gerginliğe dayanamayarak baygınlık geçirdi.
Kürtlere hakaret bildirisine tepkiler sürüyor
Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde dağıtılan Kürtlere hakaret içeren bildirilere ilişkin 5 bin kişi suç duyurusunda bulunacak. Yüksekova’da, 17 Şubat gecesi dağıtılan “Ey Kürt Halkı” başlıklı bildirilere tepki göstermek amacıyla önceki gün DEHAP, KESK Şubeler Platformu, Şoförler Odası, Mühendisler Odası, Ticaret Odası, Esnaf ve Sanatkârlar Odası, Esnaf Kefalet Kredi Kooperatifi, Barış Anneleri İnisiyatifi, Cezaevi Çıkışlılar İnisiyatifi, Yüksekova Belediye Başkan yardımcıları, Belediye Meclis üyeleri ve Van Barosu’na bağlı avukatların da aralarında bulunduğu 5 bin kişi suç duyurusunda bulunmak üzere Cumhuriyet Savcılığı’na gitmek istedi. Polisin toplu şekilde Hükümet Konağı’na girişe izin vermemesi üzerine 10 kişi, Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusu dilekçesi sundu. Suç duyurusu dilekçelerinde, “İlçe merkezinde faili belli olmayan ve savaş çığırtkanlığı yapan bildiriler dağıtılmıştır. Kürtlerin namusu, kültür ve diline karşı dağıtılan gayri ahlaki bildirilerin sorumlularının tespit edilerek adaletin önüne çıkarılmasını talep ediyoruz” ifadeleri yer aldı. Kürtlere, hakaret içeren bildirilere tepkiler dün de devam etti. Şimdiye kadar 706 kişinin savcılığa giderek suç duyurusunda bulunduğu öğrenilirken, ilçede toplam 5 bin kişinin suç duyurusunda bulunması bekleniyor.
|