www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Acıların dili yoktur
Bir dönemin karanlık yüzü olarak anılan, gözaltında kayıplar, faili meçhul cinayetler ve yargısız infazları konu edinen, Feyzullah Yıldırım ve Mehmet Hatman tarafından hazırlanan “4653...” isimli belgesel filmin galası Diyarbakır’da yapıldı.

İkiz ressamları ölüm ayırdı
İzmir’in Sevgi Yolu’yla bütünleşen ikiz ressamlardan Hasan ve Hüseyin Varol’dan biri yok artık. Göğüs Hastanesi’nde uzun süredir tedavi gören Hasan Varol akciğer yetmezliğinden yaşamını yitirdi.

Toplumcu Şair Ömer Nida anıldı
Tiyatro, resim ve daha pek çok alanda ürünler veren Şair Ömer Nida, Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde ailesinin, dostlarının ve mücadele arkadaşlarının katıldığı bir etkinlikle anıldı.


Acıların dili yoktur
Bir dönemin karanlık yüzü olarak anılan, gözaltında kayıplar, faili meçhul cinayetler ve yargısız infazları konu edinen, Feyzullah Yıldırım ve Mehmet Hatman tarafından hazırlanan “4653...” isimli belgesel filmin galası Diyarbakır’da yapıldı.
Bir dönemin karanlık yüzü
Bağlar Belediyesi Konferans Salonu’nda yapılan galaya, DEHAP Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, DEP eski Milletvekili Selim Sadak ve Yazar Orhan Miroğlu’nun yanı sıra kayıp yakınları ile DEHAP ve EMEP Diyarbakır il yöneticileri ve çok sayıda kitle örgütü temsilcisi katıldı. Belgesel gösterimi öncesinde, kısa bir konuşma yapan Mehmet Hatman, gözaltında kayıpların ve infazların Türkiye’nin kanayan yarası olduğunu ifade ederek, bu belgesel hem bir dönemde yaşananları hatırlatmak hem de yaşananların sorgulanmasına yönelik olduğunu dile getirdi. Belgeseli iki yılda hazırladıklarını belirten Hatman, yaptıkları işin ağırlığını bildiklerini dolayısıyla en sade en dolaysız bir şekilde belgeseli hazırlamaya özen gösterdiklerini ifade etti. Feyzullah Yıldırım ise, fazla söyleyeceği bir şeyinin olmadığını kendilerinin bir döneme kayıp üzerinden ayna tutmaya çalıştıklarını belirtti. Yoğun bir ilginin olduğu belgesel film, 1991 ile 2003 yılları arasında faili meçhul cinayetlere kurban giden ve gözaltında kaybolan insanların yakınlarının ve tanıklarının anlatımlarından haraketle hazırlanmış.
Kayıp yakınları konuşuyor
Yer yer canlandırmalara da yer veren 70 dakikalık belgesel film, Musa Anter, Vedat Aydın, Hasan Ocak’ın yanı sıra Cumartesi Anneleri’nin etkinliklerini de içeren belgesel film, JİTEM elemanı Abdulkadir Aygan’ın katıldığı infazları ve faili meçhul cinayetleri nasıl işlediğinin anlatıldığı söyleşilerle desteklenmiş. Gösterimin ardından düzenlenen kokteyl ve “kayıp yakınları konuşuyor” başlıklı söyleşiyle etkinlik devam ettti. İHD Genel Başkan Yardımcısı Reyhan Yalçındağ’ın yönettiği söyleşiye JİTEM tetikçisi Abdulkadir Aygan’ın, JİTEM tarafından kaçırılıp öldürüldükten sonra Silopi’de gömdüklerini söylediği Murat Aslan’ın babası İzzettin Aslan, Vedat Aydın’ın eşi Şükran Aydın ve Musa Anter’in oğlu Dicle Anter katıldı. Söyleşide tanıklık ettikleri kadarıyla kayıp sürecini anlatan katılımcılar, bir daha böylesi günleri yaşamak istemediklerini belirtti. Sorumluların yargılanması gerektiğine dikkat çekilen söyleşide, Reyhan Yalçındağ, “derin acıların dili yoktur. Acılarımıza ne kadar çok sahip çıkarsak o kadar onurlu bir gelecek bırakabiliriz yarına” şeklinde konuştu.


Başa dön


İkiz ressamları ölüm ayırdı
Sinan Sarısaltık
İzmir Sevgi Yolu’nun ünlü ikiz ressamlarından Hasan ve Hüseyin Varol kardeşler 9 yıl önce İzmir’e taşındılar. Kendilerini sanata adayan ikizler, İstanbul’un yanı sıra yaz aylarında da Ege kıyılarında resim yaptı. Resimleri, gerek yurtiçinde gerekse yurtdışından gelen turistlerin büyük beğenisini topladı. Yeni işe başlayan birçok gazetecinin röportaj yaptığı nadir insanlardı ikizler.
Sürekli aynı elbiseyi giyinen ikizleri tanımak imkansız gibiydi. Hasan’a Hüseyin, Hüseyin’e de Hasan diyen çoktu. Aralarında zaman zaman tartışmalar yaşandı. Tartışmanın nedeni ise evlilikleriydi. Her ikisi de kısa süreli birer evlilik yaşadı. Sevgi Yolu’ndaki yerlerinde gençler hiç eksik olmazdı. Her seferinde gençlere sanat sevgisi aşıladılar. Ücretsiz onlarca öğrenciye resim kursu verdiler.
Bedeni kadavra oldu
Akciğer yetmezliğinden rahatsız olan ikizler, Yenişehir’deki Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi görüyordu. Nefes darlığı çeken ikizler, zaman zaman hastanede solunum cihazına bağlanıyordu. Hüseyin, kendisinden 5 dakika önce doğan kardeşi Hasan’ı akciğer yetmezliğinden kaybetti. Hasan Varol’un (54) vasiyeti üzerine bedeni Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde kadavra olarak bilimsel amaçla kullanıldı.
Ölmeden önce ikizi Hasan’la bedenlerinin bilimsel amaçlı kullanılması yönünde karar aldıklarını belirten Hüseyin Varol, hiçbir dine mensup olmadıklarını ifade etti.
Bedenlerinin bilimsel çalışmalarda kullanılması fikrini küçük yaşlarından beri düşündüklerini ve her ortamda bunu dile getirdiklerini belirten ikizlerden Hüseyin Varol, “Benden 5 dakika önce doğan kardeşimin bedeninin bağışlanması üzerine sözlü vasiyeti var. Ben de onu yerine getirdim. İkizimin bedeni üzerinde tıp alanında farklı araştırmalar yapılabilir. Belki de bu sayede tedavisi olmayan hastalıklara çare olacak ilaçlar ya da yöntemler geliştirilir. Kobay olarak hayvanın kullanıldığı araştırmalar tam netice veremiyebiliyor. İnsanlar üzerinde bu deneyler yapılırsa, daha net sonuçlar alınabileceğini sanıyorum. Ben de bedenimi bağışlayacağım. Bizim davranışımız herkese örnek olmalı” dedi.
Anma düzenlenecek
Hasan Varol’un ölümü, büyük üzüntüye yol açtı. Ancak cenazesi kaldırılmadığı için birçok kişinin de onun ölümünden haberi olmadı. Hüseyin Varol, Hasan için İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Tunceliler Derneği’nin ortak bir anma gecesi düzenleyeceğini söyledi. Varol, “Biz yıllarca demokrasi mücadelesi içinde sanatçı olarak yer aldık. Sanatımızla her zaman insanlara demokrasi ve insan hakları için mücadele edilmesi gerektiğini anlattık” diye konuştu.


Başa dön


Toplumcu Şair Ömer Nida anıldı
Tiyatro, resim ve daha pek çok alanda ürünler veren Şair Ömer Nida, Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde ailesinin, dostlarının ve mücadele arkadaşlarının katıldığı bir etkinlikle anıldı. Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) tarafından düzenlenen ve sunumunu Mehrizat’ın gerçekleştirdiği etkinlikte, şairin şiirlerinden parçalar okundu ve dostları Ömer Nida’yla yaşanmış anıları paylaştı.
Ömer Nida’nın pek çok arkadaşı da söz alarak şairin mücadele yaşamından, hayata bakışından ve şiirlerinden söz etti. İsmet Kemal Karadayı, Güngör Gencay, Ruşen Hakkı gibi şair ve yazarların katıldığı etkinlikte konuşan Güngör Gencay, Ömer Nida’nın yaşam öyküsünü anlattı ve yapıtlarını değerlendirdi. Gençay, “Nida, her dönemde sanatçı onurunu korumuş, alçakgönüllü bir yaşam biçimiyle özdeşleşmiştir” dedi.
Şairin yaşam öyküsünün anlatıldığı bir dia gösterisinin de yapıldığı etkinlikte, konuşmacılardan Işık Yurtçu, Ömer Nida’nın bir mektubunu okudu. İnsanın alçakgönüllü olabilmesinin önemli olduğunu söyleyen Yurtçu, “Nida alçakgönüllü ve devrimciydi” dedi.
İşçi tiyatrosu
Işıl Kızılırmak ise şairin “İşçi Tiyatrosuna Doğru” isimli eserini değerlendirerek, eserin bugün de çok değerli olduğunu belirtti. Türkiye’de işçi ve tiyatro kavramlarını yan yana getiren ilk kitaplardan olduğunu söyleyen Kızılırmak, “Gerçek Türk tiyatrosunu rahat bir yaşam sürenler değil, hayatın her alanında bulunan işçi ve emekçiler kuracaktır” dedi.
‘Mem u Zin’ tam not aldı
Sarya Kültür Merkezi tarafından gerçekleştirilen etkinlikte sahne alan Ehmedê Xanî’nin ölümsüz eserinden sahneye uyarlanan ‘Mem u Zin’ adlı dans gösterisi Bursa’da ilgiyle karşılandı. Ehmedê Xanî’nin ölümsüz eserinden sahneye uyarlanan “Mem u Zin” adlı dans gösterisi Sarya Kültür Merkezi tarafından gerçekleştirilen etkinlikte Bursalılar’ın beğenisine sunuldu. Mezopotamya Kültür Merkezi’nin (MKM) sahnelediği “Mem u Zin” adlı dans gösterisi ve Grup Arjin, Teyyare Kültür Merkezi’nin salonunda izleyiciyle buluştu. Grup Arjin’in Türkçe ve Kürtçe şarkılarıyla başlayan gecede kimi zaman duygusal dakikalar yaşayan seyirci, hareketli şarkılarda halaylar ve zılgıtlarla da coştu. Hep bir ağızdan söylenen şarkıların ardından Ehmedê Xanî’nin Kürt halkının toprak sevgisini ve içte yaşadığı ihaneti anlattığı “Mem u Zin”, salonu dolduran Bursalı izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net