Yolsuzluklara ilişkin, “Elinde belge olan getirsin, ne varsa, ne biliyorsanız getirin” diyen bütün bakanlara ulaştırdığım üç konu var. Adalet Bakanı’na “İşbirliği yapacaksanız buyrun sizinle işbirliği yapmaya hazırım” diyorum. Dönüp de bana “Sayın Kumkumoğlu, nedir bu yolsuzluk iddiaları? Bize nasıl yardımcı olabilirsiniz? Nedir bilgiler?” diye bir tek soru sormuş değiller. İstanbul Pendik ilçesinde, herkesin bildiği, gözleri ile tanık olduğu bir korsan Ro Ro Limanı inşaatı. Bir Ro Ro limanı inşaatı korsan yapılabilir mi?
Devletin bütün birimleri, belediye kaymakamlığa, kaymakamlık valiliğe, valilik Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne, genel müdürlük bakanlığa, büyükşehir belediyesine bütün bu silsile izlenerek ‘bu inşaat nasıl yapılır. Bu liman inşaatının izni, ruhsatı var mı? sorusunun sorulduğu süreçte inşaat devam etti, ikinci yılı tamamlandı. Liman inşaatı bittikten sonra, Bayındırlık Bakanlığı’nın, çok özel gerekçelerle verme yetkisi bulunan bir ruhsatla bu limana, neredeyse bittikten sonra izin verildi, yakında açılacak. Ne Pendik Belediyesi’nde, ne büyükşehir belediyesinde ne de denizcilik müsteşarlığında projesi var. Kendiliğinden gelip başlayan, biten ve bittikten sonra konuyla ilgisi olmayan Bayındırlık Bakanlığı’nın verdiği bir izinle kendisini yasal konuma taşımaya çalışan bir Ro Ro Limanı, Pendik’te, herkesin gözlerinin önünde yapıldı. Bir vatandaşın evinin kiremitlerini aktarmak için bile müsaade alamadığı, kiremitlerini aktarmaya çalıştığında evini başına yıkan bir belediye. Sel gelmiş, evinin bir tarafı yıkılmış, “Şuraya bir duvar örelim” dediğinde vatandaş, “Hayır yapamazsın” denilen bir ilçede Ro Ro limanı, hiçbir projesi olmadan, hiçbir birimden izin almadan yapılıp bitmiştir.
TEKEL’deki olay da var.
TEKEL’de, Tütün Üst Kurulu Yasası’nda “İkinci el makina ithal edilemez” denilmesine, bırakın TEKEL’i, özel kuruluşların bile ikinci el makina ithali yasaklanmış olmasına rağmen TEKEL 8 adet, 14 milyon Euro olan ikinci el makinayı ithal etmiş. Üst Kurul “Yasa buna müsait değil” diyor. TEKEL bunu kabul ettirebilmek için yeni yasal düzenleme yaptırmaya çalışıyor. Önce makinaları ithal ediyor, baskı ile şantaj ile üst kurulu ikna edemeyince, şimdi bu tür makinaların ithalatına imkân tanıyacak yeni yasal düzenleme yapıyorlar. Bunları yapanlar, göz yumanlar, milletvekillerinin seslendirdiklerine en küçük ilgi göstermeyenler vatandaşa esip savurmalarında hiç samimi olabilirler mi?
TEKEL’in tütün satışından zararı söz konusu...
TEKEL’de tütün satışı var. Bir şirkete cüzi bir teminatla TEKEL’in tütünlerini satma yetkisi veriyorlar. Bu şirket daha önce ortalama 2.5, 3 dolara satılan tütünleri 30-40 centten alıyor. Sadece işlenmiş tütünden devleti 23 milyon dolar zarara sokuyor. İşlenmemiş tütünlerden zararın 100 milyon doların üzerinde olduğu ifade ediliyor. Hem devlet olağanüstü zarara uğratılırken, hem bundan sonra Türk tütününün dünya piyasasındaki değerini dörte bir düzeyine kadar düşürebilen bir politika TEKEL yetkilileri tarafından uygulamaya sokulabiliyor.
Peki bunlar bu işi sadece düşmanlık olsun diye mi yapıyor?
Hayır. Rüşvet ne ile olur. Rüşvet başka ne için alınıp verilir. “Efendim biz burdan hiçbir şey almadık” diyebilirler. Farketmez ki, alsan yapabileceğin başka bir şey mi var? Rüşvet ne için alınır, bir gayri yasallığa, hukuksuzluğa müsaade etme adına. Burada bir gayri yasallık var mı? Sonuna kadar. Hukuksuzluk var mı? Sonuna kadar. Rant sağlamış mısın? Olağanüstü çıkar sağlamışsın. “Gördünüz mü rüşvet alırken? Sen 250 bin dolarlık bir makinayı kanun yasaklamış olmasına rağmen, 2.5 milyon dolar verip alıyorsan, rüşvet başka nasıl tarif edilir? Kilogramı 2.5-3 dolara satılan tütünü 35-40 cente satar noktaya gelmişsen, bir şirkete küçük bir teminatla bunları satma yetkisi vermişsen, rüşvet başka ne için verilir, alınır?