|
|

|
           

Washington’dan gelen ‘Amerika’yı sevin’ emrinden, medya hemen vazife çıkardı.
|
Medya
........................................................................
Medya Servisi
|
İş başa düştü!
FEITH PANİĞİ
ABD Savunma Bakan Yardımcısı Douglas Feith’in “Amerikan karşıtlığını azaltın” talebini, Amerikancı medya kuruluşları eleştiremedi.
Türkiye manşetten özel haber “Bush’un dış politika danışmanı Schmitt’ten özel mesaj: Şimdi daha da önemlisiniz”. Feith’in sözleri ise hemen yanında “Bu gidişi durdurun”
Hürriyet’ten sürmanşet “ABD’den bir uyarı daha”, hemen yanında “AKP İstanbul örgütünün, ‘Metal Fırtına’ kitabının yazarları ile partilileri buluşturma isteğini yönetim önledi”
Milliyet, manşetten “İMAJ KRİZİ”. Feith için “sert bir çıkış yaptı” dedi
Sabah, birinci sayfada Amerikan karşıtlığının bastırılmasını kast ederek “Baltaları gömün”
Posta birinci sayfada “Amerika: Bizi sevin yoksa fena olur!”
Radikal “Ankara’ya Pentagon mesajı”
Ilıcaklar’ın Tercüman’ı manşet üstünde “‘ABD aleyhtarlığını durdurun’ mesajı”
H.O.Tercüman, manşetten “Sevmezsek küsecekler”
Akşam, birinci sayfada görmedi, içte “Douglas Feith’ten ABD karşıtlığı uyarısı”
Vatan, “ABD karşıtlığı sorununu çözün”
Zaman, manşet yanından tırnaksız “Amerikan karşıtlığı sona erdirilmezse ilişkiler zorlaşır”
YAZARLAR İŞ BAŞINDA
BAKMAYIN, ONLAR DA ‘ELEŞTİRİYOR’ AMERİKA’YI
“Amerika’nın yanlışları var elbette, eleştirilmesi gereken. Eleştiriliyor da. Irak, Kerkük, PKK konularının, özellikle Bush yönetiminin PKK’ye dönük son iki yıllık hareketsizliğinin Ankara’da yol açtığı bazı haklı tepkiler de sır değil.”
Hasan Cemal, Milliyet
“ABD eleştirilemez bir ülke değil. Özellikle Cumhuriyetçiler’in yönetimindeki ABD’nin eleştirilecek pek çok tarafı var. (...) Bir de yazı tek yanlı olmuş. Baştan aşağı Türk basını ve siyasileri eleştiriliyor. Ankara’da kısa bir süre kaldığı anlaşılan Wall Street yazarı, ‘Acaba bizimkiler hiç mi hata yapmadı?’ sorusunu nedense kendisine yöneltmemiş.”
Ertuğrul Özkök, Hürriyet
“11 Eylül’ün ardından Bush yönetimi içindeki hazırlıklı ve etkin bir grup saldırgan bir emperyal projeyi uygulamaya koydu.”
Soli Özel, Sabah
AMA O KOMPLOCULAR YOK MU?
“Ama bu durum, Türk-Amerikan ilişkilerinin torpillenmesini, eleştirilerde ölçünün, endazenin kaçırılmasını gerektirmiyor. İlişkilere darbe vurmak, Türkiye’yle Amerika’yı birbirine düşmanlaştırıcı çıkışlar yapmak ya da tezgahlamak, hiç kuşku duyulmasın, iki ülkenin de çıkarına değildir. Makul olan bakış açısı bu.”
Hasan Cemal, Milliyet
“ABD’yi eleştirmekle, Amerika düşmanlığı yapmak birbirinden kesinlikle ayrılması gereken iki ayrı şey. Ancak Türkiye’deki eleştirilere bakıldığında, bu ayrımın çoğunluk yapılamadığını ve eleştirilerin çoğunluk doğrudan Amerikan düşmanlığına dönüştüğünü görüyoruz.
Ertuğrul Özkök, Hürriyet
“Bizim bireyler olarak, toplum olarak ve ülke olarak son derece pasif, beceriksiz ve hatta kendi kendimize ihanet içinde olduğumuza da inanıyoruz. Bu yüzden yabancıların geliştirdiği senaryolar içinde biz millet olarak basit bir piyondan ibaretiz aslında. Sadece biz de değil; dünya siyahlar ve beyazlar olarak ikiye ayrılmış, her ülkenin her ferdi, oyunu yöneten büyük usta tarafından bir nevi piyon olarak kullanılıyor. Bu, bir çeşit kadercilik... Daha doğrusu, psikiyatrideki adıyla ‘kurban kültürü’.”
İsmet Berkan, Radikal
“Gerçekten ağır, hoşa gitmesi mümkün olmayan ama ‘siyasal ve toplumsal paranoya’ nedeniyle ihtimal dahilinde olduğu için ciddiye alınması gereken bir sonuç.”
Cengiz Çandar, Tercüman
“Türkiye kamuoyu kendisini yönlendiren kaynakların da etkisiyle ABD’nin Türkiye’yi bölmek istediğine, bağımsız Kürt devleti kurduracağına, hatta Türkiye’yi işgal etmeye çalışacağına yürekten inanıyor.”
Soli Özel, Sabah
SONUÇ: GENE NE VARSA ABD’DE VAR...
“Türkiye’de Amerika karşıtı birçok çevre Hürriyet’i Amerikan yanlısı olmakla eleştiriyor. Ama ABD’nin en prestijli gazetesi de Hürriyet’i anti-Amerikancılık yapmakla suçluyor. Bunların ikisi de doğru değil. Ancak ben size neyin doğru olduğunu söyleyeyim: İki tarafta da ‘anger management’, yani öfke yönetimi sıfır...”
Ertuğrul Özkök, Hürriyet
“Türk-Amerikan ilişkilerini yeniden düzgün bir raya oturtmak, her iki ülkenin de ortak çıkarıdır. İki ülke de bu açıdan alternatife sahip değildir.”
Hasan Cemal, Milliyet
“Türkiye’ye dönüş, yeni bir başlangıç olabilir mi? Yani Erdoğan hükümeti, Türk kamuoyunun Irak (aslında Kürt sorunu ve Türk askerine Süleymaniye hakareti) nedeniyle ABD politikalarına duyduğu tepkiyi, ilişkilerin daha kişilikli ve sağlıklı bir zemine oturtulması için değerlendirebilir mi? Yoksa, milliyetçi duyguları kabartan hamasi demeçler mi tercih edilir? Göreceğiz.”
Murat Yetkin, Radikal
“Dönüp kendimize bakacağımıza, bu konuda bir yazı yazan The Wall Street Journal’ın yazarına cevap yetiştiriyoruz.”
İsmet Berkan, Radikal
|
|
|