İdam edilen 4 devrimci anıldı
12 Eylül cuntası tarafından 29 Ocak 1983 gecesi idam edilen Ömer Yazgan, Erdoğan Yazgan, Ramazan Yukarıgöz ve Mehmet Kanbur, Ankara’da mücadele yeminleri ile anıldı. 78’liler Dayanışma ve Araştırma Derneği’nin düzenlediği anma için dün öğle saatlerinde çeşitli kitle örgütü ve partilerin temsilcilerinin oluşturduğu 150’ye yakın kişi Yüksel Caddesi’nde toplandı. “Kahrolsun faşizm, kahrolsun darbeciler”, “Yaşasın devrim ve sosyalizm”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür” şeklinde sloganlar atan topluluk, karanfiller ve 12 Eylül cuntasının katlettiği devrimcilerin resimlerini taşıdılar. 78’liler Derneği’nden Ruşen Sümbüloğlu, Ömer, Necati, Ramazan ve Mehmetler’in yakalandıktan sonra halkın haklı davasını gözaltında, sorguda, işkencede ve cezaevi zulmü karşısında da yılmadan savunduklarını söyledi. Sümbüloğlu, mücadele tarihinin en büyük kenesinin, bilinçlerin bulanıklaşması olduğunu dile getirerek, 12 Eylül darbe hukukunun hâlâ hüküm sürmesini de buna bağladı. “Direniş tarihimizin onur ve gurur temsilcilerinden, sıra neferlerinin ateşli öfkesinden, vicdanımızın içimizdeki ütopyaları diri tutan inatçı arzusundan uzaklaştıkça onlar etkili oldu. Bu dört yiğit insan idam sehpasında esen büyük bir fırtınaydı” diyen Sümbüloğlu, arkadaşlarının bıraktığı vasiyeti, çığlığı ve isyanı devraldıklarını, darbe hukukunun mahkûm edildiği, darbecilerin yargılandığı bir ülke özleminin son bulduğu günleri mutlaka göreceklerini söyledi. Genç Direnişçi Dergisi’nden Barış Onay ise “Yıllardır ateşi çalmaya çalışıyor insanlar, devrimciler. Ateşi çalıp insanlığa armağan etmeye çalışıyor insanlığın cesur önderleri. Ve ancak kitleleri bu uğurda mücadele etmeye ikna edip harekete geçirebilenler becerdi şimdiye kadar bunu” dedi. Konuşmaların ardından cuntanın katlettiği devrimcilerin isimleri teker teker okunarak, sayım yapıldı. Topluluk daha sonra Ömer Yazgan’ın Polatlı’daki mezarını da ziyaret etti.
Hakkari’den yetkililere çağrı
Hakkari’de meydana gelen depremin ardından bölgeye yeterli yardım gelmemesi ve yardım talebinde bulunan halkın polis tarafından coplanması, ildeki kitle örgütlerini harekete geçirdi. Hakkari Esnaf ve Sanatkârlar Odası, Tarım-Orkam-Sen, Tüketicileri Kuruma Derneği, Cilo Dağı Derneği, Haber-Sen, İHD, TMMOB, Mimarlar Odası, Zihinsel Engelliler Derneği, SES, BES, Eğitim-Sen, Yol-İş ve Türk-İş yöneticileri ortak deklerasyon yayınlayarak, valiliği gerekli önlemleri almaya çağırdı. Depremden saatler sonra valiliğin, belediye ve kitle örgütleriyle diyaloğa girmeden sadece resmi düzeyde bir kriz masası oluşturulduğu ifade edilen deklerasyonda, “İlimiz 1. derece deprem kuşağında yer almasına rağmen deprem sonrası ortaya çıkan tabloda ne Hakkâri Valiliği’nin ne Belediye Başkanlığı’nın ne de diğer kuruluşların herhangi bir afet veya kriz yönetim senaryosunun bulunmadığı görülmüştür. Kurumlar arasındaki eşgüdüm ve diyalog eksikliği Hakkâri Valiliği’nin depremden hemen sonra tüm ilgili kuruluşları kriz yönetim merkezinde toplaması gerekirken ancak depremden beş altı saat sonra kriz yönetimi olması gereken yerde değil, başka bir kurumda oluşturulmuştur” denildi. Belediye yetkililerinin kriz masasını birlikte oluşturmaları için valiliği telefonla sık sık aradığı, ancak Vali Erdoğan Gürbüz’e ulaşılamadığı ifade edilen deklerasyonda, “Vali tarafından basına yapılan açıklamalarda her şeyin düzenli bir şekilde yürütüldüğü sanki hiçbir sıkıntı yokmuş gibi yapılan gerçek dışı beyanlar mevcut sıkıntıları daha da arttırmış, olay daha da bir çözümsüzlüğe doğru gitmiştir” ifadelerine yer verildi.
Ankara’da ulaşım, Avrupa’nın 25 katı
Ankaram Platformu’nun yaptığı bir araştırma son zammın ardından ortalama olarak bir Ankaralı’nın ulaşıma, bir Avrupalı’dan 25 kat fazla ödediğini ortaya koydu. Ankaram Platformu’nun yaptığı araştırma dün Mimarlar Odası Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Mehmet Onuryılmaz tarafından açıklandı. Avrupa başkentlerine nazaran Ankara’da ulaşımın daha kalitesiz ve daha az yaygın olduğunu belirten Onuryılmaz, AB başkentlerinde toplu taşıma sisteminin 24 saat olduğunu ancak Ankara’da gece 1’den sonra sistemin durduğuna dikkat çekti. Yetersizlik ve kalitesizlik yetmezmiş gibi Ankara’da otobüs ve metro ücretlerinin Avrupa ortalamasının çok üstünde olduğunu belirten Onuryılmaz, Ankaralıların aylık gelirinin Avrupa başkentlerinde yaşayanların 6.6’da biri olduğuna işaret etti. “Ulaşım için bir Avrupalı’dan 25 kat fazla ödüyoruz” diyen Onuryılmaz, “Gökçek’ten yalnızca zamları geri almasını değil, indirim yapmasını istiyoruz” diye konuştu. Ankaram Platformu üyeleri basın açıklamasının ardından Kızılay’da bildiri dağıtarak, zamların geri alınması için imza topladı.
Alevi köyüne cami!
Tamamı Alevi olan 200 haneli Çamcı köyüne dönemin Tugay Komutanı Orhan Kilercioğlu tarafından 21 yıl önce yapılan Çamcı Köyü Camii’ne yıllardır kimse uğramıyor. Oturanların tamamının Alevi olduğu köyde, yaşayanlar inançları gereği ‘cemlerini’ evlerinde yapıyor. Daha önce imamın köyde kalış nedeni sadece ezan okumak olurken, ezan okumanın merkezi sisteme geçişi ile bu da ortadan kalktı. Köyde kimsenin ismini dahi bilmediği imam, “Cuma Namazı’nda cemaat oluşmadığı için psikolojik olarak etkileniyorum” diyor. Köylüler ise cemevi istiyor.
|