www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



İtiraz etmek yasak
Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çalışan taşeron temizlik işçileri, temizlik dışında lavman, sonda, yemek dağıtımı gibi pek çok işe de koşturuyor. Bunu yapmadıklarında uyarı alan işçilerin ücretlerinden kesinti yapılıyor.

Sendikaları eleştirmek yetmiyor
Asgari ücret tartışmalarında özellikle Başbakan Erdoğan’ın “Sürpriz yapabiliriz” açıklamasının ardından beklentiye giren emekçiler, belirlenen zam oranı karşısında hayal kırıklığı yaşadı.

TEKEL giderse esnaf da gider
Bitlisli esnfalar özelleştirmeye karşı mücadele eden TEKEL işçilerine, astıkları pankartlarla destek veriyor.


İtiraz etmek yasak
Gökhan Durmuş
“Temizlik işçisinin görevi, temizlik yapmaktır” tanımı Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde geçerli değil. Çünkü Miss Gorup isimli taşeron temizlik şirketine bağlı olarak çalışan işçilere, asıl görevlerine ek olarak hastaların ihtiyaçlarını karşılama işleri, lavman ve sonda, aslında yemek şirketinin görevi olan kahvaltı dağıtımı da yaptırılıyor.
Günde üç vardiya halinde 8’er saat çalışıyorlar. Gündüz vardiyasında 4 kişinin yaptığı işi, gece vardiyasında bir kişi yapıyor. Sigorta primlerinin eksik yatırılmasından, ücretlerinin ise gecikmeli ödenmesinden yakınan işçiler, en küçük hatada yevmiyelerinden kesinti yapıldığını söylüyor. İşçiler gün boyu yaşadıkları ikilemi ise şöyle anlattılar: “Şirket yetkilileri ‘Neden hastalarla ilgileniyorsunuz, temizlik işini yapmıyorsunuz, ücretinizi hemşireler mi veriyor?’ diyor. Ama hemşire ya da doktor ‘Söylediğimi yapmadı’ dediğinda yine bizi suçluyorlar. Biz hem şirket yetkililerini hem de hemşire ve doktorları memnun etmek zorundayız.”
‘Üç bölüme bakacaksın’
Dört yıldır Miss Gorup şirketine bağlı olarak çalışan Sakine Elibüyük, 3 ay önce işten atılmış. Sigorta priminin 4 ay eksik ödendiğini söyleyen Elibüyük, işten atılma nedenini şöyle anlattı: “Başhekimlikte çalışıyordum. Beni önce dahiliyeye verdiler sonra da acil bölümüne. Şirketin İnsan Kaynakları Müdürü ‘Acilin işi bitince diğer katlardaki işleri de yapacaksın’ dedi. Bunu yapmak mümkün olmayınca işten attılar.” Tazminatını isteyince de “İşten atmadık, seni İkitelli’deki bir fabrikaya götüreceğiz” dediklerini ifade eden Elibüyük, Taksim’de oturduğunu ve her gün İkitelli’ye gitmesinin mümkün olmadığını belirtti. Elibüyük, amaçlarının tazminat ödememek olduğunu dile getirdi.
Ücretler kesiliyor
İşçilere asgari ücret veriliyor. Ödemeler her ayın 5’inde yapılması gerekirken 20’sine kadar sarkıyor. Şirketinin ücretlerden kesinti yapmak için açık aradığını belirten işçiler, her ay en az bir iki kişinin mağdur olduğunu dile getirdi.
Gece vardiyasında çalışırken uyuduğu gerekçesiyle 30 milyon lirası kesilen Cumali Kaya, bu karara itiraz ettiği için işten atıldığını söyledi. İnsan Kaynakları Müdürü’nün savunmasını istediğini kaydeden Kaya, birkaç gün sonra gittiği şirketten kendisine “Cumali Kaya’ya hiçbir iş verilmeyecek ve hastaneye alınmayacak” yazılı kağıt verildiğini dile getirdi.
Şirketin her 4 ayda bir giriş çıkış yaparak işçilerin tazminat haklarını elinden aldığını ifade eden Kaya, ayırca her yıl işçilere, “İhale kaybedilirse hiçbir hakkım yoktur” yazılı kâğıt imzalattırıldığını belirtti. 3 yıldır bu kâğıda imza atmadığını ve işten atılmasının asıl sebebinin bu olduğunu vurgulayan Kaya, tazminatını almak için Çalışma Bölge Müdürlüğü’ne şikâyette bulunmuş.


Başa dön


Sendikaları eleştirmek yetmiyor
Gökhan Biçici
Asgari ücret tartışmalarında özellikle Başbakan Erdoğan’ın “Sürpriz yapabiliriz” açıklamasının ardından beklentiye giren emekçiler, belirlenen zam oranı karşısında hayal kırıklığı yaşadı. Ancak bu hayal kırıklığı hükümete karşı ciddi bir tepkiye dönüşmüş değil. Bunda asgari ücretin sadece asgari ücret alanları ilgilendirdiği yönündeki yargının da etkisi var gibi gözüküyor. Biz de bu konuyu asgari ücretin üç katı kadar ücret alan Telekom işçilerinin gündemine taşıdık. Hükümetin ilan ettiği vergi indirimi ile kendilerini bekleyen taşeronlaştırma sorununun da gündeme geldiği tartışma, dönüp dolaşıp sendikaların şu andaki durumu ve işçilerin yapması gerekenlere geldi.
Fikir neyse zikir o
Sözlerine “Asgari ücret nerede, yoksulluk sınırı nerede” diyerek başlayan Telekom işçisi Mete Şanlı, Erdoğan’ın “sürpriz yapabiliriz” açıklamasının da “vergi indirimi” söyleminin de “şaşırtmaca” olduğunu dile getiriyor. “İlk duyduğumuzda ‘bunda bir bit yeniği var’ dedik, zaten çok geçmeden ortaya çıktı ki yıllık geliri 155 milyar olanlar için bu indirim geçerliymiş” diyen Şanlı’ hükümetin kimden yana olduğunu bir kez daha gördüklerini belirtti.
Gayrettepe Müdürlüğü İşyeri Temsilcisi olan Ramis Karakaya da “Hükümet TİSK’in sözünden çıkmıyor” diyor ve ekliyor: “Bizlerin oturduğu yerlerde bile bu paraya kiralık ev zor bulursun. Bulsan da bir ay kiraya çalışacaksın.”
“Bizler 900 milyon lira civarında ücret alıyoruz. Haliyle arkadaşlar arasında meseleye ilgi haliyle az” diyen Mete Şanlı, ancak, bu “ayrıcalıklı” durumun giderek bozulduğuna, kıt kanaat geçinir hale düştüklerine dikkat çekiyor. “Aldığım para birçoklarına göre iyi, ancak kiraya verdiğim 250, bir de üniversiteye giden kızıma her ay gönderdiğim 300-350’yi düşündüğünde kafadan 550-600 gidiyor. Kalanı da bozdur bozdur harca” diyen Şanlı, “Bizlerin hiç mi sosyal bir yaşantısı ve ihtiyaçları olmayacak?” diye soruyor.
Telekom işçileri, yakın zamanda asgari ücret sorununu daha yakıcı tartışmak zorunda kalacak. Ramis Karakaya’nın “Mevcut avantajlarımız yakın gelecekte elden gidebilir” sözleriyle işaret ettiği tehlikenin adı; taşeronlaştırma. Çünkü Telekom’da başta GOP ve Büyükçekmece olmak üzere birçok müdürlükte temel işler, müteahhit firmalara devredilmek isteniyor. “Bizden birine verilen ücretle üç tane taşeron işçi çalıştırılır, bunu bizim gözümüze sokacaklar” diyen Karakaya, asgari ücretin insanca yaşanacak bir düzeye çıkarılmasının taşeronlaştırmaya da engel olacağına inanıyor.
Neden rahatlar
Başta Haber-İş Genel Merkezi olmak üzere sendikaların asgari ücret konusunda iyi sınav vermediğini düşünen Murat Kargı da, “Haber-İş’in asgari ücretle çalışan üyesi yok belki, ancak bu ilgisiz kalmasını haklı göstermez” diyor. Kargı, kendisine yönelttiğimiz, “Peki sendikaların, özellikle genel merkezlerin ve konfederasyonların üzerine düşeni yapmadığını söylemek yeterli mi?” sorusuna yanıt verirken ise kendilerini eleştiriyor: “Bırakalım sendikalara gidip sıkıştırmayı, büyük bir çoğunluğumuz telefonla arama zahmetinde bile bulunmuyoruz. Geçtiğimiz günlerde ikramiye ödemesi vardı. O günlerde belki de yüzlerce işçi sendikayı, şubeyi aramıştır. Sıkıştırmıştır. Ancak mesele bir asgari ücret ya da farklı bir mesele olduğunda hangimiz arıyoruz? Böyle olunca sendikacılar rahat davranıyor.”


Başa dön


TEKEL giderse esnaf da gider
MERSİN’DE SINIF DAYANIŞMASI
Patronun toplusözleşme masasında kölelik koşullarında çalışmayı dayatması nedeniyle 81 gündür gdevde olan Akgübre işçilerine destek ziyaretleri sürüyor. Taşeronlaştırma nedeniyle işten atılan Akdeniz Belediyesi işçileri, önceki gün Akgübre işçilerinin yanındaydı. İşten çıkarılan işçilerin temsilcisi Hüseyin Sakar da haksızlıklara karşı ortak mücadele çağrısında bulundu. Akgübre işçilerini dün de BES ve Kristal-İş sendikaları ile Emeğin Partisi yöneticileri ziyaret etti. İşçilerin halkı yanına alması ve mücadeleyi bütünleştirmesi gerektiğini söyleyen EMEP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Kılınçaslan, başarıya ancak bu şekilde ulaşılabileceğini söyledi.
Bağ-Kur emekli aylıkları
Kurban Bayramı’ndan önce verilmesi kararlaştırılan Bağ-Kur emekli aylıkları, tahsis numarası tek olanlara 17 Ocak, çift olanlar ise 18 Ocak’ta ödenecek. Bağ-Kur Müdür Vekili Saner Güngör, yaptığı açıklamada, aylıklarının, 2005 yılının ilk altı ayı için öngörülen artışlar ilave edilerek banka şubesine gönderildiğini bildirdi.
11 işçi zehirlendi
Bursa’nın merkez Nilüfer ilçesindeki bir fabrikada, 11 işçi yedikleri yemekten zehirlendi. Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren bir fabrikada çalışan İbrahim Cinkaya, Orhan Tokmak, Cevdet Şen, Kenan Kuru, İdris Nebi Öztürk, Hanife Köse, Sedat Demirbaş, Ramazan Duman, Levent Şahin, Orhan Köse ve Emrah Duran, mide bulantısı ve kusma şikâyetiyle fabrika yönetimine başvurdu. SSK Bursa Bölge Hastanesi’ne kaldırılan işçilerin, yemekten zehirlendikleri belirlendi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net