www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Asya’da ölü sayısı 30 bine yakın
Güneydoğu Asya ülkelerini vuran büyük deprem ve tsunamiler, ağır can kaybı yarattı. 10’a yakın ülkede 25 binden fazla insan öldü, onbinlerce yaralı var. Dalgalar, Afrika ülkesi Somali’de dahi can aldı.

Rand’dan böl-yönet tavsiyesi
Amerikalı Rand kuruluşunun yayınladığı ‘İslam dünyası’ raporu, Büyük Ortadoğu Projesi gibi ‘açılım’ların ardındaki niyeti ortaya koyuyor.

Irak’ta yağma günleri
13 yıllık ambargo ve sonrasında milyonlarca Iraklının hayatta kalmasını sağlayan gıda yardımını kesmeye hazırlanan Bağdat hükümeti; diğer taraftan da ülke kaynaklarını ABD’li şirketlerin yağmasına açan yasaları onaylıyor.


Asya’da ölü sayısı 30 bine yakın
Hint Okyanusu boyunca birçok ülkeyi etkileyen şiddetli depremler ve dev dalgalar, çok büyük can kaybına yol açtı. Son 40 yılın en büyük depreminin neden olduğu tsunamiler (dev dalga) sonucu, 25 binden fazla kişi öldü.
Önceki sabah meydana gelen Richter ölçeğine göre 9 büyüklüğündeki depremin merkez üssü, Endonezya’nın Sumatra adasının batı sahili açıklarında, denizin 40 kilometre altındaydı. Depremin şiddeti, Singapur ve Tayland’ın kuzeyindeki kentlerde bile hissedildi. Depremin ardından oluşan dev dalgalar Endonezya, Sri Lanka, Hindistan, Tayland ve Malezya başta olmak üzere 10’a yakın ülkeyi vurdu.
Artçı şoklar
1 milyon kişi evsiz kalırken, depremde bin kilometrelik fayın kırıldığı açıklandı. Ana depremin ardından, büyüklükleri 5,8 ila 7,3 arasında değişen birçok sarsıntı meydana geldi. Son büyük deprem dün sabah, Hindistan’ın Andaman ve Nicobar adalarında meydana geldi. Depremin büyüklüğü, Richter ölçeğine göre 6,0 oldu.
Boyları, 6-10 metre arasında değişen tsunamilerden en çok etkilenen ülkeler, Sri Lanka ve Hindistan oldu. Tayland ve Maldiv Adaları’nda ise, tatil beldeleri sular altında kaldı.
En çok kayıp Sri Lanka’da
Depremin merkez üssü olan Sumatra Adası’nın bağlı olduğu Endonezya’da, şu ana dek tespit edilebilen ölü sayısı 5000. Yaklaşık 6600 kişinin öldüğü bildirilen Hindistan’da da, dev deprem dalgalarının sürüklediği balıkçı tekneleri kıyıdan onlarca metre içerilere sürüklendi. Hint basını, Andaman ve Nikobar adalarında 3 bin kişinin öldüğünü duyurdu.
Tayland’da 1157 ölü kayıtlara geçti; 7200 kişi yaralı. Deprem dalgaları kıyıya ulaştığı sırada güneydeki tatil köylerinde denize giren veya güneşlenen çok sayıda turist kayboldu.
Sri Lanka’nın güneyindeki turistik kentlere ağır hasar veren dalgalar sonucu 12 bin 500 kişi yaşamını yitirirdi, bir milyon kişi de evsiz kaldı. Ölenlerin en az 72’sinin turist olduğu kaydedildi. Malezya’da ölenlerin sayısının 52’ye yükseldiği, Birmanya’da da 30 kişinin tsunami nedeniyle can verdiği bildirildi.
Maldiv Adaları’nın başkentinde tsunami sonrası büyük hasar meydana gelirken, 43 kişi öldü.
Bangladeş’de de yerel yetkililer, bir geminin batması sonucu 2 kişinin öldüğünü bildirdiler.
Depremin etkilediği bölgelerin genellikle turistik sahil kentleri olması, Batılı devletleri ve İsrail’i harekete geçirdi. Ölenler arasında çok sayıda Batılı turist olduğu sanılıyor. Tayland’da 30 Belçikalı kayıp. Ölenler veya kayıplar arasında Türk vatandaşları bulunup bulunmadığı bilinmiyor.
Dalgalar Afrika’ya ulaştı
Tsunami dalgaları, okyanus boyunca ilerleyerek Doğu Afrika kıyılarına kadar ulaştı. Somali’de suların yükselmesi nedeniyle 9 kişi öldü, 100 balıkçı kayboldu. Ülkenin bazı bölgelerinde okyanus suyu kıyıdan 3 kilometre içeriye kadar girdi. Kenya’da da bir kişi öldü.
Bu arada, Çin’in güneybatısındaki Yunnan eyaletinde önceki gün meydana gelen depremde bir kişi öldü. 5.0 büyüklüğündeki depremin, Endonezya depremiyle ilgisi olabileceği açıklandı. Filipinler’de de dün 4.7 ve 5.0 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi.


Başa dön


Rand’dan böl-yönet tavsiyesi
Rand adlı Amerikalı “düşünce kuruluşu”, ABD’nin Irak halkını birbirine düşürmeye çalıştığını işaret eden yeni bir rapor yayınladı. 567 sayfalık raporda, Washington yönetimine, İslam dünyasındaki hedeflerin gerçekleştirilmesi için Sünni-Şii ve Arap-Kürt bölünmesinin körüklenmesi tavsiye ediliyor.
‘İslam Dünyasında ABD Stratejisi’ başlıklı raporun, Hava Kuvvetleri’nin talebiyle hazırlandığı kaydedildi. Raporun ana hedeflerinden biri, “mezhepsel, etnik, bölgesel ve ulusal hatlardaki kilit fayları belirlemek ve bu fayların, ABD için ne tür fırsat ve sorunlar yaratabileceğini ortaya çıkarmak” olarak açıklanıyor.
Sünni-Şii bölünmesi
Rand raportörleri, dünya Müslümanlarının yüzde 85’inin Sünni, yüzde 15’inin ise Şii olduğunu hatırlatarak, ABD’ye “Şiilerin
Irak ve diğer ülkelerde dini ve siyasi özgürlük istekleriyle uyumlu bir çizgi izlemesini” öneriyorlar. Böyle bir çizgi, ABD’nin Soğuk Savaş boyunca izlediği “İslam politikası”nın da tersine çevrilmesi anlamına geliyor. Amerika, özellikle İran Devrimi’nden sonra Şiileri “fazla radikal” değerlendirmiş ve Sünni şeriatçı grupları desteklemişti. Usame Bin Ladin gibi Vahhabi liderler, böyle bir sürecin ürünüydüler. Rand raportörleri, bugün ise Şiilerin ‘desteklenmesini’ öneriyor.
Araplar ve Arap olmayanlar
Raporda, İran ve Suudi Arabistan arasında girilen “uzlaşma süreci”nden rahatsız olan Suudi Arabistanlı Şiilerin, İran’dan uzaklaştığı ve giderek ABD’ye “umut bağladığı” dile getiriliyor. Ayrıca, diğer Körfez ülkelerindeki Şiilerin de, Irak’taki süreci dikkatle izlediği ve ABD’ye yönelik tutumlarını Irak’taki gelişmelere göre saptayacakları vurgulanıyor.
Rand; Araplar ile Arap olmayan Müslümanlar arasındaki çelişkilerin de kullanılması gerektiği kanısında. Raporun ilgili bölümünde, “Araplar, dünya Müslümanlarının sadece yüzde 20’sini oluşturuyor; ama İslam’a ilişkin yorumlar genellikle Arap lensinden geçirilmekte... Diğer yandan, bazı alimler, İslam’ın çekim merkezinin, Endonezya gibi daha dinamik bölgelere kayıp kaymadığını sorguluyorlar.”
Rand; İslam dünyasını temelden etkileyen “katalizör niteliğindeki” olayları; İran devrimi, Afgan savaşı, 1991 Körfez savaşı, terörle mücadele savaşı ve 2003 Irak savaşı” olarak sıralıyor. Buna karşılık; Filistin ve Keşmir’deki işgaller “kronik durumlar” olarak nitelendirilmiş.
BOP tavsiyeleri
Raporun, adını anmadan Büyük Ortadoğu Projesi kapsamındaki fikirleri ilerletmeye çalıştığı gözlerden kaçmıyor. Örneğin; ABD’nin “camiler ve medreselerin reformdan geçirilmesi için hükümetleri ve ılımlı İslami örgütleri desteklemesi gerektiği” dile getiriliyor. Mesela; Pakistan’da, ‘medeni İslam’ın teşvik edilmesi isteniyor ve Türkiye modeli önerilerek, imamların devletçe atanması ve maaşlarını devletten almaları isteniyor.
ABD karşıtlığı ile ‘medeni İslam’ olarak nitelenen ‘model’ arasında ‘ideolojik mücadele’ olduğunu yazan raportörler, “İslam dünyasındaki mücadele esasen bir fikirler savaşıdır. Bu savaşın sonucu İslam dünyasının yönelimini belirleyecek ve ABD’nin hayati güvenlik çıkarlarını derinden etkileyecektir” diyorlar.
Piyasa İslamı!
Bu kapsamda; ABD’nin yapması gerekenler şöyle sıralanıyor:
  • “Ilımlı” Müslümanların bölünmüşlüğüne son vermeye çalışmak. Onlara mesajlarını iletmeleri için platformlar sağlamak.
  • “Ilımlılık” ve “modernite”yi savunan Müslüman “sivil toplum örgütleri”ni desteklemek. Bu tür örgütler eğer yoksa, kurulmalarına yardımcı olmak.
  • Radikal grupları dağıtmak. Müslüman ülkelerdeki ordu ile ilişkileri güçlendirmek.
  • Din okullarını “reformdan” geçirmek.
  • Müslüman ülkelere ekonomik destek programları hazırlamak. Raporda, bu programın asıl amacının “ABD’nin sadece askeri yollarla hareket ettiği izlenimini kırmak” olduğu belirtiliyor.
  • ‘Serbest piyasaya uygun’ bir İslam modeli yaratmak üzere Sufizmi teşvik etmek.
    Bu tavsiyeler, Fethullahçılar gibi tarikatların neden “yeniden keşfedilmekte olduğunu” da açıklıyor.


    Başa dön


    Irak’ta yağma günleri
    Bir taraftan işgal karşıtı direnişi bastırmak için kanlı saldırılar gerçekleştiren ABD, diğer taraftan da Bağdat hükümeti ile birlikte Irak’ı kendisine uzun süre bağımlı kılacak adımlar atıyor. Bunlar arasında sosyal yardımların kesilerek halkın açlığa mahkûm edilmesi, özelleştirmelerin hızlandırılması, petrolün ABD şirketlerine sunulması ilk sırada yer alıyor.
    Yardımlar kesiliyor
    Körfez Savaşı’nın ardından başlayan Batı ambargosunun açlığa mahkûm ettiği milyonlarca Iraklının gıda ihtiyacı, yıllardır devlet tarafından karşılanıyordu. Birçok araştırmada devletin sağlam bir yardım sistemi kurmamış olması durumunda milyonlarca Iraklının daha ölmüş olacağı belirtiliyor.
  • Amerikancı lider kazandı
    Ukrayna’da pazar günü yenilenen devlet başkanlığı seçimlerinin ikinci turunu, ABD yanlısı aday Viktor Yuşçenko’nun kazandığı açıklandı. Başbakan Viktor Yanukoviç’in galip geldiği ilk seçimlerin ardından hile iddiları ile muhalefet sokaklara dökülmüş, Amerika ve Avrupa Birliği ülkelerinin de baskısı ile seçimler iptal edilmişti. Gazetemiz yayına hazırlandığı sırada yüzde 95’i sayılan oyların yüzde 52.68’ini Yuşçenko’nun, yüzde 43.53’ünü ise Yanukovuç’in aldığı belirtiliyordu.
    Darfur’a asker gönderme hazırlığı
    İngiltere Başbakanı Tony Blair’in, İngiliz ordusundan, önümüzdeki yıl içinde Sudan’a asker gönderilmesi için hazırlık yapmalarını istediği belirtildi. Askerlerin Avrupa Birliği Acil Müdahale Gücü’nün bir parçası olarak gönderileceği söylenirken, Blair’in asker gönderilmesi işinin yeni yılın ilk aylarında gerçekleşmesini istediğini söylediği de ifade edildi. Askeri bir yetkili ise, 2005’in ilk ayı içinde bu konunun tartışılacağı bir toplantı yapılmasının beklendiğini söylerken hükümette yer alan bir bakanın da bir ordu yetkilisine ‘Bu yönde bir karar çıkarsa hızlı bir şekilde gidebilecek durumda olmalısınız’ dediği açıklandı.
    Çin’in ‘beyaz kitabı’
    Çin Devlet Konseyi, devletin savunmayla ilgili politikalarının anlatıldığı “Beyaz Kitap” adlı bir broşür yayınladı. Kitapta Çin’in güvenliğini etkileyen başlıca 4 faktör şöyle sıralandı: Tayvan’ın bağımsızlığını amaçlayan güçlerin faaliyetlerinin tehlikeli boyutta artması, askeri alandaki devrimin sonucu olarak oluşan teknolojik fark, ekonomik küreselleşmenin getirdiği risk ve sorunlar ile tek kutupluluğun çok kutupluluk karşısında varlığını daha uzun sürdürmesi. Broşürü hazırlayanlardan askeri uzman Deng Hongcou, Çin’in 2004 yılı askeri bütçesinin 25 milyar 660 milyon ABD Doları olduğunu belirtti.

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net