www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Memura ikramiye şoku
AKP Hükümeti, şimdi de memurların emeklilik ikramiyelerini gasp etmeye hazırlanıyor.

Mali disiplin, borç, faiz üçgeni
AKP Hükümeti de önceki hükümetler gibi IMF ile 3 yıllık anlaşma yaptı. Sadece enflasyonu düşürmeye, borç ödemeye ve mali disipline odaklı olan yeni program, halka geçim sıkıntısı ve yoksulluktan başka bir şey öngörmüyor.


Memura ikramiye şoku
“Kamunun yeniden yapılandırılması” adı altında yürüttüğü yasa tasarılarıyla, memurları hedefine koyan AKP, şimdi de emekli olacak memurların ikramiyelerini ellerinden almak için kolları sıvadı. Bunun için, hazırlanan üç maddelik tasarı taslağının kısa sürede Bakanlar Kurulu’ndan geçirilerek Meclis’e gönderilmesi hedefleniyor.
Emekli Sandığı Yasası’nda değişiklik öngören taslak, Ömer Dinçer imzasıyla Başbakan Yardımcıları ile Adalet ve Maliye Bakanlıklarına gönderilerek 15 gün içerisinde görüş bildirmeleri istendi. 30 Kasım 2004’de gönderilen taslağın, 17 Aralık sonrasında hemen gündeme gelmesi bekleniyor.
Yürürlük ve yürütme maddeleri ile üç maddelik taslak 5434 sayılı Emekli Sandığı Yasası’nın, emekli ikramiyelerini düzenleyen 89’uncu maddesini ortadan kaldırırken, ek 20’inci maddesine eklenen bir fıkra ile emeklilerin ikramiyelerini ellerinden almaya çalışıyor. Taslağa göre, emekli olacak memurlara ikramiye yerine, devlet iç borçlanma senetleri ile özelleştirme kapsamındaki kuruluşların hisse senetlerinin verilmesi öngörülüyor. Taslağın birinci maddesi ikinci fıkrasındaki düzenleme şöyle;
“Yukarıdaki fıkralar uyarınca belirlenen emekli ikramiyesinin tamamı veya bir kısmı Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Devlet Bakanlığı ile Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslara göre, Devlet İç borçlanma senetleri veya özelleştirme kapsamındaki kuruluşların hisse senetleri ile ödenebilir. Emekli ikramiyesi karşılığı verilecek Devlet İç Borçlanma Senedinin tutarı, ikramiye ödenmesine hak kazanılan tarihte Merkez Bankası tarafından ilan edilen değerlere; hisse senetlerinin bedeli ise aynı tarihte borsada oluşan ortalama alış değerine; hisse senetleri borsada işlem görmeye başlamamış ise halka arz için ilan edilen bedele göre belirlenir.”
Taslak memurların emekli ikramiyelerini borsaya açarak spekülatörlerin eline vermeye yönelik. Bir yandan da memurları özelleştirmeye taraf etmeyi hedefliyor. Taslağın gerekçesi hükümetin amacını açıkça ortaya koyuyor. Madde gerekçesinde, “Sosyal güvenlik sisteminde artan açıkların kamu mali dengesi üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak ve borçlanma maliyetini düşürebilmek” ifadesi kullanılıyor.


Başa dön


Mali disiplin, borç, faiz üçgeni
AKP Hükümeti de önceki hükümetler gibi IMF ile 3 yıllık anlaşma yaptı. Sadece enflasyonu düşürmeye, borç ödemeye ve mali disipline odaklı olan yeni program, halka geçim sıkıntısı ve yoksulluktan başka bir şey öngörmüyor.
Devlet Bakanı Ali Babacan beklendiği gibi 17 Aralık öncesinde IMF ile 3 yıllık yeni ekonomik programın imzalandığını duyurdu. Babacan, IMF Türkiye Masası Şefi Rıza Moghadam ve Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakçı ile birlikte programın ayrıntılarını açıkladı. Avrupa Birliği’ne Katılım Öncesi Ekonomik Programı ile bire bir uyum içinde olan IMF programı Türkiye’yi önümüzdeki üç yıl boyunca IMF ve AB’nin yöneteceğinin de habercisi oldu. Devlet Bakanı Babacan, yıllardır sürdürülen sıkı maliye politikası ve yüksek faiz dışı fazla uygulamasına, program süresince devam edileceğini söyledi. Babacan Meclis’te kabul edilmeyi bekleyen 2005 bütçesinin de bu anlayışla hazırlandığını dile getirdi.
Temel hedefler
Babacan’ın verdiği bilgilere göre IMF ile mutabakata varılan programın temel hedefleri şöyle:
  • Ekonomik büyümenin sürdürülebilir olması,
  • Tek haneli enflasyonun kalıcı kılınması,
  • Faizlerdeki iniş ve net kamu borcunun milli gelire oranının azaltılmasına devam edilmesi,
  • Program sonunda bütçe açığının hemen hemen ortadan kaldırılması.
    Programda en büyük sorun olan işsizliğe karşı yatırım öngörüsü bulunmuyor. Babacan’ın “Türkiye, ekonomi politikalarında kendi kaderini kendisi tayin etmektedir” diye savunduğu program için IMF’den üç yıl boyunca 10 milyar dolar kaynak kullanılacak. IMF’ye olan borcun 2004 sonunda 20 milyar dolar seviyesine ineceğini söyleyen Babacan, bu borç stokunun tamamına yakın bölümünün 2005, 2006 ve 2007 yıllarında geri ödeneceğini belirtti. IMF’ye net borç ödeyicisi konumunda olunacağını duyuran Babacan, borcun 2007 yılı sonunda 9.3 milyar dolar seviyesine düşeceğini savundu. Babacan’ın açıklamalarına göre, IMF’ye 2006 yılında erken ödeme olarak yapılacak 11 milyar doların 3.7 milyar doları ertelenecek. Bu tutar 2007’ye kaydırılarak borç ertelemesi yapılacak.
    IMF ile yapılan yeni stand-by 3 yıllık dönemde milli gelirde yıllık yüzde 5 oranında büyüme öngörüyor. Enflasyon ise öncelikle 2005 yılı sonu itibariyle yüzde 8’e düşürülecek. Bu çerçevede, 2006 yılında yüzde 5, 2007 yılında da yüzde 4 seviyesinde bir enflasyon hedefleniyor. Babacan, enflasyonda tek haneli seviyelere inilmesiyle birlikte, Merkez Bankamız 2006 yılında enflasyon hedeflemesi sistemine geçeceğini açıkladı. 2005’te bütçede de öngörüldüğü gibi yüzde 6.5 oranında faiz dışı fazla verilmesi hedefleniyor.

    EN ÖNEMLİSİ YASALAR
    Uluslararası Para Fonu (IMF) Türkiye Masası Şefi Rıza Moghadam, yeni programda vurgulanan en önemli noktanın yapısal reformlar olduğunu belirtti. Moghadam, “Şimdi esas nokta, kazanımların nasıl kalıcı yapılacağı. Sosyal güvenlik, vergi reformları, finansal sektör reformu, yatırım ortamının iyileştirilmesi gibi reformlar bunun devamının garantisidir” diye konuştu. Moghadam, kamu maliyesinin disiplinli yönetilmesinin büyüme getirdiğini ileri sürerek, “Önümüzdeki dönemde de kamu maliyesi politikaları çok önemlidir ve bunda da herkes hem fikir” dedi.

    MALİ DİSİPLİN KORUNMALI
    IMF Başkanı Rodrigo de Rato, Türkiye’de uygulanacak yeni Ekonomik Program’ın başarısında, mali disiplinin korunmasının büyük önem taşıdığını ileri sürdü. Rato, IMF’nin web sayfasında yayımlanan mesajında, yeni programın, yüzde 6.5’lik faiz dışı fazla hedefini koruduğunu hatırlattı. Rato bu hedefe, kamu borçlarını gelecek üç yıl içinde ‘Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın yüzde 10’u’ civarında azaltmayı öngören bir Borç Azaltma Programı çerçevesinde ulaşılacağını ifade etti. Bu nedenle hükümetin kamu harcamalarında, vergi yönetimi ve vergi politikasında reformlar düşündüğünü belirten Rato, kalıcı bir mali konsolidasyon (bütünlük) için, sosyal güvenlik açığını kapatmanın başlıca görev olduğunu iddia etti. Türkiye’nin yeni stand-by ile 10 milyar dolarlık kaynak istediğini kaydeden Rato, bu isteğin IMF İcra Direktörleri Kurulu’nda görüşülmesinden önce, mali servisler, sosyal güvenlik ve vergi yönetimiyle ilgili yasal mevzuat konusunda ilerleme sağlayacak bir dizi adım atılacağını ifade etti. Rato, IMF İcra Direktörleri Kurulu’nun, Türkiye’nin 2006 yılında vadesi gelen 3.75 milyar dolarlık borcun ödemesinin ‘bir yıl geriye atılması’ yönündeki talebini de değerlendireceğini kaydetti.


    Başa dön


  • IMF BORSA’YA REKOR KIRDIRDI
    Devlet Bakanı Ali Babacan’ın, IMF ile sürdürülen yeni stand-by görüşmelerinin tamamlandığına ve niyet mektubunun taslağı üzerinde genel hatları ile mutabakat sağlandığına ilişkin açıklamalarının etkisiyle güne alımlarla başlayan İMKB’de, seansın ilk dakikalarından itibaren yaklaşık 200 puanlık bir çıkış yaşandı. İMKB Bileşik Endeksi, 23,795.49 puanla seans kapanış rekoru, 23,968.49 puanla da seans içi tarihi zirve rekoru kırdı. Hisse senetlerinin ortalama değer artışı yüzde 0.68 oldu. İMKB Bileşik Endeksi 1. seansta, dünkü 2. seans kapanışına göre 160.74 puan artarak 23,795.49 puandan kapandı. Bu seviye ile endeks dünkü 23,634.75 puanlık gün sonu kapanış değeriyle kırdığı seans kapanış rekorunu yenilemiş oldu. Endeks, 24 Kasım günkü ilk seansta ulaştığı 23,705.79 puanla kırdığı tarihi zirve rekorunu da, bugünkü 1. Seansta 23,968.49 puanla geride bıraktı.
    YASA ÇIKARMA SÖZLERİ VERİLDİ
    IMF ile yapılan yeni anlaşma sadece mali hedefler içermiyor. Hükümet bu anlaşmayla Meclis’ten çıkaracağı yasaların ve özelleştirmelerin sözünü de verdi. THY’nin halka arzıyla başlatılan özelleştirmeleri TÜPRAŞ, Telekom ve TEKEL izleyecek. Yabancı şirketlerin lehine yasal düzenlemeler de vakit geçirmeden tamamlanacak. Sırasını bekleyen sosyal güvenlik reformunun sözü de yeni anlaşmayla verildi. Babacan açıklamasında yapısal reform programının sosyal güvenlik, finansal sektör ve vergi idaresi politikası reformları üzerinde yoğunlaştığını söyleyerek, “Sosyal Güvenlik Reformu’na ilişkin yasal düzenlemelerin kısa süre içerisinde Meclis’e sunulmasını beklemekteyiz” dedi. Finansal sektöre ilişkin reformlar Yeni Finansal Hizmetler Kanunu çalışmalarıyla sürüyor. Babacan, söz konusu kanun taslağının, finans sektörünün düzenleme ve denetimini AB standartlarına ulaştıracağını, birçok alanda yeni ve modern uygulamalar getireceğini savundu. Bu tasarı da kısa sürede Meclis’e sunulacak. Ayrıca Maliye Bakanlığı bünyesindeki Gelirler Genel Müdürlüğü’nün Gelir İdaresi adını alarak değiştirilmesini öngören yasa tasarısının da hazırlıkları sürüyor. Bu tasarı da en kısa zamanda Meclis’te görüşülecek.

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net