www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Genel grevin tam zamanı
Ankara’da düzenlenen “Sosyal devlet, sosyal adalet” mitinginde buluşan onbinlerce emekçi, genel grevde kararlı olduklarını bildirdiler.

Bergama işçisi laf değil işini istiyor
Bayram arefesinde gelen bir faksla iş akitlerinin feshedildiğini öğrenen Bergama TEKEL işçileri, işe geri dönme mücadelelerini sürdürüyor.

Ülker’de işçi kıyımı
Öz Gıda-İş sendikası’nın örgütlü olduğu Ülker Fabrikası’ndan 700’ün üzerinde işçi işten atıldı.


Genel grevin tam zamanı
Emek Platformu’nun önceki gün düzenlediği, “Sosyal devlet sosyal adalet” mitingi için Ankara’ya akın eden işçiler, memurlar, mühendisler, emekliler, işsizler, gençler; bu birlikteliğin güçlendirilerek sürdürülmesini istiyor. Farklı kesimlerin bir araya geldiği mitingde en çok dile getirilen ortak talep ise “genel grev” oldu.
Eylemde görüştüğümüz, Petrol-İş Adana Şube Başkanı Ahmet Kabaca, tüm illerde yaptıkları eylemler ve Ankara mitinginin ardından, iktidarın taleplerini dikkate almaması durumunda geriye yapılacak bir tek genel grevin kaldığını söyledi. SSK hastanelerinin devrinin mutlaka engellenmnesi gerektiğini ifade eden Kabaca, “Satılan, peşkeş çekilen sadece TÜPRAŞ, PETKM veya SSK değil. Bunlar sadece zincirin birer halkaları. Emek Platformu’nda bir kıpırdanma var. Çalışarak daha da ileriye götürebiliriz” dedi.
Çözüm grevde
TÜMTİS’te örgütlendikleri için işten atılan ve direnişe geçmiş olan İzmir Ambalaj işçilerinden Levent Çetinkaya ise, genel grevin tüm dertlerine deva olacağını söyledi. Çetinkaya, “Birbirimize destek veriyoruz ki, saldırıları göğüsleyebilelim. Onlar nasıl bize karşı birleşerek hareket ediyorlarsa, bizim onlardan daha güçlü olarak karşılık vermemiz gerek” diye konuştu. TEKEL işçisi Fadime Kıray da, herkesin ailesini de yanına alarak eylemlere devam etmesi gerektiğini belirtti. Kıray, genel grev yapılabileceğini bildirerek, özelleştirmeleri ve SSK’nın devrini birliktelik, kararlılık ve süreklilik ile engellenebileceğini kaydetti.
Birliktelik sürmeli
Eğitim Sen üyesi Yaşar Karahan, hükümetin politikalarına karşı yapılan mitingin emekçilerin gücünü ortaya koyduğunu vurguladı. Eylem birlikteliğinin güçlendirilmesini ve süreklileştirilmesini isteyen Karahan, “Hükümet’e artık iş bırakarak cevap verilmesini istiyorum” dedi. saldırıların ortak olduğunu kaydeden Eğitim Sen Kocaeli Şubesi’nden Deniz Giriftin ise genel grev kararı alınması halinde herkesin bu karara uymasını istedi. Yol-İş Adana Şube Başkanı Mustafa Barutçu da sonuna kadar mücadele edilmesi gerektiğini belirterek, “Meclis’e de gideceğiz, kavga da edeceğiz, hapse girmeyi de göze alacağız, ama asla ödün vermeyeceğiz” dedi.
Canımıza tak etti
Mitingde buluşan onbinlerce kişinin üretimden gelen gücünü kullanması gerektiğini belirten Yapı Yol-Sen Çanakkale Şubesi üyesi İrfan Mutluay “Bu talep daha fazla dillendirilmeli. Çünkü artık insanların canına tak etti. Hem ekonomik hem siyasi baskı uyguluyorlar. Greve giden yolda gücümüzü ve taleplerimizi artık birleştirmeliyiz” diye konuştu.
Daha ileri adımlar atılmasını isteyen DİVES Genel Başkanı Ali Rıza Ekinci de şarteli indirerek, hükümeti, emekçilerin istekleri doğrultusunda politika yapmaya zorlamak gerektiğini ifade etti.


Başa dön


Bergama işçisi laf değil işini istiyor
Özer Akdemir
Bayram arefesinde gelen bir faksla iş akitlerinin feshedildiğini öğrenen Bergama TEKEL işçileri, işe geri dönme mücadelelerini sürüdüryor. İşten çıkarıldıkları günden itibaren fabrikayı terk etmeyerek direnişe geçen işçiler, bayramın birinci günü başladıkları açlık grevine son verdi. Bergama işçisi, işe geri dönme talepleri kabul edilene ya da TEKEL’in başka bir biriminde işbaşı yapana kadar direnişe devam etmekte kararlı. “Bize verecekleri tazminatlar hiçbir işimize yaramaz. Biz çalışmak, işimize geri dönmek istiyoruz” diyen işçilere, talep etmeleri halinde bir ay içerisinde başka bir kuruma yatay geçiş yapabiliceklerine ilişkin Özelleştirme İdaresi’nden bir yazı gönderildi. Bu yazıya güvenmediklerini söyleyen işçiler, akibetlerinin diğer özelleştirme mağdurları gibi olmasından endişe ediyor.
İşten atılan işçilerden Tek-Gıda İş Sendikası İşyeri Temsilcisi Aynur Albayrak’ın Sümerbank’ta çalışan eşi de ekim ayında işten atılmış. Albayrak, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın, eşi ve işten çıkarılan diğer işçilere de işe başlatma vaadinde bulunduğunu ancak bu sözün tutulmadığını belirtti. TEKEL’in başka bir kurumunda çalışmak için tercih formu doldurduklarını ancak yine de kapı önüne konulduklarını söyleyen Albayrak, “ÖİB’den gelen yazı inandırıcı gelmiyor. TEKEL’in başka birimlerine göndermek varken neden başka yerlere gönderilmek isteniyoruz?” diye sordu.
Bayramı zehir oldu
İşten atılma yazısının kendilerinin ve ailelerinin bayramını zehir ettiğini vurgulayan Albayrak, “Bayramı eylemle geçirdik. Daha ben annemi ve babamı görüp elini öpemedim. İki kızım var, ikisi de bayramda bizimle birlikteydi. Başbakan’ın çocukları Amerikalarda okuyor, peki biz ne yapacağız?” diye konuştu. Birçok kesimden kendilerine destek geldiğini sözlerine ekleyen Albayrak, “Sağolun ilk Evrensel duyurdu sesimizi. En çok da sizin gazeteniz haberlerimizi yapıyor. Arayıp desteklerini, yapabilecek bir şey olup olmadığını söylediler. İnanın ben ağladım bu ilgi karşısında” dedi. Aynur Albayrak’ın 14 yaşındaki kızı Bilgecan da sadece annesi için değil tüm işten çıkarılan işçiler için de çok üzüldüğünü söylüyor.
Ölüm gibi bir şey
İşten atılmalarını “Ölüm gibi” diye niteleyen Ahcik Erol, “Seni diri diri gömüyorlar, hiç ses seda da çıkarmıyorlar. Açlık grevindeyken rahatsızlandım. Midem hâlâ bir şey kabul etmiyor, hiçbir şey yiyemiyorum. Çocuklarımla bayramlaşamadım daha” dedi.
Kılıç’tan Başbakan’a tepki
Türk-İş Genel Başkanı Salih Kılıç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Emek Platformu’nun gerçekleştirdiği mitingle ilgili olarak söylediği, “Miting yapacağınıza kalkıp da bu masrafla bir iki tane hastane yapsanız daha iyi olmaz mı?” sözlerine tepki gösterdi. “Bizim zaten 148 hastanemiz var. Ama onlara el konulmaya çalışılıyor. İki hastane daha yaptıralım da onlara da mı el konulsun?” diye soran Kılıç, SSK hastanelerinin işçi, işveren ve emeklilerin primleriyle kurulduğunu, bu insanların hastanelerin devri konusunda tepki göstermelerinin en doğal hakları olduğunu söyledi.
Aksu özelleştirme önerdi
Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Aksu, SSK hastanelerinin özelleştirilmesini teklif etti. SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı’na devrinin çözüm getirmeyeceğini belirten Aksu, “Gelin 5 yıl bekleyelim. SSK hastanelerini memur ve işçi sendikalarına devrederek özelleştirelim. Ancak 3 yıl süreyle hükümetin desteği devam etsin. 3 yıl sonra devir kesinleşsin. Bu devir hem bir özelleştirme, hem de bir özyönetimdir. Bırakın SSK’ları çalışanlar yönetsin” dedi.
Gökçesu’da göçük
Maden işçilerinin sendikalaşma mücadelesiyle uzun süre gündemde yer alan Mengen Gökçesu’da meydana gelen göçükte bir işçi yaşamını yitirdi. İsmail Yılmaz’ın sahibi olduğu Yanarelmas maden Ocağı’nda önceki gün saat 03.00’de meydana gelen göçükte Coşkun Karakütük isimli işçi yaşamını yitirdi. Arif Güney ve Sedat Gedik adlı işçiler ise göçüğün meydana geldiği bölgeden kaçarak kurtuldular. Kurtarma ekipleri Karakütük’ün bulunduğu yere ancak 10 saatlik bir çalışma sonrasında ulaşabildiler. 5 çocuk babası olan Coşkun Karakütük, ocağın yanında bulunan barakalarda kalıyordu. Göçükle ilgili soruşturma sürüyor.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net