www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Halci de pazarcı da dertli
Ramazan nedeniyle sebze meyve fiyatları yükseldi. Ancak hal esnafına göre fiyatlar düşük ve fiyat farkını oluşturan pazarcılar. Pazarcılar ise halcileri suçluyor

Tarım için gereken 6 katrilyon lira
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, 2005 yılında tarımsal destekler için öngörülen 3 katrilyon 461 trilyon lira ile tarımın desteklenmesinin mümkün olmadığını belirterek, tarımın destekleniyor olması için bütçede ayrılan rakamın 6 katrilyon lira olması gerektiğini ifade etti.

Irak yönetimi de IMF ile el ele
Irak geçici hükümeti IMF’ye çok sıkı bir ekonomik program izleme sözünde bulundu. IMF’ye göre ise Irak, önümüzdeki 5 yıl içinde yeniden yapılanma çerçevesinde 68 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirecek.


Halci de pazarcı da dertli
Gökhan Durmuş
Ramazanın gelmesiyle birlikte sebze meyve fiyatları yükselişe geçti. Pazarlarda yüksek fiyatlarla alıcıya sunulan sebze meyvenin hal fiyatları ise oldukça düşük. Vatandaş yüksek fiyatlardan yakınırken, hal esnafı da geçtiğimiz yıllara göre düşük seyreden fiyatlardan şikâyetçi.
İstanbul Anadolu yakasındaki pazarcılara ve marketlere satış yapan Bostancı halindaki esnaflar fiyatların düştüğünü belirtiyorlar. Hal esnafına göre fiyatların düşmesinin bir kaç nedeni var. Bunların başında sebze ve meyve mahsulünün fazla olması ile ihracatın düşmesi geliyor. Ayrıca iç piyasaya daha fazla mal sürülmesi ve alım gücündeki azalma da fiyatların düşüşünde etkili. Esnafın kimisine göre ise borcu olan üreticiler mahsulü elden çıkarmak için düşük fiyata satıyorlar. Bazen de hal esnafı ürünler ellerinde kalmasın diye düşük fiyata satıyor. Bu durumu esnaf Ahmet Bekdikli şöyle açıklıyor: “Dalında ayvanın kilosu 900 bin liraya satılıyor ama halde fiyat 600 bin liraya düşüyor. Bu fiyata satmasak mal elimizde kalıyor.”
Pazarcıların tekelinde
Bekdikli, fiyatların halde ucuz olduğunu ama dışarıda pahalı satıldığını söylüyor. Elmayı 100 bin liraya sattıklarını anlatan Bekdikli, dışarıda bu fiyatın 500 bin liraya, 300-400 bin liraya yükseldiğini, üzümün 1 milyona satıldığını ifade etti. “İş pazarcıların tekeline girdi” diyen Bekdikli, pazarcıların meyveleri istedikleri fiyata aldıklarını, istedikleri fiyata sattıklarını söyledi.
Fiyatlarda ramazan ayından dolayı bir yükseliş olduğunu belirten Mehmet Barut da üretici kendi masrafını karşılayamasa da ürünleri elinde kalmaması için düşük fiyata sattığını belirtti.
Barut’a göre bu nedenle fiyatlarda artış yüksek değil. Ellerindeki ürünleri hep veresiye verdiklerini söyleyen Barut, pazarcıların kazandıkları parayla önce kendi ihtiyaçlarını karşıladıklarını sonra kendilerine verdiklerini belirtti.

BİZ DE KAZANMIYORUZ
Halden sebze almaya gelen pazarcı Deniz Çiçekgül, sebze ve meyvelerin satışlarının az olmasından dolayı fiyatların düşük olduğunu söylüyor. “Pazarcılıkta iyi para var mı?” sorumuza Çiçekgül şöyle yanıt veriyor; “Şimde şurada gördüğün salatalığı 550 bin liraya aldık. Bunu 750 bin liraya satacağız. Bize kalan 200 bin liradan 4 işçi parası, mazot, kira, yemek, çay ve sigara parası vereceğiz. Geriye zaten fazla birşey kalmıyor.”


Başa dön


Tarım için gereken 6 katrilyon lira
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, 2005 yılında tarımsal destekler için öngörülen 3 katrilyon 461 trilyon lira ile tarımın desteklenmesinin mümkün olmadığını belirterek, tarımın destekleniyor olması için bütçede ayrılan rakamın 6 katrilyon lira olması gerektiğini ifade etti.
Bayraktar açıklamasında, “tarımın daha çok desteğe ihtiyacı var” diyen yetkililerin, gereğini yerine getirmesini istedi. Bayraktar, ancak Türkiye’de her geçen gün tarmsal desteklere ayrılan payın giderek azaldığına dikkat çekti. Türkiye’nin OECD ülkeleri içinde tarıma en az destek veren ülkelerden biri olduğunu belirten Bayraktar, bu nedenle Türkiye’nin tarımsal kapatesitesini kullanamaz hale geldiğini ifade etti. Bayraktar, geçen yıl yüzde 2.5 oranında gerileyen tarım sektörünün 2005 yılında büyümeye geçmesinin zor olduğunu belirtti.
Bayraktar, geçen yıla göre tarımsal destekleme bütçesinde yüzde 8’lik bir azalma olduğunu belirterek, 3-4 katrilyonluk rakamların tarımın ihtiyaçlarını karşılayamacağını kaydetti. Bayraktar, 2005 yılında tarımın toplam destek ihtiyacının asgari 6 katrilyon lira olduğunu vurgulayarak, 481 katrilyon lira olarak öngörülen GSMH’nin yüzde 1’i olan 5 katrilyonluk bir desteğin gerekli ihtiyacı karşılamasa bile, bu seviyede bir bütçe ödeneğinin tarıma ayrılması gerektiğinin altını çizdi. Bayraktar, bu ödeneğin, yüzde 36.9’luk bir oranla yoksulluk riskinin en fazla olduğu tarım sektörüne, 24 milyon insana verileceğini kaydetti.
TZOB’un yaptığı araştırmaya göre ise AB’nin Ortak Tarım Politikası’na uyum için Türkiye’nin her yıl DGD için 2 katrilyon 750 trilyon lira, primler için 1 trilyon lira, hayvancılık için 600 milyar, çay için 30 milyar, sigorta primi desteği için 225 trilyon, kredi faiz desteği için 200 trilyon, girdi destekleri için 700 trilyon, kırsal kalkınma için 500 trilyon lira ayrılması gerekiyor. Bu ise toplam 6 katrilyon liraya denk geliyor.


Başa dön


Irak yönetimi de IMF ile el ele
Seydişehir Alimünyum Eti’ye iade edilsin
Metalurji Mühendisleri Odası (MMO), değeri tespit edildikten sonra satılacak olan Seydişehir Eti Alüminyum fabrikasının özelleştirilmesinden vazgeçilmesini ve Eti Krom, Eti Gümüş, Eti Bakır işletmelerinin Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne iade edilmesini istedi. Özelleştirilen işletmelerde işçilerin atıldığına, üretimin durduğuna dikkat çeken MMO Başkanı Cemalettin Küçük düzenlediği toplantıda, dünyada en ucuz birincil alüminyum üreten ve tam kapasite çalışan Eti Alüminyum’un satılmasına karşı işçiler ve Seydişehir halkı ile birlikte mücadele edeceklerini söyledi. Küçük, kamunun elinde kalan son tesis Seydişehir Eti Alüminyum işletmesinin de yakın zamanda ihaleye çıkacağını belirtti. Bugüne kadar tesislere kapasite artırımı için yatırım yapılmadığını belirten Küçük, Eti Holding bünyesinde 7 maden sahası ve bu sahalarda 36 milyon ton boksit rezervi olduğunu söyledi. Bu cevherden alüminyumun hammaddesinin üretildiğini kaydeden Küçük, tesisin ihtiyaç duyduğu yardımcı hammaddeleri de kendisinin ürettiğini ifade etti. Uçak, roket ve silah sanayi sahalarında vazgeçilmez olan alüminyumun stratejik özelliği nedeniyle devlet elinde kalması gerektiğine dikkat çeken Küçük, tesisin teknolojisinin de yeni olduğunu bildirdi. Dünyada sektörün kullandığı enerji fiyatı 2 cent/kwh iken devletin tesise enerjiyi 5.9 cent/kwh verdiğini bildiren Küçük, Oymapınar barajının bağlanması ile bu miktarın 0.2 cent’e düştüğünü söyledi.
İHRACAT AZALDI
Hal esnafı Aydın Bal’a göre ise değişen piyasa değil halkın alım gücü. Bal, vatandaşın alım gücünün yüzde 20 azaldığını vurguladı. Bal, haldeki kimsenin hayatından memmun olmadığını belirterek “Dünyanın malı satılıyor ama kimse para kazanımıyor” dedi. Masrafların yükseldiğini ancak piyasada çok mal olduğu için fiyatların düşük olduğunu düşünen Doğan Şahin, fındık dışındaki bütün meyve ve sebzelerde düşüş olduğunu, fındık az olduğu içn fiyatlarının yüksek olduğunu söyledi. Hal içinde fiyatların günlük olarak değiştiğini, bu yüzden hali borsa gibi gördüklerini belirten Kerim Demirhan, ihracatta talebin az olmasından ve iç piyasada çok fazla mal olmasından dolayı fiyatların düştüğünü kaydetti. Geçen yıl üzüm fiyatının 800-900 bin lirayken bu yıl 500 bin liraya düştüğünü söyleyen Demirhan, en fazla artışın geçen yıl 800 bin lira olan ancak bu yıl 1.5 milyona çıkan şeftalide olduğunu söyledi. Halde patates, soğan, sarımsak, kabak gibi sebzeleri satan Kazım Çabuk’a göre fiyatların düşük olması satışı arttırdı. Geçen yıl bir milyon 250 bin lira olan soğanın bu yıl 150-180 bin liraya satıldığını ifade eden Çabuk, “Türkiye’de bir ürünün fiyatı yüksekse ertesi yıl herkes bu ürünü üretiyor. Bu da ürünün fiyatını düşürüyor” diye konuştu.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net