Ankara Barosu 58’inci Olağan Genel Kurulu sona erdi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde yapılan genel kurulun dünkü oturumunda Demokratik Sol Avukatlar, Çağdaş Avukatlar ve Baroda Birlik gruplarının listeleri ile bağımsız aday Bülent Turhan Gündüz’ün yarıştığı seçimler yapıldı.
Avukatlar sabah saatlerinden itibaren fakülte içine kurulan sandıklarda oy kullandılar. Başkan adayı olarak Vedat Ahsen Coşar’ı gösteren Demokratik Sol avukatların yönetim kurulu adayları, Senay Ertem, Tacar Çağlar, Sitare Sağsen, Zafer Günal, Fahrettin Kayhan, Hürriyet Sümer, Faruk Bilkay, Hatice Kaynak, Aynur Özkan ve Reşit Durukan’dan oluştu. Başkanlığa Hüseyin Biçen’in aday gösterildiği Çağdaş Avukatlar’ın aday listesinde ise Kazım Bayraktar, Sarper Gürcan, Gülten Ayana, Selçuk Kozağaçlı, Cemalettin Gürler, Mine Yaşa, Ahmet Bozkurt Çağlar, Murat Can, Hikmet Çiçek ve Ahmet Malkoçoğlu yer aldı. İlhan Masarifoğlu başkanlığında aday olan Baroda Birlik Grubu ise yönetime Muzaffer Önder, Hüdaver Özlü, Saliha Sasa, Meltem Temurer, Mehmet Erşahin, Neslihan Duran, Fatih Kösebalaban, Gazi Özcan, Veysel Gümüş ve Osman Öz’ü aday gösterdi.
Bağımsız aday
Bağımsız başkan adayı Bülent Turhan Gündüz de tanıtım afişleri ile ilgi topladı. Bir grup işçinin birlikte göründüğü ünlü bir fotoğraf üzerine, “Bağımsız başkan adayı Bülent Turhan Gündüz ve yönetim kurulu adayları” yazan Gündüz, açtığı standda kendisinin grafiğini de sergiledi. Dağıttığı metinde diğer grupları ve yönetim anlayışlarını hem ti’ye alan hem de kıyasıya eleştiren Gündüz, astığı bir diğer afişte de “Beni seçin de başım göğe ersin” dedi. Diğer gruplar grubun ve başkan adayının yazdığı kokartları dağıtırken Gündüz’ün kokartları, anarşizmin sembolünden oluştu.
Gerginlik çıktı
Bu arada genel kurulun önceki günkü bölümünde söz alan Medeni Ayhan adlı avukatın konuşması salonda gerginliğe yol açtı. Ayhan, Kıbrıs sorununda baronun ve devletin tutumunu onaylamadığını söyledi. Ayhan’ın “Bu topraklarda mazlum Ermeni halkı soykırıma uğratılmıştır, Kürt köylüleri de bunun tanığıdır” demesi üzerine, salondaki avukatlardan biri Ayhan’ın üzerine yürümek istedi. Konuşmasını sürdüren Ayhan’ın “Ben Kürt halkının bir unsuruyum” demesi ve susturulmak istenmesine “Tuh size” diyerek tepki göstermesi üzerine divan başkanı ve arkadaşlarının müdahalesi ile salondan çıkarıldı. Böylece genel kurulda olası bir “yumruklaşma” önlenmiş oldu. Ankara Barosu eski Başkanı Sadık Erdoğan, Ayhan hakkında tutanak tutularak meslekten bir süre çıkarılmasını istedi. Daha sonra faaliyet raporuna yönelik eleştirileri yanıtlayan Baro Başkanı Semih Güner de Erdoğan’la aynı fikirde olduğunu söyledi.
TUNCELİ BAROSU’NDA SEÇİM
Tunceli Barosu 3. Olağanüstü Genel Kurulu’nu yaptı. Ağır Ceza Mahkeme salonunda yapılan genel kurulda Emeğin Partisi (EMEP) Tunceli İl Örgütü’nün gönderdiği mesaj tartışma yarattı. Divan başkanı Av. Oğuz Dilek ve bazı avukatlar mesajın okunmasının uygun olmayacağını söylemeleri nedeniyle avukatlar arasında tartışma yaşandı. Divan Başkanı Dilek, meslek örgütü olduklarını ve siyasi bir partinin mesajının okunmasının yanlış olduğunu ileri sürerek, mesajın okunmasına muhalefet etti. Kısa süreli bir tartışmanın ardından Divan Başkanı Oğuz Dilek, mesajı özetleyerek okudu. Tek liste halinde seçime gidilen Baro’nun yeni başkanı Bülent Taş oldu. Yönetim kurulu ise şu isimlerden oluşuyor; Özgür Ulaş Kaplan, Seda Kaya, İnan Yılmaz, Fatma Kalsen.
DİYARBAKIR’DA YİNE TANRIKULU
Diyarbakır Barosu 39. Genel Kurulu’nu yaptı. Genel kurul sonrasında Baro Başkanlığı’na yine Sezgin Tanrıkulu seçildi. Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda yapılan ve iki gün süren genel kurulda Baro Başkanı Sezgin Tanrıkulu açılış konuşmasında, hükümetin demokratikleşme konusunda attığı adımların bütünlüklü bir demokrasi hedefinden uzak olduğunu belirtti. Tanrıkulu, hükümetin yaptığı değişikliklerin ödev anlayışı çerçevesinde olduğunu söyleyerek, Türkiye’de ‘bölünme paranoyası’ nedeniyle Kürt sorununda cesaretli adımların atılmadığını kaydetti. AB-Türkiye ilişkilerinde Kürtler ve Türklerin hukuksal ve siyasal boyutlarının en önemli öğelerinden birinin Türkiye’de Kürt halkının hak ve özgürlükleri üzerindeki baskı ve kısıtlamaların olduğunu dile getiren Tanrıkulu, hak ve özgürlüklerin tanımı ve atılan kısmi adımların uygulamadaki sonuçlarının izleyicisi ve denetleyicisi olma gibi bir sorumluluklarının olduğunu belirtti. Tanrıkulu, hukuki kimliğin kendilerine yüklediği sorumlulukların gereği ve sonucu olarak, bu doğrultuda atılması gereken adımların savunucusu ve takipçisi olma gibi bir zorunluluklarının olduğunu söyledi. Yapılan seçimler sonunda Baro Başkanı yine Sezgin Tanrıkulu oldu.
Başa dön
DEHAP’tan imza kampanyası
DEHAP Bursa İl Örgütü Kürt sorununun çözülmesi için Avrupa Komisyonu Başkanlığı’na göndermek üzere imza kampanyası başlattı.
DEHAP Bursa İl Başkanı Murat Avcı, Kürtlerin azınlık mı değil mi tartışmalarına yanıt vererek, 20 binden fazla olan Kürt halkının bulunduğunu ve bu halkın azınlık haklarından değil, genel haklardan yararlanması gerektiğini söyledi. Kürt sorununun siyasal demokratik çözümü için bir kampanya başlattıklarını dile getiren Avcı, bir buçuk aylık süre içerisinde 20 binden fazla imza toplayarak Avrupa Komisyonu Başkanlığına göndereceklerini belirtti. Türkiye’nin AB’ye katılım süreciyle ilgili açıklamış olduğu raporda Kürtlerin haklarının tanınmasında eksiklikler barındırdığını kaydeden Avcı, “Türkiye’nin AB’ye katılımıyla beraber Kürtler ve Kürt sorunu da Avrupa Birliği siyasi platformuna geçecektir. Bu nedenle AB’nin Türkiye ile müzakere sürecinde Kürtlerin siyasi-kültürel haklarının tanınması ve taleplerimizin göz önünde bulundurularak, gerekli hassasiyetin gösterilmesini bekliyoruz” dedi.
Talepler
DEHAP İl Başkanı Murat Avcı, İmza kampanyasının şehrin önemli merkezlerinde imza s-tantları kurarak ve evleri, işyerlerini gezerek sürdüreceklerini kaydetti. Avrupa Komisyonu Başkanlığına gönderecekleri imza metninde şu talepler yer aldı:
Uluslararası bir komisyon oluşturularak, Kürt sorununun demokratik, barışçıl çözümü sağlanmalıdır.
AB’nin Türkiye ile müzakere sürecine Kürtlerin siyasi temsilcilerinin katılımı sağlanmalıdır.