www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Üç tiyatronun ortak projesi: Polisler
Genç Oyuncular Sahnesi, Özgür Tiyatro ve Tiyatro A, yeni sezona ortak bir proje ile giriyor. Polonyalı yazar Mrozek’in “Polisler” adlı oyununu, Özgür Başkaya yönetiyor. Oyun, hiçbir suçun olmadığı “demokratik” bir ülkedeki tek ‘suçlu’yu konu alıyor.

Öykü Günleri başladı
Antalya Sanatçılar Derneği tarafından düzenlenen 5. Öykü Günleri ANSAN sergi salonunda başladı. ANSAN Başkanı Cahit Çakcıl’ın yönettiği ilk oturuma, yazar Adnan Özyalçıner, Celal Hafifbilek ve Ahmet Tüzün, konuşmacı olarak katıldılar.

Dergilerde bu ay...
Evrensel Kültür’ün ekim sayısının dosya konusu Türk Sineması. Sinemamız, 2004-2005 sezonunda vizyona girecek yeni filmlerle yeniden gündemde.


Üç tiyatronun ortak projesi: Polisler
Genç Oyuncular Sahnesi, Özgür Tiyatro ve Tiyatro A, yeni sezona “Polisler” adlı ortak bir proje ile başlıyorlar. Provaları devam eden oyun, 27-28 Ekim günlerinde Ekin Tiyatrosu’nda sahnelenecek.
Polonyalı yazar Slowamir Mrozek’in yazdığı, Özgür Başkaya’nın yönettiği oyunda; Server Güner, Selim Kalıç, Oğuz Ersözen, Ömürhan Soysal ve Sibel Aduş rol alıyor. Oyunda, iktidara karşı hiçbir suçun işlenmediği ve hiçbir suçlunun bulunmadığı “demokratik” bir ülkede geçen olaylar anlatılıyor. Bu ülkedeki tek suçlu 10 yıl önce bir bakana karşı suikast girişiminde bulunan ve 10 yıldır her türlü baskıya rağmen polislerin kendisinden istediği ifadeyi imzalamayan biridir. Oyundaki olaylar, tek suçlunun ülkedeki bu garip sessizliği anlamak ve sessizliği bozmak için polislerin kendisinden imzalamasını istediği ifadeyi kendi isteğiyle imzalamasıyla başlar. Bu imza ile polislerin kabusu da başlar. Ancak hiçbir suçun işlenmediği ülkede polis kurumuna da ihtiyaç yoktu ve kabul edilemeyecek bu durumu çözmek için acilen bir suçlu bulmak gerekiyordu. Böylece sivil bir görevli halkın içine karışarak halkı iktidar aleyhine kışkırtmaya çalışır ancak başarılı olamadığı gibi halktan bir güzel dayak yer. Geriye tek bir yol kalmıştır; gerekli suçlu polislerin içinden çıkacaktır. Ancak “suçlu” olan polis, kendini bu “milli ve ulvi” görevine iyice kaptırarak, “öteki suçlular” gibi düşünmeye başlar.
‘Amerikan Rüyası’nı anlatan oyun
Değişim Atölyesi Oyuncuları ise “Yaşasın Düşman (Şok Durumları)” adlı oyun ile perdelerini açacak. Sam Shepard’ın yazdığı, Şükran Yücel’in Türkçe’ye çevirdiği oyunun yönetmenliğini Harun Güzeloğlu üstleniyor. Aynı zamanda ilk kez sahnelenecek olan oyunda, “Amerikan Rüyası” kavramının boyutları işleniyor. Amerikan “kült”lerinin ne denli savaş mantığı üzerine kurulu olduğnu ironik bir anlatıyla seyirciye sunan oyun, önceki akşam prömiyerini yaptı.


Başa dön


Öykü Günleri başladı
Antalya Sanatçılar Derneği tarafından düzenlenen 5. Öykü Günleri ANSAN sergi salonunda başladı. ANSAN Başkanı Cahit Çakcıl’ın yönettiği ilk oturuma, yazar Adnan Özyalçıner, Celal Hafifbilek ve Ahmet Tüzün, konuşmacı olarak katıldılar.
Öykü ve biçimlerinin alındığı oturumda ilk konuşan Celal Hafifbilek, “Kısa Öykü” tanımlamasından rahatsız olduğunu ifade etti. Öykücülüğün ilk yıllarında böyle bir tanımın olmadığını söyleyen yazar, “öyküyü öykü” olarak isimlendirdiklerini dile getirdi. Hafifbilek, “Öyküyü de roman gibi batıdan, daha doğrusu Fransızlardan öğrenmiştik. Sonra geliştik, büyüdük, İngilizce her yere girdi, tabii bizim öyküye de. Baktık ki, İngilizler bizim öykü dediğimize, kısa öykü ‘short story’, diyorlar. Bizde hemen öykü ile zina yaparak bir öykü uyum yasası çıkarttık, batı standartlarına uydurduk, o zaman öyküyü attık, ‘kısa öykü’ demeye başladık” dedi. Daha sonra söz alan yazar Adnan Özyalçıner, ise 50 kuşağının öykücülük adına Türkiye’de ilk olduğunu belirtti. Özyalçıner 50 kuşağının Demokrat Partinin baskıcı yönetimine bir başkaldırı olarak 1960 devrimini yarattığını söyledi. Yazar aynı zamanda 50 kuşağının edebiyatta, kalıplaşmış, alışılmış kurallara karşı çıktığını yeni bir anlatım biçimi oluşturduğuna dikkat çekti.


Başa dön


Dergilerde bu ay...
Evrensel Kültür’ün ekim sayısının dosya konusu Türk Sineması. Sinemamız, 2004-2005 sezonunda vizyona girecek yeni filmlerle yeniden gündemde.
Evrensel Kültür’de Türk Sineması
Evrensel Kültür’ün ekim sayısının dosya konusu Türk Sineması. Sinemamız, 2004-2005 sezonunda vizyona girecek yeni filmlerle yeniden gündemde. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin ödüllerinin ardından Evrensel Kültür Yeşilçam’dan bugüne Türk sinemasını tartışıyor. Alâ Sivas, yönetmen Engin Ayça, Belge Film’den Ayşegül Çetin, Bir Film’den Tunç Şahin, oyuncu Gülsen Tuncer ve Altyazı aylık sinema dergisinden Fırat Yücel yazı ve görüşleriyle Türk sinemasını Evrensel Kültür’de değerlendiriyorlar. Evrensel Kültür’ün yeni sayısında yer alan Deniz Özbeyli’nin Schopenhauer eşliğinde cinsel aşkın farklı bir tahlili ve Eylem Yıldızer’in ‘Kadının onuru’ kimlere kaldı? başlıklı yazıları zina tartışmalarına farklı bir bakışla yorum getiriyor.
Geniş Açı’da anmalar
Geniş Açı’da bu ay iki özel konu var. Bunlardan ilki, geçtiğimiz aylarda yitirdiğimiz ve Geniş Açı dergisinde Çizgili Sayfa’nında yaratıcısı olan Necati Abacı anısına sayfalar. Bu sayfalarda sanatçının yakın dostlarından Merih Akoğul, sanatçıyla geçen günlerin birkaç küçük anısını yazmış. Derginin diğer önemli konularından biri de 5 Ağustos’ta yaşama gözlerini kapayan ünlü Fransız fotoğraf sanatçısı Henri Cartier-Bresson’ın anılması. Dergi sanatçının portresini vermekten çok, arkadaşları ve dostlarının sanatçının ardından yazdığı küçük anekdotları sunuyor okuyucuya.
İnsancıl’da şiir
İnsancıl şiir atölyesi bu ay Müştak Erenus’un Ballıbaba isimli şiirini irdeliyor. Dergi bu ay iki konuşmaya yer veriyor ilki, Ömer Naci Soykan’ın “Edebi Metin İncelenmesinde Yorumbilgisel Dilbilimsel Yöntemlerin Bir Birliği Denemesi” başlığıyla yaptığı konuşma, diğeri ise şair Ruşen Hakkı’nın İnsancıl Şiir Atölyesi’nde yaptığı konuşmanın metni. Mehmet Akkaya, “Yakın Tarihimize Genel Bir Bakış: Bilim ve Edebiyat” başlıklı makalede Yalçın Küçük’ün edebiyat üzerine tezlerini değerlendiriyor.
Tiroj’da dengbejler
İki ayda bir yayımlanan dergi bu sayıyla sözlü Kürt edebiyatı üzerine bir dosya ile okuyucusunun karşısına çıkıyor. Dengbej geleneğinin neden yok olmaya yüz tuttuğunu tartışan dergi yiten bu kültürle birlikte geçmişe duyulan özlemin daha çok arttığına dikkat çekiyor. Fuat Ovacıklı Barış konulu yazısıyla, Şehmuz Diken, Elma yayınlarından çıkan “Güneydoğu’da Fuhuş” adlı bir kitabın Diyarbakır’ı karaladığını belirten yazısıyla, Cemşid Bender, Mitoloji tarihi ve Kürtler başlıklı yazısıyla bu ay Tiroj’da yerini alıyor.
rh+sanat’da yeni sezon
Dergi kapsamlı bir sayıyla okuyucunun karşısında. Eylül ekim aylarıyla birlikte başlayan yeni sergi sezonu derginin sayfalarını da renklendiriyor. “Bir Sevdanın Peşinde 60 Yıl” başlığıyla Ressam Leyla Gamsız’la sanatçının resimlerine de yer verilerek, bir söyleşi gerçekleştiriliyor. Ayrıca bu aylar içinde açılmış birçok sergi üzerine de yazılar bulunuyor. Geniş bir tartışmanın yürütüldüğü dergide genç solukların genellikle çok çabuk kesildiği ve tükendiği üzerine vurgu yapılıyor. Ayrıca Savaş sonrası Rus avandgardları üzerine Yasak Sanat başlığıyla bir makale yer alıyor.
Bilim ve Gelecek’te Einstein tartışması
Bilim ve Gelecek dergisi bu ayki kapak konusunu Einstein’ın görelilik kuramı üzerine bir tartışmaya ayırıyor. Tartışma, “100. yılında Görelilik Kuramı Einstein haklı mıydı?” başlığıyla sunuluyor. Geçtiğimiz ay yaradılışçı safsatalara yönelik yayımlanan yazılara bu ay da devam ediliyor. “Fosiller ve Geçiş Biçimleri” üzerine bir yazı konunun tartışılmasını sürdürüyor. Derginin diğer önemli konusu ise “Türkiye’de yayımlanmış jeoloji haritaları” üzerine hazırlanmış yazılardan oluşuyor. Bir deprem bölgesinde yer alan ülkemiz için konunun ne kadar önemli olduğu da ayrıca düşünülmeli.
Virgül
Virgül’ün bu sayısında, yakın geçmişi aydınlatabilecek dört anı kitabına odaklanan iki eleştiri var: Sezai Sarıoğlu, Aytekin Yılmaz’ın “Labirentin Sonu”; Gün Zileli, Ertuğrul Mavioğlu’nun esaslı bir 12 Eylül belgeseli olan “Asılmayıp Beslenenler”, Zeki Kırdemir’in sol örgütlerin hapishanedeki tutumları hakkında ayrıntılı bilgiler veren “Devrim Bize Yakışırdı” ve Sıtkı Öner’in 1970’li yılların siyasal partilerinin bugünkü siyasal hayata bıraktıkları kötü mirası çarpıcı bir şekilde gözler önüne seren “Halkın Polisi: Pol-Der Anıları” isimli kitapları inceleniyor.
Tiyatro Tiyatro
Tiyatro Tiyatro Dergisi bu ay sayfalarının büyük bir bölümünü 2004 Tiyatro Ödülleri’ne ayırdı. Ödül jürisinde bulunan yazarların, tiyatro eleştirmenlerinin ödül alan oyunlar hakkındaki yorumları bu sayfalarda yer alıyor. Dergi, yeni sezonda sahnelenecek oyunlar hakkında da ayrıntılı bilgiler ve söyleşiler içeriyor. Dergi; bu sayısında bir yenilik gerçekleştirerek, tiyatro dışında sanat haberlerine de yer vermeye başlıyor. Ebru Ilgaz’ın hazırladığı bu bölümde, çeşitli sanat dallarından haberler, kitap tanıtımları ve söyleşiler de yer alıyor.
Varlık, MEB’in listesini ele alıyor
Varlık, bu ay MEB’in önerdiği 100 Temel Eser’i tartışıyor. Derginin açtığı soruşturmaya katılan yazar, eleştirmen ve öğretim görevlilerinin ortak fikri listenin Türk Edebiyatı’nın temel eserlerini, klasiklerini toplamaktan uzak olduğu yönünde. Listenin yanlı, eksik ve gelişi güzel hazırlandığını belirten yazarlar bu konuda Bakanlığı eleştiriyorlar. Öykücü, Erhan Bener yapılan bir söyleşinin ardından yine Erhan Bener’in “Sıradışı Bir Kadın” romanı üzerine bir değerlendirme yazısı yer alırken, Erhan Bener’in de “Van’a Yolculuk” adlı bir öyksü bulunuyor. Sennur Sezer geçen sayıda başlayan Dünya Kitabevi’nden çıkan “Seçme Öyküler” adlı kitapları değerlendirmeye devam ediyor.
Edebiyat ve Eleştiri
Ankara’da yayımlanan dergilerden Edebiyat ve Eleştiri belli bir aradan sonra yeni kapak düzenlemesiyle çıktı. Ahmet Yıldız’ın “Yazar ve Şairlerimizde Söyleşi Çılgınlığı” başlıklı giriş yazısı, Elif Şafak’tan Pınar Kür’e söyleşi çılgınlarına değiniyor. “Bu yazarlar yapıtlarına ya da okurlarına güvenmiyorlar mı durmadan açıklamak zorunda kalıp helak oluyorlar?” diye soruyor Yıldız. Haşim Hüsrevşahi “1.Türkiye-İran Edebiyat Günleri Üzerine” adlı uzun yazısında Arap, Fars ve Türk kültürünün büyük saldırılar altında olduğunu vurguluyarak, bugünkü durumu sermaye enternasyonalizminin gerektirdikleri ve getirdiklerine bağlıyor. Dergi ayrıca “Yazar Örgütleri Ne Yapar?” başlığıyla bir soruşturma yapıyor.
Toplumsal Tarih
Dergi, bu ay Türkiye’nin AB’ye kabul görüşmeleri nedeniyle AB ile ilgili aydınlatıcı yazılara ağırlık veriyor. Türkiye’nin AB’ye yaptığı başvurularından bu yana 1959 ve 1978 tarihlerinin neden önemli olduğu üzerinde duruyor. Avrupa’nın kültürel sınırları, Avrupa ve Türkiye’de insan hakları konuya eğilen öteki yazılar. Ortaçağ Avrupası’nda kitap yazımı ve süslemesi, Çivi yazısının çözülmesi, Osmanlı yönetici ve askerlerinden Mahmut Şevket Paşa’nın hayatı, eylemi ve suikasti, Mezopotamya’da sıradan kadınların hayatı ise dergide yer alan yazılardan bazıları.
İstanbul
Üç aylık İstanbul dergisi sayfalarına İstanbul’u sığdırmaya çalışıyor. Mekânları, önemli yerleri, tarihsel dokusu, tarihi binaları ve anılarıyla şehir dergi sayfalarında. İstanbul’da değirmenler, İstanbul’un park ve bahçeleri, Haydarpaşa Limanı, Kadırga, İstanbul’un güneş saatleri bu yazılardan bazılarının değindiği konu ve yerler. Ayrıca dergide Zaman İçinde İstanbul bölümü bulunuyor, burada da Nusret Çam, Cumhure Üçer, Atilla Bir, Yavuz Unat gibi yazarların kentle ilgili tarihsel yazılarına yer veriliyor.
Altyazı
Sinema dergisi Altyazı sayfalarını bu ay Yazı/Tura’yla açıyor. Film hakkında dergide geniş bir yazı bulmak mümkün. Michael Mann’in son filmi Collateral, Pedro Almodovar’ın Kötü Eğitim adlı filmi ve bir Güney Kore yapımı olan Oldboy isimli filmler hakkında yazılar yer alıyor. “Yağmurdan Önce” filminin yönetmeni Milcho Manchevski ile bir söyleşi de bulunuyor. Dergide ayrıca Munir Özkul bir portresi de sunuluyor.


Başa dön


etkinlik / tiyatro

İstanbul
  • İstanbul Devlet Tiyatrosu (İDT), bu hafta sezonun iki yeni oyununu tiyatroseverlerle buluşturacak.
  • Toby Wilsher’in yazdığı ‘’sessiz tiyatro’’ türündeki ‘’Sersemler Evi’’ Oda Tiyatrosu’nda, Raşit Çelikezer’in yazdığı kara mizah ‘’Otopark Cinayetleri’’ de Aziz Nesin Sahnesi’nde 19, 20, 21 ve 22 Ekim tarihlerinde izlenebilecek.
  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları da 20, 21, 22, 23 ve 24 Ekim tarihlerinde HarbiyeMuhsin Ertuğrul Sahnesi’nde ‘’Yaprak Dökümü’’, Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde ‘’Pazartesi-Perşembe’’, Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde ‘’Antigone’’, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde ‘’Can Ateşinde Kanatlar’’, Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde ‘’Ben Anadolu’’ ve Ümraniye Sahnesi’nde de ‘’Medea’’ adlı oyunları sahneleyecek.
  • Özel tiyatrolarda ise Kent Oyuncuları ‘’Oskar ve Pembeli Meleği’’ adlı oyunu 18 Ekim’de Yunus Emre Kültür Merkezi’nde oynayacak.
  • E.S.E.K Tiyatro Ekibi ‘’Tanrım Beni Baştan Yarat’’ adlı oyunu 18 Ekim’de Akatlar Kültür Merkezi’nde sahneleyecek.
  • Çığır Sahne Oyuncuları ‘’Şahane Düğün’’ adlı oyunu 21 Ekim’de, ‘’Salaklar Sofrası’’ adlı oyunu da 22 Ekim’de Çığır Sahne’de sunacak.
  • Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu’nun ‘’Havada Bulut’’ adlı oyunu İş Sanat Kültür Merkezi’nde 21 Ekim’de, ‘’Ödünç Yaşamlar’’ adlı oyunu aynı yerde 22 Ekim’de izlenebilir.
  • Tiyatro Kedi’nin ‘’Kamelyalı Kadın’’ adlı oyunu Profilo Kültür Merkezi’nde 21 Ekim’de sahnelenecek.
  • Prodüksiyon Tiyatrosu’nun ‘’Fernando Krapp Bana Bir Mektup Yazmış’’ adlı oyunu Akbank Kültür ve Sanat Merkezi’nde 22 Ekim’de izlenebilir.
  • Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu bünyesinde faaliyet gösteren Tiyatro Boğaziçi’nin “7 Kadın”adlı oyunu 18 Ekim Pazartesi saat: 19.30, 20 Ekim Çarşamba saat 20:00, 24 Ekim Pazar saat: 15:00 Demir Demirgil Salonu (ÖFB) Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’te izlenebilir. Oyun sadece kadın tiyatroseverlere açık.

    Ankara
  • Ankara Devlet Tiyatrosu’nun yeni oyunu ‘’Köleler Adası’’, 20 Ekim’de seyirciyle buluşacak.
  • İstanbul Devlet Tiyatrosu, ‘’Kır’’ adlı oyunla 19 Ekim Salı gününden itibaren Ankara’nın konuğu olacak. Dünya tiyatrosunun ‘’dahi çocuğu’’ olarak nitelendirilen Martin Crimp’in imzasını taşıyan yapıt, Türkiye’de ilk kez sahne ışıklarına çıkıyor.
  • Büyük Tiyatro’da Ankara Devlet Tiyatrosu’nun yeni eserlerinden ‘’Sığıntı’’, 17, 19 ve 22 Ekim’de izlenebilir.
  • Küçük Tiyatro’da Reşat Nuri Güntekin’in eserinden Tuncer Cücenoğlu’nun oyunlaştırdığı ‘’Yeşil Gece’’, hafta boyunca seyirciyle beraber olacak.
  • Akün Sahnesi’nde 1960 yapımı ünlü filme konu olan ve Horace McCoy’un yapıtından tiyatroya uyarlanan ‘’Atları da Vururlar’’, hafta boyunca izleyiciyle buluşacak.

    Adana
  • Adana Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Haldun Taner’in ‘’Gözlerimi Kaparım, Vazifemi Yaparım’’ oyununu sahneliyor. Galip Erdal’ın yönettiği oyun, salı ve cumartesi günleri Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda izlenebilir.
  • Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda 20 Ekim Çarşamba günü Ekin Tiyatrosu’nca Tuncer Cücenoğlu’nun yazdığı, Murat Atak ve Adnan Erbaş’ın sahneye koyduğu ‘’Emret Bakanım’’ adlı oyun seyredilebilir.

    Diyarbakır
  • Diyarbakır Devlet Tiyatrosu (DDT), ‘’Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz’’ adlı oyunu sanatseverlerle buluşturmayı sürdürüyor. DDT, Aziz Nesin’in yazdığı İstanbul Devlet Tiyatrosu (İDT) sanatçılarından Ali Sürmeli’nin yönettiği ‘’Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz’’ı, ekim ayı sonuna kadar DDT Orhan Asena Sahnesi’nde sahneleyecek.

  • Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net