www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



İşsizler kenti Malatya
Pancar kotası, kayısıda verilen düşük fiyatlar ve kapatılan fabrikalar Malatya’yı işsizler kenti haline getirdi. Malatya Belediyesi’nin ise işsizliğe karşı projesi yok.

Gıda yeterliliğimizde tehlike artıyor
Ziraat Mühendisleri Odası, Gıda Mühendisleri Odası, Çankaya Belediyesi, TEMA Vakfı tarafından düzenlenen “tarladan sofraya gıda güvenliği” konulu sempozyum bitti.

Telekom’da ortak mücadele
Haber-Sen Genel Sekreteri Abdulhalik Durğaç, Telekom’da çalışanlara yönelik baskıları ve Telekom’un özelleştirilmek istenmesini eleştirerek, “Kurumumuzu peşkeş çektirmeyeceğiz, mücadele etmeye devam edeceğiz.


İşsizler kenti Malatya
Kemal Gültekin - Vural Nasuhbeyoğlu
Bölge illerinde büyüyen işsizlik pancar kotası, kayısıda düşük fiyatlar ve kapatılan fabrikalar nedeniyle Malatya’yı da derinden etkiledi.
İlde en büyük geçim kaynağı olan kayısı bu yıl üreticinin yüzünü güldürmedi. Yaşanan don olayı ve piyasaya birkaç tüccarın hakim olması üreticiyi zarara soktu. Tüccarlar, tefeci ve aracıların kuşatması nedeniyle altın diye adlandırılan kayısı çiftçinin elinde ancak bakır olabildi.
Malatya İş-Kur Müdürlüğü’nün verilerine göre ilde kayıtlı işsiz sayısı 12 bin 274. İş-Kur Şube Müdür Yardımcısı Nurettin Ertem’in ifade ettiği gibi kayıtsızlar da katılınca işsizlik çok daha büyük rakamlara ulaşıyor.
Özelleştirmelerden Malatya da olumsuz etkilendi. Sadece Sümerbank’ın kapatılması nedeniyle 3000 kişi işinden oldu. Malatya Şeker Fabrikası ve Malatya TEKEL Sigara Fabrikası da özelleştirme kıskacında. Yeni işçi alınmıyor. Emekli olan işçinin yerine yeni işçiler alınmıyor. Bir zamanlar 2 bin işçi çalıştıran TEKEL Sigara Fabrikası’nda şu anda 600 kişi çalışıyor.
Malatya Belediyesi’nin iki haftada bir düzenlediği halk günü toplantılarına yüzlerce insan katılıyor ve bu toplantılarda başta iş temini olmak üzere gıda ve para yardımı talep ediyorlar. Valiliğe bağlı olan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın önünde insanlar bir kutu gıda yardımı veya yakacak için günlerce sıra bekliyorlar.
Belediyenin projesi yok
Malatya Belediyesi Basın Yayın Müşaviri Niyazi Doğan, belediyeye bağlı 3 şirketin bulunduğunu ve bu şirketlerde toplam bin 420 kişi çalıştığını belirterek “Bu şirketlerden sadece birisi kâr ediyor. Diğer iki şirket zarar ediyor. Belediyenin işsizliği çözmek üzerine bir projesi yok. Belediyenin bu soruna ilişkin önerisi özel sektör yatırımlarının harekete geçirilmesidir” diyor. Belediyenin düzenlediği halk günleri toplantılarında öne çıkan talebin iş sorunu olduğunu aktaran Doğan buna rağmen belediyenin bu konuya ilişkin yapabileceği tek şeyin özel sektöre altyapı imkânları sunmak olduğunu savunuyor.
Malatya Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın müdürü Günay Ahmet Ateş vakfın şu anda 14 bin aileye gıda, yakacak ve para yardımında bulunduğunu belirtti. Ateş “Bu 14 bin aile en az iki çocuklu olan aileler. Vakfımız şu anda ortalama 56 bin kişinin bakımından sorumlu. Ama Malatya’da vakfımızın yardımlarından almaya hak kazanmış daha birçok aile var. Fakat bize verilen imkânların kısıtlı olması sadece bu kadar insana ulaşmamıza neden oluyor. 56 bin kişi sosyal yardım alıyor” diye konuştu.

İŞ İSTİYORUZ
Ersin Karakaş (27 yaşında): Ben İstanbul’da 4 sene tekstil atölyelerinde ütücü olarak çalıştım. Malatya’da bütün tekstil firmalarını gezdim ve form doldurdum. Ama hiçbirisinden bir cevap alamadım. İki yıldır iş ve işçi bulma kurumuna kayıtlıyım oradan da bir cevap alamadım. Şimdi ise ailemi geçindirmek için bir iş buluncaya kadar seyyar satıcılık yapıyorum. Hükümetin bizi düşündüğü yok. Var olan fabrikaları kapatmasınlar başka bir şey istemiyoruz.
Gazi Aydın (31 yaşında): Ortaokul mezunuyum, daha önce temizlik şirketim vardı. İşlerimiz yolundayken 400 işçi çalıştırdım. 400 kişi bu iş yerinden ekmek yedik. 99 krizinde işler kötü gidince kapatmak zorunda kaldım. Şimdi ise çalışmak için iş arıyorum. Biz bu vatana 18 ay askerlik yaptık. Vergimizi ödedik. Devletin ve belediyenin iş imkânı sağlaması gerekmektedir.
Vahap Özbey (24 yaşında): Lise mezunuyum bu güne kadar Malatya’da iş için müracaat etmediğim yer kalmadı. Nereye gittiysem biz sizi ihtiyaç olduğu takdirde ararız dediler. Anlaşılan hiç kimsenin işçiye ihtiyacı yok. Çünkü hiçbirisinden bir haber alamadık. Ben hükümetten doğuya yatırım yapmalarını, biz gençlere iş imkânlarını sağlamalarını istiyorum.


Başa dön


Gıda yeterliliğimizde tehlike artıyor
Ziraat Mühendisleri Odası, Gıda Mühendisleri Odası, Çankaya Belediyesi, TEMA Vakfı tarafından düzenlenen “tarladan sofraya gıda güvenliği” konulu sempozyum bitti. Sempozyumda iki gün boyunca gıda sektörü masaya yatırılarak, tarımı bitirilen Türkiye’nin gıda alanında nasıl dışa bağımlı hale getirildiği gözler önüne serildi.
Sempozyumun son oturumunda ise tarımla ilgili tüm kesimlerin acilen ulusal tarım politikalarını oluşturarak, bunların hayata geçmesi için çaba sarf etmesi gerektiğine dikkat çekildi. Bu bölümde söz alan CHP Milletvekili Prof. Dr. Gürol Ergin, Türkiye’de üretilen ürünlerin dışarıdan getirilmesinin kesinlikle anlaşılamayacağını ifade ederek, kaçak gıda girişinin Türkiye tarımına ayrı bir darbe vurduğunu söyledi.
AKP milletvekili Vahit Kirişci ise hammaddeden pazara, tarımın birçok alanının çözüm beklediğini ifade etti. Yeni Gıda Yasası’nı ele alan Kirişci, Tarım Bakanlığı’nın mevcut kadroları ile Türkiye çapında tüm denetimleri yapmasının mümkün olmadığını kabul etti. Kirişci, sektörün sahipsiz olduğunu iddia ederek, IMF, DTÖ, AB dayatmalarını ise küreselleşmenin getirdiği kaçınılmaz dayatmalar olarak nitelendirdi.
Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Gökhan Günaydın da, Türkiye’nin her yıl kendi yetiştirdiği ürünleri dışarıdan almak için 2 milyar dolar ödediğini belirtti. Dünya Bankası’nın kendi hazırladığı raporda bile Türkiye’de üreticinin giderek üretimden vazgeçtiğine yer verdiğini belirterek, 450 bin hektarlık alanda üreticinin üretimden vazgeçtiğini söyledi.
Türkiye’ye GDO’lu ürün giriyor
Türkiye’ye 2003 yılında 1.8 milyon ton mısır girdiğini ifade eden Günaydın, bu mısırın yüzde 80’inin ABD ve Arjantin’den geldiğini ve açıkca Türkiye’ye genetiği değiştirilmiş ürünler sokulduğunu söyledi. Günaydın, “biz genetiği değiştirilmiş ithal mısırı, ithal soyayı istemiyoruz, çünkü biz bu ürünleri rahatlıkla yetiştirebiliyoruz” dedi. Günaydın, tarımla uğraşan herkesin biraraya gelerek, ulusal tarım politikalarını ortaya çıkarması ve hayata geçirilmesi için çaba sarf etmesi gerektiğini ifade ederek, “artık somut adımlar atmaz isek, patinaj yapmaya devam edeceğiz. Türkiye, kırsalında 23 milyon insanın açlık sınırında yaşamasını hak etmiyor” diye konuştu.
CAN DAMARIMIZ KESİLİYOR
EMEP Malatya İl Örgütü, Şeker ve TEKEL Fabrikalarının hükümet tarafından özelleştirme kapsamına alınmasına tepki gösterdi. EMEP’liler, Malatya Şeker Fabrikası önünde yaptığı eylemde Malatya’nın can damarının kesilmeye çalışıldığını dile getirdiler. Eylemde konuşan EMEP İl Başkanı Nejdet Bali, işçilerin yanı sıra üreticilerinde tek geçim kaynağının fabrika olduğunu vurgulayan Bali, TEKEL’in de satışına karşı olduğunu söyledi. Bali, fabrikaların satışına karşı üreticiden işçiye tüm halkın birlikte mücadele etmesi gerektiğini dile getirdi.
SESSİZ KALMAYACAĞIZ
Tüm Üreticiler ve Köylüler Sendikası (Tüm-Köy-Sen) Şube Yöneticisi Mazlum Köse, Şeker Fabrikası’nın satışına Malatyalı çiftçilerin, işçilerin ve kitle örgütlerinin sessiz kalmayacaklarını vurgulayarak şöyle devam etti; “Türkiye’de yanlış özelleştirme politikaları sonucunda milyonlarca insan mağdur hale geldi. Hükümet, çok uluslu şirketlere pazar açarak, batılı ülkelerden getirilen tarım ürünlerinin ülkemizde pazarlanmasını sağlıyor. Kendi kaynaklarını yok eden hükümet, batılı ülkelerin şekerini, tütününü kendi ülkesinde pazarlayacak. Bizler, bu uygulamanın her zaman karşısında olacağız ve Şeker Fabrikası’nın kaderini Sümerbank’a benzetmeyeceğiz. Üreticiler, Şeker Fabrikası’nın kapatılmasına izin vermeyecektir.”
YARDIM DAĞITACAĞINA İŞ İMKÂNI YARAT
Türk-İş Malatya İl Temsilcisi Mecit Amaç, resmi rakamlara göre işsizliğin yüzde 15’i gösterdiğini, ancak bu rakamın yüzde 25 civarında olduğunu belirtti. Malatya’da Sümerbank’ın özelleştirilmesi ile 3 bin kişi, TEKEL’de özelleştirme adımlarıyla birlikte 1400 işçinin ekmeğinden olduğunu anlatan Amaç “Şeker fabrikası ve TDCC’deki uygulamalar da ilimizde yoksulluğu artıran etkenler olmuştur. Ayrıca Malatya’da tütün ekiminin yasaklanması ile 8-10 bin aile açlığa sürüklenmiştir. Pancara konulan kota da üreticiyi perişan etmiştir. Kömür, pirinç, makarna dağıtarak işsizliği yok edemezsiniz. Devlet vatandaşa ulufe gibi yardım yapacağına iş olanakları yaratmalıdır” dedi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net