Rehineye dua İran’a tehdit
İngiltere Başbakanı Tony Blair, partisinde yapacağı konuşma öncesinde Irak işgalinde düşülen durum ve İngiliz rehine krizi nedeni ile sıkıntı yaşıyor. İngiliz rehine Kenneth Bigley için insanların dua etmesini isteyen Blair, rehinenin durumu hakkında kendilerine hiçbir bilginin gelmediğini söyledi. Blair rehine eylemlerini gerçekleştirenlerin uluslararası medyayı kullanarak hükümetleri zor durumda bırakmayı amaçladıklarını öne sürdü. İşçi Partisi toplantısında hükümet sadece içişlerine yönelik konuların gündeme gelmesini umut ederken, Irak işgali ve rehine krizinin gündeme gelmesinin Blair’i zor durumda bırakacağı ifade ediliyor. İngiltere Başbakanı, insanların kendilerinin yaptıklarının önemini görmesi gerektiğini belirterek Irak’ta “teröristler” demokrasinin önünü kesmeye çalışıyorlar” dedi. Blair Irak’ta demokrasinin kurulduğunu, Irak’ta Birleşmiş Milletler tarafından tanınan bir hükümet bulunduğunu ve Irak’ın yeniden yapılandırıldığını iddia ederek “Biz orada kalarak Irak halkına yardım edersek bu terörizmi durdurur” dedi. Bush’un seçimleri kazanarak İran’a yönelik ‘askeri operasyona’ girişmesi durumunda katılıp katılmayacağı yönündeki soruya da Blair “Biz dünyanın her yerindeki çatışmalara katılmak zorunda değiliz, ama bizi tehdit eden küresel terörizm çağımızın en büyük tehdidi” diyerek cevap verdi.
Batı Şeria’da işgal genişliyor
İsrail’in Batı Şeria’da ‘güvenlik’ gerekçesiyle ördüğü tecrit duvarının toprak ilhakı amacını taşıdığı belirtildi. Bir Birleşmiş Milletler insan hakları denetmeni, duvarının asıl amacının Filistinlilere ait toprakları ele geçirmek olduğunu söyledi. Denetmen, İsrail’in ‘güvenlik’ nedeniyle duvar ördüğü iddialarının ise yalan olduğunu söyledi. BM Genel Kurulu’na bir rapor sunan John Dugard, duvarın ardındaki temel nedenin Filistinlileri kendi topraklarından kopararak buralara el koymak olduğunu ifade etti. Duvar ile amaçlananın mümkün olduğu kadar çok sayıda yerleşimin birleştirilmesi olduğu da ifade edildi. Dugard İsrail’in duvar ile toprakların yanı sıra su kaynaklarına da el koyduğunu söyledi. İsrailli bir yetkili ise 600 kilometre olması planlanan duvarın 200 kilometresinin tamamlandığını ve intihar saldırılarını engellemek dışında bir amaçlarının olmadığını öne sürdü. İsrail’in ayrıca Batı Şeria’da yasal boşluklardan faydalanarak Filistinlilere ait arazileri devlet arazisi olarak tanımlayarak el koyduğu belirtildi. 2004’ten bu yana büyük oranda toprağın devlet arazisi kapsamına alındığına belirtildi. Son zamanlarda Batı Şeria’da yapılan çok sayıda yerleşimin bu arazilere kurulduğu ve bu şekilde yasadışı yerleşimlere yasal konum kazandırmak amaçlandığı ifade edildi. Bu arada BM kaynakları İsrail’in, Gazze Şeridi’nde bulunan Han Yunus mülteci kampında 35 evi yıktığını açıkladı. İsrail’den yapılan açıklamada ise operasyonda militanların evlerinin hedef alındığı iddia edildi. Aynı operasyon sırasında silah üretildiği iddia edilen bir atölyeye atılan füze nedeniyle de iki kişinin de yaralandığı açıklandı. İsrail’in Han Yunus’a saldırısı füze saldırıları ile başladı. Füze saldırılarının ardından ise İsrail tank ve buldozerleri kampa girerek evleri yıktı. BM yetkilileri 230 insanın evsiz kaldığını açıkladılar.
Daimi üyelik talebi tartışılıyor
Almanya’nın Birleşmiş Milletler daimi üyesi olmak için başlattığı girişimler ülke içinde ve dışında tartışılıyor. Dışişleri Bakanı Joschka Fischer’in, İtalyan hükümetinden açık destek talep etmesi ülkede tartışmalara neden oldu. İtalya ise Fischer’in talebine çok sıcak yaklaşmadı. İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini, “Almanya’nın BM daimi üyeliği Avrupa’nın ikiye bölünmesi riskini taşıyor ” diyerek destek vermeyeceklerini belirtti. Hollanda da Almanya’nın üyelik talebini reddetti. Ancak bir çok AB üyesi ise Almanya’nın daimi üyelik çabalarını destekliyor. Financial Times Deutschland gazetesinde yayımlanan bir ankete göre, AB’nin 15 üyesi Almanya’nın daimi üyeliğine sıcak bakıyor.
|