En büyük eyalet sandık başında
Almanya’nın en büyük eyaleti olan Kuzey Ren Vestfalya’da (NRW) milyonlarca seçmen bugün yerel seçimler için sandık başında. 14 milyon seçmenin bulunduğu eyalette oy kullanacak olanların 900 binini, 16 yaşını geçen ve ilk kez oy kullanacak gençler oluşturuyor. 450 kent ve kasabada yapılacak seçimlerde AB üyesi ülkelerin vatandaşları da oy kullanabiliyor. Eyalette en büyük göçmen grubu oluşturan Türkiye kökenlilerden ise, ancak Alman vatandaşlığına geçenler sandık başına gidebiliyorlar. Bu seçimlerde birçok partinin listelerinde Türkiye kökenli adaylara yer verildi. Köln, Essen, Duisburg, Düsseldorf, Dortmund gibi kentler başta olmak üzere, birçok kentte bu adayların belediye meclislerine girmesi bekleniyor. Almanya Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) ve Kürt Dernekleri Federasyonu (YEKKOM), seçimlerde Demokratik Sosyalizm Partisi’nin (PDS) Açık Liste’sine destek verdiklerini belirterek, oy hakkına sahip herkesi oy vermeye çağırdılar. Köln, Düsseldorf ve Dortmund’da PDS’in açık listelerinden adaylar gösteren DİDF bölge dernekleri, seçimlerin göçmen ve yerli emekçilerin birliğini ifade etme açısından önemli olduğunu belirtti ve ırkçılığa, yabancı düşmanlığına, sosyal hakların kısıtlanmasına karşı çıkan herkesi bu adaylara oy vermeye çağırdı. YEKKOM da, oy hakkına sahip Kürtleri PDS’e oy vermeye çağırdı.
G-8 liderlerinden ‘demokrasi’ istediler
ABD’nin Ortadoğu ülkelerini “demokratikleştirme” gerekçesiyle yürüttüğü egemenlik politikasına en önemli “iç” desteklerden biri, New York’tan geldi. BM Genel Kurulu’nun devam ettiği kentte toplanan Ortadoğu ve Afrikalı “sivil toplum aktivistleri”, ABD’nin başını çektiği Batılı devletlere “Bizi demokratikleştirin” çağrısında bulundular. Toplantıda hazırlanan “Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da Barış İçin Ortaklık” başlıklı öneride; Zenginler Kulübü G-8’den, bölge ülkelerine “demokrasi” getirilmesi için destek talep ediliyor. Dört sayfalık önerinin taslağı, 5 Eylül tarihinde Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta, 40 civarında “aktivist”in katılımıyla hazırlanmıştı. Batı yanlısı akademisyen ve sivil toplum örgütü yöneticilerinin ağırlıkta olduğu önerinin sahipleri, G-8 devletlerinden “açık ve adanmış bir destek” talep ederek, “Reform için ortaklık uluslararası ve Arap ülkelerini, uluslararası ve Arap şirketleri ile Arap sivil toplumunu içermelidir. Statükoyu savunanların direnci karşısında durmamalıdır” diyorlar.
‘İntifada kazanacak’
İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfı ile Özgür-Der üyeleri, Filistin İntifadası’nın yıldönümünde yaptıkları eylemle, Filistin özgürlüğüne kavuşana kadar İntifada’nın sona ermeyeceğini vurguladılar. Eylemde, İsrail ve ABD’ye öfke yağdı. İLKAV ve Özgür-Der’in Abdi İpekçi Parkı’nda düzenlediği eylemde, Özgür-Der Çocuk Kulübü’nden çok sayıda çocuk da yer aldı. “Yaşasın Küresel İntifada” ve “Katil Şaron, Katil Bush” sloganlarının atıldığı eylemde, “Direnen Filistin kazanacak” ve “Zulme karşı direneceğiz” pankartları taşındı. Yaklaşık 150 kişilik grup sık sık tekbir getirdi. Hazırlanan ortak metni okuyan Özgür-Der yöneticisi Abdurrahman Çeliker, Filistin mücadelesine değindikten sonra, hükümeti eleştirdi. Çeliker, AKP Hükümeti’nin bir yandan İsrail’in Filistin’de yaptıklarını “devlet terörü” olarak adlandırdığını, ama diğer yandan İsrail ile ekonomik ve askeri anlaşmalar yaptığını, iyiniyet elçileri gönderdiğini hatırlattı ve “Gerçekten samimi iseler Parlamento’da oluşturulan İsrail Dostluk Grubu dağıtılarak, yapılan askeri ve ekonomik antlaşmalar iptal edilmelidir” dedi.
|