www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



İkinci çuval vakası!
Galatasaray Üniversitesi bahçesindeki konuşmadan sonra Bush ile tokalaşmak için en öne geçen Devlet Bakanı Beşir Atalay’ın avucu, CIA ajanı tarafından kontrol edildi.

‘Zirve kararlarını reddediyoruz’
Zirve bitti ancak NATO’ya tepkiler bitmedi. İstanbul, İzmir, Bursa, Eskişehir ve Ereğli’de yapılan eylemlerle NATO ve ABD işgali protesto edildi.

Aksu kriterleri
İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, NATO zirvesi nedeniyle gerçekleştirilen tepkileri keyfi kriterlere göre değerlendirdi.


İkinci çuval vakası!
ABD Başkanı George W. Bush’un Türkiye’ye gelmesini bir “prestij” olarak gören AKP Hükümeti, ABD tarafından aşağılandı. Zirvenin son günü Bush ile tokalaşmak için can atan bakanların avuçları, CIA ajanların tarafından kontrol edildi. Milletvekilleri bu olayı “ikinci çuval vakası” olarak değerlendirdiler. CHP “avuç kontrolü skandalı” hakkında dün Meclis’te soru önergesi verdi.
Bush’u nasıl ağırlayacaklarını şaşıran hükümet üyeleri, Türkiye’ye “ikinci çuval vakası”nı yaşattılar. Yeni çuval vakası önceki gün kameraların önünde gerçekleşti. Bush ile tokalaşmak için birbirinin önüne geçen bakanların avuçları, CIA ajanları tarafından kontrol edildi. Bush, Galatasaray Üniversitesi bahçesindeki konuşmasını bitirdikten sonra, kendisini uğurlamaya gelen üst düzey yetkililer ile vedalaşmaya başladı. Bush ile tokalaşmak için en öne geçen Devlet Bakanı Beşir Atalay tokalaşma için sağ elini hazırladı ancak araya bir CIA ajanı girdi ve bakanın sol elini de görmek istedi. Bunun üzerine Atalay korumaya elini uzattı ve tokalaşmak için izin alabildi. Bu manzarayı gören Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan hemen ellerinin içini CIA ajanına gösterdi ve “sorun çıkmadan” tokalaşma hakkını kazandı!
CHP soru önergesi verdi
“Avuç skandalı”na ilk tepki CHP’den geldi. CHP Antalya milletvekili Osman Kaptan, “avuç kontrolü”ne dair haberleri bir soru önergesi ile dün TBMM gündemine taşıdı. Kaptan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde, gazetelere ve televizyonlara yansıyan “avuç kontrolü” görüntülerinin kamuoyunda büyük tepkiye neden olduğunu bildirdi. Olayın “Süleymaniye’de Türk askerlerinin başına çuval geçirme” ile eşanlamlı olduğunu ifade eden Kaptan, Erdoğan’a şu soruları yöneltti:
“ABD gizli servis ajanlarının böyle bir kontrol yetkileri hukuken var mıdır? Böyle bir yetkiyi siz, kendilerine tanıdınız mı? TC Başbakanı olarak Bush’un ajanları tarafından, bakanlarınızın avuçlarının açtırılarak kontrol edilmesini içinize sindiriyor musunuz? Sindirmiyorsanız, bu konuda ABD yönetimine herhangi bir resmi tepki gösterilmesi düşünülmekte midir?”

SUÇ CIA’DA DEĞİL ELİNİ VERENDE
AKP Ankara milletvekili Ersönmez Yarbay:
Bakanın derhal orayı terk etmesi gerekirdi. Terörist gibi kontrol edilmesine izin vermemeliydi. Burada elleri kontrol edenler, Amerikalılar suçlu değil, ellerin sahibi suçlu. Önüne gelene elini kontrol ettirmemek lazım. Türkiye’yi temsil ediyorlarsa gereğini yapmalılardı. O nedenle elleri kontrol eden değil, ettiren suçlu.
BAĞIMLILIĞIN GÖSTERGESİDİR
CHP Grup Başkanvekili Oğuz Oyan:
Avuç skandalını, Türkiye’nin içinde bulunduğu bağımlılık süreci ile çok yakından ilişkili olarak değerlendiriyorum. Esasen Amerikan Başkanı’nın şimdiki ziyareti bir önceki ziyarete göre de farklılıklar içeriyor. Daha fazla süper güç vurgusu var ve Türkiye’ye karşı da daha fazla bir tâbi ülke vurgusu yapılıyor. Bu her türlü yol kapatmadan, resmi yetkililere bakanlara, Türk güvenlik güçlerinin Amerikan güvenlik güçleri tarafından ikame edilmesine kadar varan önemli göstergelere sahip. Türkiye’nin mali açmazları itibariyle getirildiği durumun onun dış politikada acze düşmesine de yol açacağı bir kez daha görülmektedir. Özellikle de Türkiye’de kendi iç siyasal meşruiyetini dış destekler üzerinden kurmaya çalışan bir hükümetin ve iktidarın varlığı bu tür davranışların giderek alışkanlık haline gelmesine yol açmaktadır.
SON DERECE AŞAĞILAYICI
CHP İstanbul milletvekili Hasan Fehmi Güneş:
Son derece onur kırıcı, son derece aşağılayıcı bir durum. Kabul etmek mümkün değil. Ancak sömürge uygulamalarına yakışan, emperyalist bir tutum. Karşı çıkmak, müsaade etmemek gerekir. O iki kişinin bakanın ellerini kontrol etmek hadleri değildir, hadleri olmadığını bildirmek gerekir. Son derece üzüldüm.


Başa dön


‘Zirve kararlarını reddediyoruz’
Zirve bitti ancak NATO’ya tepkiler bitmedi. İstanbul, İzmir, Bursa, Eskişehir ve Ereğli’de yapılan eylemlerle NATO ve ABD işgali protesto edildi.
Harbiye Lütfi Kırdar Konferans Salonu önünde bir açıklama yapan ÖDP İstanbul İl Başkanı Sinan Tutal, zirvede alınan karaları kabul etmeyeceklerini söyledi. Tutal, “NATO’cuların, savaş tacirlerinin, tecavüzcülerin, sömürgecilerin pisliklerini buradan süpürmeye başlıyoruz” dedi.
Ereğli
Karadeniz Ereğli EMEP İlçe Örgütü de polisin NATO karşıtlarına karşı saldırgan tutumunu protesto etti. Belediye binası önünde bir araya gelen partililer adına açıklama yapan ilçe yöneticisi Gökhan Can, “BOP, barış demokrasi, özgürlük ve medeniyetleri ilerletecek bir proje değildir. Dünya halklarının ve bölge halklarının BOP gibi projelere ihtiyacı yoktur” dedi.
Eskişehir
Eskişehir NATO ve Bush Karşıtı Platform üyeleri ise bir yürüyüş düzenledi. Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi önünde önceki toplanan 250 kişilik grup, ellerinde pankart ve dövizlerle “Filistin’e özgürlük”, “ABD Irak’tan defol” sloganları attılar. Platform adına açıklama yapan Cevdet Ürencik, “İstanbul’daki zirve tarihe kara bir leke olarak düşecektir. Çünkü bu zirve bölgemizde daha çok insanın ölüm, tecavüz ve işkencesinin planlandığı bir zirvedir” diye konuştu.
Bursa
Osmangazi Metro İstasyonu önünde bir araya gelen Bursa NATO ve Bush Karşıtı Birlik üyeleri de, zirvede alınan kararları protesto ettiler. Birlik adına bir açıklama yapan KESK Bursa Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Saiım Gültekin, AKP’nin, ABD’nin kaybettiği itibarı kurtarma hevesinden vazgeçmesini istedi.


Başa dön


Aksu kriterleri
İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, NATO zirvesi nedeniyle gerçekleştirilen tepkileri keyfi kriterlere göre değerlendirdi. Anayasa’da izne tâbi olmamasına rağmen basın açıklamalarına polisin yaptığı saldırıları savunan Aksu, eylemleri kendine göre “demokratik veya demokratik olmayan” diye ayırdı.
İran’dan Bush’a tepki
İran, ABD Başkanı George Bush’un açıklamalarına tepki gösterdi. İran resmi haber ajansı İRNA’nın haberine göre, Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hamid Rıza Asefi yaptığı açıklamada, “Bush’un mahkeme kararıyla ABD başkanı olduğunun, özellikle son aylarda uluslararası alanda izlediği tek yanlı politikalar ve bencilce davranışları nedeniyle sürekli eleştirilere maruz kaldığının unutmaması gerektiğini” söyledi.
Medya araştırma önergesi
CHP Ankara milletvekili Yakup Kepenek ve arkadaşları, TBMM Başkanlığı’na Türkiye’de basın-yayın sektörünün çağdaş demokrasinin gerektirdiği özellikleri taşıyıp taşımadığının araştırılması istemiyle önerge verdi. Önergede, sektörde tekelci piyasaların geçerli olup olmadığının, bankacılık gibi diğer ekonomik faaliyetler ile sektörün kamusal görevlerinin ne ölçüde bağdaştığının, medya sahiplerinin hükümetle ilişkilerinin haberlere nasıl yandığının araştırılması talep edildi.
Bülent Arınç Hollanda’ya gidecek
TBMM Başkanı Bülent Arınç, Hollanda Senatosu Başkanı Yvonne Timmerman-Buck ile Temsilciler Meclisi Başkanı Frans Weisglas’ın davetlisi olarak, AB Parlamento Başkanları Konferansı’na katılmak üzere yarın Hollanda’ya gidecek. 2 gün sürecek olan konferansta, AB parlamentolarının işbirliği konusundaki gelişmeler, Avrupa’nın gündemi ve küresel gündem ile genişleme sonrasında parlamentoların karşı karşıya oldukları yeni tercihler konuları ele alınacak. Arınç 4 Temmuz’da Türkiye’ye dönecek.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net