www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Bağımsızlık vurgulanmalı
Meclis’te bugün 23 Nisan kutlamalarına katılacak olan EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, Meclis’in bu haliyle 84 yıl önce verdiği bağımsızlık fikrini benimsemek yerine ABD ve emperyalist güçlere boyun eğdiğini söyledi.

‘Karar hukukla bağdaşmıyor’
Ankara DGM’nin, DEP milletvekilleri Leyla Zana, Hatip Dicle, Orhan Doğan ve Selim Sadak hakkında daha önce verdiği mahkûmiyet kararlarında ısrar etmesi üzerine, Türkiye’nin Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne şikâyet edilmesi gündeme geldi.


Bağımsızlık vurgulanmalı
Emeğin Partisi (EMEP) Genel Başkanı Levent Tüzel, 23 Nisan’ın, emperyalizme karşı 84 yıl önce verilen bağımsızlık fikri ile kutlanmasının anlamlı olduğunu söyledi. ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’ne ve emperyalizmin saldırılarına karşı mücadele edilmesi gerektiğini belirten Tüzel, halkların egemenliğinin üstünde hiçbir gücün olmadığının altını çizdi.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve Meclis’in 84’üncü açılış yıldönümü nedeniyle dün Ankara’da basın toplantısı düzenleyen Tüzel, 84 yıl önce ülkeyi işgal eden emperyalist güçlere karşı halkın gerçek iradesini TBMM’nin temsil ettiğinin ilan edildiğini, halkın esareti değil, bağımsızlığı tercih ederek, işbirlikçilerin karşısına çıktığını hatırlattı. Ancak bugünün Meclisi ve hükümetinin bağımsızlık ve halkın egemenliği fikrine bağlı kalmadığını kaydeden Tüzel, antidemokratik seçim yasaları nedeniyle halkın tam anlamıyla temsil edilemediğini söyledi. Meclis’in, vatandaşın seçtiği vekillere, kendi vatandaşının konuştuğu dile ve kültüre sahip çıkmadığını kaydeden Tüzel, bu tutumun sonucu olarak eski DEP milletvekillerine eski cezaların verildiğini hatırlattı.
Milletvekillerinin yabancı kurumlarda, düşünce üretme merkezlerinde, sermaye lobilerinde pişirilen yasalara onay verdiğini belirten Tüzel, “Anti emperyalist bağımsızlık mücadelesinin örgütleyicilerinin oluşturduğu Meclis’in bugünkü çoğunluğu, ülkenin geleceğini yayılmacı AB, Büyük Ortadoğu gibi projelerde aramaktadır. ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ fikrinin yerini halkların esareti ve ezilmesine dayanan emperyalist işgallerden pay kapma, köprü olma fikri ve acizliği almıştır. Bugün üzerinde o kadar laf edilip bir o kadar kirletilen ‘egemenlik kayıtsız şartsız halkındır’ düşüncesi kafalardan silinmeyecektir. Halkımız ABD ve her türlü emperyalist mihrakın dayatmaları karşısında bağımsızlık, barış ve kardeşlik ülküsüne sahiptir. Bunun kararı 84 yıl önce verilmiştir ve hiçbir güç bunu engellemeyecektir.” dedi.
‘Emperyalistleri ağırlayacaklar’
Bugünkü Meclis’in, hemen yanı başındaki Afganistan’da, Filistin’de, Irak’ta, Kıbrıs’ta halkların geleceklerini belirleme hakkına saygısız ABD emperyalizmine boyun eğdiğini, karşı durmadığını kaydeden Tüzel, “Kurtuluş ve bağımsızlık fikrini, halkın iradesinin ortaya çıkmasını önemseyen ve bu büyük adımı çocuklara armağan ederken, bugünün işbirlikçilerinin sefil siyaseti, çocukları eğitimsizliğe, sağlıksızlığa, işsizliğe, sonu karanlık bir geleceğe sürüklüyor” diye konuştu. NATO’nun haziran’da İstanbul’da yapılacak toplantısına atıfta bulunan Tüzel, ülkenin geleceğini halka güvenmek yerine, emperyalistlerin kulluğunda görenlerin Filistinli, Iraklı çocuklar bombalar altında katledilirken, esas teröristleri ülkesinde ağırlamaya hazırlandığını, bununla çocuklara en büyük kötülüğü yaptıklarını söyledi.
Halkın bağımsızlık, barış ve kardeşlik ülküsüne sahip olduğunu hatırlatan Tüzel, ABD ve dünya halklarını teröre boğan güçlerin tercihini Ortadoğu’yu ve Türkiye’yi ‘ılımlı İslam Cumhuriyeti’ yapmakta, AKP hükümetini model olarak seçmekte kullandığını kaydetti. Ülke ve bölge halklarının er geç emperyalist saldırganlığı püskürtmeyi başaracağına inancını dile getiren Tüzel, bu mücadele verilmedikçe bölgenin ve ülkenin kurtulamayacağının altını çizdi.
Güçbirliği genişlemeli
Bir soru üzerine Güçbirliği’nin genişletilerek devam etmesi kararlılığında olduklarını vurgulayan Tüzel, “Bunun formülü de dar zamanda tercih edilen SHP olmayacak” dedi. Bir çatı ya da platform adı altında biraraya gelinerek mücadele edilmesi gerektiğini söyleyen Tüzel, SHP’nin bu yöndeki arayışlarına son verdiğinin görüldüğünü kaydetti. Sadece SHP değil, CHP tabanında da tercihin Güçbirliği’nden yana olduğunu belirten Tüzel, bu birlikteliğin seçim arefesinde gerçekleşmesinin samimiyetsizlik olacağını, bu platformun her dönem çalışarak muhalefeti yükseltmesi gerektiğini ifade etti.


Başa dön


‘Karar hukukla bağdaşmıyor’
‘KÜRTLER CEZALANDIRILDI’
DEHAP ve Özgür Toplum Partisi, DEP’li milletvekillerinin yeniden mahkûm edilmesini kınadılar. DEHAP’tan yapılan açıklamada, yargılama sürecinde milletvekilleri, savunma makamı, AİHM ve AB’nin hukuk dışı gündemler ve biçimsel bir yargılama ile oyalandığı ifade edildi. Özgür Toplum Partisi Genel Başkanı Ahmet Turan Demir de yaptığı yazılı açıklamada, DEP milletvekilleri hakkında verilen kararı “Yeniden görülen dava bir formalitenin yerine getirilmesi olarak gelişmiş ve sonuçlanmıştır” şeklinde değerlendirdi. Demir, milletvekilleri hakkında verilen kararın Türkiye’deki barış ortamına darbe vurduğunu belirtti ve davanın Kürtleri cezalandırmak amacıyla sonuçlandırıldığını söyledi.
EMEP Genel Merkezi’nden yapılan açıklamada, DEP kararının siyasal iktidarın AB uyum yasalarıyla yaratmaya çalıştığı “demokratikleşme” görüntüsünün gerçekte nasıl bir “takiyye” olduğunun da kanıtı olduğu belirtildi. Açıklamada, “Sermayenin ve siyasal iktidarın Leyla Zana ve arkadaşlarını TBMM’ye gönderen Kürt seçmenlerine, onların iradesine duyduğu öfkenin, aşağılamanın ve yok etme isteğinin her türlü hak ve hukuku, göstermelik nezaketi, diplomasiyi ayaklar altına aldırdığı unutulmamıştır” denildi.
DEP milletvekillerine ilişkin kararı ele alan Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu, kararı kınadı. AP Dış İlişkiler Sorumlusu Chris Patten, Leyla Zana’nın derhal serbest bırakılması gerektiğini belirterek, “Bu mahkeme DGM’de tekrar ele alınmalı” dedi. Patten, kararın yargı bağımsızlığı reformlarıyla ilgili bir boşluğun olduğunu gösterdiğine dikkat çekerek, “Bu dava DGM’de tekrar ele alınmalı” dedi. AB’ye katılım ortaklığı içerisinde DGM işlemlerinin Avrupa normlarına göre yapılması gerektiğine işâret eden Patten, Türkiye’de açıklanmış olan yargı reformlarına göre de bunun yapılması gerektiğini vurguladı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net