www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Şartlarında ısrarcılar
Kıbrıs’ta üçüncü tur görüşmeler bugün yapılacak. Türk ve Rum tarafı, geçtiğimiz hafta üzerinde mutabakata varamadıkları değişiklik önerilerini bugünkü toplantıda da masaya koymaları bekleniyor.

4’üncü plan iddiası
Birleşmiş Milletler’in (BM), ABD’nin işbirliğiyle Annan Planı’nın 4. versiyonu üzerinde çalıştığı iddia edildi.

Schröder’den AB için destek
11 yıl aranın ardından başbakan düzeyinde Almanya’dan ilk ziyaret dün gerçekleşti. Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, Türkiye’nin AB yolunda Almanya’nın desteğine güvenebileceğini söyledi.


Şartlarında ısrarcılar
Kıbrıs’ta ciddi görüşmeler bugün yapılacak toplantı ile başlıyor. Geçen hafta yapılan görüşmelerde hiç bir somut adım atılamazken, taraflar Annan Planı konusundaki değişiklik önerilerinde de bir uzlaşmaya varamadılar. Türk tarafı 4, Rum tarafı ise 6 temel değişiklik istiyor.
Kıbrıs sorununa Annan planı temelinde 1 Mayıs’a kadar çözüm bulunmasını amaçlayan müzakerelere bugün devam edilecek. Rumların “Temiz Pazartesi” yortusu nedeniyle yapılmayan görüşmeler, saat 09.30’da Lefkoşa’daki ara bölgede, Uluslararası Havaalanı yakınlarında bulunan Konferans Merkezi’nde başlayacak. KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos başkanlığındaki Türk ve Rum heyetlerinin görüşmelerine BM Genel Sekreteri Kofi Annan adına Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto katılıyor.
De Soto gözetiminde 19 Şubat Perşembe günü başlayan ve hafta sonu hariç her gün yapılması programlanan müzakerelerin ilk 2 günü teknik düzeyde devam etti. Müzakerelerin üçüncü gününde esas konulara girilmesi ve tarafların Annan Planı’yla ilgili değişiklik taleplerini masaya getirmeleri bekleniyor.
Türk tarafının temel dört şartı var. Türk tarafı özellikle adada iki kesimliliğin korunmasını olmazsa olmaz şartlar arasında sayıyor. Türk tarafı, Annan Planı üzerinde, olmazsa olmazları olarak belirlediği “iki kesimlilik, garantörlük, egemenlik ve sınır düzenlemeleri” çerçevesinde hazırladığı değişiklik önerilerini masaya koyacak.
Rum kesimi ise tam eşitlik temelinde bir anlaşmaya karşı olduğunun işaretlerini verdi. Rumlar özellikle yürütme, yasama, Kıbrıs’a sonradan yerleşenlerin durumu ve Türkiye’nin asker sayısı konularında değişiklik önerilerinde bulunacak. Rumların bir diğer itiraz noktası da ekonomik konular.
Rum tarafına göre Annan Planı çözüm halinde ekonomik maliyeti yeterince karşılayabilecek hükümler öngörmüyor. Bunun için konunun çözüm anlaşması imzalanmadan ve referandumlardan önce kesinleşmesini istiyorlar.
Bu değişiklik önerileri Türk ve Rum tarafı arasında tartışmalara yol açıyor. Rum kesimi Rauf Denktaş’ın önerilerini plana aykırı bulurken, Denktaş baskı altında referanduma götürüldüklerini söylüyor. Rum kesiminin, anlaşmanın AB’ye uyumlu olması ve TBMM onayını şart koşması da bir diğer sorun.
Öte yandan Kıbrıs Rum yönetimi Sözcü Kipros Hristomidis, “güvenlik konusunun Rum hükümeti için prosedür gereği değil çok önemli bir konu olduğunu” söyledi. Hristomidis, Rum devlet televizyonu RİK’e yaptığı açıklamada, “Bu konunun BM Genel Sekreteri’nin mektubu ve New York görüşmelerinde çözüldüğünü” savundu.


Başa dön


4’üncü plan iddiası
Birleşmiş Milletler’in (BM), ABD’nin işbirliğiyle Annan Planı’nın 4. versiyonu üzerinde çalıştığı iddia edildi.
Kıbrıs Rum basınına göre, 4’üncü Annan Planı’nda iki tarafın sunduğu öneriler değerlendirilecek ve Genel Sekreter Kofi Annan üst hakem tayin edilecek. Haberlere göre, Kıbrıs müzakerelerinin en önemli aşaması Türkiye ve Yunanistan’ın da katılımıyla yapılacak dörtlü konferansta yapılacak ve “4. Annan planı” o zaman sunulacak.
Rum basının iddiasına göre ABD’lilerin ana hedefi, “Kıbrıs Rum tarafı için de bazı tavizler elde ederek Türk taleplerinin bir bölümünü tatmin etmek ve böylece iki liderin, reddedilenden daha farklı bir planı halka götürebilmesini sağlamak.” Politis gazetesi, müzakerelerin ilk aşamasının, tarafların tezlerinin analiziyle geçeceğini yazdı.
Talat: Şimdilik yok
KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat ise, “Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği’nin ABD ile işbirliği halinde Annan Planı’nın 4’üncü versiyonu için çalışma başlattığına” ilişkin haberlerle ilgili olarak, “Bu aşamada böyle bir şey yok” dedi.


Başa dön


Schröder’den AB için destek
Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, “Bizim oyumuz müzakerelerin en kısa sürede başlatılması yönünde olacaktır” dedi. Schröder, Kopenhag kriterlerinin uygulamada yerine getirilmesinin gerekliliğini de vurguladı.
11 yıl aranın ardından başbakan düzeyinde Almanya’dan ilk ziyaret dün gerçekleşti. Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından resmi törenle karşılandı. İkili ve heyetlerarası görüşmelerin ardından iki lider ortak basın toplantısı düzenledi.
Rum tarafı ‘TBMM onay’ı istiyor
Rum Fileleftheros gazetesi, Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos’un, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan ‘a ‘’muhtıra niteliği taşıyan’’ bir yazı sunduğu ve Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili anlaşma metninin referanduma götürülmesini şarta bağladığını yazdı. Gazetenin haberine göre güvenlik konusunda ciddi endişeleri bulunan Papadopulos, Annan Planı’nın öncelikle TBMM’de onaylanmasını ve sonra referanduma gidilmesini istiyor. Papadopulos, kendine göre bir de takvim belirliyor ve TBMM’nin 9 Nisan’da toplanarak, hem güvenlik anlaşmasını hem de çözüm planını onaylamasını, ardından 21 Nisan’da referanduma gidilmesini öneriyor. TBMM’deki oylamanın, referandumdan sonra yapılması halinde, Kıbrıs’ın uluslararası hukuki statüsünün havada kalacağını ve Türkiye’nin rehinesi durumuna düşeceğini iddia eden Papadopulos şu savunmayı yapıyor: ‘’Referandumlardan evet kararı çıkarsa, 21 Nisan günü saat 24.00’ten sonra Kıbrıs Cumhuriyeti’ne geri dönüş olmayacak. Ancak, TBMM, anlaşmaya bağlı güvenlik konusuna olumsuz oy verirse çözüm onaylanmamış olacak ve yürürlükte bulunmayacak.’’ ‘’TBMM’nin kararı olumsuz olursa uluslararasında hangi statü tanınacak? Kıbrıs Türk oluşturucu devletçiği mi, Rum oluşturucu devletçiği mi, yoksa her ikisi de mi’’ sorularını yönelten Papadopulos, bunlara ek olarak Türk askerinin adadan çekilme zorunluluğu olmayacağını savundu.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net 

html> Politika [23.02.04]





www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Mersin’den güçlü mesaj
Mersin’de onbinlerce kişiyle birlikte seçim sürecini başlatan Demokratik Güçbirliği’ni oluşturan partiler, AKP’nin tek alternatifinin bu ittifak olduğunu vurguladılar.

AKP’de Altınok krizi yaşandı
AKP’nin 11 il büyükşehir belediye başkan adayları Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törenle ve büyük bir gövde gösterisi ile açıklanırken, törende Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkan aday adayı Turgut Altınok krizi yaşandı.

Meclis’in gündemi ‘kamu reformu’
TBMM, bu hafta kamu yönetiminin yeniden yapılandırılmasına ilişkin tasarıyı yasalaştırmak için çalışacak.


Mersin’den güçlü mesaj
Demokratik Güçbirliği, onbinlerce kişinin katıldığı bir mitingle seçim çalışmalarına başladı. Mersin’de yapılan büyük mitingte yerel seçimler için en güçlü alternatifin Demokratik Güçbirliği olduğu belirtildi. Altı partinin genel başkanlarının da katıldığı mitingte, yerel yönetimlerin kazanılmasının halkların kardeşliği yolunda atılacak önemli bir adım olacağı vurgulandı.
Yerel seçimler için oluşturulan ‘Demokratik Güçbirliği’ seçim sürecini Mersin’de yaptığı büyük mitingle başlattı. 40 bini aşkın kişin katıldığı mitingde altı parti genel başkanı da seçimlerde halkın iktidar olması için güçbirliğini destekleme çağrısı yaptılar.
Adana’dan konvoylarla yola çıkan DEHAP, EMEP, ÖDP, SHP ve SDP genel başkanlarını Mersin’in girişinde ikibini aşkın araçlık bir konvoy karşıladı. Genel başkanlan mitingin yapıldığı Metropol alanına “yaşasın halşkların kardeşliği” sloganı eşliğinde girdiler.
Mitingte ilk konuşmayı yapan DEHAP Genel Başkanı Tuncer Bakırhan demokrasiden, barıştan, Kürt sorununun demokratik çözümünden yana olan partiler olarak bir araya geldiklerini söyledi. Bakırhan, “AKP’nin bir yıldır ortaya koyduğu pratikle halkın ihtiyaçlarını karşılayamadığı ortaya çıkmıştır. Şimdi iki seçeneğimiz var. Ya İnkâr ve gerginlik siyaseti yapan partileri seçeceğiz, ya da barıştan, demokrasiden yana laik bir cumhuriyetten yana olan Demokratik Güçbirliği’ne destek vereceğiz” dedi.
“Halkıçı belediye için birleştik”
Bakırhan’ın ardından kürsüye gelen EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel ise 3 Kasım’da Emek, Barış, Demokrasi Bloku olarak emek için, demokrasi için birleştiklerini hatırlatarak, “Şimdi halkçı belediyecilik için daha güçlü bir şekilde bir aradayız” dedi. Tüzel konuşmasında taşeronleştırmaya, özelleştirmeye son vermek için, tekellerin sömürüsünü engellemek, herkesin kültürünü yaşatarak barışı ve kardeşliği sağlamak için Demokratik Güçbirliği’ni oluşturduklarını vurguladı. Tüzel, “Grevleri yasaklanan cam işçilerinin, işlerinden atılan Çukurova Tekstil işçilerinin, TEKEL işçilerinin ve kamu emekçilerinin haklarını yok sayan AKP iktidarına karşı birleşeceği yer Demokratik Güçbirliği’dir” dedi. Yıllardır herkesi bülücülükle suçlayan CHP’nin şimdi kendisinin halkın birliğini böldüğünü ifade eden Tüzel, halka hizmet götürürken ayrım yapmayacaklarının altını çizdi.
ÖDP Genel Başkanı Hayri Kozanoğlu da “Demokratik, katılımcı sosyalizmden yana olanlar, kimliğinin yaşatılması için mücadele verenler bir araya geldik. Bugün burada olmayanlar, solda olduklarını söyleyenler sizlere karşı sorumludur. Onlar tarihe hesap verecekler” dedi. AKP’nin uluslararası tekellerden yana olduğunu, güçbirliğinin ise küreselleşmenin sonuçlarından dolayı iş, aş bulamayanlardan yana olduklarını belirten Kozanoğlu, “İnsanların kendi kararlarını kendilerinin almalarının dönüm noktası olduğunu, yerel birliklerin ve yönetimlerin bundan dolayı önemli olduğunu” vurguladı.
“AKP’ye şah diyoruz”
Murat Karayalçın da “Bu mitingle Türkiye’nin her yerine çok güçlü mesaj verdiniz. İlk golü Çukurova’da attık, son golü 28 Martta sandıkta atacağız” dedi. Karayalçın, bu birlikteliği sonuna kadar götüreceklerini ve burada altı partinin genel başkanları olarak belediye başkanlarına değil sadece, AKP’ye “şah” dediklerini söyledi.
Mersin’den güçbirliğinin belediye başkan adayı olan Fikri Sağlar ise “Bu ülke bizim. Halk için, emekten yana olanlar için mücadele etmeliyiz. Sadece yandaşlarına peşkeş çeken bir belediyecilik olmayacak, artık halk için belediyecilik olacak” dedi. Belediyenin sadece yol, su işleri ile görevlerinin sınırlı olmadığını aynı zamanda o kentin ekonomisini, sosyal hayatını düzenlemekle de sorumlu olduğunu ifade eden Sağlar konuşmasını şöyle tamamladı:
“Mersin’i emperyalist baskı düzeninin uygulandığı değil, emeği, halkı koruyarak dünya kenti yapacağız. AKP Türkiye’yi Irak’ın işgalcisi durumuna getiriyor. Biz işgale, baskıya, emperyalizme karşı duranlar yerel yönetimlerde biraraya geldik.”


Başa dön


AKP’de Altınok krizi yaşandı
AKP’nin 11 il büyükşehir belediye başkan adayları Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törenle ve büyük bir gövde gösterisi ile açıklanırken, törende Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkan aday adayı Turgut Altınok krizi yaşandı.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için Melih Gökçek’in yanı sıra, Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok da AKP’ye başvurmuş ve uzun süredir kimin aday olacağı tartışma konusu haline gelmişti. AKP’nin kurucu üyesi, başından beri AKP’li Altınok’un şansının daha fazla olduğu, Gökçek’in ise son anda partiye katıldığı kulislerde konuşulurken, Erdoğan Gökçek’i tercih etti. Dün sabaha karşı genel merkeze çağrılan Altınok’a, çalışmalarından memnun kalındığı ancak bir dönem daha Keçiören Belediye Başkanlığı’nı sürdürmesi istendi. Yerine Ankara için tercih edilen ismin Gökçek olmasına tepki gösteren Altınok ise tepkisini törenlere katılmayarak gösterdi. Keçiören Belediye Başkan adayı olarak açıklanan Altınok’un henüz adaylığı kabul etmediği, ne yapacağına karar vermek için süre istediği öğrenildi.
AKP’nin adaylarını açıkladığı, Siyaset Akademisi tertifika töreni düzenlediği Kocatepe Kültür Merkezi’nde adeta gövde gösterisi yapıldı. Salon, çoğunluğunu Gökçek’in adamlarının oluşturduğu insanlarla tıklım tıklım dolarken, gazeteciler uzun bir süre salona giremediler.
Erdoğan açıkladı
Törende, kürsüden tek tek illerin adaylarını açıklayan Başbakan Erdoğan, her ilin adayları ile “elele” poz vererek töreni büyük bir şova dönüştürdü. Sıra Ankara’ya gelip Erdoğan’ın Altınok’u Keçiören Belediye Başkan adayı olarak açıklamasının ardından salonda bir sessizlik yaşandı. Altınok’un törene katılmaması dikkat çekti. İsmi anons edilerek kürsüye çıkan Gökçek ise bir yandan sevinçli, bir yandan da düşünceliydi. Salonda en büyük alkışı Gökçek aldı.
‘Ankara Gökçek’ten kurtulmalı’
ASKİ Su ve Kanal Çalışanları Derneği (SUKA- DER) Başkanı Orhan Doğan, AKP hükümetinin çıkarttığı iş güvencesi yasasının ASKİ’de çalışanları madur ettiğini vurguladı. Doğan, yaptığı açıklamada, ASKİ’de özelleştirmenin ve çalışanlara yönelik düşmanlığın had safhaya ulaştığını belirtti. ASKİ araçlarının özelleştirme adına İvedik Mahallesi’ndeki ambarlarda çürümeye terk edildiğini kaydeden Doğan, Melih Gökçek’in Belediyeyi kendi şirketi halkı ise müşteri olarak gördüğünü ifade etti. Doğan, “Ankara halkı artık Gökçek zulmünden kurtulmalıdır” dedi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net